Hava Durumu

#Büyük

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Büyük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz Haber

Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10. Millî İrade İftarı programında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen 10. Millî İrade İftarı programına katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlarken, geleneksel iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşları olmak üzere millet, coğrafya ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Gönüllü teşekküllerin temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti. Millî İrade Platformu'nun tüm üyelerinin Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, Türkiye'de ve dünyanın farklı köşelerinde yapılan hayır ve hasenatın kabul olmasını Allah'tan niyaz etti. Platform üyelerinin Kadir Gecesi'ni de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı'nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten amin diyeceğinize inanıyorum. 'Devamı devlet, nasibi cennet, bekayı iman, rızayı Rahman' Cenabı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, sıratı müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruzi mahşerde de Peygamber Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. "İSLAM COĞRAFYASININ BU MÜBAREK GÜNLERDE ACIYLA GÖZYAŞIYLA ANILMASI BİZLERİ MÜTEESSİR EDİYOR" Ramazanın barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla gözyaşıyla çatışmalarla savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor." Türkiye'nin komşusu İran'dan Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye kadar coğrafyanın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıya kalındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Çocukların, çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın -soruyorum- tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, birçok ülkede yaşanan zulme dünyanın sessiz ve duyarsız kaldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa'da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimlerin kimi zaman baskıya kimi zaman şantaja boyun eğdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler, İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi, tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz." "SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN'İ UNUTMUYORUZ" Bugün Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşinin, gönül ve kültür coğrafyasının her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Arakan'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmî kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki kardeşleri başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlinde olduklarının altını çizerek, "Millî İrade Platformu öncülüğünde 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız" diye konuştu. Şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Millî İrade Platformu'nu tebrik ederek, "Cenabı Allah sizlerden razı olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece mazlum ve müstazafların değil yaklaşık 13 yıldır millî iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum, teşekkür ediyorum. 100'ü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bünyanun mersus hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah'ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık. İnşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz." "MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliği güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bakınız, biz hükûmet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye'nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu. Uzun ince bir yola revan olduklarını, uzun soluklu bir mücadele için kollarını sıvadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm çabamız, Üstat Necip Fazıl'ın 'İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan. Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan" dediği mukaddes ve muazzez davamızın muzaffer olması içindir" ifadelerini kullandı. "DAHA ÇEVİK, ATILGAN OLMAMIZ GEREKEN YENİ BİR DÖNEME GİDİYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum, tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme gidiyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstat'ın ifadesiyle 'Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik yetiştirmektir' Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak, bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek, nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak, işte o zaman görevimizi layıkıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir." Sivil toplum kuruluşlarından gençlere sahip çıkmalarını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenabı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. İftar sofrasında ekmeklerini paylaşanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.

Üreticilere incir fidanı desteği Haber

Üreticilere incir fidanı desteği

“Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak" ilkesiyle kırsal kalkınmaya desteklerini sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Havranlı üreticilere yüzde 100 hibeli incir fidanı desteği sağladı. BALIKESİR (İGFA) - Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tarımda Balıkesir Modeli’ni geliştirmek amacıyla hayata geçirilen “20 ilçede 20 ürün" projesi kapsamında Havran’da düzenlenen “İncir Fidanı Dağıtım Törenine" katıldı. Havran Tekke Mahallesi Millet Parkı’nda düzenlenen törene Akın’ın yanı sıra Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, üreticiler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir gibi bereketli topraklarda fakir çiftçileri olmayacağını söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 20 ilçeye eşit hizmet götürdüklerini belirtirken, “Biz, Kuvayımilliyeciyiz. Milli birliğe ve beraberliğe inanan vatanseverleriz. Memleketimizi seviyoruz, memleketimize aşığız. Onun için de hiçbir bahane üretmeden, gece gündüz demeden, ayrım yapmadan çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Bu topraklar zengin topraklar. “Zengin toprakların fakir çiftçileri olmayacak’ diye bir sözüm var. Bunun için çalışıyoruz. Köylerimizin de boş kalmaması için, gençlerimizin kırsalı bırakıp gitmemesi için çok büyük bir çabamız var. İncir fidanı dağıtımımızla her ilçemizde güçlü olan ürünü büyütmek ve bu konuda kırsal kalkınmayı daha da büyütmek için mücadele ediyoruz." diye konuştu. ÜRETİCİYE YÜZDE 100 HİBELİ İNCİR FİDANI DESTEĞİ Havran’ın yalnızca Balıkesir’in değil, Türkiye’nin de önemli noktalarından bir tanesi olduğunu dile getiren Akın, “Havran Siyah İnciri, kalitesi ve aromasıyla ülkemizde çok özel bir yere sahip. Bunun yanı sıra Sarı Dizilik ve Kara Dizilik gibi yerel incir çeşitleriyle de ön plana çıkmış bir ilçemizdir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu kırsal kalkınmayı destekleme programımızda incir fidanlarımızı yüzde 100 hibe ile teslim ediyoruz. Havran İnciri, bu toprakların üretim kültürünün en kıymetli miraslarından biridir. Biz de emanete sahip çıkan evlatlar olarak, hep beraber burada elimizi taşın altına koyduk. Birlik ve beraberlik içerisinde bu adımı attık. Bunu üreteceğiz ama bu ürüne satın alma garantisi de veriyoruz. Çiftçimizi de yalnız bırakmıyoruz. İstiyoruz ki üreticimiz alın terinin karşılığını alsın, sofrasındaki ekmek büyüsün. Bizler çiftçimizin bereketini artırmak için bir aradayız." şeklinde konuştu. “ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR ÇİFTÇİLERİ OLMAYACAK" “Üretemeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur" diyen Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tarımda üreticinin gelir artışını yükseltmek hem çiftçimizin hevesini artırıyor hem de gelecek nesilleri özendiriyor. Üretim gücünü kaybeden toplumlar geleceğe güçlü yürüyemezler. Biz, çiftçimizin emeğini karşılıksız bırakmayacağımıza ant içtik. Onun için hep birlikte çalışıyoruz. İthal ürünlerdense kendi ürünlerimizi, yerel ürünlerimizi farklı bir noktaya taşıyoruz. Bu ürünlerimizi diğer ilçelerimizden de alıyoruz, bunları katma değeri yüksek hale getiriyoruz. Tarım sektörünün geleceğini kendine dert edinen herkesle birlikte ortak hareket ediyoruz. Bizler 20 belediye başkanımızla birlikte, Büyükşehir Belediyemizle beraber bu memlekette, bu zengin toprakların fakir çiftçileri olmasına asla izin vermeyeceğiz hemşehrilerim." “ERSOY: “EL ELE GÜZEL PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ" Havran’da verimli projeleri hayata geçirdiği için Başkan Akın’a teşekkür eden Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, “Havranlı olmaktan ve Havran’da yaşamaktan çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Havranlılarla her zaman iç içe ve onlara hizmet noktasında ilçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlıklarımızla birlikte hizmet etmekten çok büyük bahtiyar olduğumu her daim söylüyorum. Havran, tarihi ve kültürünün yanı sıra tarımsal potansiyeliyle de Balıkesir’i doyuran ilçelerden biridir. Tarımsal üretimiyle bereketli toprakların olduğu bir ilçedir. Önümüzdeki günlerde daha güzel projelerle el ele vererek ilçemizin tarımsal potansiyelinin artması için çiftçilerimize desteklerimizi sağlayacağız." dedi.

Azerbaycan-Türkiye işbirliğinde yeni bir medya geliyor! Haber

Azerbaycan-Türkiye işbirliğinde yeni bir medya geliyor!

MÜSİAD Azerbaycan ve Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilciliğinin ortak girişimiyle BİZNESTÜRK TV ismiyle yeni medya projesi hayata geçiriliyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Azerbaycan ve Türkiye iş dünyası arasındaki ilişkiler yeni stratejik bir döneme giriyor. MÜSİAD Azerbaycan ve Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilciliğinin ortak girişimiyle BİZNESTÜRK TV ismiyle yeni medya projesi hayata geçiriliyor. İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi, iş dünyası diplomasisinin güçlendirilmesi ve Türkiye şirketlerinin Azerbaycan’daki başarılarının dünyaya tanıtılmasını hedefleyen büyük çaplı medya projesi bu anlamda dikkat çeken bir platformaya dönüşecek. Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilciliği və MÜSİAD Azerbaycan’ın desteğiyle baş tutan proje kapsamında Azerbaycan’da başarılı çalışmaları ile ön plana çıkan Türk iş adamlarının iş ve hayat tecrübeleri geniş kitlelere sunulacak. Bu proje için yeni bir YouTube kanalı olan BIZNESTÜRK TV yayın hayatına başlayacak. Bu girişim yalnızca iş dünyası ile sınırlı kalmayacak, kültürel ve sosyal entegrasyona da katkı sağlayacak. Proje ayrıca Türkiye ile Azerbaycan arasında güçlenen ekonomik dostluğun medya arşivi niteliği taşıyacak. Projeyi Azerbaycan’ın en büyük medya platformalarından biri olan Modern Media Group hayata geçirecek.

Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nde kazananlar belli oldu Haber

Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nde kazananlar belli oldu

2025 yılını Rıfat Ilgaz’a Nilüfer Belediyesi’nin bu çerçevede düzenlediği “Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü”nde kazananlar belli oldu. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediyesi’nin 2025 Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü”nde kazananlar açıklandı. Her yarışmacının iki öyküyle katıldığı yarışmaya bu yıl büyük ilgi oldu. 131 yarışmacının toplam 262 öyküyle yer aldığı yarışmada, ödüle değer görülen eserler, yapılan değerlendirmeler sonucu belirlendi. Bu yıl öykü yarışmasında büyük ödül 10 bin TL, mansiyon ödülleri ise 5 bin TL olarak açıklandı. Burcu Aktaş, Turgay Fişekçi, Nalan Karagöz, Nahit Kayabaşı, Figen Şakacı’dan oluşan yarışmanın seçici kurulu, değerlendirme sonucunda; “Canlı bir öykü atmosferi yaratması, diyaloglarının doğallığı ve ele aldığı temayı öykü formunda başarıyla işlemesi” gerekçesiyle Adalet Temürtürkan’ın “Bilmediğim Dağların Ardındaki Bahçe” başlıklı öyküsü “Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü” yarışmasında büyük ödüle değer bulundu. Ayrıca; Derya Atsan, Tuğba Yalçın, Yakup Cemel, Anıl Çetinel Örselli, Özlem Oral Gürdal mansiyon ödülüne, İnci Gürbüzatik, Gülnar Kandeyer, Ali Çağlar Kale, Nihal Aksoy, Mürşide Göven, Zeliha Tamer Uçar, Berk Kaya, Emin Mete Öztürk, Handan Saatçıoğlu Gürses, Gencay Çubuk, R.Nur Aktaş Engin, Hakan Akar, Ebru Nisa Gürbüz, Güner Arslan’ın öyküleri de hazırlanacak kitapta yayınlanmaya değer bulundu. Ödüller Aralık ayında yapılacak Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz Sempozyumu kapsamında sahiplerine verilecek.

Ankara Keçiören'de Sivas günleri başladı Haber

Ankara Keçiören'de Sivas günleri başladı

Ankara Sivaslı Dernekler Federasyonu (ASİDEF) tarafından Keçiören Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl altıncısı düzenlenen “Anadolu’ya Açılan Kapı Sivas Günleri” Keçiören Fatih Stadı’nda başladı. 23-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek etkinlikte, Sivas’ın kültürel değerleri ve yöresel lezzetleri Ankaralılarla buluşacak. ANKARA (İGFA) - Anadolu’ya Açılan Kapı Sivas Günleri programı düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Açılış törenine, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, önceki dönem Sivas Milletvekili Selami Uzun, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, ASİDEF Başkanı Maksut Yücegöğ, Sivas’ın çeşitli ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katılırken; protokol heyetini Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan adına Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Dr. Atila Zorlu, Celal Biçer ve Selçuk Karadağ karşıladı. Programda katılımcılara hitaben konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Sivaslıların dayanışma kültürüne dikkat çekerek şunları söyledi: “ASİDEF ve tüm dernek başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Sivaslılar, dernekçilikte Türkiye’ye örnek olmuştur. Bu tür etkinliklerle tek amaçları Sivas’ı tanıtmak, kültürünü yaşatmak ve hemşehrilerine destek olmaktır. Hepimize düşen görev, Sivas’a ve Sivaslılara sahip çıkmaktır.” “SİVASLILARI AĞIRLAMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ” Etkinlik için yoğun bir hazırlık süreci yürüttüklerini belirten Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Atila Zorlu, “Öncelikle tüm hemşehrilerimize Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’ın selamlarını iletiyorum. Başkanımız, Sivas kültürünü Keçiören’de en iyi şekilde yaşatmak için büyük bir heyecanla çalıştı. Yiğitliğiyle anılan Sivaslı hemşehrilerimizi burada ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. Önceki Dönem Sivas Milletvekili Selami Uzun ise bu tür kapsamlı bir organizasyon için büyük bir emek gerektiğini belirterek, “Böylesine büyük bir etkinliği hayata geçirmek kolay değil. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Hem ASİDEF’e hem de Keçiören Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” diye konuştu. CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım da yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Cumhuriyetimizin mihenk taşı Sivaslı hemşehrilerimizle bir arada olmaktan gurur duyuyoruz. Dayanışma ve kardeşlik hukukunu ülkemizin her yerinde sürdüreceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı. ASİDEF Başkanı Maksut Yücegöğ de etkinliğin düzenlenmesine katkı sunan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkürlerini ileterek şunları söyledi: “Cumhuriyetin temellerinin atıldığı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı 108 gün misafir eden sultan şehrimiz Sivas’ı tanıtmak için buradayız. Bu yıl Sivas Günleri’ni Ankara’nın incisi Keçiören’de düzenliyoruz. Desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyor, tüm vatandaşlarımızı etkinliğimize bekliyoruz.” SİVAS KÜLTÜRÜ KEÇİÖREN’E TAŞINDI Protokol üyeleri, yaptıkları konuşmaların ardından etkinlik alanını ve kurulan stantları gezerek Sivas kültürüne yakından şahit oldu. Vatandaşların da ziyaretine açılan etkinlik alanında Sivas’ın yöresel lezzetleri, el sanatları ve tanıtım stantları büyük ilgi gördü. Halk oyunları gösterileri renkli görüntülere sahne olurken, Sivas’tan getirilen Kangal köpekleri ve koyunlar da ziyaretçilerin sevgi gösterileriyle karşılandı. Katılımcılara, Türk Patent ve Marka Koruma Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmiş olan, Sivas'ın Altınyayla ilçesine özgü damak lezzeti 'Tonus köftesi' ikram edildi.

Kartepe Kent Meydanı Camii’nde sona doğru Haber

Kartepe Kent Meydanı Camii’nde sona doğru

Kartepe’nin en büyük camisi olarak inşa edilen Kent Meydanı Camii’nde çalışmalarda sona gelindi. Başkan Büyükakın da inşaat alanında incelemeler yaptı, “Ekiplerimiz yoğun bir çalışma içerisinde” dedi. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kent genelinde yapımı süren projeleri incelemeye devam ediyor. Başkan Büyükakın, Kartepe’nin en büyük camisi olacak Kartepe Kent Meydanı Camii inşaatında incelemelerde bulundu. Büyükşehir Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve AK Parti İlçe Başkanı Murat Yılmaz’ın da eşlik ettiği gezide Başkan Büyükakın, proje sorumlularından son durum hakkında detaylı bilgiler aldı. Ayrıca, yapılan çalışmaları ve planlanan aşamaları değerlendirdi. Kartepe Kent Meydanı Camii inşaatında sona gelindiğini vurgulayan Başkan Tahir Büyükakın, “Ekiplerimiz, yoğun bir çalışma içerisinde. Çalışmalar bitmek üzere. Son olarak ses sistemlerinin montajı yapıldı. Aydınlatma, havalandırma ve yangın sistemlerinin montajları tamamlandı. Önümüzdeki hafta halıların serilmesi işleri yapılacak. Amacımız, en kısa sürede Kartepe’yi bu güzel cami ile buluşturmak. Tamamlandığında, Kartepemiz güzel bir ibadethaneye kavuşacak” dedi. SADECE BİR CAMİ DEĞİL Başkan Büyükakın, caminin sadece ibadet mekanı olarak değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlere de ev sahipliği yapacak şekilde planlandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Cami bünyesinde yer alacak derslikler, kütüphane ve çok amaçlı salonlarla dini ve eğitsel faaliyetler desteklenecek. Derslik ve sosyal alanlarla çocukların ve gençlerin dini eğitimlerini modern şartlarda alabilmeleri sağlanacak. Zemin kattaki geniş ibadet alanı da cemaatin rahatça ibadet edebilmesine olanak tanıyacak." Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Kartepe Kent Meydanı Camii’nde, tamamlandığında 3 bin kişi aynı anda ibadet edebilecek. 30 bin metrekarelik alanda yükselen camide ibadet alanının dışında çok amaçlı salon, kütüphane, derslikler, şadırvan ve tuvaletler, iki adet asansör ve yağmur suyu geri kazanım sistemi bulunuyor. Bodrum katı, zemin katı, mahfil katı olmak üzere üç kattan oluşan Kartepe Kent Meydanı Camii inşaatı modern mimarisiyle dikkat çekiyor.

Gazeteci Çelik Türkiye'nin konumunu DEÜ'de değerlendirdi Haber

Gazeteci Çelik Türkiye'nin konumunu DEÜ'de değerlendirdi

DEÜ Talks” etkinliği kapsamında gazeteci, televizyon ve radyo programcısı Hakan Çelik, “Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Konumu” başlıklı söyleşide öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi. Çelik, Gazze’deki insanlık dramından medyanın dönüşümüne dikkati çekti. İZMİR (İGFA) - DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü iletişimci, yazar-şair ve çevirmen Atakan Yavuz üstlendi. Programı; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz ve Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener, akademik-idari yöneticiler, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. REKTÖR YILMAZ: HER FAKÜLTEMİZ BAŞIMIZIN TACI Etkinliğin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, DEÜ’nün Türkiye’nin köklü araştırma üniversitelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Dokuz Eylül Üniversitesi, büyük bir araştırma üniversitesi; 60 binden fazla öğrencimiz var. 18 fakültemiz, 10 enstitümüz, 7 yüksekokulumuz ve 1 konservatuvarımızla komple bir üniversiteyiz. Fakültelerimizin her biri bizim göz bebeğimiz, başımızın tacıdır. Üniversitemizi ben hep Selçuklu kartalına benzetirim. Fen bilimleri ile mühendislik bilimlerini ise bu kartalın kanatlarına… Sosyal bilimler ise bizim istikametimiz, yönümüz. O bakımdan tüm fakültelerimizin varlığı bizim için çok çok kıymetli. Hiçbiri bir diğerinden daha az önemli değil” ifadelerini kullandı. Konuşmasına DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz’ın kısa süre önce Barselona’da Avrupa Bilimler Akademisi (Academia Europaea) üyeliğine kabul edilmesini kutlayarak başlayan Hakan Çelik, DEÜ’den de övgü dolu sözlerle bahsederek, şu ifadeleri kullandı: “Burada bulunmak benim için büyük bir onur, büyük bir gurur. Türkiye'nin ve bölgemizin köklü üniversitelerinden, büyük başarılar ortaya koyan saygın bir eğitim kurumunda olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Sayın Rektör hocamız Barcelona'da çok önemli bir bilimsel ödül aldı ve bu başarı yalnızca kendisi için değil, temsil ettiği üniversite açısından da büyük bir gurur kaynağı.” “ANA AKIM MEDYA HÂLÂ EN GÜVENİLİR KAYNAK” Söyleşinin ilk bölümünde medyanın dönüşümüne değinen Hakan Çelik, geleneksel medya araçlarının, sosyal medya araçlarına nazaran hâlâ güvenilirliğini koruduğunu belirterek, “Özellikle Kovid pandemisinden sonra insanlar yüzeylere dokunmama gibi bir alışkanlık kazandı ve bu da hepimizi gazetelerden uzaklaştırdı. Bir de malum dünyada da bir dönüşüm var. Yani bazı gazeteler ve basılı yayın organları da dönüşerek online platformlar aracılığıyla yayın hayatlarına devam ediyorlar. Medyanın bütün dünyada bazı açılardan pek iyi sınav vermediği dönemlerden geçiyoruz. Ama bununla beraber, güvenilir içeriklerin halen büyük bir kısmı ana akım medyada üretiliyor. Sosyal medya, hızlı haber alma açısından yararlı ama gerçeklikleri ne kadar doğru? Hele yapay zekanın kullanılmasıyla birlikte akla hayale gelmeyecek görüntüler görüyoruz. Ana akım medyada ise en azından paylaşanlar belli, dolayısıyla hesap verilebilirlik önemli,” dedi. Gazze’de yaşanan insanlık dramına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, Avrupa’nın İslam ülkelerine göre daha sert bir tutum sergilediğine dikkat çekerek, “Belçikalı milletvekilleri, İrlandalılar, İspanyollar… Özellikle İspanya çok kuvvetli bir duruş ortaya koydu. Birçok İslam ülkesinden daha ciddi tepkiler gösterdiler. İspanya Başbakanı bu olayda çok daha ciddi bir duruş sergiledi. Aynı şekilde Fransa’da Macron kabul etmek lazım ki bu konuda biraz daha öne çıkan liderlerden biri oldu. Ama dünyanın gözü önünde kaç kişinin hayatını kaybettiğini bile bilmiyoruz. 70 bin can kaybı deniliyor ancak bu sayıyı 500-600 binlere çıkaranlar da var. Çünkü yıkılan binaların enkazların altında hala insanlar var,” diye konuştu. “TÜRKİYE, ULUSLARARASI ARENADA YAPICI ROL OYNUYOR” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü tutumuna değinen Çelik, ülkenin hem Avrupa hem de Orta Doğu ile güçlü ilişkiler yürüttüğünü belirterek şunları kaydetti: “Türkiye'nin bazı uluslararası sorunlarda kolaylaştırıcı, bazılarında arabulucu bir rolü var. Bazılarında arabulucu bazılarında da yine bir arabuluculuğa aday olan ülke Türkiye oluyor. En fazla ticareti Avrupa Birliği ile yapıyoruz. Ortadoğu'da hala kulak verilen, sözü dinlenen acaba işte Türkiye ne diyecek? nasıl bir tutum olacak diye merak edilen bir ülke. Bir taraftan tabii çok örgütün üyesi olmak yararlı bir şey. Bir NATO üyesi. İslam İşbirliği Teşkilatı Arap birliğinde gözlemci, İslam Türk devletleri teşkilatının kurucu üyelerinden biri. Son dönemde görüyoruz ki böyle çok boyutlu ve çok kutuplu dış politika argümanları geliştirmek ve bütün cephelerde olmaya çalışmak dünya barışına, küresel dengelere ve Türkiye'nin konumu açısından zaten haritaya baktığımız zaman böyle olması da gerekir. O bakımdan biz her tarafta bütün kesimlerle konuşabilen bir ülke olmamız lazım.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.