Hava Durumu

#Büyüme

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Şimşek: Türkiye, 2025’te yüksek gelirli ülkeler grubunda Haber

Bakan Şimşek: Türkiye, 2025’te yüksek gelirli ülkeler grubunda

Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 3,6 büyüdüğüne ilişkin verileri açıklayan TÜİK'in 2025 yılının son çeyrek raporunu değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Kalıcı refah artışı hedefi için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz" dedi. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılı IV. çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin yılın son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdüğünü, 2025 yılı geneli büyümesinin ise yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Milli gelirin 1,6 trilyon dolar, kişi başına gelirin ise 18.040 dolar seviyesine yükseldiğini belirten Bakan Şimşek, Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olmasının öngörüldüğünü ifade etti. SEKTÖREL DEĞERLENDİRME Açıklamasında sektörel değerlendirmelerde de bulunan Bakan Şimşek, tarımda don ve kuraklığın etkilerinin yılın son çeyreğinde de devam ettiğine dikkati çekerek, sanayide katma değer artışı yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığı, inşaatın ise deprem bölgesinde konut teslimlerine hız verilmesiyle katma değer artışı güçlü seyrini sürdürdüğüne vurgu yaptı. Bakan Şimşek, tüketim ve yatırımda da dengeli görünümün devam ettiğini ifade ederek, yatırımların yıl genelinde yüzde 7 artarken, makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış üretim kapasitesini güçlendirdiğini söyledi. Bakan Şimşek, küresel ticaretteki belirsizlikler ve korumacılık nedeniyle net dış talebin büyümeye negatif katkı yaptığını, ancak cari açığın GSYH’ye oranının yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldığını açıkladı. Kamuda tasarruf ve verimliliğin artırıldığını, harcama disiplininin güçlendirildiğini belirten Şimşek, 2025’te bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9, faiz dışı fazlanın ise yüzde 1,2 olarak gerçekleştiğini söyledi. Bakan Şimşek, 2026 yılında ticaret ortaklarındaki talep artışı ve finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını beklediklerini vurguladı ve ekonomik kazanımları kalıcı hale getirmek için politikaların yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleneceğini kaydetti. Şimşek yazılı açıklamasında, sürdürülebilir yüksek büyüme, fiyat istikrarı ve daha adil gelir dağılımını sağlamaya yönelik programın kararlılıkla uygulanacağını sözlerine ekledi.

BNP Paribas Cardif Türkiye: BES, uzun vadeli ve güvenli birikimin güçlü araçlarından biri olmayı sürdürüyor Haber

BNP Paribas Cardif Türkiye: BES, uzun vadeli ve güvenli birikimin güçlü araçlarından biri olmayı sürdürüyor

Yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüyle BES, Türkiye’nin en büyük tasarruf platformu konumunu güçlendiriyor. “Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olan BES'in yapısal gücünü ve sunduğu avantajları kapsamlı şekilde değerlendirdi. BNP Paribas Cardif Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, BES'in uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olmayı sürdürdüğünü söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’nin en güçlü ve en yaygın tasarruf platformu haline gelen Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), uzun vadeli birikim disiplini, profesyonel fon yönetimi ve sunduğu yapısal avantajlarla bireyler için güvenli bir yatırım zemini sunmaya devam ediyor. Sistemin sağladığı istikrarlı birikim modelini ve emeklilik dönemine yönelik finansal güvence rolünü çok boyutlu bir perspektifle değerlendiren “Değişen dünyanın sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, BES’in yalnızca bir tasarruf aracı değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir güvence mekanizması olduğuna dikkat çekti. BES’in, bireylerin uzun vadeli finansal güvenliğinde kritik bir rol üstlendiğini belirten BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente Sigortacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, sistemin yapısal gücünü ve sağladığı avantajları değerlendirdi. BES'in bugün itibarıyla uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olduğunu kaydeden Gökhan Sertsöz, “22 Şubat 2026 tarihli Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre BES’te katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü tarihi seviyelere ulaştı. Gönüllü BES ve OKS dahil edildiğinde yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,5 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğü, sistemin toplum nezdinde daha geniş kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir. Bu büyümede devlet katkısının etkisi olsa da büyüme dinamiğinin yalnızca devlet desteğine dayanmadığını; düzenlemeler, dijital erişilebilirlik ve fon performanslarının da önemli rol oynadığını özellikle vurgulamak gerekir. BES’in sürdürülebilir değer yaratabilmesi, katılımcıların birikimlerinin güvenilir ve etkin şekilde yönetilmesine bağlıdır. Dolayısıyla bu teşvikleri yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması olarak değil; makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyüme ve emeklilikte refahın güçlendirilmesi için stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Uzun vadeli sürdürülebilirlik için ise fon performansının istikrarlı olması, müşteriye kesintisiz şeffaf iletişim sunulması ve finansal okuryazarlığın güçlendirilmesi kritik bir önem sahip” diye konuştu. DEVLET KATKISINDA GÜNCELLEME: BES OLGUNLAŞMA EVRESİNDE 6 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, 1 Ocak 2026’dan itibaren bireysel katkı payları için devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye çekildi. Bu değişikliğin, BES’in olgunlaşma sürecinin doğal bir aşaması olarak okumak gerektiğini ifade eden Gökhan Sertsöz, “Günümüzde BES; düzenli tasarruf, enflasyona karşı koruma ve emeklilikte ek gelir yaratma aracı olarak konumlandı. Elbette yüzde 20’lik devlet katkısı hâlâ önemli bir başlangıç avantajı sağlıyor, ancak BES’in asıl gücü devlet katkısının yanında, uzun vadeli birikim ve fon getirisi mekanizmasında yatıyor. Profesyonelce yönetilen fonların bileşik getirisi uzun vadede birikimlerin gerçek anlamda büyümesini mümkün kılıyor. Bu nedenle BES, 2026’da da emeklilik için en güçlü ve disiplinli tasarruf araçlarından biri olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu. Öte yandan BES’te stopaj avantajının da halen devam ettiğini aktaran Sertsöz, "BES’te vergi sadece elde edilen kazanç üzerinden alınıyor, ana paradan hiçbir kesinti yapılmıyor. Ayrıca sistemde ne kadar uzun süre kalırsanız, ödediğiniz stopaj oranı da o kadar düşüyor. 10 yıldan önce çıkışta stopaj oranı yüzde 15, 10 yıl dolmuş ama 56 yaş tamamlanmamışsa yüzde 10, 10 yıl ve 56 yaş şartı birlikte sağlandığında, yani emeklilikte ise sadece yüzde 5 olarak uygulanıyor. Bu yapı da BES’i uzun vadeli tasarruf açısından son derece avantajlı kılan unsurlardan biridir" dedi.

 BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı Haber

 BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), sanayicilerin karar süreçlerine ışık tutmak ve küresel ekonomik trendleri değerlendirmek amacıyla düzenlenen “Türkiye Ekonomisinde Güncel Dinamikler” toplantısına ev sahipliği yaptı. BURSA (İGFA) - BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DERYA HEKİM, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. “SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, “Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, “2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Hizmet üretiminde konaklama sektörü güçlü büyümede Haber

Hizmet üretiminde konaklama sektörü güçlü büyümede

TÜİK verilerine göre, 2025 yılı Aralık ayında hizmet üretim endeksi yıllık yüzde 4,2 artarken, aylık bazda yüzde 1,0 yükseldi. Veriler, özellikle konaklama ve yiyecek sektörünün yıllık bazda güçlü bir büyüme sergilediğini, ulaştırma ve depolama hizmetlerinin ise hem yıllık hem de aylık bazda artış trendi gösterdiğini ortaya koydu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan hizmet üretim endeksi verilerine göre, 2025 yılı Aralık ayında hizmet sektörü üretimi bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,2 artış gösterdi. Alt sektörlerdeki yıllık değişimlerde; ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 3,5, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,2, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 5,0, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 3,0, idari ve destek hizmetleri yüzde 4,6 artış dikkati çekerken, gayrimenkul hizmetleri yüzde 0,5 azalış kaydetti. Aylık karşılaştırmada ise hizmet üretimi yüzde 1,0 artış kaydetti. Alt sektörlerdeki aylık değişimlerde ise artış gösteren sektörler; ulaştırma ve depolama yüzde 3,3, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,5, gayrimenkul hizmetleri yüzde 0,7 oldu. Alt sektörlerde aylık değişimlerde azalış gösteren sektörler arasında ise; bilgi ve iletişim yüzde 0,5, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1,3, idari ve destek hizmetleri yüzde 1,3 azalış olarak tabloya yansıdı.

İstanbul, Türkiye'nin GSYH lideri Haber

İstanbul, Türkiye'nin GSYH lideri

TÜİK’in verilerine göre 2024 yılında İstanbul, 13 trilyon TL’yi aşan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ile Türkiye'de ilk sırada yer aldı. İstanbul, kişi başına GSYH’de de 802 bin TL ile lider olurken, ticaret, ulaştırma ve sanayi sektörleri ekonomiye en büyük katkıyı sağladı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine göre İstanbul, 13 trilyon 10 milyar TL ile ülke ekonomisinde zirveye oturdu ve toplam GSYH’den yüzde 29,2 pay aldı. İstanbul’u 4,67 trilyon TL ile Ankara ve 2,56 trilyon TL ile İzmir takip etti. Gümüşhane, Ardahan ve Bayburt ise en düşük GSYH’ye sahip iller olarak sıralandı. Kişi başına GSYH’de de İstanbul 802 bin 669 TL ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 788 bin TL ile Kocaeli ve Ankara izledi. En düşük kişi başına GSYH ise Van, Ağrı ve Şanlıurfa’da gerçekleşti. Türkiye genelinde 11 il kişi başına GSYH’de ortalamanın üzerinde performans gösterdi. İstanbul’un toplam GSYH’si içinde en yüksek payı yüzde 33,9 ile ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri aldı. Sanayi sektörü yüzde 15,1 ile ikinci sırada, mesleki ve idari destek hizmetleri ise yüzde 7,2 ile üçüncü sırada yer aldı. İstanbul, bilgi ve iletişimden finans, sigorta ve mesleki hizmetlere kadar birçok sektörde de lider konumda bulunuyor. Zincirlenmiş hacim endeksi ile yıllık GSYH artışı Türkiye genelinde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. 46 ilde Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme kaydedildi. En yüksek artış Adıyaman (yüzde 31,4), Bayburt (yüzde 17,1) ve Malatya (yüzde 17,0) illerinde yaşandı. En fazla düşüş ise Bilecik (yüzde 2,4), Kırşehir (yüzde 5,7) ve Erzincan’da (yüzde 7,9) görüldü. Türkiye’nin GSYH büyümesine en fazla katkıyı sağlayan il İstanbul oldu (yüzde 0,62). Ankara yüzde 0,44 ve Hatay yüzde 0,16 ile İstanbul’u takip etti. Erzincan, Kırşehir ve Adana ise büyümeye negatif katkı veren iller arasında yer aldı.

Renault Group, 3. çeyrek finansallarını açıkladı Haber

Renault Group, 3. çeyrek finansallarını açıkladı

Renault Group, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde elektrifikasyon odaklı ürün stratejisi, yeni model lansmanları ve dengeli ticari politikasıyla zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü bir büyüme kaydetti. BURSA (İGFA) - Renault Group, 2025 yılının ilk 9 ayında güçlü ürün karması ve dengeli ticari yapısıyla istikrarlı bir performans sergiledi. Grup geliri 39,1 milyar avro olarak gerçekleşirken, bu sonuç 2024’ün üçüncü çeyreğine göre yüzde +3,7, sabit döviz kurlarıyla yüzde +5,1 artış anlamına geldi. Otomotiv geliri 34,3 milyar avro seviyesine ulaştı; 2024 üçüncü çeyreğine göre yüzde +1,7, sabit döviz kurlarıyla1 ise yüzde +3,1’lik bir büyüme kaydedildi. 2025’in üçüncü çeyreğinde Grup geliri 11,4 milyar avro, 2024 üçüncü çeyreğe göre yüzde +6,8, sabit döviz kurlarıyla1 ise yüzde +8,5 seviyesinde gerçekleşti. Renault Group, 2025 finansal beklentilerini doğruladı. 15 Temmuz 2025’te güncellenen tahminlere göre, grup işletme marjı yaklaşık %6,5 ve serbest nakit akışı 1,0–1,5 milyar € arasında öngörülüyor. 2025 3. çeyrek sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Renault Group Mali İşler Direktörü Duncan Minto, zorlu bir ortamda, elektrikli, içten yanmalı ve hibrit araçları kapsayan etkileyici ve rekabetçi ürün gamımızdan faydalanmaya devam ederek bu çeyrekte grup gelirinde yüzde 6,8 artış sağladıklarını belirterek, "Hem mevcut operasyonlarımız, hem de grubun uzun vadeli hedefleri için stratejik bir varlık olmaya devam eden finansal iştirakimiz Mobilize Financial Services’in güçlü performansından da faydalandık. Kontrol edebildiklerimizde en iyi olma hedefiyle, değer hacimden önce stratejimize tamamen bağlı kalıyor ve maliyet azaltma yol haritamızın uygulanmasına güçlü şekilde odaklanıyoruz. Grup faaliyet marjını yaklaşık yüzde 6,5 ve serbest nakit akışını 1,0 milyar avro ile 1,5 milyar avro arasında hedefleyerek tüm yıl yönlendirmemizi teyit ediyoruz. Buna paralel olarak, Grubun dönüşümünü hızlandırmak ve gelecekteki fırsatların önünü açmak üzere tasarlanan bir sonraki orta vadeli planımızı aktif biçimde şekillendiriyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.