Hava Durumu

#Çiftçi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilecik Pazaryeri'nde taşkın tehlikesine Karaköy'de DSİ neşteri Haber

Bilecik Pazaryeri'nde taşkın tehlikesine Karaköy'de DSİ neşteri

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Bilecik’te önemli bir projeyi daha tamamlayarak vatandaşların hizmetine sundu. Pazaryeri ilçesine bağlı Karaköy için hayata geçirilen “Taşkın Kontrol Tesisi” projesi tamamlanarak resmen devreye alındı. Pazaryeri Gündem / BİLECİK (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren DSİ, hem tarımsal üretimi korumak hem de yerleşim alanlarını doğal afetlere karşı güvence altına almak amacıyla yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Özellikle son yıllarda artan ani yağışlar ve sel risklerine karşı alınan önlemler kapsamında Karaköy’de hayata geçirilen proje, bölge halkı için büyük önem taşıyor. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, projenin tamamlanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, Karaköy’ün artık taşkın riskine karşı çok daha güvenli hale geldiğini belirtti. Balta, açıklamasında, “Bilecik’te yapımı tamamlanan Pazaryeri Karaköy Taşkın Kontrol Tesisi kapsamında 750 metre betonarme U kanal, kapsamlı kazı ve dolgu çalışmaları, kanal güzergahı boyunca çelik ızgara imalatı ile 5 kademeli beton tersip bendi inşa edilmiştir. Bu sayede Karaköy’ü taşkın riskine karşı kontrol altına aldık. Bilecik ilimize hayırlı olsun.” dedi. ÇİFTÇİ DE VATANDAŞ DA GÜVENDE Hayata geçirilen tesis sayesinde, özellikle yoğun yağış dönemlerinde yaşanabilecek su taşkınlarının önüne geçilerek hem tarım arazileri hem de yerleşim alanları koruma altına alındı. Proje, bölgedeki çiftçilerin üretim güvenliğini artırırken, vatandaşların can ve mal güvenliğine de önemli katkı sağlayacak. DSİ’nin sadece taşkın kontrolü değil; sulama, içme suyu ve arazi toplulaştırma gibi birçok alanda çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan yetkililer, suyun her damlasının verimli kullanılmasının Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğuna dikkat çekti.

Kayseri Şeker’de 31. Çiftçi Meclisi gerçekleştirildi Haber

Kayseri Şeker’de 31. Çiftçi Meclisi gerçekleştirildi

Kayseri Şeker, 31. Çiftçi Meclisi, 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye`nin ve sektörün ilk ve tek örneği olan çiftçilerin doğrudan söz aldığı toplantıda üretimden maliyetlere, şeker sektörünün geleceğinden sulama yöntemlerine kadar birçok konu ele alındı. KAYSERİ (İGFA) - Çiftçi meclis toplantısına Ak Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek Ak Parti MKYK Üyesi Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Ak Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Ak Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı Av. İzzet Buzkan da katıldı. Toplantının açılışında konuşan; Kayseri Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Harun Halıcı; “Biz bu makamları bir unvan olarak değil, çiftçimize hizmet etmenin vesilesi olarak görüyoruz. Tarlada alın teri döken üreticimizin emeğini korumak ve onların yanında olmak bizim en büyük görevimizdir. Sayın Başkanımızın liderliğinde Kayseri Şeker’i daha güçlü yarınlara taşımak için çalışacağız” ifadelerini kullandı. Toplantı da söz alan meclis üyesi çiftçilerde görüş ve taleplerini dile getirdi. Üreticiler; maliyetler, kota uygulamaları, münavebe, sulama sistemleri ve şeker piyasasına ilişkin görüşlerini paylaştı. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay toplantıda yaptığı konuşmasında çiftçilerin artık şeker pancarı sektörüne daha bilinçli yaklaştığını belirterek, “Eskiden çiftçilerimiz kendi meramlarını anlatmakta çekingen davranıyordu. Bugün ise şeker pancarının Türkiye tarımı ve ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu çok net bir şekilde ifade ediyorlar. Bu bilinçten dolayı büyük mutluluk duyuyorum” dedi. Bayram öncesinde pancar bedellerinin ödendiğini hatırlatan Akay, bu ödemelerin kredi kullanımı sürecinde desteklerinden dolayı AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş’a teşekkür etti. Türkiye’nin su fakiri bir ülke olduğunu hatırlatan Başkan Akay, vahşi ve salma sulamanın terk edilerek damla sulama sistemlerine geçilmesinin zorunluluk olduğunu söyledi. Üreticilere münavebe konusunda da uyarılarda bulunan Başkan Akay şöyle konuştu: Şeker pancarı üretiminde münavebenin vazgeçilmez olduğunu ifade eden Akay, bu konuda taviz verilmeyeceğini söyledi. Toprakların gelecek nesillere sağlıklı şekilde bırakılması gerektiğini belirten Akay, “Bu topraklar bize emanet. Toprakların hastalanmasına izin veremeyiz. Nevşehir’de patates üretiminde yaşanan sıkıntıların sebebi münavebeye uyulmamasıdır” diye konuştu. Başkan Akay, şeker sektörünün sorunlarına da dikkat çekerek özellikle nişasta bazlı şeker üretimi, kimyasal tatlandırıcı ithalatı ve kota dışı pancar ekimlerinin sektörü olumsuz etkilediğini söyledi. Büyükşehir’den çiftçiye destek Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise Kayseri’nin tarım ve hayvancılıkta güçlü bir şehir olduğunu belirterek belediye olarak üreticilere önemli destekler verdiklerini ifade etti. Büyükkılıç, “Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’de çiftçiye en fazla hibe desteği veren belediyelerden biriyiz. Üretenin hizmetkârı olmak bizim en büyük hedefimizdir” diye konuştu. “Kayseri Şeker güçlü bir aile” Toplantıda konuşan AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş ise Kayseri Şeker’in geldiği noktaya dikkat çekerek çiftçilerin bilinçli yaklaşımının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ataş, Kayseri Şeker’in yıllar içinde büyük bir gelişim gösterdiğini belirterek, “Geçmişle bugünü kıyasladığımızda çok önemli mesafeler kat edildiğini görüyoruz. İnşallah bundan sonra daha iyi noktalara hep birlikte ulaşacağız” dedi. Elitaş: Bu fabrikanın sahibi çiftçidir Toplantıya katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da pancar çiftçisinin hakkını korumak için yıllardır mücadele ettiklerini belirterek, Kayseri Şeker’in gerçek sahibinin çiftçiler olduğunu vurguladı. Bu toplantıda yapılan konuşmalardan artık çiftçinin bu bilince gelmiş olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu belirtti. Elitaş, “Bu fabrikanın 31 bin ortağı var ve her biri bu fabrikanın sahibidir. Çiftçilerimiz sadece üretmekle kalmamalı, aynı zamanda fabrikalarına da sahip çıkmalıdır” dedi. Çiftçi Meclisi toplantısında Kayseri Şeker Eğitim Vakfı’na (KAYŞEV) ` son 5 yılda en fazla bağışta bulunan on çiftçiye plaketleri verildi. 31.Çiftçi Meclisi toplantısı hep birlikte yapılan iftar ile son buldu.

Kayseri Kocasinan'dan çiftçilere büyük destek Haber

Kayseri Kocasinan'dan çiftçilere büyük destek

Kayseri’nin tarım merkezi Kocasinan’da üreticilere destek olmak ve yerel üretimi canlandırmak adına projelerine hız kesmeden devam eden Kocasinan Belediyesi, bölge iklimine uygun, yüksek verimli erkenci kapya biberi tohumlarını ücretsiz olarak dağıtacak. KAYSERİ (İGFA) - Tarımın millî bir mesele olduğunu vurgulayan Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, “Şehrimizde tarımın kalbi olan Kocasinan’da, ürün çeşitliliğini artırmak ve çiftçilerin gelir düzeyini yükseltmek amacıyla başlatılan tarımsal destek seferberliğimiz sürüyor. Erkenci kapya biberi tohumu dağıtımıyla hem üretim çeşitliliğini artırıyor hem de çiftçimize yeni bir gelir kapısı açıyoruz.” dedi. Tarımsal üretimi teşvik etmek ve yerel tohumların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yeni ve farklı projeler ürettiklerini belirten Başkan Çolakbayrakdar, “Kocasinan, sadece sanayisiyle, ticaretiyle değil, aynı zamanda verimli topraklarıyla çok büyük bir tarım potansiyeline sahip. ‘Kendi kendine yeten bir Kocasinan’ hedefiyle çıktığımız bu yolda, çiftçimizin her zaman yanındayız. Amacımız; babadan kalma yöntemlerle yapılan tarımın ötesine geçerek, çiftçimizi daha az masrafla, daha çok kazanç getiren ürünlerle buluşturmaktır. Bu kapsamda dağıtımını yapacağımız erkenci kapya biberi, hem bölge iklimimize uygunluğu hem de pazar payının yüksek olmasıyla üreticimiz için önemli bir gelir kapısı olacaktır. Dağıtacağımız kapya biberi tohumları, hem kalitesiyle hem de erkenci özelliğiyle pazar değerini artıracak, üreticimize daha fazla kazanç sağlayacak. Biz tohumu veriyoruz, desteği sağlıyoruz; çiftçimiz ekiyor, Kocasinan kazanıyor, Türkiye kazanıyor. Toprağa düşen her tohum, geleceğe atılmış bir imzadır. Tüm çiftçilerimizi bu bereketli seferberliğe davet ediyorum. Kocasinan’da her karış toprağın bereketlenmesi için projeler üretmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, hayata geçirdikleri bu örnek projeyle yalnızca tarımı desteklemediklerini, aynı zamanda yerel tohumlara can suyu vererek Anadolu’nun bereketli mirasını geleceğe taşıdıklarını sözlerine ekledi. Öte yandan Kocasinan Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği tohum desteği projesi kapsamında başvuruların 20 Şubat’ta sona ereceğini duyurdu. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerin, başvurularını mesai saatleri içerisinde şahsen Kocasinan Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğüne yapmaları gerekiyor. Tohum desteğinden faydalanmak isteyen çiftçilerin; güncel Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesine sahip olmaları, en az 1.000 metrekare sulu tarım arazisine sahip bulunmaları ve bu sulu arazi bilgisinin ÇKS belgesinde resmî olarak kayıtlı olması şartı aranıyor. Detaylı bilgi almak isteyen vatandaşların, Çözüm Merkezi’nin 222 7 000 numaralı hattını arayabilecekleri öğrenildi.

CHP’li Yontar: Bireysel emeklilikte sistem değil, sistem­sizlik var! Haber

CHP’li Yontar: Bireysel emeklilikte sistem değil, sistem­sizlik var!

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, TBMM Genel Kurulu’nda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, mevcut sigortacılık ve bireysel emeklilik sistemini sert sözlerle eleştirdi. Yontar, “Bu düzen sosyal devlet değil, vatandaşı hayat boyu risk yönetimine mahkûm eden bir sömürü düzenidir” dedi. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu bütçesi üzerine söz alarak hükümetin sigortacılık ve bireysel emeklilik politikalarını eleştirdi. Sigortacılık sisteminin vatandaşın gelecek kaygısını fırsata dönüştürdüğünü savunan CHP'li, Yontar, “İnsanlar yıllarca prim ödüyor ama emekli maaşıyla geçinemeyeceğinden korkuyorsa, o ülkede sigortacılık sistemi işlemiyor demektir” ifadelerini kullandı. Özel emeklilik sisteminin zorunlu tasarruf gibi dayatmalarla büyütüldüğünü belirten Yontar, “AKP Hükûmeti vatandaşın risklerini azaltmak yerine, vatandaşı risk piyasasına sürüyor. Bunun adı sosyal devlet değil, güvencesizliği kurumsallaştırmaktır” dedi. Sigorta sektöründe son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Yontar, art arda bazı sigorta şirketlerine el konulmasının ve Arex Sigorta’ya yönelik müdahalenin sektöre olan güveni sarstığını ifade etti. Yontar, primleri ödenmiş poliçelerin bir gecede iptal edilmesinin vatandaşları teminatsız bıraktığını vurgulayarak, denetim mekanizmalarının mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkı payının artırılması ya da sıfırlanması yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesini de eleştiren Yontar, “Artış olumlu olabilir ancak katkının sıfırlanabilmesi iyi niyetli değildir” değerlendirmesinde bulundu. 2026 bütçesine ilişkin eleştirilerde de bulunan Yontar, bütçede 2,7 trilyon liralık açık öngörüldüğünü hatırlatarak, vergi yükünün büyük oranda dar gelirlinin sırtına bindirildiğini söyledi. “Her 100 liralık verginin 63 lirası dolaylı vergilerden oluşuyor. ÖTV ve KDV tam anlamıyla bir adaletsizliktir” diyen Yontar, lüks tüketimden vergi alınmazken temel ihtiyaçların ağır vergilendirildiğini dile getirdi. Konuşmasını bütçeye ret oyu vereceklerini açıklayarak tamamlayan Yontar, “Bu bütçede asgari ücretli, emekli, çiftçi ve öğrenci yok. Bu bütçede kemer sıkan hep halk, rahatlayan ise ayrıcalıklı bir azınlıktır” dedi.

Bursa Mustafakemalpaşa’da şap alarmına A Parti açıklaması Haber

Bursa Mustafakemalpaşa’da şap alarmına A Parti açıklaması

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde şap hastalığı hızla yayılıyor. Anahtar Parti İlçe Başkanı Mehmet Akar, yetersiz önlemler nedeniyle neredeyse her köye hastalığın bulaştığını ve üreticinin kaderine terk edildiğini belirterek yetkililere sert tepki gösterdi. BURSA (İGFA) - Uzun süredir karantina uygulamalarıyla gündemde olan Mustafakemalpaşa’da şap hastalığının önüne geçilememesi, hem üreticiyi hem de ilçe halkını tedirgin ediyor. Büyükbaş hayvanların telef olduğu, bazı hayvanların ise hastalık nedeniyle kesilmek zorunda kaldığı bölgede çiftçi ciddi ekonomik ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mehmet Akar, ilçede yaşanan ihmalkârlığa dikkat çekerek, üreticilerin yalnız bırakıldığını savundu. Akar, açıklamasında, Mustafakemalpaşa'nın yıllardır tarım ve hayvancılıkla geçinen, alın teriyle ülke ekonomisine katkı sağlayan üreticilerin ilçesi olduğunu belirterek, "Bugün gelinen noktada, bu bereketli toprakların da, bu emeğin de gerçek bir sahibi kalmamıştır. Kumkadı, Ormankadı, Doğancı, Ocaklı ve merkez mahallelerimizde hızla yayılan şap hastalığı üreticimizi çaresiz bırakmış, milli sermayemizi tehdit eder hale gelmiştir. Zaten ekonomik krizle boğuşan çiftçimiz, şimdi de ilgisizlik ve ihmalkârlığın kurbanı edilmiştir" denildi. Sahada etkili bir ilaçlama çalışması yapılmadığını, karantina önlemlerinin yetersiz kaldığını ve çiftçiye umut verecek herhangi bir destek planının da ortaya konulmadığını belirten Akar, "Bu tablo, İlçe Tarım Müdürlüğü’nün görevini yerine getirmediğini; Ziraat Odası ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin üreticiyi temsil etme sorumluluğunu unuttuğunu açıkça göstermektedir" dedi. Anahtar Parti olarak üreticinin yanında olacaklarının altını çizen Mehmet Akar, "Bu ilçede çiftçimizin ahı yerde kalmayacaktır! Bu topraklara, bu hayvanlara, bu emeğe sahip çıkmayan hiçbir kurumun, hiçbir yöneticinin koltuğu güvende değildir! Üreticinin alın terini korumayan bir anlayışın karşısında, halkın hakkını ve emeğini savunan gerçek milli duruşu biz göstereceğiz. Çiftçimiz yalnız değildir. Anahtar Parti, her zaman üreticinin, emeğin ve adaletin yanında olmaya devam edecektir" dedi.

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli Haber

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretimindeki düşüş ve maliyetlere dikkat çekerek, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini, aksi halde ithalatın artacağını ve yerli üreticinin zarar göreceğini belirtti. Gümrük Birliği'ni eleştiren Sarıbal, Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlattı. BURSA (İGFA) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretiminde yaşanan düşüşe ve çiftçilerin artan maliyet yüküne dikkati çekti, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini vurguladı. Pamuk hasadı GAP, Çukurova ve Ege bölgelerinde başlarken, bu yıl kuraklık nedeniyle verimin ciddi ölçüde düştüğünü, üreticilerin ise düşük fiyatlar karşısında ayakta kalmakta zorlandığını ifade eden Sarıbal, “AK Parti döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Sadece 2025 yılında 800 bin ton ithalat yapıldı, 1 milyon 357 bin dolar ödendi. Çiftçi emeğinin karşılığını alamazsa pamuk üretiminden uzaklaşacak, ithalat daha da artacaktır” dedi. Pamukta yaşanan istikrarsızlığın nedenlerinden birinin de üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu söyleyen Sarıbal, Tariş, Çukobirlik ve Antbirlik gibi kooperatif birliklerinin kamu desteği eksikliği nedeniyle piyasadaki etkilerini kaybettiğini ifade etti. 2024/2025 sezonunda 467 bin hektar alandan 830 bin ton lif pamuk elde edildiğini, ancak ABD Tarım Bakanlığı’nın raporuna göre bu yıl üretimin yüzde 19 düşerek 700 bin tona gerileyeceğini ifade eden Milletvekili Sarıbal, bu gerilemede düşük fiyatlar, yetersiz su kaynakları ve artan kuraklık gibi nedenlerin etkili olduğunu kaydetti. GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI YENİDEN ELE ALINMALI Pamukta dış ticaret dengesinin Türkiye aleyhine olduğunu belirten Sarıbal, “AKP döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Pamuk, AB-Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünü olarak işlem görmekte ve gümrük vergisinden muaf tutulmaktadır. Bu nedenle yerli üretici korunamamakta, pamukta dışa bağımlılık artmaktadır. Gümrük Birliği Anlaşması yeniden gözden geçirilmeli ve pamuk tarım ürünü statüsünde değerlendirilmelidir” dedi. TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ MERAK EDEN BURSA’YA BAKSIN! Öte yandan AK Parti’nin Meclis’e sunduğu Milli Parklar ve Kültür Alanlarını Düzenleyen Kanun Teklifine değinen Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Teklifin özellikle 5. maddesi, doğa koruma ilkelerini zayıflatabilecek ifadeleriyle dikkat çekiyor. Bu düzenleme, korunan alanlarda kamu yararı bahanesiyle doğa koruma ilkelerinin istisnalarla delinmesine zemin hazırlıyor. Bu maddeyle milli parkın içinde otel, spa, dinlenme tesisi gibi yapılar, ‘termal su kullanımı’ bahanesiyle inşa edilebilir. Böylece korunan alanların ekolojik bütünlüğü, su döngüsü ve doğal habitatı ciddi biçimde tehdit altına girer” diye konuştu. Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlatarak “Bursa’nın barajlarını besleyen su havzaları maden ve sanayiyle delik deşik edildiğini öne süren Milletvekili Sarıbal, "Uludağ’ın suları şirketlerin tesislerine indirildi. ‘Su şehri’ Bursa, suyu en pahalı kullanan şehir haline geldi. Barajlardaki doluluk oranı yüzde 0,5’e düştü, kent 12 saatlik su kesintileriyle yaşıyor. Bu yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin geleceğinin fotoğrafıdır. Çünkü suyun olmadığı yerde tarım, tarımın olmadığı yerde yaşam yoktur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.