Hava Durumu

#Beslenme

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Kocasinan'dan glütensiz ürün seferberliği Haber

Kayseri Kocasinan'dan glütensiz ürün seferberliği

Ömür boyu diyet zorunluluğu olan çölyaklılar için ayrıcalıklı bir ilçe hâline gelen Kayseri Kocasinan Belediyesi, çölyak hassasiyeti bulunan 257 vatandaşa glütensiz ürün paketini düzenli olarak dağıtmaya devam ediyor. KAYSERİ (İGFA) - Çölyakın hassas beslenme gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu belirten Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, “Çölyaklı ailelerimizin her zaman yanında olmaya özen gösteriyoruz.” dedi. Yapılan hizmetlerin çölyaklı aileleri mutlu ettiğinin altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, dayanışma ve paylaşmanın en güzel örneklerini sergilediklerine dikkat çekerek “Çölyaklı aileler için hazırlamış olduğumuz gıda paketlerinin karşılığının dua olarak ulaşması bizler için çok değerlidir. Bu hizmetin gurur veren bir diğer tarafı, gerek şehrimizde gerekse ulusal manada Türkiye’mizde birçok belediyenin benzer organizasyonlar yapıyor olmasıdır. Bizim için bir işin yapılmış olması, sadece o bölgedeki insanlar tarafından beğenilmesi, kabul görmesi işin doğru olduğu noktasında elbette ki önemlidir. Ancak sadece yerelde kalmayarak Türkiye’de birçok belediyenin çölyaklı ailelere yönelik bir çalışma içerisinde bulunması daha da önemlidir. Bilindiği üzere 2017 yılında meclis toplantımızda aldığımız karar doğrultusunda, 9 yıldır glütensiz ürün paketi ile çölyaklı ailelere destek oluyoruz. Yapmış olduğumuz bu destekler her geçen gün artarak devam ediyor. Çölyak, bir gıda alerjisidir. Glüten duyarlılığı sebebiyle çölyak hassasiyeti bulunan vatandaşlarımız, glütensiz gıdalarla beslenmek zorundadır. Bu hassasiyeti bulunanların yaşamları boyunca belirli bir diyet yapması, yani glütensiz gıdaları tüketmesi gerekmektedir. Bizler de Kocasinan Belediyesi olarak alerjik hassasiyeti bulunan hemşehrilerimize destek oluyor ve özel olarak hazırlamış olduğumuz glütensiz ürün paketlerini çölyaklı ailelere düzenli olarak ulaştırıyoruz. Bunun yanı sıra farklı projeler üretmeye çalışıyoruz. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de bir ilk olan Kayseri’nin yöresel mutfağının glütensiz olarak hem imalatının yapıldığı hem de paket hizmetinin olduğu ‘Kafe Sinan Glütensiz’ projesini hayata geçirdik. Amacımız, bir nebze de olsa çölyaklı ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, bunu yaparken de aramızdaki gönül bağını pekiştirmektir.” ifadelerine yer verdi. Çölyaklı aileler ise Kocasinan Belediyesinin kendileri için yapılan hizmetlerden son derece memnun kaldıklarını belirterek Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkür etti. Kocasinan Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün hazırladığı glütensiz ürün paketlerinin içerisinde; kek unu, hamur işi unu, nişastalı karışım, kakaolu çıtır top, burgu makarna, spagetti, şehriye, köftelik bulgur, fındık ezmesi, portakallı mini kek ve susamlı çubuk kraker gibi glüten içermeyen yiyecekler bulunuyor.

Granfondo Bursa öncesi bisikletliler Nilüfer’de buluştu Haber

Granfondo Bursa öncesi bisikletliler Nilüfer’de buluştu

Granfondo Bursa hazırlıkları kapsamında düzenlenen “Parkura Doğru” buluşmasında bir araya gelen 120’ye yakın bisikletçi, 35 kilometrelik sürüşün ardından düzenlenen söyleşide bir araya geldi. Etkinlikte kadın sporcuların yarışlarda daha fazla yer alması mesajı verildi. BURSA (İGFA) - Granfondo Bursa hazırlıkları kapsamında düzenlenen “Parkura Doğru” buluşmasında bir araya gelen 120’ye yakın bisikletçi, 35 kilometrelik sürüşün ardından düzenlenen söyleşide bir araya geldi. Etkinlikte kadın sporcuların yarışlarda daha fazla yer alması mesajı verildi. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Granfondo Bursa, Mysia Yolları ve Spontan Bisikletliler Spor Kulübü paydaşlığında düzenlenen “Granfondo Bursa Buluşması: Parkura Doğru” etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu. Nilüfer Kent Konseyi önünde toplanan yaklaşık 120 bisikletli, Başköy Mahallesi’ndeki Ertan Ayçetin Bisikletevi’ne uzanan 35 kilometrelik rotada hep birlikte pedal çevirdi. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Resul Tarman da etkinliğe katılarak bisiklet tutkunlarını yalnız bırakmadı. Sürüşün tamamlanmasının ardından, eski bir köy okuluyken restore edilerek bisiklet turizmine kazandırılan Ertan Ayçetin Bisikletevi’nde bir buluşma gerçekleştirildi. Katılımcılar, söyleşi öncesinde tesisi gezerek bölgedeki konaklama ve kamp imkanları hakkında bilgi alma fırsatı buldu. UZMANLARDAN YARIŞ ÖNCESİ KRİTİK TAVSİYELER Pedalüstümuhabbet’ten Burak Uyanık’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, sporcuları zorlu yarışa hazırlayacak önemli bilgiler paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca Granfondo parkurunu tanıtan ve Bursalı kadın bisikletçilerin hazırladığı videolar izletildi. Etkinlikte ilk olarak söz alan Mysia Yolları Proje Sorumlusu Emre Genek, bölgenin antik dönemden günümüze uzanan tarihi dokusunu anlatarak, Nilüfer kırsalındaki 800 kilometreyi bulan doğa ve bisiklet parkuru ağı hakkında detaylı bilgiler verdi. Genek, proje kapsamında atıl durumdaki eski köy okullarının restore edilerek ücretsiz konaklama noktalarına dönüştürüldüğünü belirterek; bu noktalardan biri olan ve 2022’de hizmete açılan Ertan Ayçetin Bisikletevi’nin bugüne kadar 22 farklı ülkeden yüzlerce misafir ağırladığını sözlerine ekledi. Ardından konuşan Spor Hekimi Doç. Dr. Pelin Yargıç da, uzun soluklu performans gerektiren yarışlarda bisikletli sağlığının korunması ve dikkat edilmesi gereken tıbbi süreçleri katılımcılara aktardı. “Parkurda Daha Fazla Kadın Sporcu Görmek İstiyoruz” mesajının vurgulandığı etkinlikte, Türkiye Bisiklet Federasyonu Eskişehir İl Temsilcisi Özlem Sakarya ve Eskişehir Bisikletli Ulaşım Platformu Temsilcisi Ziya Bilgitoğlu da Granfondo deneyimlerini aktardı. Özlem Sakarya, bisikletle 20 yıl önce tanıştığını ve o günden bu yana pedal çevirmeye devam ettiğini aktardı. Sakarya, kadın sporcuların donanıma ve bilgiye erişimde hala zorluklarla karşılaştığını belirterek yarış öncesi beslenme, antrenman planlaması ve yarış stratejisi konusundaki deneyimlerini paylaştı. Ziya Bilgitoğlu da domestik sürüş tekniğinin önemine değinerek, yarışlarda enerji yönetimi ve grup sürüşünün avantajları üzerine bilgiler paylaştı. GRANFONDO BURSA 9 – 10 MAYIS’TA Soru-cevap bölümü ve hediye takdiminin ardından sona eren etkinlikte bisikletliler, dönüş rotasında da birlikte pedal çevirerek geri döndüler. Grandfondo Bursa bu yıl 9-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek. Etkinliğe katılmak isteyen www.granfondobursa.com web sitesinden detaylı bilgi alarak, kayıt yaptırabilecek.

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı Haber

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı

Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı. BURSA (İGFA) - “Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir süreç olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik yüzde 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” dedi. Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda kritik önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye konuştu. GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların aslında tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları söyledi: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Önemli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.” İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı Haber

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı

Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı. BURSA (İGFA) - “Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir süreç olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik yüzde 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” dedi. Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda kritik önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye konuştu. GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların aslında tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları söyledi: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Önemli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.” İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı Haber

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı

Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine destek vermeye başlayan Royal Canin, ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen arama kurtarma simülasyonu ile gerçekleştirdi. İZMİR (İGFA) - Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan arama kurtarma köpeklerinin eğitim ve beslenme süreçlerine destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak yürütülen iş birliğinin ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonu ile başladı. İzmir’de bulunan Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Etkinliğe, Borut Modic de katılarak köpeklerin davranış ve eğitim süreçlerine yönelik uygulamalar gerçekleştirdi. Simülasyon kapsamında katılımcılar, arama kurtarma köpeklerinin afet ortamında nasıl çalıştığını yakından gözlemleme fırsatı bulurken köpeklerle etkileşimli deneyimler de yaşadı. Royal Canin, yıl boyunca eğitim ve mama desteği sağlayarak köpeklerin gelişimini ve sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor. “KÖPEKLER ENKAZ ALTINDA HAYATIN İZİNİ BULUYOR” Uzman eğitmen Borut Modic, arama kurtarma köpeklerinin afetlerde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, köpeklerin insan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Modic, “Bir köpek enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde algılayabilir. Bu küçük ipucu doğru yorumlandığında bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir” dedi. Modic ayrıca ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpeğin, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürebilecek çalışmasını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini vurguladı. DÜNYADA BİNLERCE KÖPEK GÖREV YAPIYOR Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri afet müdahalesinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrasında geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında da önemli bir rol oynadı. Uluslararası verilere göre Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’na bağlı 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3 bin arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor. AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin göreve hazır hale gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin koku algılama, enkaz ve doğa arama eğitimleri ile farklı operasyon senaryolarına hazırlandığını ifade etti. Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin yüksek fiziksel ve zihinsel performans sergilediğini belirterek doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Altunyuva, farklı görevlerin köpekler için farklı dayanıklılık gerektirdiğini ve dengeli beslenmenin görev güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

İzmir'de engel tanımayan sağlık seferberliği Haber

İzmir'de engel tanımayan sağlık seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Kadın Sağlığı Atölyeleri” Türkiye’ye yayıldı. Balıkesir’de düzenlenen buluşmada kadınlar kendi dillerinde bilgiye ulaştı, dayanışmayla güçlendi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay, Batman ve Gaziantep’in ardından Balıkesir’de de bir atölye düzenledi. Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen atölyede, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel yaratıcı drama yöntemiyle eğitimi yürütürken, Melek Uslular süreci Türk İşaret Diline çevirerek katılımcıların içeriğe doğrudan erişimini sağladı. Tüm gün süren atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor. Proje, 2025 yılında Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Birliği Karşılıksız Hizmet Ödülleri’nde birinciliğe layık görülmüştü.

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin! Haber

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı gecesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda pratik öneriler sundu. Kahvaltının önemi, hafif tercihlerin ön planda tutulması ve yemek seçeneklerinin ölçülü olmasının altını çizdi. İSTANBUL (İGFA) - Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşında kurulacak sofralarda bedensel ve ruhsal dengeyi korumanın yollarını anlattı. Arda, “Bütün gün aç kalmak, akşam gereğinden fazla yemeğe yönlendirir. Dengeli bir kahvaltı ve sağlıklı ara öğünler, akşam yemeğini daha kontrollü tüketmeye yardımcı olur” ifadelerini kullandı. Arda, uzun süre masa başında oturmanın fark edilmeden fazla yemeye yol açabileceğini belirterek, yemek sonrasında sohbetlerin masa dışında yapılmasını önerdi. Yılbaşı menüsüne hafif bir başlangıç yapmanın önemine değinen Arda, “Çorba, zeytinyağlı sebzeler ve salatalar hem doygunluk hissi yaratır, hem de ana yemek porsiyonlarını sınırlar. Yoğurtlu mezeler, zeytinyağlı sebzeler ve yeşillikli salatalar tercih edilmeli” diye konuştu. Ana yemeklerde kızartma ve ağır soslar yerine fırın, ızgara veya haşlama yöntemlerinin uygulanmasını öneren Arda, hindi, tavuk, balık ve yağsız kırmızı etin sağlıklı protein kaynakları olduğunu belirtti. Karbonhidrat tüketiminin de ölçülü olması gerektiğine değindi. Tatlı seçerken ölçülülük ve zamanlamanın önemli olduğunu söyleyen Arda, şerbetli tatlılar yerine sütlü, meyveli tatlılar ya da küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Tatlı yerine kuruyemiş, taze veya kuru meyve tüketiminin sindirimi kolaylaştırabileceğini ve kan şekerinin dengelenmesine katkı sağlayacağını belirtti. İçecek seçiminde gazlı ve şekerli içeceklerden kaçınarak su, ayran, sade maden suyu ve şekersiz bitki çaylarının tercih edilmesini öneren Arda, alkol tüketimi olacaksa bunun sınırlı tutulması ve yemekle birlikte alınması gerektiğini hatırlattı. Yılbaşı gecesi yapılan kaçamakların ertesi gün katı diyetlerle telafi edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arda, “Sağlıklı beslenme yasaklarla değil doğru tercihlerle sürdürülür. 1 Ocak sabahında yapılacak kısa bir yürüyüş ve bol su içmek, vücudu dengelemeye yardımcı olur” dedi. Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı sofralarında dengeli seçimlerle hem bedensel hem de ruhsal olarak iyi hissetmenin mümkün olduğunu belirtti.

İzmir’den Batman ve Gaziantep’e sağlık desteği Haber

İzmir’den Batman ve Gaziantep’e sağlık desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” kent sınırlarını aştı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenledi. BAŞKAN TUGAY’A TEŞEKKÜR Batman’daki atölye yeni kurulan İşitme Engelliler Derneği ev sahipliğinde BATSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BATSO) Abdulkadir Demir, “Her eğitimin insanlar üzerinde mutlak etkileri vardır. Bu da çok önemli bir eğitim. Sağır ve işitme engelli yurttaşlarımıza her alanda yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Bu çalışmada Batman’ı pilot il seçmelerinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve Sağırlar Federasyonu Başkanı’na teşekkür ediyorum” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda verilen eğitime, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Bülent Tekin de katıldı. Görme engelli Çelebi, eğitimlerden memnuniyet duyduklarını belirterek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkürlerini iletti. PAYLAŞARAK GÜÇLENİYORLAR İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel, işaret dili ve kadın sağlığı eğitmeni Özlem Özer ve işaret dili tercümanı Melek Uslular tarafından yaratıcı drama yöntemi kullanılarak düzenlenen atölyeler tüm gün sürdü. Atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.