Hava Durumu

#Arkeoloji

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın binlerce yıllık hafızası canlandı Haber

Manisa’nın binlerce yıllık hafızası canlandı

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen “Toprağın Belleği” söyleşisi, katılımcıları Aigai, Sardes ve Kaymakçı’nın izinde görkemli bir tarih yolculuğuna çıkardı. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel mirasını ve binlerce yıllık tarihsel derinliğini festival coşkusuna dahil etti. Manisa Kurtuluş Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirilen “Toprağın Belleği: Aigai, Sardes ve Kaymakçı’nın Işığında Bölge Tarihi” söyleşisi, arkeoloji meraklılarını ve Manisalıları bir araya getirdi. Arkeolog-Yazar Nezih Başgelen’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, bölgenin tarihsel katmanları uzman isimler tarafından titizlikle ele alındı. Aigai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, antik kentin gizemlerini ve gün yüzüne çıkarılan yeni bulguları paylaşırken; Arkeolog Dr. Güzin Eren: Lidya medeniyetinin kalbi Sardes’in dünya tarihindeki eşsiz yerini; Arkeolog Dr. Tunç Kaner ise Gölmarmara’da devam eden Kaymakçı kazılarıyla bölgenin Bronz Çağı’na uzanan önemini anlattı. Manisa topraklarının arkeolojik açıdan paha biçilemez olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Sezgin, söyleşide yaptığı konuşmada coğrafyanın tarihsel gücüne dikkat çekti. Sezgin, “Erken dönemlerden itibaren özel bir coğrafyadayız. Sardes gibi bir dünya mirasının bu topraklarda olması bizler için büyük bir şans. Biz aslında devasa bir açık hava müzesinin, büyük bir zenginliğin içinde yaşıyoruz” dedi. Şehrin geçmişine sahip çıkma kararlılığının vurgulandığı etkinliğe Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan ve Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Bektaş Kılınç da katılarak arkeologların anlatısını ilgiyle dinledi. Soru-cevap bölümüyle interaktif bir hal alan söyleşi, Manisa’nın kültürel mirasını korumanın ve bu bilinci gelecek nesillere aktarmanın hayati önemi üzerine yapılan değerlendirmelerle sona erdi.

Tugay’dan turizm sektörüne destek ve iş birliği çağrısı Haber

Tugay’dan turizm sektörüne destek ve iş birliği çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Turizm Konseyi toplantısında su faturalarında indirim ve Fuar İzmir’de kurulacak İZMAR Depo müjdelerini açıkladı. Kent turizminin gelişimi için tüm paydaşlara “Herkes elini taşın altına koymalı” çağrısı yaptı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası’nda Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen Turizm Konseyi Toplantısı’na başkanlık yaptı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve turizm sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların temsilcilerinin yer aldığı toplantıda turizmin gelişmesine katkı koyacak fikir, öneri ve talepler dile getirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Turizm Şube Müdürlüğü’nün görev ve sorumluluk alanında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. ITB Berlin 2026 Fuarı değerlendirilirken 2027’de yapılacak ITB Berlin hakkında bilgilendirme yapıldı. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları ile St. Polycarp Anı Alanı’na dair de görüşler aktarıldı. Turizm sektörünün eleman ihtiyacının giderilmesi ve sektörün görüş ve önerileri kapsamında da sunumlar yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kent turizminin geliştirilmesi ve sektörün güçlendirilmesi için önemli adımlar attıklarını belirtti. Su faturalarına yapılan indirimle turizm işletmelerine destek sağlanacağını ifade eden Tugay, su tüketimi ve tasarrufuna da dikkat çekerek, “Amacımız su tüketimini artırmak değil; turizm tesislerimizin ve otellerimizin giderlerini azaltarak İzmir turizmine katkı sunmak” dedi. TURİZMDE İZMAR DEPO DÖNEMİ Başkan Tugay, vatandaşların sağlıklı, uygun fiyatlı ve güvenli gıdaya erişimini sağlamak amacıyla hayata geçirilen İZMAR modelinin turizm sektörüne de uyarlanacağını belirtti. Tugay, “İZMAR Depo’yu Gaziemir’deki Fuar İzmir’in D Holü’nde hayata geçirme kararı aldık. Mayıs ortasına kadar hazır hale getirmeyi planlıyoruz. Açıldığında restoran ve otellere önemli katkı sağlayacak. Uygun fiyatlı, sağlıklı ve çeşitli ürünleri sürekli olarak sunacağız. Sebze, meyve, et ve süt ürünleri başta olmak üzere yalnızca gıda üzerine odaklanacağız. Talebe göre ürün çeşitliliğini şekillendirecek, sizlerden gelen geri bildirimlerle süreci yöneteceğiz” dedi. Başkan Tugay, İzmir’in turizm potansiyelinin yalnızca deniz-kum-güneşle sınırlı olmadığını belirterek, kentte yaklaşık 200 kazı alanı bulunduğunu ve arkeoloji ile gastronominin önemli bir değer oluşturduğunu söyledi. İzmir’e gelen turistlerin büyük bölümünün Efes’i ziyaret ettiğini hatırlatan Tugay, gastronomi alanında Urla’nın öne çıktığını, bu alanda altyapıyı güçlendirmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Tanıtım faaliyetlerinin de artırılacağını belirten Tugay, EXPO ve İzmir Körfezi’nde planlanan uluslararası organizasyonların da kente yeni bir turizm hareketliliği kazandırabileceğini dile getirdi. ORTAK AKIL VURGUSU Başkan Tugay, kentteki tüm dinamiklerin uyum içinde çalışması gerektiğini belirterek, turizm sektöründe ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının ortak bir havuzda toplanması gerektiğini söyledi. Rehberlerle iletişimin önemine dikkat çeken Tugay, şehirdeki dönüşümün yalnızca belediyeye bırakılmaması gerektiğini vurguladı. “Şehir bir şeyler değişsin istiyorsa sadece belediyeye ya da il müdürlüğüne bırakmayacak; herkes katkı sunacak” diyen Tugay, İzmir’in güçlü potansiyelinin ancak ortak akılla ortaya çıkarılabileceğini ifade etti. Başkan Tugay, İzmir’in en önemli sorunlarından birinin otel kapasitesi olduğunu belirterek, kentte nitelikli konaklama tesislerinin sayısının yetersiz kaldığını söyledi. Turizmde olası bir artışa mevcut kapasitenin cevap veremeyeceğini ifade eden Tugay, “Takip edebildiğim kadarıyla nitelikli güzel oteller açılıyor ama yeterli değil” diye konuştu. Tugay, kent merkezinin estetiğini iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini de vurguladı.

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu

Bursa'da Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen Arkeoloji Gündemi buluşmalarının bu ayki konuğu Prof. Dr. Mustafa Şahin oldu. Şahin, İznik Gölü’nün suları altında bulunan bazilikanın Hristiyanlık tarihi ve kent turizmi açısından önemini katılımcılarla paylaştı. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti.

Mersin’de 'Denizle Bütünleşen Kent Vizyonu' konferansta masaya yatırıldı Haber

Mersin’de 'Denizle Bütünleşen Kent Vizyonu' konferansta masaya yatırıldı

‘Denizle Bütünleşen Kent: Mersin’de Vizyonel Bir Dönüşüm, II. Kent ve Denizcilik Konferansı’ Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ve Mersin Kent Konseyi’nin öncülüğünde yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. MERSİN (İGFA) - Nisan ayında düzenlenen ilk konferansın devamı niteliğinde olan konu başlıkları çok boyutlu yönleriyle ele alındı. Mersin’in denizle bütünleşen kimliği, kentsel vizyonu ve kültürel belleği çerçevesinde, deniz odaklı sürdürülebilirlik politikalarının güçlendirilmesi hedefleri irdelendi. Sivil toplum ve yerel yönetim iş birliğini güçlendirmeyi de esas alan konferansta; deniz turizminden arkeolojisine, deniz ticaretinden lojistiğe ve su sporlarına kadar birçok alanda uzman isimler ve paydaşlar bir araya geldi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Mezitli Çocuk Kampüsü Salonu’nda gerçekleştirilen konferans; Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Kent Konseyi, Mersin Rota Yelken Kulübü, Slow Food Mersin, Deniz Kızı Akademi, Urla 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği ve Biosphere Project iş birliğinde düzenlendi. Konferansta alanında yetkin kişiler tarafından; ‘Farkındalıktan Eyleme’, ‘Turizm, Şehir ve Mersin’, ‘Müzelerin Gücü: Şehirlerin Sadece Binaları Değil, Ruhubu ve Markasını da İnşa Eder’, ‘Denizle Yaşama Sanatı’, ‘Konferanstan Günümüze Eylemlerimiz’, ‘Deniz ve Kent İlişkisi’, Deneysel Arkeoloji Şehir Projesi’ ve ‘Şehir Kimliği ve Bireysel Kimlik’ başlıkları ele alındı.

Küllüoba ekmeğine turizmde kalite ödülü Haber

Küllüoba ekmeğine turizmde kalite ödülü

Türkiye turizm sektörünün en prestijli organizasyonlarından biri olan “25. Skålite Turizmde Kalite Ödülleri”, İstanbul Raffles Hotel’de düzenlenen görkemli törenle sahiplerini buldu. İstanbul Skal Kulübü tarafından organize edilen törende, Küllüoba ekmeğinin üretimi ile antik çağ tarihi ve turizmi bağdaştırmasına katkı sağlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Küllüoba Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki ödül aldı. ESKİŞEHİR (İGFA) - Bu yılki ödül töreninde Eskişehir iki önemli ödül birden kazandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Küllüoba Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki, 5 bin yıllık geçmişe sahip Küllüoba ekmeği projesiyle turizme yaptıkları katkılardan dolayı ödüle layık görüldü. Küllüoba Höyüğü’nde yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ve 5 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen ekmek kalıntısından yola çıkılarak yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, dönemin ekmeği Eskişehir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Halk Ekmek A.Ş. tarafından yeniden üretildi. Antik çağın izlerini günümüze taşıyan bu proje, tarih, arkeoloji ve gastronomiyi bir araya getirerek büyük ilgi topladı. Bu kapsamda; Prof. Dr. Murat Türkteki, Küllüoba ekmeğinin “Ortaya Çıkarılması”, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise ekmeğin “Günümüze/ Geleceğe Taşınması” başlıklarında ödül aldı. Ödüller, Skal International İstanbul Kulübü Başkanı Selma Tatar ve Eskişehir Skal Turizm Derneği Başkanı Hakkı Gök tarafından takdim edildi. Gecede konuşan Prof. Dr. Murat Türkteki, “Bu keşif, Anadolu’da ekmek kültürünün kökenlerine ışık tutuyor. Bilimsel çalışmanın, turizmin ve kültürel mirasın birleşmesi bizler için çok değerli.” ifadelerini kullandı. Başkan Ayşe Ünlüce de, “Bu özel gecede Küllüoba Kazı Başkanımız Prof. Dr. Murat Türkteki ile birlikte ödüle layık görülmekten büyük mutluluk duyduk. Küllüoba’da çıkarılan, 5 bin yıllık tarihi ekmeğimizle şehrimizin köklü geçmişini geleceğe taşımanın ve bu değerin turizm alanında takdir görmesinin gururunu yaşıyoruz.” dedi. KALİTENİN GELENEKSELLEŞEN BULUŞMASI 1956 yılında kurulan Skål International İstanbul Kulübü, 1998 yılından bu yana “Skålite – Turizmde Kalite” ödüllerini düzenliyor. Bu ödüller, turizmde kalite bilincini geliştirmek ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına katkı sağlamak amacıyla veriliyor. Skålite, her yıl turizmin farklı alanlarından kişi ve kurumları ödüllendirerek sektörün gelişimine ışık tutuyor.

Bursa İznik Bazilikası ziyarete açıldı Haber

Bursa İznik Bazilikası ziyarete açıldı

Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan İznik’in kültürel mirasına yeni bir değer kazandıran İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirildi. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi kültürel miras çalışmaları kapsamında yaptığı hava çekimlerinde ortaya çıkan ve 2014 yılında Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından ‘Dünyadaki en önemli 10 arkeolojik keşif’ arasında gösterilen İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin karşılama merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Törene; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, İznik Kaymakamı Arif Karaman, Bursa milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, açılışı yapılan alanın yalnızca Bursa için değil, Türkiye ve dünya kültürel mirası için de büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin her aşamasına katkı sağladığı İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi'nin hizmete açılmasından onur ve mutluluk duyduklarını belirten Başkan Bozbey, “İznik ilçemiz, antik çağlardan bugüne uzanan binlerce yıllık geçmişiyle; inançların, kültürlerin ve fikirlerin kesiştiği bir kavşak noktasıdır. İznik, antik çağın kent planını hâlâ koruyan, Paganizm’den Hristiyanlığa, oradan Osmanlı’nın hoşgörülü kültürüne uzanan bir inançlar mozaiğidir. Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde üstlendiği rollerle, insanlık tarihinin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir” diye konuştu. İznik Gölü’nün suları altında yer alan bazilikal kilisenin, 2014 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği havadan fotoğraflama çalışmaları sırasında Prof. Dr. Mustafa Şahin tarafından keşfedildiğini ve dünya arkeoloji tarihinde büyük yankı uyandırdığını hatırlatan Başkan Bozbey, “Aziz Neophytos’a adanmış olan bu yapı, sadece bir ibadet mekânı değildir. İnsanlık tarihinin ortak mirasına ışık tutan bir eserdir. Dünyaca saygın ‘Archaeology Magazine’ Dergisi tarafından yılın en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilmesi de bu önemin en somut göstergesidir. Bu önemli keşfin ardından; 2015 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın izinleriyle başlayan kazı süreci, bilim dünyasının dikkatini İznik’e çekmiştir. Bizler de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak; bilimsel ekipman desteğinden lojistiğe, ofisinden kazı deposuna kadar her aşamada bu değerli çalışmaya altyapının yanı sıra ayni olarak da destek olduk” dedi. “İZNİK ÇOK ÖZEL BİR YER” Yönetim planı kapsamında; kentin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak çalışmalar için yatırım planında gerekli bütçeyi ayırdıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, “Desteklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. İznik çok özel bir yer. Bakanlığımızın destekleriyle birçok önemli eseri açığa çıkarmak mümkün olacaktır. Farkındalığı artırmak amacıyla İznik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün iş birliğiyle 11 köy ilkokulumuzdan öğrencilerimizi, İznik’in büyüleyici tarihinde misafir ettik. Çocuklarımızın tarihle ve kültürle iç içe büyümelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, İznik’in tarihi kimliğini dünyaca ünlü sanatçımız Fazıl Say’ın notalarına taşıdığı ‘İznik Türküsü” ile uluslararası arenada daha görünür hale getirdik” diye konuştu. Sanatın evrensel diliyle İznik’in hikâyesini dünyaya duyurmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını anlatan Başkan Bozbey, “Biz bu toprakların gücüne ve mirasına inanıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İznik’in, asil listeye girmesi için de el birliğiyle çalışıyoruz. Açılışı yapılan İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, bu anlayışın en güzel yansımalarından biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz çevre düzenleme projesiyle, 2022 yılında ören yeri ilan edilen bu alan; Hristiyanlığın resmî din olarak kabul edilişinin 1700. yılında yeniden hayat buluyor” dedi. “İZNİK GÖL BAZİLİKASI, BARIŞA, HOŞGÖRÜYE IŞIK TUTSUN” Açılışı yapılan merkezin, yalnızca bir karşılama noktası olmadığını söyleyen Başkan Bozbey, inançların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir barış ve hoşgörü kapısı olduğunu ifade etti. İnsanlığın ortak değerlerinin bir araya geldiğini, geçmişin bilgeliğiyle geleceğin umudunun buluştuğunu dile getiren Başkan Bozbey, “Bu süreçte emeği geçen başta Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Valiliğimize, Prof. Dr. Mustafa Şahin’e, kazı ekibine, tüm bilim insanlarına, çalışma arkadaşlarıma, bu mirasa sahip çıkan, onu koruyan ve geleceğe taşıyan herkese yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Diliyorum ki İznik Göl Bazilikası, yalnızca Bursamızın değil; insanlığın ortak mirası olarak daima barışa, hoşgörüye ve birlikte yaşama kültürüne ışık tutsun. Bu eşsiz eserin kentimize, ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, İznik’in medeniyet heybesinde kültürden inanca kadar birçok zenginliği barındırdığını söyledi. İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin tek başına bu zenginliği gözler önüne serdiğini anlatan Yazgı, “Günümüz dünyasının sosyal ve siyasi yapısını da şekillendiren kararların alındığı yapı, İznik’i bir kültür varlığı ve inanç merkezi olarak benzersiz kılmaktadır. İznik’e yeni değer kazandırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında göl bazilikasını 2022 yılında projelendirmeye başladık. Gelen ziyaretçilerin en güzel şekilde ağırlanabileceği özel bir mekan tasarlandı. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yürüttüğümüz ortak çalışmayla özel yapının tüm katmanları incelendi. Kazı çalışmalarını bu doğrultuda hızlandırdık. Böylesine önemli kültür sahasını, en etkin şekilde turizme kazandırmak ve misafirlerimize etkileyici bir deneyim yaşatmak istiyoruz. Ecdadın bize bıraktığı İznik’i, Bakanlık olarak çok önemsiyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey ile de görüşme halindeydik. Birbirimize neler yapabileceğimizi anlattı. Bursa, her şeyin en güzeline layık. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Kurdele kesimiyle birlikte karşılama merkezi hizmete açıldı. Açılışla birlikte iç alanda oluşturulan müzeyi de gezen konuklar, görsel olarak oluşturulan tarihi süreci Mustafa Şahin’den dinledi.

Bursa Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ başladı Haber

Bursa Nilüfer’de ‘Arkeoloji Gündemi’ başladı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği “Arkeoloji Gündemi”nde Prof. Dr. Murat Türkteki’yi ağırladı. Erken Tunç Çağı ile ilgili bilgi veren Türkteki, Küllüoba Höyüğü’nde yaptıkları kazı çalışmalarından bahsetti. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Arkeologlar Derneği Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “Arkeoloji Gündemi” söyleşi serisi Pancar Deposu’nda başladı. Programın ilk konuğu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki, “Mayalanan Hayat, Mayalanan Toplum: Küllüoba Verileri Üzerinden Batı Anadolu Erken Tunç Çağı’na Bakış” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Bu tür etkinliklerin arkeologlar için çok önemli ve anlamlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Türkteki, bu sayede hem kendi çalışmalarının bir sonucunun alındığını, hem de eğitici bir programın gerçekleştirildiğini söyledi. Etkinlikle toplumla bağ kurulabildiğine de dikkat çeken Türkteki, emeği geçenlere teşekkür etti. Küllüoba kazı çalışmalarının 1996 yılında Prof. Dr. Turan Efe tarafından başlatıldığını hatırlatan Türkteki, kendisinin 2001 yılından itibaren kazılarda yer aldığını ve 2019’dan itibaren de kazı başkanı olarak görevi devraldığını söyledi. Küllüoba Höyük’ün, Erken Tunç Çağı’nın tamamını temsil ettiğini söyleyen Türkteki, Höyük’ün, yaklaşık 7-8 hektarlık alana yayılmış olduğunu, ova seviyesinden yüksekliğinin de 10 metreyi bulan yayvan, orta büyüklükte bir yer olarak tanımladı. Erken Tunç Çağı’nın temel özelliklerine de değinen Prof. Dr. Türkteki, bu dönemin en belirleyici unsurunun tarımsal bir yaşam tarzı ve kırsal üretim olduğunu söyledi. Tarımsal üretimi hızlandıran önemli bir keşfin sabanın kullanılması olduğunu aktaran Türkteki, bu dönemde dokumacılık ve metalurjinin öne çıktığını kaydetti. MİMARİSİ VE GÖMME PRATİĞİ Küllüoba’daki yapılardan da bahseden Türkteki, duvarları 3 metre yüksekliğe kadar korunmuş evler tespit edildiğini kaydetti. Türkteki, “Bu yapılar, birbirine bitişik, ortak duvarlı ve dikdörtgen planlı inşa edilmişti. En dikkat çekici durum ise bu yapıların yıkılmayıp, içlerine kırmızı toprak yığılarak tamamen gömülmüş olmasıydı. Gömme işlemi sırasında evin kapısı taşlarla örülmüş ve kapının boşluğunda oğlak kemikleri tespit edilmiştir. Bu bulgular, kurban eyleminin burada gerçekleştiğini göstermektedir” diye konuştu. En çarpıcı keşiflerinden birisinin geçtiğimiz sene ortaya çıkarılan Küllüoba ekmeği olduğunu söyleyen Türkteki, “Bir evin arka odasında, eşiğin hemen yanında, yakılmış bir halde bulunan ekmek, bütün halde karbonlaşmış olarak ele geçti ve nadir bir bulgu niteliği taşıyor. Yapılan analizler, ekmeğin yakılmadan önce gerçekten pişirildiğini gösterdi. Kesitine bakıldığında, ekmeğin ana bileşeninin gergin buğday olduğu ve az miktarda da olsa mercimek içerdiği anlaşıldı. Ekmeğin pişirildikten sonra koparıldığı, yakıldığı ve sonrasında kırmızı toprakla eşiğe gömüldüğü tespit edildi” dedi.

Dr. Büyükkolancı’dan 50 yıllık arkeoloji yolculuğu Haber

Dr. Büyükkolancı’dan 50 yıllık arkeoloji yolculuğu

Arkeolog Dr. Mustafa Büyükkolancı, meslek hayatında geride bıraktığı yarım asırlık deneyim ve birikimini Selçuk Efes Kent Belleği’nde düzenlenen söyleşide paylaştı. İZMİR (İGFA) - Uzun yıllar Ayasuluk kazılarının başkanlığını yürüten ve Efes Selçuk’un tarihi mirasının gün yüzüne çıkarılması ile korunmasına büyük katkı sunan Dr. Büyükkolancı, 50 yıllık meslek yolculuğunu bir kitapta toplamak üzere çalıştığını belirtti. Arkeoloji dünyasının yakından tanıdığı Dr. Büyükkolancı, 1967 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’ndeki öğrencilik yıllarından itibaren katıldığı kazı çalışmalarını, Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Kilisesi’ndeki araştırmalarını ve yarım asrı aşan arkeoloji serüvenini dönemler halinde anlattı. Sunum boyunca paylaştığı fotoğraflar, çizimler ve saha anıları katılımcıların büyük ilgisini topladı. Dr. Büyükkolancı, konuşmasının sonunda hayata geçirilmesini arzuladığı projelere de değinerek; “Artemis Tapınağı çevresindeki alan ele alınırsa burada çok güzel bir arkeoloji parkı oluşturulabilir. Hatta Dem Müzesi’nin önce bu alanda kurulmasını istemiştim ancak Efes’in içinde kuruldu. Bir gün bunun da gerçekleşeceğine inanıyorum. Alanın düzenlenmesiyle yeni bir cazibe merkezi kazanmamız mümkün” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.