Hava Durumu

#Cumhuriyet

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi ile Ankara'nın ortak değer buluşması Haber

Bursa Osmangazi ile Ankara'nın ortak değer buluşması

Osmangazi Kent Konseyi’nin öncülüğünde Ankara Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen “Başkentler Buluşuyor” programı, anlam yüklü bir birlikteliğe sahne oldu. Anadolu’nun kurucu başkenti Bursa ile Cumhuriyetin ebedi başkenti Ankara’yı aynı çatı altında buluşturan etkinlik, tarihsel miras ile kültürel zenginliği bir araya getirdi. BURSA (İGFA) - Ankara Kent Konseyi Binası’nda gerçekleştirilen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ile Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa katılım gösterdi. Bursa’nın 700 yıllık tarihine ışık tutan özel video gösterimi ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başkan Erkan Aydın, şehirlerarası kültürel bağların güçlendirilmesinin önemine değindi. Bursa ile Ankara arasındaki tarihi ve manevi bağlara dikkat çeken Başkan Aydın, şunları kaydetti: “Bursaspor’umuz şampiyon oldu. Bursaspor ile Ankaragücü kardeş kulüplerdir; biz altıncı, onlar ise on altıncı dakikada birbirimizi alkışlarız. Aramızda tarihi bir dostluğumuz var. Programın başında izlediğimiz videolar da Bursa ile Ankara’nın tarihimizdeki önemini ortaya koyarak bizleri 700 yıl öncesinden 100 yıl öncesine uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkardı. Bizler, Bursa’da 700. yıl fetih etkinlikleri kapsamında geniş katılımlı programlar düzenledik. Yüzlerce vatandaşımızın ve kardeş şehirlerimizin katılımıyla önemli buluşmalar gerçekleştirdik. Ancak yaşanan elim olaylar nedeniyle bazı programlarımızı ertelemek zorunda kaldık. Bu vesileyle hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kent konseylerinin en önemli işlevi; ortak projeler üretmek, fikir alışverişinde bulunmak ve deneyimleri paylaşmaktır. Bu bizim için de son derece kıymetli. Ankara Kent Konseyi, yaklaşık 3 bin 500 paydaşıyla Türkiye’nin en geniş katılımlı ve üretken kent konseylerinden biri. Adeta bir proje fabrikası gibi çalışıyor. Bu iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.” “BURSA VE ANKARA ARASINDAKİ BAĞ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDEN DAHA DERİNDİR” Program kapsamında yalnızca iki şehri değil; iki ruhu, iki başkenti ve ortak bir kaderi buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, “Afişimize baktığımızda bizleri ilk karşılayan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vakur duruşudur. Bu duruş, aslında bugün neden burada olduğumuzun en güçlü cevabıdır. Atatürk için Bursa, kurtuluşun manevi ruhunu temsil ederken; Ankara, bu ruhun sarsılmaz iradesidir. Bizler bugün, bu iki büyük değeri aynı çatı altında buluşturmanın anlamını ve sorumluluğunu taşıyoruz. Bursa ile Ankara arasındaki bağ, düşündüğümüzden çok daha derindir. Bursa işgal edildiğinde, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne örtülen o kara örtü, bu iki şehrin kaderde ve kıvançta nasıl tek yürek olduğunun en somut nişanesidir. O kara örtü nasıl ki milletimizin azmiyle kaldırıldıysa, bizler de bugün o bağı kültürel bir şölene, bir vefa yolculuğuna dönüştürüyoruz. Bizler, Tanpınar’ın Bursa’sı sergimizle fotoğrafların diliyle konuşmaya, Tanpınar’ın üslubuyla hissetmeye geldik. Amacımız; Cumhuriyet’in modern değerlerini, kadim medeniyet mirasımızla harmanlayarak geleceğe taşımaktır” diye konuştu. “BU ANLAMLI YOLCULUKTA SİZLERLE BİRLİKTE OLMAK BÜYÜK BİR ONURDUR” Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa ise yaptığı konuşmada, “Bursa; Osmanlı’nın doğuşunu, köklerimizi ve estetik medeniyet anlayışını temsil eder. Sessizliğiyle konuşan bir tarihtir. Camilerinde, türbelerinde ve asırlık çınarlarında geçmişin zarafetini saklar. Ankara ise Atatürk’ün emaneti olarak Cumhuriyet’in kalbi, modern Türkiye’nin aklı ve iradesidir. Yapısıyla geleceğe yön verir, devlet aklının ve millet iradesinin merkezidir. Tanpınar’ın bakışıyla bu iki şehir aslında bir bütünün iki parçasıdır: Biri köklerimizi hatırlatır, diğeri ufkumuzu çizer. Bizler, bu iki başkent arasında kurulan köprüde yürüyen bir medeniyetin taşıyıcılarıyız. Bu vesileyle, Bursa’nın fethinin 700. yılını ve Tanpınar’ın 125. doğum yılını andığımız bu anlamlı yolculukta sizlerle birlikte olmak bizim için büyük bir onurdur” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından program, “Anadolu’da 700. Yıl Sahne Gösterimi” ile devam etti. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel olarak hazırlanan gösteride, kuruluşundan günümüze uzanan tarihsel süreç sanatın diliyle sahneye taşındı. İzleyicilerden büyük beğeni toplayan performans, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Gösterimin ardından “Tanpınar’ın Bursa’sı” fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinden ilham alınarak hazırlanan sergi, Bursa’nın kültürel ve estetik mirasını fotoğraflar aracılığıyla yansıttı. Davetliler sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi alırken, sanatçıların yorumlarıyla Bursa’nın geçmişine farklı bir perspektiften tanıklık etti. Programın son bölümünde ise programa katkı sunan protokol üyelerine ve emeği geçen isimlere günün anısına çeşitli hediyeler takdim edildi. Karşılıklı teşekkür ve iyi dileklerin iletildiği bu bölümde, iki başkent arasındaki dostluk ile iş birliği vurgusu bir kez daha gözler önüne serildi.

İZSU’dan üç ilçeye 180 milyon TL’lik yatırım Haber

İZSU’dan üç ilçeye 180 milyon TL’lik yatırım

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Torbalı’dan Menderes ve Selçuk’a uzanan bölgede içme suyu altyapısını yeniliyor. 180 milyon TL’lik proje kapsamında eski hatlar modern sistemlerle değiştirilirken, yeni yerleşim alanlarına da altyapı sağlanıyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, kent genelindeki altyapı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Torbalı’dan Menderes ve Selçuk’a uzanan bölgede, 180 milyon liralık yatırımla 71 kilometrelik içme suyu hattı yenilenecek. İmalatlar Torbalı Pamukyazı Mahallesi’nde başlayan çalışmalar, ilçenin Helvacı ve Kaplancık mahalleleri ile Menderes’te Görece, Cumhuriyet ve Oğlananası mahallelerinde, Selçuk’ta Zeytinköy Mahallesi’nde devam edecek. İZSU İşletmeler 2. Bölge Daire Başkanlığı’nda görevli İnşaat Mühendisi Mustafa Kelekçioğlu, Pamukyazı Mahallesi’nde içme suyu şebekelerini ve branşman bağlantılarını yenileyeceklerini, yeni aboneliklere branşman hattı bağlanacağını bildirdi. Yangın anında hızlı su alma imkanı sağlayan arızalı hidrantların onarıldığını, ihtiyaç duyulan noktalara yeni hidrantlar kurulduğunu aktaran Kelekçioğlu, “Altyapının yenilenmesiyle birlikte su kesintileri, basınç problemleri ve arızaların önemli ölçüde azalmasını bekliyoruz. Yurttaşlarımıza daha sağlıklı, kesintisiz ve güçlü içme suyu hizmeti sunacağız” dedi.

Türk Polis Teşkilatı 181 yıllık köklü geçmişiyle güvenliğin teminatı Haber

Türk Polis Teşkilatı 181 yıllık köklü geçmişiyle güvenliğin teminatı

10 Nisan 1845’te kurulan Türk Polis Teşkilatı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte geçirdiği dönüşümle bugün modern güvenlik yapısının temelini oluşturuyor. Türk Polis Teşkilatı'nın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası kutlu olsun. BURSA (İGFA) - Türk Polis Teşkilatı’nın temelleri, 10 Nisan 1845 tarihinde İstanbul’da “polis” adıyla kurulan teşkilatla atıldı. Aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesi ile görev ve yetkileri belirlenen yapı, Osmanlı’da iç güvenliğin daha düzenli yürütülmesi amacıyla oluşturuldu. Kuruluş sürecinde güvenlik hizmetlerinin farklı kurumlar arasında dağılmış olması nedeniyle yaşanan karmaşayı gidermek hedeflenirken, ilk düzenlemelerin büyük ölçüde Avrupa’daki örneklerden, özellikle de 1800 tarihli Paris Emniyet düzenlemelerinden esinlendiği ifade ediliyor. Takip eden yıllarda polis teşkilatı, Zaptiye Müdürlüğü ve ardından Zaptiye Nezareti gibi yapılarla yeniden organize edildi. 1879 yılında Zaptiye Nezareti’nin kurulmasıyla birlikte polis ve jandarma ayrılarak güvenlik hizmetlerinde daha belirgin bir yapı oluşturuldu. 1909’da ise bu yapı kaldırılarak, modern anlamda polis hizmetlerini yürüten Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu. II. Meşrutiyet döneminde çıkarılan düzenlemelerle teşkilat; idari, adli ve siyasi görevleri kapsayacak şekilde yeniden yapılandırıldı. 1907 tarihli Polis Nizamnamesi, uzun yıllar yürürlükte kalarak polis teşkilatının görev, yetki ve teşkilat yapısını ayrıntılı biçimde düzenledi. Kurtuluş Savaşı yıllarında ise polis teşkilatı, işgal altındaki bölgelerde önemli görevler üstlendi. İstihbarat faaliyetlerinden silah ve personel kaçırılmasına kadar birçok kritik alanda Milli Mücadele’ye destek veren polisler, Ankara’daki milli hükümetle koordineli çalıştı. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının ardından, 24 Haziran 1920’de milli hükümete bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kurularak güvenlik hizmetleri yeniden yapılandırıldı. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ise tek çatı altında toplanan teşkilat, modern Türkiye’nin güvenlik yapısının temel unsurlarından biri haline geldi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında sınırlı kadro ve imkanlarla faaliyet gösteren polis teşkilatı, zaman içinde yapılan düzenlemelerle güçlendirilerek bugünkü kurumsal yapısına kavuştu. Bugün Türk Polisi, 181 yıllık köklü geçmişiyle kamu düzeninin sağlanmasında önemli rol oynamaya devam ediyor. Ay Yıldızın Gölgesinde Biriz…????????#Biriz#TürkPolisTeşkilatı181Yaşında pic.twitter.com/AI06oBVMtz — Türk Polis Teşkilatı (@EmniyetGM) April 6, 2026 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri kapsamında, Doç. Dr. Celal Yeşilçayır “Barış Felsefesi ve Çağımızdaki Önemi” başlıklı sunum yaptı. BURSA (İGFA) - BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

'Merkez'den açık bankacılıkta yeni adım Haber

'Merkez'den açık bankacılıkta yeni adım

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Açık Bankacılık hizmetlerinde yeni özellikleri devreye alarak kullanıcı deneyimini ve finansal işlem çeşitliliğini artırdı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Açık Bankacılık altyapısında önemli bir güncellemeyi hayata geçirdi. Bankalararası Kart Merkezi tarafından geliştirilen Ödeme Hizmetleri Veri Paylaşım Servisleri’nin (ÖHVPS) 2.0.0 sürümü kullanıma açılarak yeni özellikler devreye alındı. Yeni sürümle birlikte hesap bilgisi hizmetlerinin kapsamı genişletilirken, kart bilgi ve hareketlerine ilişkin detaylı özellikler sisteme eklendi. Ayrıca ileri tarihli ödeme emri başlatma ve düzenli ödeme talimatı oluşturma gibi yeni fonksiyonlar sayesinde kullanıcıların planlı finans yönetimi yapabilmesi kolaylaştırıldı. Güncellemeyle birlikte sistemin güvenlik altyapısı güçlendirilirken, bankalar ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarının entegrasyon süreçlerinin de daha hızlı ve kolay hale getirildiği belirtildi. Bu sayede finansal hizmetlerde esneklik artırılırken, kullanıcıların daha bütüncül bir finansal görünüm elde etmesi hedefleniyor. TCMB verilerine göre Açık Bankacılık ekosistemi, bugün itibarıyla 16,4 milyon kullanıcıya ve günlük ortalama 12,3 milyon işlem hacmine ulaşmış durumda. Toplam 53 katılımcının yer aldığı sistemin, yeni özelliklerle birlikte ödeme sistemlerinin etkinliğini artırması ve finansal inovasyona katkı sağlaması bekleniyor. Yetkililer, yapılan geliştirmelerin hem kullanıcı deneyimini güçlendireceğini hem de sektörde yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayacağını vurguladı.

Medeni Kanun’un 100. Yılında Bornova’dan eşitlik vurgusu Haber

Medeni Kanun’un 100. Yılında Bornova’dan eşitlik vurgusu

Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı, Bornova Belediyesi tarafından Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sergi ve söyleşiyle anıldı. İZMİR (İGFA) - "Karanlıktan Aydınlığa Bir Milletin Eşitliğe Yürüyüşü” başlıklı sergide, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türk kadınının elde ettiği hakları ve tarihsel “ilkleri” anlatan fotoğraflar ziyaretçilerle buluştu. Serginin açılışında konuşan Bornova Belediyesi Başkan Vekili Avukat Tansel Ertürk, Medeni Kanun’un yalnızca bir hukuk metni olmadığını vurgulayarak, “Bu kanun, kadın-erkek eşitliğini tesis eden çağdaş bir medeniyet anlayışının temelidir. Cumhuriyetimizin toplumsal hayatına atılmış en ilerici adımlardan biridir” dedi. Büyük beğeni toplayan serginin açılışının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü ve Bornova Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Avukat Yağmur Yurdakul Özkan ile Dç. Dr. Beral Alacı’nın konuşmacı olduğu söyleşiye geçildi. KADIN HAKLARINDA BAŞLANGIÇ NOKTASI Avukat Yağmur Yurdakul Özkan, “Türk Medeni Kanunu’nun Kadınların Hukuki Statüsüne Etkisi” başlıklı konuşmasında, kadınların eğitimden siyasete uzanan hak mücadelesinin bu kanunla hukuki güvenceye kavuştuğunu ifade etti. Özkan, “Medeni Kanun, kadınlar için çağdaşlaşmanın ilk adımıydı. Eşitlik bir günde sağlanmadı ama bu kanun, dönüşümün kapısını araladı. Haklar kadına bir lütuf olarak değil, birey olmanın gereği olarak tanımlandı” sözleriyle sürecin önemine dikkat çekti. Dç. Dr. Beral Alacı ise “Türk Medeni Kanunu’nun Tarihsel ve Toplumsal Önemi” başlıklı sunumunda, erkek egemen yapının tarihsel köklerine değinerek, “Hukuk metinleri uzun yıllar gücü erkekten yana tanımladı. Ancak Medeni Kanun bu dengeyi değiştiren kırılma noktalarından biridir” dedi. Alacı, Orta Asya Türk toplumlarında kadınların görece güçlü konumuna da değinerek, eşitliğin kültürel temellerinin tarihsel örneklerle desteklenebileceğini vurguladı. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Medeni Kanun’un 100. yılında bu mirası yalnızca anmakla yetinmediklerini belirterek, “Medeni Kanun’un getirdiği eşitlik anlayışını günlük yaşamın her alanında güçlendirmek zorundayız. Bornova’da kadınların kamusal hayatta daha görünür ve daha güçlü olması için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

KİGDER'den 'Medeni Kanun' mesajı Haber

KİGDER'den 'Medeni Kanun' mesajı

Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu,Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100'üncü yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. KAYSERİ (İGFA) - Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Türk Medeni Kanunu yalnızca hukuk sisteminde yapılan bir değişiklik değil; kadının aile içinde ve toplumda birey olarak tanındığı, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirildiği tarihsel bir kırılma noktasıdır. Kadın haklarının coğrafyası yoktur; haklar paylaşıldıkça güçlenir, dayanışma ile anlam kazanır." ifadelerini kullandı. Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu,Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100'üncü yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılı: Eşitliğin Hukuki Temeli ve Evrensel Sorumluluğumuz" başlığı ile yayımladığı mesajında "1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılını, toplumsal hayatımızın en köklü dönüşümlerinden birinin yıldönümü olarak değerlendiriyoruz. Türk Medeni Kanunu yalnızca hukuk sisteminde yapılan bir değişiklik değil; kadının aile içinde ve toplumda birey olarak tanındığı, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirildiği tarihsel bir kırılma noktasıdır. Bu düzenleme ile tek eşlilik esası kabul edilmiş, resmi nikâh zorunlu hale getirilmiş, kadınlara miras ve boşanma hakkı tanınmış, evlilik birliği içinde kadın ve erkek hukuken eşit konuma getirilmiştir. Böylece kadın, korunması gereken bir varlık olarak değil, hak sahibi bir birey olarak kabul edilmiştir. Cumhuriyet’in çağdaşlaşma iradesinin en somut yansımalarından biri olan bu adım, kadınların eğitimde, çalışma hayatında ve kamusal alanda var olabilmesinin temelini oluşturmuştur." ifadelerine yer verdi. Açıklamalarına devam eden KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Bugün kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta aktif rol alabilmesi; karar mekanizmalarına katılabilmesi ve sivil toplumda örgütlenebilmesi, bu hukuki devrimin açtığı yol sayesinde mümkün olmuştur. Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği olarak bizler, kadınların güçlenmesini destekleyen çalışmalarımızda bu kazanımların yalnızca tarihsel bir hatıra değil, korunması ve geliştirilmesi gereken bir toplumsal sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu sorumluluk yalnızca ülkemiz sınırlarıyla sınırlı değildir. Türkiye’de yaşayan göçmen ve mülteci kadınların — özellikle temel hak ve özgürlüklere erişimde büyük zorluklar yaşamış Afgan kadınlarının — eğitim, üretim ve sosyal yaşama katılımını desteklemek de eşitlik anlayışımızın bir parçasıdır. Kadın haklarının coğrafyası yoktur; haklar paylaşıldıkça güçlenir, dayanışma ile anlam kazanır." dedi. Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Türk Medeni Kanunu’nun yüzüncü yılında, eşitlik ilkesinin yalnızca hukuk metinlerinde değil, yaşamın her alanında karşılık bulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı hakları korumak, yaygınlaştırmak ve geleceğe taşımak, demokratik ve adil bir toplumun vazgeçilmez şartıdır." diyerek sözlerini bitirdi.

Bornova’da Uğur Mumcu 33. ölüm yılında anıldı Haber

Bornova’da Uğur Mumcu 33. ölüm yılında anıldı

Bornova Belediyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği Bornova Şubesi, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33. yılında gerçekleştirdikleri etkinlikle andı. Belediye Başkanı Ömer Eşki, “Daha fazla Uğur Mumcu yetiştirmek zorundayız” diye konuştu. İZMİR (İGFA) - Araştırmacı gazeteciliğin simge isimlerinden Uğur Mumcu, ölüm yıl dönümünde Bornova Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bornova Şubesi'nce düzenlenen etkinlikle anıldı. Anma programı, yoğun bir katılım ile Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Anma etkinliği karanfiller ve müzik dinletisiyle başlayıp, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla devam etti. Bornova Belediyesi’nin genç müzik öğrencilerinin oluşturduğu orkestra performans sergiledi, Ege Asiltürk ise Mumcu’nun “Sesleniş” adlı şiirini okudu. Başkan Ömer Eşki, konuşmasında Mumcu’nun öldürülmesinin kendisinde bıraktığı derin etkiyi anlatarak, genç nesillerin umudunu kaybetmemesi gerektiğine değinip, “İleri gitmek ve aydınlanmak zorundayız. Daha fazla Uğur Mumcu yetiştirmek, adalette ısrarcı olmak ve Atatürkçü olmak zorundayız. Yaşasın Kemalizm, yaşasın tam bağımsız Türkiye.” ifadelerini kullandı. ADD Bornova Şube Başkanı Mübeccel Timaç, Mumcu’nun mücadelesinin günümüzde de sürdüğünü belirterek, “Bu bir anma değil, kararlılık ilanıdır. Uğur Mumcu’nun kalemi bugün bizim ellerimizde. Susmak ve boyun eğmek esas tehlikedir” diye konuştu. Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde, Cumhuriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Mehmet Şakir Örs, Mumcu’nun laik, demokrat ve Atatürkçü bir gazeteci olduğunu belirterek, “Uğur Mumcu, karanlık güçlere karşı mücadele ettiği için katledildi. Cumhuriyet, demokrasi ve özgürlükleri savunmak hepimizin sorumluluğudur.” dedi. Etkinlik, Mumcu’nun fotoğrafına kırmızı karanfiller bırakılarak ve katılımcılarla birlikte yapılan dualarla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.