Hava Durumu

#Deniz Seviyesi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Deniz Seviyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Seviyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'deki deniz yükselmesi ters barometre etkisi! Haber

İzmir'deki deniz yükselmesi ters barometre etkisi!

Ege’yi etkisi altına alan düşük basınç sistemi ve güneyli rüzgâr, İzmir’de deniz seviyesini 80–85 santimetre bandına taşıdı. Kıyı hattında kısa süreli taşkınlar yaşanırken, ekipler 24 saattir sahada çalışma yürütüyor. İZMİR (İGFA) - Ege Bölgesi’nde etkili olan düşük basınç sistemi, 17 Şubat’ta İzmir’de deniz seviyesinde dikkat çekici bir yükselmeye neden oldu. Sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak yağış ve güneyli rüzgârla birlikte atmosfer basıncı 991 milibara kadar geriledi. Bu düşüşün ardından deniz seviyesi 80–85 santimetreye ulaştı. Özellikle deniz kotuna yakın bölgelerde yağmur suyunun tahliyesi geçici olarak zorlaşırken, Kordon ve Mavişehir hattında kısa süreli su taşkınları yaşandı. “HİDROLİK DENGENİN DOĞAL SONUCU” İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan durumun altyapı yetersizliğinden değil, fiziksel bir zorunluluktan kaynaklandığını belirtti. Güler, “Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında suyun mazgallardan geri basması fiziki bir zorunluluktur. Bu, bileşik kaplar prensibinin doğal sonucudur. Deniz seviyesi yüksekken yağmur suyunun denize akışı geçici olarak zorlaşır. Dalga yüksekliği de eklendiğinde kıyıya yakın noktalarda geri tepme görülebilir” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, kıyı hattında aralıksız çalışma yürütüyor. Kent genelinde 412 iş makinesi, 200 pompa ve 1365 personelle su tahliye çalışmaları sürdürülüyor. Mazgallarda kontroller yapılırken, yol ve kavşaklarda biriken suların tahliyesine devam ediliyor. “TERS BAROMETRE ETKİSİ” Uzmanlara göre yaşanan yükselme, “ters barometre etkisi” olarak bilinen meteorolojik bir olaydan kaynaklanıyor. Atmosfer basıncının düşmesiyle deniz yüzeyine uygulanan ağırlık azalıyor ve su seviyesi yükseliyor. Buna kuvvetli rüzgârın suyu kıyıya doğru itmesi ve aynı anda devam eden yağış eklenince taşkın riski artıyor. Dr. Güler, benzer hidrodinamik olayların yalnızca İzmir’e özgü olmadığını belirterek, “Aynı sistem Ayvalık’tan Muğla kıyılarına kadar etkili oluyor. Dünyada da örnekleri var; Venedik’te yılda birkaç kez deniz taşkınları yaşanabiliyor. Basınç yükseldikçe deniz seviyesi de kademeli olarak normale dönecektir” ifadelerini kullandı. METREKAREYE 78 KİLOGRAM YAĞIŞ Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre kent genelinde en yüksek yağış Bayındır/Çınardibi’nde metrekareye 78,2 kilogram olarak ölçüldü. Ödemiş/Demirdere’de 73,5 kilogram, Menderes/Çileme’de 61,3 kilogram yağış kaydedildi. İzmir merkezde ise metrekareye 44,2 kilogram yağış düştü. Yetkililer, meteorolojik verilerin anlık takip edildiğini ve basınç değerlerinin yükselmesiyle birlikte deniz seviyesinin kademeli olarak normale dönmesinin beklendiğini bildirdi.

Lodos İzmir Körfezi'ni yükseltti Haber

Lodos İzmir Körfezi'ni yükseltti

İzmir’de gün boyunca etkili olan yağmur, düşen hava basıncı ve kuvvetlenen lodos nedeniyle deniz seviyesi 85 santimetreye kadar yükseldi. Büyükşehir ekipleri kıyı hattında önlem aldı, su baskınlarına anında müdahale edildi. İZMİR (İGFA) - İzmir’de dün etkisini artıran yağışlı hava sistemi ve güneyli rüzgârlar, deniz seviyesinde dikkat çekici bir yükselmeye yol açtı. Pasaport ölçüm istasyonundan alınan verilere göre sabah saatlerinde 45–50 santimetre seviyesinde olan deniz, akşam saatlerine doğru 80–85 santimetreye kadar yükseldi. Uzmanlara göre bu yükselişin temel nedeni düşen hava basıncı ve lodosun aynı anda etkili olması. BASINÇ DÜŞTÜ, DENİZ KABARDI Sabah saatlerinde 1005 milibar civarında ölçülen hava basıncı, gün içinde 1000 milibar seviyesinin altına kadar geriledi. Hava basıncının düşmesiyle deniz yüzeyi yukarı doğru yükselme eğilimi gösterdi. Bu duruma öğleden sonra hızlanan lodos da eklenince Körfez’de su kıyıya doğru itilerek deniz seviyesinde belirgin artış yaşandı. Akşam saatlerinde yoğun yağan yağmur da deniz seviyesinin yükselmesinde önemli bir etken oldu. Rüzgâr hızları sabah saatlerinde hafif seyrederken, öğle saatlerinden sonra artarak zaman zaman 6–9 metre/saniye aralığına ulaştı. Özellikle 13.00–15.00 saatleri arasında etkisini artıran rüzgâr, kıyı hattında dalga yüksekliğini artırdı ve bazı noktalarda dalga aşmalarına neden oldu. BÜYÜKŞEHİR EKİPLERİ SAHADA Başta Alsancak Kordon ve Karşıyaka kıyı kesimi olmak üzere riskli bölgelerde İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri önlem aldı. İZSU ekipleri rögarlarda geri basma riskine karşı pompa sistemlerini devreye alırken, itfaiye ekipleri su baskını ihbarlarına anında müdahale etti. Zabıta ekipleri de kıyı hattında düzenli devriye faaliyetlerini sürdürdü. Kent genelindeki deniz taşmasına karşı Büyükşehir ekipleri çalışmalarına devam ediyor. Yetkililer, özellikle düşük kotlu kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşların dikkatli olması ve zorunlu olmadıkça deniz kenarında bulunmaması gerektiğini vurguladı.

İzmir'de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo... Neden deniz yükseldi? Haber

İzmir'de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo... Neden deniz yükseldi?

İzmir’de en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Kuvvetli lodos ve alçak basıncın birleşik etkisiyle deniz seviyesi 60 santimetre yükselirken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı. Durumun 50 yılda bir görülecek düzeyde olduğunu açıklayan İZDENİZ, Salı gününe dikkat uyarısı yaptı. Peki ya neden deniz yükseldi? İZMİR (İGFA) - İzmir, 15 Şubat 2026 tarihinde son yılların en güçlü meteorolojik olaylarından birini yaşadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde ölçülen en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Bu değer, şehir içinde saatte 130 kilometre hızla ilerleyen bir aracın oluşturduğu rüzgar gücüne yakın bir etki anlamına geliyor. Menderes/Çileme Köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili/Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova başta olmak üzere birçok noktada 100 km/saatin üzerinde fırtına değerleri kaydedildi. Körfez ve kıyı hattındaki ölçüm istasyonlarında yer yer tam fırtına şiddetinde rüzgar etkili oldu. Bu seviyedeki rüzgar; çatıların yerinden sökülmesine, ağaçların devrilmesine ve açık alanlarda yürümeyi zorlaştıracak bir etkiye neden olabilecek güçte. Ancak tablo yalnızca rüzgarla sınırlı kalmadı. Bostanlı ve Pasaport istasyonlarından alınan verilere göre alçak basınç sistemi nedeniyle İzmir Körfezi’nde deniz seviyesi son 24 saatte yaklaşık 60 santimetre yükseldi. Kuvvetli lodosun oluşturduğu 90 santimetre ile 1 metre arasındaki dalgalarla birlikte kıyı hattında hissedilen toplam su etkisi yer yer 1,5 metreye ulaştı. Bu durum özellikle düşük kotlu bölgelerde deniz baskını, dalga aşması ve yağmursuyu sistemlerinde geri basma riskini artırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri kıyı hattında ve riskli bölgelerde su tahliyesi ve kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. DR. IŞIKHAN GÜLER: BU DEĞERLER YAKLAŞIK 50 YILDA BİR GÖRÜLEBİLECEK ÖLÇEKTE İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan süreci teknik verilerle değerlendirerek, “İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi ise deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir” diye konuştu. SALI GÜNÜNE DİKKAT Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik koşullardan kaynaklandığını vurgulayarak, “Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde yağışın devam etmesi, yağmursuyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya neden olur. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesinin bekleniyor. Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilecek” dedi. NEDEN DENİZ YÜKSELDİ? Uzmanlara göre üç ana etken aynı anda devreye girdi: •Alçak basınç: Deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm yükselmeye neden oldu. •Kuvvetli lodos (35–40 knot): Denizi kıyıya doğru iterek 90 cm–1 m dalga oluşturdu. •Yağış: Suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleşince özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski ortaya çıktı. Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga koşullarına göre tasarlandığını; ancak çok kuvvetli rüzgâr, düşük basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının görülebileceğini vurguluyor. Bu durum yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik koşulların geçici sonucudur.

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz! Haber

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, küresel kuraklık, iklim krizi ve barınma sorunlarının Bursa'yı doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "Nilüfer Barajı'nın geçen yıl bu dönemde doluluk oranı yüzde 31 iken bu yıl sıfır. Son 20 yıldır yağışlar sürekli azaltıyor" dedi. Bozbey, "Dünya genelinde derinleşen krizlere karşı Bursa'yı geleceğe hazırlamak bizim sorumluluğumuz" diyerek Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik konusundaki sorumluluğunu da kabul etti. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kasım ayı değerlendirme toplantısında 31 Mart'tan bu yana yürütülen hizmetlerle beraber Bursa'nın geleceğine yönelik çevre, su ve iklim politikalarını da paylaştı. Dünya genelinde ve Bursa'da üç büyük krize dikkat çeken Başkan Bozbey, su kıtlığı, fosil yakıtlardan uzaklaşma gerekliliği ve küresel barınma krizi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “2050 İÇİN BEKLENEN SICAKLIKLAR 2025’TE GERÇEKLEŞİYOR” Başkan Bozbey, iklim değişikliğinin etkilerinin varsayılandan daha hızlı yaşandığını belirterek, "Meteoroloji verilerine göre, 2050 yılı için beklenen sıcaklık artışları 2025 itibarıyla yaşanmış durumda. Buzullar hızla eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Mudanya gibi kıyı ilçelerimiz, 80 cm'lik yükselmelerle bile karşı karşıya kalabilir. Çin'den Avrupa'ya kıyı şehirleri önlem alıyor, biz de almak zorundayız. Bursa'yı geleceğe hazırlamak zorundayız" diye konuştu. Bursa'nın su kaynaklarına dair kritik bilgiler paylaşan Bozbey, yağışların son 20 yıldır sürekli azaldığını söyledi. Geçen yıl ekim ayında Nilüfer Barajı'nın doluluğunun yüzde 30-31 olduğunu hatırlatan Bozbey, "Bu yıl aynı dönemde baraj tamamen boş, sıfır! Bu, yaklaşık yüzde 30'luk bir yağış kaybı anlamına geliyor” dedi. "NİLÜFER ÇAYI’NI KİRLETENLERİN BAŞINDA BİZ GELİYORUZ” Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken Başkan Bozbey, “Çöp depolama sahasından hâlâ süzüntü suyu Nilüfer’e akıyor. Bu kabul edilemez. Kurum olarak önce kendi sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Sanayiciye ya da vatandaşa suç atmadan önce biz üzerimize düşeni yapacağız” dedi. İleri biyolojik arıtma tesislerinin yetersizliğini eleştiren Bozbey, “Dünyada bu yatırımlar çoktan tamamlandı. Biz hâlâ gerideyiz. Bu açığı hızla kapatacağız. Gerektiğinde kamulaştırma yaparız, önemli olan çevrenin korunmasıdır” şeklinde konuştu. Bozbey, petrol, kömür ve doğalgazın sürdürülebilir enerji kaynakları olarak artık görülmediğini belirterek bu kaynaklardan vazgeçme sürecinin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Barınma krizi konusuna da dikkat çeken Başkan Bozbey, “Dünya genelinde 300 milyon kişi barınma sorunuyla yüzleşiyor. Gençler ev sahibi olamıyor, düşük gelirliler kira ödeyemiyor. Bursa’da da bu krizin etkilerini hissediyoruz” dedi. “Bursa’yı geleceğe hazırlamak hepimizin sorumluluğu” mesajını yinelerken, Bozbey: “Dünya, konuşmanın ötesine geçip uygulamalara geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Büyükşehir Belediyesi olarak çevre, su yönetimi ve arıtma yatırımlarını hız kesmeden sürdüreceğiz. Bursa’yı geleceğe hazırlamak bizim ortak sorumluluğumuzdur.” Bozbey, belediyenin bu üç büyük küresel soruna karşı üstüne düşeni yapmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Dünya artık sadece konuşmayı bırakıp uygulamaya geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğu üstleniyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.