Hava Durumu

#Ar-Ge

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kedi-köpek maması sektörü ihracatını 11 yılda 33 kat artırdı Haber

Kedi-köpek maması sektörü ihracatını 11 yılda 33 kat artırdı

Evcil hayvan ürünleri ve mamaları sektörünü bir araya getiren Pet İzmir 2026, 8-11 Ocak tarihleri arasında İzmir’de ziyaretçilere kapılarını açtı. Fuar, sektörün son 11 yıldaki ihracat başarılarını ve uluslararası iş birliği olanaklarını gözler önüne serdi. İZMİR (İGFA) - Evcil hayvan ürünleri sektörünün başlıca buluşma noktalarından biri olan 9. Uluslararası İzmir Evcil Hayvan Ürün, Malzeme ve Aksesuar Tedarikçileri Fuarı – Pet İzmir 2026, 8-11 Ocak tarihleri arasında misafirlerini ağırlıyor. Fuarın açılışına Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Ticaret Odası temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, PETBİR Başkanı Meltem Akın, Tema Fuarcılık Genel Müdürü Aykut Karslı ve birçok sektör profesyoneli katıldı. Açılışta konuşma yapan Öztürk, evcil hayvan mamaları sektörünün Türkiye’de son 11 yılda ihracatını 4,5 milyon dolardan 150 milyon dolara çıkardığını ve 33 kat büyüme kaydedildiğini belirtti. Öztürk, “2025 yılında 112 ülkeye ihracat yaptık. Sektörün gücünü artırmak ve yeni pazarlara ulaşmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadesini kullandı. Ayrıca Ticaret Bakanlığı destekli URGE projesi kapsamında 14 firmayı kümelenme faaliyetleriyle uluslararası pazarlara hazırladıklarını ifade etti. Tema Fuarcılık Genel Müdürü Aykut Karslı ise, “Türkiye’de üretilen kuru mamaların yüzde 80’i Ege Bölgesi’nde üretiliyor. Pet İzmir ile İzmir ve Ege’nin sektördeki gücünü tüm dünyaya gösteriyoruz” dedi. PETBİR Başkanı Meltem Akın, fuarın sektörün yurtdışına açılmasını sağlayacak önemli bir platform olduğunu belirterek, “Sadece ürünlerimizi sergilemekle kalmayacağız, aynı zamanda Ar-Ge gücümüzü ve yenilikçi vizyonumuzu da paylaşacağız. Fuar, sektörümüzü ve birliğimizi daha ileriye taşıyacak bir köprü işlevi görecek” diye konuştu. Pet İzmir 2026, beş kıtadan sektör temsilcilerini ağırlayarak, evcil hayvan ürünleri ve aksesuarlarının dünya pazarlarında tanıtımına katkı sunacak.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, iş dünyasının fedakarlıkla geçen bir dönemi geride bıraktığını belirterek, “2025 yılı yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla verdiğimiz büyük bir sınav yılı oldu. Artık 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, mesajında geride kalan yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Umutla başladığımız 2025 yılını, sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun baskısı ve finansal kaynaklara erişimin kısıtlı olması nedeniyle yılı yatırım anlamında temkinli geçirdi. Ancak bizim devletimize ve ekonomimizin direncine güvenimiz tamdır. Bu zorlu süreçte enseyi karartmadan üretmeye, istihdam sağlamaya devam ettik. 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz. ” 2026 yılına dair beklentilerini de aktaran Gülsoy, “Dünya artık ‘akıllı’ üretiyor ve ‘dijital’ satıyor. 2026 yılında şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Şehrimizi ‘Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi yapacak adımları kararlılıkla atacağız.” Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına seslenen Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25’in altına inmesini ve büyümenin tekrar ivme kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele ederken üretim kaslarımızı eritmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken kaybetmemeliyiz. Finansmana erişim kolaylaştırılmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; taşın altına elini koyarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır.” Mesajının sonunda toplumsal huzura değinen Başkan Gülsoy; “MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla pekişecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük teminatı olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

KOBİ’ler ekonominin can damarı... 2024’te 3,9 milyon girişim faaliyette Haber

KOBİ’ler ekonominin can damarı... 2024’te 3,9 milyon girişim faaliyette

TÜİK verilerine dayanarak, Türkiye’de KOBİ’lerin toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturduğu ve istihdam ile ihracata ciddi oranlarda katkı sağladığı açıklandı. 2024 yılı içerisinde KOBİ'ler tarafından yapılan 1.417 patent başvurusunun 615 tanesi onaylandı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı için Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ) İstatistiklerini yayımladı. Buna göre, sanayi ve hizmet sektörlerinde aktif olan 3 milyon 928 bin işletme KOBİ kategorisinde yer almakta ve toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturmaktadır. KOBİ’ler, toplam istihdamın yüzde 68,5’ini, personel maliyetlerinin yüzde 43,5’ini, cironun yüzde 44,1’ini, üretim değerinin yüzde 39,8’ini ve faktör maliyetiyle katma değerin yüzde 41,2’sini sağlamaktadır. Sektörel dağılıma göre, KOBİ’lerin yüzde 35,1’i ticaret, yüzde 15,3’ü ulaştırma ve depolama, yüzde 12,1’i ise imalat sanayiinde faaliyette bulunmaktadır. 2024 yılında orta ölçekli işletmelerde çalışan başına katma değer 969 bin TL iken, küçük ölçekli işletmelerde bu değer 558 bin TL, mikro işletmelerde ise 175 bin TL olmuştur. İmalat sanayi KOBİ’lerinin yüzde 54,8’i düşük teknoloji kategorisinde, büyük ölçekli işletmelerde ise bu oran yüzde 41,5 olarak tespit edilmiştir. KOBİ DOĞUM ORANLARI VE İSTİHDAMA ETKİSİ 2024 yılında KOBİ doğum oranı yüzde 15,9 olarak belirlenirken, bu yeni KOBİ’lerin yüzde 17,3’ü mikro ölçekli işletmelerden gelmekte ve istihdamdaki payları yüzde 12,4’tür. Küçük ve orta ölçekli girişimlerin doğum oranları ise sırasıyla yüzde 4,7 ve yüzde 4,2 olarak belirlenmiştir. KOBİ’ler, 2024 yılında toplam ihracatın yüzde 29,6’sını, ithalatın ise yüzde 15,9’unu gerçekleştirmiştir. Mikro girişimler ihracatın yüzde 2,4’ünü, küçük girişimler yüzde 10,7’sini, orta ölçekli girişimler ise yüzde 16,5’ini oluştururken, KOBİ ihracatının yüzde 59,4’ü ticaret, yüzde 34,3’ü imalat sanayi ürünlerinden kaynaklanmıştır. İthalatta ise, KOBİ’lerin payı yüzde 65,6 ticaret, yüzde 25,8 sanayi olarak kaydedilmiştir. AR-GE VE PATENT ÇALIŞMALARI 2024 yılı boyunca KOBİ’ler, toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 28,8’ini yaparken, Ar-Ge personelinin yüzde 43,7’sini de istihdam etmiştir. Aynı yıl içerisinde KOBİ’ler 1.417 patent başvurusu gerçekleştirmiş, 615 patent ise tescil edilmiştir. Küçük ölçekli işletmeler başvuru sayısında önde gelirken, orta ölçekli işletmeler tescil sayısında başı çekmiştir. TÜİK’in açıkladığı veriler, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyarken, sanayi ve hizmet sektörlerine yaptıkları istihdam, üretim ve ihracat katkılarıyla ülke genelinde ekonomik büyümenin önemli unsurlarından biri olduklarını göstermektedir.

Teknogirişimlerin yüzde 13'ü kadın girişimci... En büyük engel yüksek maliyetler Haber

Teknogirişimlerin yüzde 13'ü kadın girişimci... En büyük engel yüksek maliyetler

TÜİK'in 2024 Teknogirişim Araştırması, Türkiye'deki teknoloji odaklı girişimlerin büyük oranda özkaynakla sürdürüldüğünü, kadın girişimci oranının düşük olduğunu ve yüksek maliyetlerin büyümeyi engelleyen başlıca faktör olduğunu belirtti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen 2024 Teknogirişim Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Bu araştırma, Türkiye'deki KOBİ statüsündeki teknoloji tabanlı girişimlerin yapısını, karşılaşılan güçlükleri ve performanslarını ortaya serdi. Verilere göre, teknogirişimlerin kurucu veya en fazla hisseye sahip etkin ortaklarının yüzde 87,1'i erkeklerden, yalnız yüzde 12,9'u kadın girişimcilerden oluşmaktadır. Kadın girişimciler arasında lisansüstü eğitim oranının nispeten yüksek olduğu görülürken, genel olarak kurucu ortakların büyük bir kısmının lisans veya daha üstü eğitim düzeyine sahip olduğu tespit edildi. Kurucuların eğitim alanlarına bakıldığında, mühendislik, imalat ve inşaat yüzde 49,7 ile başı çekti. İş deneyimi açısından ise özel sektör ve girişimcilik ön planda. Kurucuların yüzde 37,4'ünün yurt dışında eğitim aldığı veya iş tecrübesine sahip olduğu belirtildi. Teknogirişimlerdeki personelin yalnızca yüzde 31'inin kadın olduğu ve 2024 yılında firmaların yaklaşık yarısının nitelikli personel alımı yapmaya çalıştığı, ancak bunların yüzde 34,1'inin yüksek maaş talepleri ve nitelikli aday eksikliği nedeniyle zorlandığı ortaya çıktı. Araştırmaya göre, teknogirişimlerin en önemli finansman kaynağı özkaynaklar olmaya devam etti. Başlangıçta bu oran yüzde 89,7 iken, 2024 yılında yüzde 79,0 olarak belirlendi. Girişimlerin yüzde 54,4'ü yeni finansman arayışına girerken, çoğunun gelen yatırım tekliflerini yetersiz bulduğu belirtildi. İşlemleri zorlaştıran en önemli faktör yüzde 80,8 ile yüksek maliyetler olarak görülmektedir. Bunu özkaynak yetersizliği ve finansmana erişim sorunları takip etmektedir. Dijitalleşme tarafında, teknogirişimlerin yüzde 22,2'sinin e-satış gerçekleştirdiği, yurtdışı e-satışlarda ve ihracatta Avrupa Birliği'nin başta geldiği tespit edildi. Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerin ihracat oranı (yüzde 25,6), Ar-Ge yapmayanların neredeyse iki katı olarak belirlendi. Son olarak, teknogirişimler 2022-2024 döneminde ekonomik performansı artırmanın en önemli unsuru olarak yenilikçi teknoloji sunmayı gösterdi. İyi müşteri ilişkileri ve deneyimli ekipler de rekabet avantajının ana bileşenleri arasında sayıldı.

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı Haber

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı

ULUTEK Teknopark'ta düzenlenen Üniversite-Sanayi İş Birliği Programı, Bursa'nın teknoloji üretme potansiyelini, akademik bilgi birikimini ve sanayinin değişen ihtiyaçlarını aynı zeminde bir araya getirdi. nn BURSA (İGFA) - ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz'ün öncülüğünde gerçekleştirilen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katıldı. nn Toplantıda, Ar-Ge odaklı üretimin artırılması, akademi-sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde yarattığı değişim ve Bursa'nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin oluşturulması detaylı bir şekilde ele alındı. nn nn "İŞ BİRLİĞİNİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILACAK YAPI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR" nn Programın başlangıç konuşmasını yapan ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye'nin gelişim vizyonundaki önemine vurgu yaparak ULUTEK'in bu noktadaki rolünü şu sözlerle ifade etti: "Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleştirilmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı ortak bir platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz gibi, paydaşları bir araya getirmek önemli; ancak daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistemi kurmaktır. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa'nın Ar-Ge kapasitesini artırmak için bu dönüşümü birlikte inşa etmeliyiz." nn Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma kimliğini güçlendirmek adına yürüttükleri çalışmaları anlatarak, "Güçlü bir sanayiye sahip Bursa'da daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu dönemde özellikle Ar-Ge'ye yatırım yapan şirketlerle sistemli bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler yapıyoruz. Bu görüşmelerde TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle nasıl iş birlikleri kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha fazla yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmek istiyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK yönetimine teşekkür ederiz." dedi. nn BUÜ AR-GE KOORDİNATÖRÜ PROF. DR. ESRA KARACA: "ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KİMLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRECEK ÇALIŞMALARI ÖNEMSİYORUZ" nn Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının sağladığı sorumluluk ve avantajları vurguladı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın kilit unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, "Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yenilikçi projeler üretme kapasitemizi arttırmak için çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliklerini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir güçtür." dedi. nn Üniversite-sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların büyük önem taşıdığını dile getirdi. nn Programda BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, sanayinin gelişimi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını ifade ederek, "Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek adına komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar oluşturuyoruz. Ancak asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, süreklilik arz eden ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve planlı bir şekilde bir araya getirirsek Bursa'nın rekabet gücünü daha hızlı artırabiliriz." dedi. nn BİSİAD BAŞKANI İDRİS DOĞRUL: "YEŞİL MUTABAKAT DÖNÜŞÜMÜNÜN BİLİMSEL KOORDİNASYONUNA İHTİYAÇ VAR" nn Küresel değişimlerin sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, "Üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir şekilde konuşmamız gereken bir süreçteyiz. Yeşil Mutabakat'ın gereklilikleri ve gelecekteki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizi tamamen etkiliyor. Son 3-4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir değişim yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmeli, akademik bilginin sanayiye etkin bir şekilde aktarılmasını sağlamalıyız. Sanayici olarak bazı konuları ifade etmekte zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru belirlendiği, sektörlerin uygun yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyacımız var. nn Ekosistemin bütün paydaşlarını kapsayan bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, "Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden bahsedebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı.

İzmir'de Başkan Tugay’dan sanayicilere yeşil dönüşüm çağrısı Haber

İzmir'de Başkan Tugay’dan sanayicilere yeşil dönüşüm çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, ortak geleceğe dair sözleri vurgulayarak iklim bilinci konusunda çağrıda bulundu. İZMİR (İGFA) - Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin 5. Olağan Genel Kurulu’nda söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2030 yılına kadar Avrupa Birliği’ne Karbon Nötr Kent sözü verdiklerini, bunun da ortak geleceğe verilen bir söz olduğunu belirterek, “İzmir’i Akdeniz’in en dirençli enerjisi kenti, Türkiye’nin yenilenebilir enerji merkezi ve sanayide yeşil dönüşümün öncüsü yapalım” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ENSİA) 5. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katılım sağladı. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki etkinlikte Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı ve yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ile iş dünyasından temsilciler yer aldı. Genel kurulda ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı görevini Elvan Aygün Anbar’a devretti. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, GEREKLİLİKTİR” Açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, İzmir’in sıfır karbon emisyon hedefi için belirlenen yol haritasını aktardı. Sürdürülebilirliğin ekonomik ve stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten Başkan Tugay, “Şehirler artık sadece enerji tüketicisi değil; enerji politikalarının tasarımcısı konumundadır. İzmir de bu inisiyatifin Türkiye’deki lideri olmaya çalışıyor. Biz, 2030’a kadar Avrupa Birliği’ne karbon nötr bir şehir olmayı taahhüt ettik. Bu, İzmir’in ortak geleceğe verdiği bir sözdür” dedi. “İZMİR’İ TÜRKİYE’NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ MERKEZİ HALİNE GETİRELİM” Başkan Tugay, ulaşımın karbon emisyonuna katkısının yüzde 1 olduğunu vurguladı ve sanayide gerçekleştirilecek bir verimlilik projesinin, birçok ulaşım projesinden daha etkili olacağını ifade etti. “Bu nedenle sanayicilerle birlikte çalışmak stratejik ve zorunludur. Enerji dönüşümü, sadece devlet veya belediyenin sürdürebileceği bir süreç değil. Hep birlikte enerji verimliliğini yaygınlaştırmamız ilerleme için gereklidir. Yeşil OSB modelleri geliştirmeli, hidrojen, biyogaz ve atık ısı geri kazanımı pilot çalışmalarına başlamalı, karbon ayak izi izlenebilirliğini güçlendirmeli, ar-ge ve inovasyon ortak platformları kurmalıyız. Enerjinin sadece bugünün değil, çocuklarımızın da geleceği olduğunun farkında olarak belediye olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Üretim gücünüz ve vizyonunuzla bu sürecin en stratejik aktörleri olmaya hazır olun. İzmir’i Akdeniz’in en dirençli enerji şehri, Türkiye’nin yenilenebilir enerji merkezi, sanayide yeşil dönüşümün öncüsü, iklim bilincinin en kuvvetli olduğu şehir yapalım” ifadelerini kullandı. ESKİNAZİ: ENERJİ TEKNOLOJİLERİ ÜRETİM VE İHRACAT MERKEZİ OLMAYA HAZIRIZ Enerji sektörünün ekonominin, sanayinin ve diplomasinin merkezinde olduğunu aktaran EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin son 10 yılda büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Eskinazi, “EİB olarak yenilenebilir enerji sektöründe ihracatçı firmaları bir araya getirerek Yenilenebilir Enerji Teknolojileri İhracatçı Birliği kurma yönündeki kararlılığımızı her platformda dile getirmekteyiz. İzmir ve çevresi sahip olduğu bilgi birikimiyle bir yenilenebilir enerji teknolojileri üretim ve ihracat merkezi olmaya hazırdır. EİB bünyesinde kurulacak bir ihracatçı birliği, tüm sektöre yön vererek kümelenmeyi artıracak ve katma değerli ihracatı geliştirecek stratejik bir platform olacaktır” şeklinde konuştu.

Bursa'nın teknoloji ekosistemi yerinde incelendi Haber

Bursa'nın teknoloji ekosistemi yerinde incelendi

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Bursa’nın teknoloji üssü ULUTEK Teknopark’ı ziyaret ederek kentin teknoloji ekosistemi ile Ar-Ge ve girişimcilik alanındaki gelişmeleri yerinde değerlendirdi. BURSA (İGFA) - T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve ULUTEK Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü ve ULUTEK Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ve BEBKA Genel Sekreteri Sabri Bayram’ın katılımıyla ULUTEK Teknopark’ta düzenlenen toplantı ve firma ziyaretlerinde bölgenin teknoloji ekosistemi değerlendirildi. Ziyaret kapsamında ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, teknoparkın genel yapısı, faaliyet alanları ve yürütülen projelere ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Ziyaretin teknopark ekosisteminin mevcut çalışmalarını değerlendirmek açısından önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Karagöz, “ULUTEK olarak, Bursa’nın sanayi gücünü akademik bilgi birikimiyle bir araya getiren bütüncül inovasyon yapımızı büyütmeye gayret ediyoruz. Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımızın ziyaretinde; Ar-Ge firmalarımızın yürüttüğü projeleri, prototipleme ve teknoloji geliştirme altyapımızı, girişimcilere sunduğumuz destek mekanizmalarını ve sanayi–üniversite iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı kapsamlı biçimde ele alma fırsatı yakaladık. Bakanlığımızın vizyonuyla uyumlu şekilde, katma değer üreten ve ihracat potansiyeli yüksek teknolojilerin geliştirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda, ziyaretleri ve teknopark ekosistemimize gösterdikleri ilgi için Sayın Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü’ye teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. FİRMALAR VE AR-GE PROJELERİ YERİNDE İNCELENDİ Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Gönüllü ve beraberindeki heyet, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaları ziyaret ederek yürütülen Ar-Ge projeleri ile teknolojik üretim süreçlerini yerinde inceledi. Ziyaret kapsamında, girişimcilik kültürünün güçlendirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması ve nitelikli istihdamın artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

ULUTEK'te teknoloji buluşmaları ile firmalar arası iş birliği güçleniyor Haber

ULUTEK'te teknoloji buluşmaları ile firmalar arası iş birliği güçleniyor

ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalar arasında iş birliği ve etkileşimi artırmak amacıyla düzenlenen “ULUTEK Teknoloji Buluşmaları” etkinliği, Ulutek Teknopark’ta gerçekleştirildi. BURSA (İGFA) - Teknoloji tabanlı üretim ve yenilikçi fikirlerin buluştuğu ULUTEK Teknopark, firmalar arasında bilgi paylaşımını, sinerjiyi ve ortak proje geliştirme kültürünü desteklemeyi hedefliyor. Katılımcılar, kısa ama yoğun tempolu görüşmeler sayesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren Ar-Ge firmalarıyla tanışarak, her biri 5’er dakikalık sürelerle planlanan birebir görüşmeler sayesinde olası iş birliği alanlarını değerlendirme imkanı yakaladı. ULUTEK EKOSİSTEMİNDE GÜÇLÜ BAĞLAR ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Teknoparkımızda yer alan her bir firma, kendi alanında değer üreten güçlü bir paydaş. ULUTEK olarak amacımız, bu firmaların yalnızca kendi başarı hikayelerini yazmakla kalmayıp, birbirleriyle sinerji oluşturarak daha büyük başarılara imza atmalarını sağlamak. Teknoloji Buluşmaları, bu hedefe yönelik büyük bir önem taşıyor. Bu tür etkinliklerle, firmalarımızın birbirlerini daha yakından tanımasını, ortak proje fikirleri geliştirmesini ve potansiyel iş birliklerini somut adımlara dönüştürmesini teşvik ediyoruz.” dedi. Etkinliğe katılan firmalar, ULUTEK bünyesindeki yenilikçi ekosistemin bir parçası olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirirken, etkinlik sayesinde yeni iş birliği olanaklarının kapısının aralandığını belirtti. Katılımcılar, farklı sektörlerden firmalarla bir araya gelmenin Ar-Ge çalışmalarında yeni bakış açıları kazandırabileceğini ve gelecekte ortak proje geliştirme potansiyelini artıracağını ifade etti.

Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikası 3,5 milyar TL ekonomiye katkı sağlayacak Haber

Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikası 3,5 milyar TL ekonomiye katkı sağlayacak

TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurulacak Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nın inşaat çalışmaları başladı. Yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacak fabrika, ekonomiye de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacak. SAKARYA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulacak olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası hakkında açıklamada bulundu. 15 BİN METREKARELİK ALANA KURULACAK Sakarya’da kurulacak olan yeni tren fabrikasının yaklaşık olarak 15 bin metrekare büyüklükte geniş bir alanda kurulacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “Sakarya’da hayata geçireceğimiz bu proje ile ülkemize yeni bir üretim merkezi kazandıracağız. Bu yeni tesisimizde 225 kilometre hıza sahip, ülkemizin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Treni başta olmak üzere, Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki geleceğine yön verecek nice yerli ve milli tren bu tesiste hayat bulacak. Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yerli ve milli üretimin mihenk taşlarından biri haline gelen raylı sistemler sektörü için büyük bir kapasite oluşturmuş olacağız.” dedi. Yeni tren fabrikasının 12 hızlı tren seti üretim ve test kapasitesine sahip olacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “Bir yandan demiryolu altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdürürken eş zamanlı olarak araç üretimlerine de hız veriyor, yerli ve milli hızlı trenlerimiz ile dışa bağımlılığımızı azaltıyor, ulaşımda hızlanıyoruz.” diye konuştu. Fabrika yapım çalışmaları kapsamında kazı ve dolgu işlemlerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, zemin iyileştirme çalışmalarının ardından temel atma işlemlerine geçileceğini belirtti. EKONOMİYE 3,5 MİLYAR LİRALIK KATKI Fabrika projesi ile birlikte önemli ölçüde ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Üretim tesisimizde elde edeceğimiz yüksek katma değerli ürünler sayesinde; ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji altyapısına, yerli sanayimizin gelişimine, istihdama ve genel ekonomimize güçlü bir destek sunacağız. Yerli ve millî imkanlarla inşa ettiğimiz bu yeni fabrikamızda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu hızlı tren setlerini üreteceğiz. Aynı zamanda bu yatırım ile yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.