Hava Durumu

#Bursa Teknik Üniversitesi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Bursa Teknik Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Teknik Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUSAŞ uçakları için Bursa'dan üretiyorlar Haber

TUSAŞ uçakları için Bursa'dan üretiyorlar

BTÜ öğrencileri, TUSAŞ'a ait uçakların uçuş kontrol sistemlerini iyileştirme amacıyla yeni bir projeye girişti. TUSAŞ LIFT UP programının desteğiyle yürütülen bu çalışmada, öğrencilerin hedefi, uçuş verileri üzerine odaklanarak uçakların daha dengeli bir uçuş performansı elde etmelerini sağlamak. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencilerinin projeleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) LIFT UP programı tarafından desteklenmeye devam ediyor. Bu çerçevede BTÜ öğrencilerinin, “İnsansız Hava Araçları için Uçuş Verilerinden Aerodinamik Veritabanı Düzeltmesi ve Model Doğrulaması” adlı projeleri, TUSAŞ tarafından desteklenmeye layık görüldü. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi Alperen Burak Temiz'in liderlik ettiği, Emre Tunalı, Semih Dönmez, Tahir Can Kozan ve Yiğit Altun'dan oluşan ekip, Doç. Dr. Mehmet Onur Genç tarafından akademik olarak yönlendiriliyor. Projeye başlayan öğrenciler, çalışmaları sonuçlandığında havacılıkta "dijital ikiz" teknolojileri alanında önemli bir katkı sağlamayı hedefliyor. Sim-to-Real Gap (Simülasyondan Gerçeklik Açığı) adı verilen konuyla uğraşan BTÜ öğrencileri, bu problemi çözmeye yönelik "gerçek uçuş verileri" ve "sistem tanılama" yöntemleri kullanarak var olan simülasyon modellerini iyileştirecek. Böylelikle otonom sistemlerin güvenlik ve performansının doğrudan artırılması amaçlanıyor. UÇAKLARIN UÇUŞ KONTROL SİSTEMLERİ GELİŞTİRİLECEK Projeleri TUSAŞ tarafından onay gören öğrenciler, çalışmaları hakkında bilgi verdi. 10 ay sürecek olan proje kapsamında ekip, TUSAŞ'ın sağladığı uçuş verilerini optimize etmeye odaklanacaklarını belirtti. Öğrenciler, “Uçakların hücum açılarının bilgisayar ortamında simüle edilmesi her zaman gerçeği yansıtmayabiliyor. Bu projede, TUSAŞ uçaklarına ait verileri optimize ederek daha doğru ve gerçekçi sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz. Elde edilen bu verilerle uçuş kontrol sistemlerini geliştirerek, uçaklara daha stabil bir uçuş kabiliyeti kazandırmak istiyoruz” diye belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmede bulunan Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ öğrencilerinin savunma ve havacılık sanayi gibi stratejik alanlarda geliştirdikleri projelerin üniversitenin uygulama ağırlıklı eğitim sisteminin somut bir örneği olduğunu ifade etti. Öğrencilerin TUSAŞ LIFT UP gibi prestijli bir program kapsamında destek almasının büyük bir gurur kaynağı olduğuna dikkat çeken Rektör Çağlar, “Bu tür projeler, öğrencilerimize teorik bilgilerimizi gerçek mühendislik problemleri üzerinde uygulama şansı sunuyor. Gençlerimizin bu girişimi, ülkemizin havacılık teknolojilerine önemli katkılar sağlayacak niteliktedir. Öğrencilerimizi ve akademik danışmanımızı tebrik ediyorum” dedi.

Bursa Teknik Üniversitesi mezunları aynı çatıda buluştu Haber

Bursa Teknik Üniversitesi mezunları aynı çatıda buluştu

Bursa Teknik Üniversitesi mezunları, BTÜ çatısı altında bir araya geldi. Tüm dönemlerden mezunları yeniden bir araya getiren programda, mezunlar hem birbirleriyle hem de BTÜ ile olan bağlarını güçlendirdi. BURSA (İGFA) - Mimar Sinan Yerleşkesi’nde gerçekleşen mezunlar buluşmasına; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve mezunlar katıldı. İlk kez düzenlenen buluşmanın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ’nün mezun sayısının 7 bin 204’e ulaştığını belirtti. Bir üniversitenin marka değerini mezunlarının oluşturduğunu vurgulayan Rektör Çağlar, “Bizler; binalar, laboratuvarlar yapabiliriz; yeni teknolojilere yatırım yapabilir, projeler geliştirebiliriz. Ancak bir üniversitenin asıl değerini sınırların dışına taşıyan, ona itibar kazandıran, toplumdaki yerini belirleyen mezunlarıdır. Çünkü bir üniversite öğrencisiyle başlar ama mezunuyla hayata dokunur. En sürdürülebilir marka stratejisi, mezun odaklı üniversite modelidir” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN MEZUNLARA ÇAĞRI BTÜ’nün ulusal ve uluslararası başarılarından bahseden Rektör Çağlar, mezunlara şu çağrıda bulundu: “Siz yalnızca BTÜ’nün bir parçası değilsiniz; siz BTÜ’nün yaşayan yüzüsünüz. Gittiğiniz her yerde üniversitemizi temsil ediyorsunuz. Gelin BTÜ Mezunlar Ağı’nı daha da büyütelim. Birbirimize ilham verelim, birbirimizi güçlendirelim. Yeni mezunlara yol gösterelim, onlara destek olalım. Üniversitemizi sadece anılarımızla değil, katkılarımızla yaşatalım.” “BTÜ MEZUNU OLMAK ÖMÜRLÜK AİDİYETTİR” Kariyer Gelişimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUKAGEM) Müdürü Doç. Dr. Hasan Şahin ise “BTÜ mezunu olmak ömür boyu süren bir aidiyettir. Bugün burada sadece bir buluşma gerçekleştirmiyoruz. Bu kalabalığa baktığımda güçlü bir aile, güçlü bir gelecek ve güçlü bir üniversite görüyorum” dedi. Doç. Dr. Şahin, tescili BTÜ Kariyer Modeli hakkında da mezunlara bilgilendirmede bulundu. Açılış konuşmalarının ardından her fakülteyi temsilen bir mezun konuşma gerçekleştirdi. Mini bilgi yarışması ve çeşitli sürprizler ile devam eden program, kampüs gezisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Dijital bağımlılık yeni neslin en büyük tehdidi Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Dijital bağımlılık yeni neslin en büyük tehdidi

Ünlü psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, BTÜ Konuşmaları’nda yopay zekânın insan psikolojisi ve ailenin nasıl etkilendiğini anlattı, dijital bağımlılığın dünya çapında artan bir tehdit olduğuna dikkat çekti. “Yapay zekâ şuurlu bir şey değil, özellikle yanlış kullanılması durumunda gençler için ciddi bir tehlike oluşturabilir” diye ekledi. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi'nin organize ettiği BTÜ Konuşmaları’nın bu haftaki oturumuna Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan katıldı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen etkinlikte, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademisyenler ve pek çok öğrenci yer aldı. Prof. Dr. Gazanfer Anlı moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yapay Zekâ, Sosyal Medya ve Bağımlılık Döngüsü” etkinliğinde Tarhan, yapay zekâ mühendisliği, dijital bağımlılıklar, kültürel dönüşüm ve aile yapısının geleceği hakkında kapsamlı değerlendirmeler paylaştı. Yapay zekânın insanlık tarihinde önemli bir dönüm noktası yarattığını belirten Tarhan, “Matbaanın icadı tarihi nasıl değiştirdiyse, yapay zekâ da benzeri bir değişim sağlayacak” dedi. Ancak teknolojinin bilinçsiz kullanımı durumunda tehlikelerin büyüdüğünü belirten Tarhan, yapay zekânın “bilinç” sahibi olmadığını vurguladı: “Yapay zekâ insandan çok şey biliyor olabilir ama insan olarak varsayılmamalı. Onu bir ebeveyn gibi görürseniz sizi yönetir, liderliği siz üstlenirseniz size hizmet edebilir.” Yanlış kullanımın özellikle ruhsal hassasiyeti olan kişilerde sorunlara yol açabileceğini dile getiren Tarhan, yapay zekâya sorgusuz sualsiz bağlanmanın riskleri artırdığını ifade etti: “Kullanıcı bilinci gerekiyor.” ERGENLİK ÖNCESİ DİKKAT ÇAĞRISI Bilinç gelişimi henüz tamamlanmamış çocukların yapay zekâ ile fazla vakit geçirmelerinde halüsinasyon benzeri deneyimler yaşadıklarının altını çizen Tarhan, “Özellikle 13 yaş altındaki çocukların ekran karşısında geçirdiği süre sınırlandırılmalı. Aileler kesinlikle gözetim sağlamalı; haftada bir gün dijital detoks ailece yapılmalı” tavsiyesinde bulundu. Dijital bağımlılığı, madde ve kumar bağımlılığıyla aynı beyinsel mekanizmayı tetiklediğini belirten Tarhan, dopamin temelli haz arayışının bireyleri yalnızlaştırdığına işaret etti: “Haz duygusu arttıkça yaşam amacı zayıflıyor; bencillik, mutsuzluk ve aile yapısındaki çöküş çoğalıyor. Dünya genelinde ilk beş yılda boşanmalar artıyor, tek ebeveynli aileler çoğalıyor. Bu tablo küresel bir tehdit unsuru.” Toplumları zayıflatmanın kültürel ve psikolojik müdahalelerle başladığını ifade eden Tarhan, “Zihinsel dönüşüm olmaksızın sosyal dönüşüm olamaz. Aile yapımızı korumalıyız” diye konuştu. “YAPAY ZEKÂ TERAPİST OLAMAZ” Yapay zekâ destekli terapi konularına da değinen Tarhan, “Terapinin özü bilgi değil, kişiye gerekli olan doğru bilgiyi seçmektir. Yapay zekâ, şuurlu bir varlık olmadığından teşhis koyamaz, tedavi yapamaz. Terapist olamaz ancak terapiste yardımcı bir araç olarak hizmet verebilir” düşüncelerini paylaştı. Program, öğrencilerin soruları ile devam edip, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Tarhan’a teşekkür plaketi sunması ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

Bursalı bilim insanlarından aftlara doğal çözüm! Haber

Bursalı bilim insanlarından aftlara doğal çözüm!

Bursa Teknik Üniversitesi bilim insanları, aft tedavisine yeni bir alternatif getiriyor. İnsan ağzı hücrelerinden elde edilen hidrojel yeni malzeme tasarımı sayesinde ağızdaki aftlar, lokal uygulama ile tedavi edilecek. Malzemenin diğer yöntemlere göre çok daha etkili olması ve hemen sonuç vermesi hedefleniyor. BURSA (İGFA) - BTÜ’nün, “Ağız Ülserlerinin Tedavisine Yönelik, Biyouyumlu Polimer Tabanlı, Hücre Kültüründen Elde Edilen Hücresizleştirilmiş Ekstraselüler Matriks ve Antioksidan Destekli Hidrojel Yama Geliştirilmesi” başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Çalışmanın yürütücülüğünü, YÖK Doktora Sonrası Araştırmacı İstihdamı (DOSAİ) programı kapsamında BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nde görev yapan Dr. Halime Serinçay üstlendi. Projede, Biyomühendislik Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Gökçe Taner, Dr. Öğretim Üyesi Münevver Müge Çağal ve Araştırma Görevlisi Kübra Bezir araştırmacı, yüksek lisans öğrencisi Hilal Akar ise bursiyer olarak yer alıyor. YENİ MALZEME KISA VE ETKİLİ TEDAVİ SAĞLAYACAK Toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde görülen ağız aftlarının tedavisine yönelik çalışma ile ağız ülserlerinin (aft) lokal tedavisinde kullanılmak üzere insan vücuduyla uyumlu, yapışkan, antioksidan, mikropları öldüren ve yenileyici özelliklere sahip hidrojel temelli bir yama sistemi geliştirilmesi hedefleniyor. Aftların tekrarladığını ve kişinin yaşam kalitesini düşürmesi nedeniyle kısa sürede tedavisinin önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Halime Serinçay, çalışma kapsamında aftların kısa ve etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlayacak malzemeyi üreteceklerini söyledi. Yürütücü Serinçay, insanın ağız hücrelerinden elde edilen hücresizleştirilmiş dokularla elde edilecek olan biyofonksiyonelhidrojelin doğal doku ortamını taklit ederek iyileşmeyi destekleyeceğini dile getirdi. Dr. Halime Serinçay, “Ayrıca son yıllarda etkileri ile dikkat çeken, yüksek antioksidan kapasitesiyle bilinen aronya meyvesi ekstraktı, lezyon bölgesinde oksidatif stresi azaltmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla formülasyona dâhil edilecektir” dedi. PİYASADAKİ ÜRÜNLERİN ETKİSİ DÜŞÜK Dr. Halime Serinçay, aft tedavisinde yaygın olarak kullanılan sprey, gargara, solüsyon ve jel formlarının ağız içi uygulamalarda çeşitli dezavantajları olduğunu belirtti. Serinçay, “Ağız boşluğunun sürekli nemli ve hareketli yapısı nedeniyle sıvı formlar lezyon bölgesinde uzun süre tutunamamakta, bu da etkin maddenin etkisini azaltmaktadır. Jel formlar ise daha iyi tutunma sağlasa da, tükürükle seyrelerek genellikle 2–3 saat içinde ortamdan uzaklaşmaktadır. Bu nedenle, yapışma kapasitesi yeterli, kaygan yüzeye karşı dayanıklı ve etkili bir formülasyon geliştirilmesinin önemli bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir” diye konuştu. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin BTÜ’nün bilimsel üretkenliğini yansıttığını belirterek, “Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilen bu nitelikli çalışma, hem sağlık alanında önemli bir ihtiyaca çözüm sunmayı hem de yerli ve yenilikçi ürün geliştirmeyi hedefliyor. Araştırmacılarımızı bu başarılarından dolayı tebrik ediyor, bu tür projelerin destekçisi olmaya devam edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. BTÜ olarak toplumun yaşam kalitesini artıracak çalışmalara öncülük etmekten gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

BTÜ’den Karadeniz’e sürdürülebilirlik adımı Haber

BTÜ’den Karadeniz’e sürdürülebilirlik adımı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Karadeniz Ekonomik İşbirliği ülkelerinin limanlarını sürdürülebilirlik açısından değerlendireceği önemli bir projeye başlıyor. BURSA (İGFA) - BTÜ’nün, “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)” başlıklı projesi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından kabul edildi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışmanın yürütücülüğünü, Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor. Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında ise Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. DENİZCİLİK ALANI İÇİN BİLİMSEL POLİTİKA OLUŞTURULACAK Uluslararası çoklu iş birliği niteliğindeki proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen 3 ülkeden, 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme, yeşil dönüşüm gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek bu proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. REKTÖR ÇAĞLAR: PROJE MAVİ EKONOMİYE KATKI SUNACAK Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’den kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan bu çalışmanın yürütücüsü olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Alanında öncü nitelik taşıyan bu proje, sürdürülebilir denizcilik ve mavi ekonomi alanında uluslararası ölçekte katkı sunacak önemli bir adımdır. Proje ekibinde yer alan tüm değerli akademisyenlerimizi ve paydaş kurumlarımızı içtenlikle tebrik ediyor, bu başarıların üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve bilimsel üretkenliğine katkı sağlamasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa Gürsu'dan istihdama akademik destek Haber

Bursa Gürsu'dan istihdama akademik destek

Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamını desteklemek üzere iş birliği yapıyor. BTÜ’nün akademik birikimi ve Gürsu Belediyesi’nin yerel yönetim gücüyle; istihdam, girişimcilik ve mesleki gelişim alanlarında örnek çalışmalara imza atılacak. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi arasında “Kadın ve Genç İstihdamın Beceri Ve Girişimcilik Odaklı Desteklenmesi Protokolü” imzalandı. BTÜ ev sahipliğinde, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık tarafından imzalanan protokolle, kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamı desteklenecek. Gürsu Belediyesi bünyesinde “Kollektif Kariyer Merkezi” tarafından yürütülecek olan çalışmalarda BTÜ de yer alacak. Bu kapsamda BTÜ, gençleri beceri ve girişimcilik odaklı destekleyecek, ulusal ve uluslararası projelerde paydaş olarak gençlere yer verecek. Firmalar üzerinde yapılacak anket ve sektörel fizibilite çalışmalarına altyapı ve personel desteği sağlayacak. Yeni mezun gençlerin istihdam taleplerini Kollektif Kariyer Merkezi’ne yönlendirecek. Protokol imza töreninde konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerin sadece akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumun kalkınmasına katkı sunan dinamik yapılar olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların istihdamına yönelik bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak, bilgi birikimimiz ve akademik insan kaynağımızla bu sürecin aktif bir paydaşı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Girişimcilik, beceri geliştirme ve sektörel analizler yoluyla gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmayı, toplumsal katkıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz.” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş gücüne olan talebin değiştiğini belirterek, “Gürsu Belediyesi olarak, meslek sahibi olamamış bireyleri, yeni mezunları, kadınları ve engelli vatandaşlarımızı iş gücü piyasasına entegre etmek amacıyla Kollektif Kariyer Merkezi’ni kurduk. BTÜ’nün de desteğiyle vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunacağız. Özellikle kadınlar ve gençlerin farkındalığını artırmayı, mesleki eğitimlerle nitelikli iş gücü sağlamayı ve mentörlük faaliyetleriyle sürdürülebilir gelişimi hedefliyoruz” dedi.

BTÜ öncülüğünde kimyasalların insan ve doğaya zararları ele alınacak Haber

BTÜ öncülüğünde kimyasalların insan ve doğaya zararları ele alınacak

Alanında dünyanın en saygın etkinliklerinden biri olan DIOXIN Sempozyumu bu yıl BTÜ öncülüğünde düzenlenecek. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek "45. Halojenli Kalıcı Organik Kirleticiler Üzerine Uluslararası Sempozyumu (DIOXIN2025)” Bursa Teknik Üniversitesi yürütücülüğünde organize edilecek. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) yürütücülüğünde, TÜBİTAK 2223-C desteğiyle "45. Halojenli Kalıcı Organik Kirleticiler Üzerine Uluslararası Sempozyumu (DIOXIN2025)” düzenlenecek. 1–6 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan sempozyum, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek. Bu prestijli bilimsel etkinlik, çevre ve insan sağlığı açısından büyük risk taşıyan halojenli kalıcı organik kirleticiler konusunda uluslararası bilim insanlarını bir araya getirecek. Sempozyumun başkanlığını, BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Perihan Binnur Kurt Karakuş üstlenecek. 1980 yılından bu yana her yıl farklı bir ülkede düzenlenen ve alanında dünyanın en saygın etkinliklerinden biri olarak kabul edilen DIOXIN Sempozyumu, bu yıl 45 ülkeden 400’ün üzerinde katılımcı ve çok sayıda uluslararası firma ile yapılacak. TÜRKİYE’NİN ÇEVRE ALANINDA BİRİKİMİ TANITILACAK Prof. Dr. Kurt Karakuş, Türkiye’nin 2012 yılında yaptığı adaylık başvurusunun ardından, uluslararası tavsiye kurulu tarafından 2025 yılı için ev sahipliğine layık görüldüğünü belirtti. Etkinliğin, Türkiye’nin çevre bilimleri alanındaki bilimsel birikimini uluslararası arenada tanıtmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. DIOXIN2025 kapsamında; çevrede uzun süre kalabilen toksik kimyasalların doğaya ve insan sağlığına etkileri, halojenli kalıcı organik kirleticilerin tespiti ve analiz yöntemleri, temizleme, arıtma ve azaltım stratejileri ve uluslararası mevzuatlar, düzenlemeler ve çevre politikaları gibi konu başlıklarıyla alakalı bilimsel sunumlar ve oturumlar gerçekleştirilecek. Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak bu uluslararası organizasyon, çevre ve halk sağlığı alanlarında çalışan akademisyenler, araştırmacılar, karar vericiler ve özel sektör temsilcileri için büyük önem taşıyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, sempozyumun Türkiye’de ve özellikle Bursa Teknik Üniversitesi yürütücülüğünde TÜBİTAK desteğiyle gerçekleştirilecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “DIOXIN2025 gibi uluslararası düzeyde prestije sahip bir etkinliğin üniversitemiz öncülüğünde düzenlenmesi, hem ülkemiz hem de kurumumuz adına büyük bir gurur kaynağıdır. Çevre sorunlarının küresel ölçekte tartışılacağı bu sempozyum, bilimsel iş birliklerini güçlendirecek, araştırma kapasitemizi artıracak ve çevre politikalarına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

BTÜ’den katı atık sorununa bilimsel çözüm Haber

BTÜ’den katı atık sorununa bilimsel çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi bilim insanları, şehirlerin en büyük çevre sorunlarından biri olan katı atıkların toplanması, işlenmesi ve bertarafı için yeni bir çalışmayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Proje kapsamında; atık yönetiminde hem çevreye en az zarar veren hem de en ekonomik yöntemi tespit edecek özel bir matematiksel model geliştirilerek, yerel yöntemlere yeni seçenekler sunulacak. BURSA (İGFA) - “Kentsel Katı Atık Yönetiminin Uzun Dönemli Planlanması İçin Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Tabanlı Bir Çevresel Etki Optimizasyonu Modelinin Geliştirilmesi” isimli proje TÜBİTAK-1001 desteği de almaya hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Kemal Korucu üstleniyor. 24 ay sürecek projede, Bursa Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Küçükoğlu ve Bursa Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Tuba Arıdil Ayten araştırmacı olarak görev alıyor. Şehirlerde toplanan atıkların işlenmesi ve bertarafını, ekonomik ve doğa dostu yöntemlerle çözecek olan proje kapsamında geliştirilecek model, şehirlerdeki çöp toplama, taşıma, işleme ve bertaraf süreçleri için tüm olasılıkları aynı anda değerlendirerek, en uygun yöntemi ortaya koyacak. Böylece belediyeler, en az maliyetli ve çevreye en az zararlı atık yönetimi seçeneğini kolaylıkla görebilecek. Günümüzde kullanılan katı atık yönetim modellerinin sadece sınırlı sayıda seçenek üzerinde çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Kemal Korucu, “Bu da çoğu zaman en doğru kararı vermeyi imkânsız hale getiriyor. Yeni geliştirilecek model ise binlerce olasılığı aynı anda ele alabilecek ve karar vericilere çok daha geniş ve sağlıklı bir değerlendirme alanı sunacak. Katı atıkların yönetimi sadece teknik bir süreç değil; aynı zamanda çok yönlü bir karar verme problemidir. Biz bu projeyle, karar aşamasında bile büyük ekonomik ve çevresel kayıpların önüne geçmeyi hedefliyoruz. Geliştireceğimiz model, yerel yönetimlere büyük kolaylık sağlayacak” dedi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Korucu, “Büyükşehirlerde ortaya çıkan devasa çöp problemlerini çözebilecek kapasitede bir yazılım ve model yapısı oluşturacağız. Böylece hem yerel yönetimlerin doğru kararlar alması kolaylaşacak, hem de uzun vadede doğaya verilen zararlar ve kamu bütçesindeki kayıplar minimuma indirilecek” diye konuştu. Projenin en önemli farkının, “Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yaklaşımının temel alınması olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Korucu, “Bu yaklaşım sayesinde, bir atık toplama veya bertaraf sürecinin çevreye olan etkisi sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek hesaplanacak” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.