Hava Durumu

#Bilinç

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Bilinç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilinç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde “Durmadan, Hatırlamaya Koşmak” sergisi Haber

Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde “Durmadan, Hatırlamaya Koşmak” sergisi

Antalya Muratpaşa Belediyesi, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde çağdaş sanatın hafıza, bilinçaltı ve mekan kavramlarını merkeze alan “Durmadan, Hatırlamaya Koşmak” sergisine ev sahipliği yapıyor. ANTALYA (İGFA) - Küratörlüğünü Şebnem Bahar’ın üstlendiği sergi, hafızayı sabit ve düzenli bir arşiv olarak değil, parçalanan, eksilen ve her seferinde yeniden kurulan bir süreç olarak ele alıyor. “Durmadan, Hatırlamaya Koşmak” sergisi, bireysel ve kolektif hafızanın katmanlarını görünür kılarak izleyiciyi “Hatırlamak gerçekten bir geri dönüş müdür, yoksa her seferinde yeniden kurulan bir eşik mi?” sorusuyla geçmiş ile bugün arasında düşünmeye davet ediyor. SANATÇILARDAN ‘HAFIZA’ YAKLAŞIMI Sergide yer alan sanatçılar, kişisel ve kolektif hafıza arasındaki geçirgen eşik üzerine üretimler sunuyor. Kardelen Semerci, kolajlarında parçalanmış imgeleri yeniden kurarak geçmişin sabitliğini sorgularken kırığın içinde oluşan anlamı görünür kılıyor. Gülden Ataman, yerleştirme, fotoğraf ve video çalışmalarında karşılaşma anları üzerinden bilinç ile bilinçdışı arasındaki geçişi araştırıyor. Ayşegül Yapar ise tekrar ve süre kavramları etrafında şekillenen üretimlerinde yüzeyi, bedensel hareketin ve hafızanın maddi izi olarak ele alıyor. Durmadan, Hatırlamaya Koşmak Sergisi, 6 Nisan Pazartesi gününe kadar ziyaretçiye açık olacak.

Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor Haber

Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor

Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, özellikle 50 yaş üstü bireylerin kolon kanseri taramalarını geciktirmemesi gerektiğini vurguladı. Kolonoskopi ile erken teşhisin yaşam şansını ciddi şekilde artırdığı belirtildi. ANKARA (İGFA) - Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, sessiz ilerleyen bu hastalıkta belirtileri beklemenin hayati risk oluşturduğunu söyledi. Polat, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin tarama programlarına vakit kaybetmeden katılması gerektiğini vurguladı. Polat, kolon kanserinin yıllar içinde geliştiğini belirterek, küçük bağırsak poliplerinin kontrol edilmediğinde kansere dönüşebileceğini belirterek, "Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Bu nedenle belirtileri beklemek yerine tarama yaptırmak hayati önem taşıyor.” diye konuştu. Kolon kanseri riskinin 50 yaş sonrasında belirgin şekilde arttığını ifade eden Polat, ailesinde kolon kanseri öyküsü olan bireylerin daha erken yaşta taramaya başlaması gerektiğini belirtti. Risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme, obezite, tütün ve alkol kullanımı gibi etkenler öne çıktığını ifade eden Polat, “İşlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur.” dedi. Türkiye’de kolorektal kanser, en sık görülen ilk beş kanser türü arasında yer alıyor ve vakaların yaklaşık yüzde 85’i 50 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü vurgulayan Polat, 50–70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranının bölgesel farklılıklarla birlikte yüzde 25–40 aralığında olduğunu ve bu oranın yetersiz kaldığını söyledi. Polat, toplumsal sorumluluk vurgusu yaparak, “50 yaş ve üzerindeki bireyler, herhangi bir belirtiyi beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kolonoskopi talebinde bulunmalı. Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır.” diye konuştu.

SGM’nin manevi farkındalık atölyeleri iftarda buluştu Haber

SGM’nin manevi farkındalık atölyeleri iftarda buluştu

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Gelişim Merkezi tarafından hayata geçirilen Manevi Farkındalık Atölyeleri, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında buluşturdu. Katılımcılar hem Kuranı Kerim’in anlam dünyasına yolculuk yaptı hem de kardeşlik sofralarında bir araya geldi. SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Gelişim Merkezi (SGM), kadınlara yönelik sosyal ve kültürel çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde başlatılan “Manevi Farkındalık Atölyesi”, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen anlamlı bir iftar programıyla katılımcılarını buluşturdu. Güzel ahlakı yaygınlaştırmak, toplumsal değerlerin önemine dikkat çekmek ve bireylerin manevi gelişimine katkı sunmak amacıyla başlatılan atölye kapsamında “Kuran’dan İnciler” başlığıyla tefsir dersleri gerçekleştirildi. Programda katılımcılar, Kuranı Kerim’in rehberliğinde ayetlerin anlam dünyasını birlikte müzakere etme fırsatı buldu. RAMAZAN AYININ İKLİMİNİ BİRLİKTE YAŞADILAR İftar sofrasında bir araya gelen katılımcılar, Ramazan ayının paylaşma, kardeşlik ve bereket iklimini birlikte yaşadı. Manevi atmosferin hakim olduğu buluşmada, ilmin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığı, aynı zamanda bilinç ve ahlak inşasının temel taşı olduğu vurgulandı.

Bursa'da Felsefe Söyleşileri 'zihin felsefesi' ile başladı Haber

Bursa'da Felsefe Söyleşileri 'zihin felsefesi' ile başladı

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Felsefe Kulübü'nün paydaşlığyla düzenlenen Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri 2025-2026 döneminin ilk toplantısında, Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Demircioğlu, “Zihin Felsefesi” başlığında bir sunum yaptı. BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen’in yönetiminde gerçekleşen söyleşide Doç. Dr. Demircioğlu, “Beyin zihin ilişkisinin bir gizem olduğunu ifade etti. Konuşmasına, felsefenin Aristotoles’in dediği gibi hayretle başladığını ifade ederek giren Doç. Dr. Demircioğlu, “Bir problemi fark etmeden yaşayabilirsiniz. Ancak felsefeci burada bir problem var der ve siz de onun üzerine düşünmeye başlarsınız” dedi. Doç. Dr. Demircioğlu, “Zihin sahibi olan varlık denilince; algılayan, hisseden ve düşünen varlıkların anlaşılır. Kayanın bir iç dünyası yoktur. İnsanın, köpeğin ise vardır. Bu anlamda iç dünyası olan varlıkların zihni olduğunu da ifade edebiliriz. Renk algısı ekşi tadı, satranç hamlesi üzerine düşünme, aşk gibi. Fiziksel deneyimlerin fenomenal bilinç deneyimi olarak adlandırılır. Bedenimizi bir madde olarak değerlendirirsek, bu maddenin içinde fenomenal bilinç deneyimleriyle içinde bir şeyler oluyor. Başka maddelerin böyle bir fenomenal bilinç hali yok. Neden? Ben neye sahibim ki fenomenal bilince sahibim? Beyin varlığının bunu açıklaması gerekir denilebilir. Bazıları burada bir problem yok diyor. Düşünce ve bilinç insan beyninin ürünleridir diyor Engels. Bir kesim için açık seçik ortada olan bir durum var. Bazı felsefeciler için ise hayret edilecek bir şey var.” diye konuştu. FELSEFECİNİN HAYRET ETTİĞİ ŞEY... Doç Dr. Erhan Demircioğlu, “İnsan beyni bir anlamında bir atom yumağı. Bir takım neronlar var ve ağlar kuruyorlar. Peki neden buradan bir bilinç çıksın. Felsefecinin hayret ettiği şey. Herhangi bir maddeden farkı olmayan bir beyinin bir zihin zenginliğini açıklayabilmesi” diyerek, “Bir beyine dışarıdan bakarak, bu bilinç sahibidir diyemeyiz. Bu gördüğümüz beyin maddesi, bizim kahve tadını algılamamızı sağlayamazmış gibi görünüyor. Beyni diğer organlardan ayıran şey ne? Beyni zihnin odağı diye görüyoruz. Böbreği görmüyoruz. İkisi arasındaki farklılıklar kahve tadını almamızdaki farkı neden yaratıyor. Beyin aslında bir et. Düşünen, hisseden ve aşık olan bir et parçası” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Demircioğlu, “Naom Chomsky, bazı şeyler problem, bazı şeyler bir gizemdir der. Bazı şeyleri çözmek için neleri keşfedersek çözeceğimizi bilirsek bu problemdir. Ancak bazı şeyleri çözmek için nelere ihtiyacımızın olduğunu bile bilmiyorsak bu bir gizemdir. Beyin zihin ilişkisi bu açıdan bir gizemdir. Eğer bir zihin sahibiysek, bu bir takım sahip olduğumuz özelliklerle açıklanabiliyor olması gerekiyor. Eğer açıklanamıyorsa ortada bir gizem vardır. Felsefeciler burada ayrılıyor. Birisi eleyici maddecilik, yanılsamacılık deniliyor. Biz zihin sahibi olduğumuzu düşünüyoruz aslında zihin sahibi değiliz diyor. Böylece problem ortadan kalkıyor" dedi. Söyleşi sonrası soruları da yanıtlayan Doç. Dr. Demircioğlu ve Prof. Dr. Becermen’e Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, geçmiş dönem BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanlarından Mehmet Arif Özer tarafından verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.