Hava Durumu

#Deprem

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı Haber

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı

Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine destek vermeye başlayan Royal Canin, ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen arama kurtarma simülasyonu ile gerçekleştirdi. İZMİR (İGFA) - Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan arama kurtarma köpeklerinin eğitim ve beslenme süreçlerine destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak yürütülen iş birliğinin ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonu ile başladı. İzmir’de bulunan Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Etkinliğe, Borut Modic de katılarak köpeklerin davranış ve eğitim süreçlerine yönelik uygulamalar gerçekleştirdi. Simülasyon kapsamında katılımcılar, arama kurtarma köpeklerinin afet ortamında nasıl çalıştığını yakından gözlemleme fırsatı bulurken köpeklerle etkileşimli deneyimler de yaşadı. Royal Canin, yıl boyunca eğitim ve mama desteği sağlayarak köpeklerin gelişimini ve sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor. “KÖPEKLER ENKAZ ALTINDA HAYATIN İZİNİ BULUYOR” Uzman eğitmen Borut Modic, arama kurtarma köpeklerinin afetlerde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, köpeklerin insan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Modic, “Bir köpek enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde algılayabilir. Bu küçük ipucu doğru yorumlandığında bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir” dedi. Modic ayrıca ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpeğin, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürebilecek çalışmasını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini vurguladı. DÜNYADA BİNLERCE KÖPEK GÖREV YAPIYOR Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri afet müdahalesinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrasında geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında da önemli bir rol oynadı. Uluslararası verilere göre Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’na bağlı 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3 bin arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor. AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin göreve hazır hale gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin koku algılama, enkaz ve doğa arama eğitimleri ile farklı operasyon senaryolarına hazırlandığını ifade etti. Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin yüksek fiziksel ve zihinsel performans sergilediğini belirterek doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Altunyuva, farklı görevlerin köpekler için farklı dayanıklılık gerektirdiğini ve dengeli beslenmenin görev güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Fransa Büyükelçisi ve Kalkınma Ajansı heyeti Malatya’da... Deprem enkazı geri dönüşümünde pilot olacak Haber

Fransa Büyükelçisi ve Kalkınma Ajansı heyeti Malatya’da... Deprem enkazı geri dönüşümünde pilot olacak

Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont ve Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret ederek, deprem sonrası enkaz atıklarının geri dönüşümü için başlatılacak pilot projeyi değerlendirdi. MALATYA (İGFA) - Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont ve Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile bir araya gelerek, belediye ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında yürütülen hibe projelerinin güncel durumunu görüştü. Başkan Er, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya'nın önemli bir zarar gördüğünü hatırlatarak, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve bakanlarımızın desteğiyle Malatya’yı yeniden inşa ediyoruz. 121 bin bağımsız bölüm tamamlandı. Eskisinden daha modern bir Malatya yükseliyor” dedi. Malatya’nın tarımsal potansiyeline de vurgu yapan Er, “Kayısıdan yıllık 500 milyon dolar gelir elde ediyoruz. Kiraz, üzüm ve ceviz gibi ürünlerimizle deprem sonrası ekonomik toparlanmaya katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı. Fransa Büyükelçisi Dumont ise, deprem sonrasında Malatya’daki yeniden yapılanma çalışmalarının önemini belirterek, “Enkaz atıklarının geri dönüşümü, halkımız için büyük önem taşıyor. Türkiye’de ilk kez uygulanacak bu pilot proje, Malatya’da hayata geçirilecek” dedi. Başkan Er de tesisin en kısa sürede tamamlanacağını ve ayrıştırılan enkaz alanının deprem anıtı ve yeşil alan olarak şehre kazandırılacağını belirtti. Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Muron, projenin başarılı olması durumunda diğer şehirlere de model olabileceğini kaydederek, MASKİ ile yürütülen içme suyu ve kanalizasyon altyapı projelerinden de bahsetti. Ziyaret sırasında Başkan Er, Fransa Büyükelçisi Dumont’a belediye hizmet binasında inşa edilen kütüphane hakkında detaylı bilgi verirken, “3600 metrekarelik kütüphanemizde eş zamanlı olarak 815 öğrenci eğitim görebilecek. Amfi, çalışma alanları, seminer salonları ve bilgisayar laboratuvarları mevcut. 7/24 hizmet verecek kütüphanemizde öğrencilerimize çay, su, kahve ve çorba ikramında bulunacağız.” dedi. Bu ziyaret, Malatya’nın deprem sonrası yeniden inşasında ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki projelerinde uluslararası iş birliğinin artan önemini gösterdi.

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır Haber

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır

Türkiye’nin lider yalıtım üreticisi İzocam, 1-7 Mart Deprem Haftası'nda binaların depreme dayanıklılığı için yalıtım uygulamalarının önemine dikkat çekti. İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil; can güvenliği için yapılması gereken stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, ülkemizde her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında düzenlenen Deprem Haftası’nda, “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajıyla yapı güvenliğinin artırılmasında yalıtımın önemine dikkat çekti. Depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil, doğrudan can güvenliğiyle ilgili temel bir öncelik olduğunu vurgulayan İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, “Türkiye’deki mevcut yapı stokunun deprem gerçeği ışığında, kapsamlı ve entegre bir bakış açısıyla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Deprem riskine karşı gerçek ve kalıcı bir risk azaltımı ancak önleyici ve bütüncül bir yaklaşımla mümkündür. Yapı güvenliği; malzeme kalitesi, doğru uygulama ve yapı fiziği performansının birlikte ele alınmasını zorunlu kılar. Temelden çatıya kadar doğru yalıtım çözümleriyle desteklenmeyen bir yapının, bütüncül anlamda güvenli kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Yalıtım uygulamalarının, çoğu zaman enerji tasarrufu ve konfor başlığı altında ele alınmasına karşın yapı dayanıklılığı açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdal Bozok, standartlara uygun şekilde tasarlanmış ve doğru uygulanmış bir yalıtım sistemi, yapı elemanlarını dış etkilere karşı koruyarak binaların uzun vadeli performansını güvence altına alındığını söyledi. Özellikle yapı elemanlarında oluşan yoğuşmanın zaman içinde bina güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir risk unsuru olduğunu ifade eden Bozok, "Ara kesitlerde yoğuşan su; taşıyıcı sistemlerdeki donatıların korozyona uğramasına, kesitlerinin azalmasına ve buna bağlı olarak yük taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde düşmesine neden olabilmektedir. Ayrıca yapı bileşenleri içerisinde biriken su, soğuk mevsimlerde donarak, sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle doğru tasarlanmış bir yalıtım sisteminde, yoğuşan suyun aynı yıl içinde güvenli şekilde buharlaşması büyük önem taşımaktadır ve standartta yapılan hesaplamalar ile yoğuşacak suyun kütlesi sınırlandırılarak yapılar güvence altına alınmaktadır. Duvarlarda ve döşemelerde oluşabilecek yoğuşma ve rutubet gibi olumsuz etkilerin önlenmesi, korozyon, donma–çözülme gibi yapısal zayıflamaların önüne geçer ve taşıyıcı sistemin uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Dolayısıyla yalıtım yalnızca enerji faturalarını düşüren bir uygulama değildir; yapının sağlığını koruyan ve deprem anındaki performansını destekleyen tamamlayıcı bir unsurdur. Depreme dayanıklı bir gelecek için sessiz ama stratejik bir güvenlik katmanıdır. Bu nedenle yalıtımın hem yeni inşa edilen hem de mevcut binalarda yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırım olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu. RİSKLİ YAPI STOĞUNA SAHİP BÖLGELERDE DÖNÜŞÜM HIZ KAZANMALI Aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkemizde, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların önemli bir bölümünün hem deprem güvenliği hem de enerji performansı açısından güncel mevzuat ve standartların gerisinde kaldığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu tablo karşısında riskli yapı stokuna sahip bölgelerde dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Kentsel dönüşümün ise yalnızca yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Bozok, “Gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm; enerji verimli, sürdürülebilir, dayanıklı ve uzun ömürlü yapılar inşa etmeyi kapsamalıdır. Deprem güvenliği ile enerji performansı birbirinden bağımsız düşünülemez. Toprak altı uygulamalarda kullanılan yüksek basma mukavemetine sahip ekstrüde polistiren (XPS) yalıtım levhaları, yapıyı su ve mekanik yüklere karşı koruyarak taşıyıcı sistemin performansını destekler. Cephe sistemlerinde tercih edilen nitelikli ve standartlara uygun camyünü ve taşyünü ürünler hem enerji verimliliğini artırmakta hem de yangın güvenliği açısından önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle, bilimsel verilerle desteklenen doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama pratiklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Nitelikli yalıtım çözümlerinin dönüşüm projelerinde standart bir uygulama haline gelmesi güvenli ve sürdürülebilir bir yapı stoğu oluşturmanın temel şartıdır” dedi. YENİ STANDARTLAR, UZUN VADELİ YAPI PERFORMANSINI DESTEKLİYOR 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile enerji performansına ilişkin yeni düzenlemelerin sektörde kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlattığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu değişimin yalnızca enerji tasarrufunu artırmakla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda yapıların uzun vadeli dayanıklılığına ve performansına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalarda gerçekleştiğini, bu tüketimin büyük bölümünün ise ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğunu hatırlatan Bozok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji verimliliği yüksek ve doğru yalıtılmış binalar; ekonomik, çevresel ve yapısal açıdan çok daha güçlü bir performans sergiler. Daha az enerji tüketen, karbon salımı düşük ve dayanıklılığı yüksek bir yapı stoku oluşturmak, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemiz için yalnızca bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Tüm bu nedenlerle, deprem riskini konuşmakla yetinmemeli, riskleri azaltacak somut adımları hayata geçirmeliyiz. Depreme hazırlık ertelenebilecek bir maliyet kalemi değil; can güvenliğini önceleyen, uzun vadeli bir yatırımdır. Doğru malzeme seçimi, standartlara uygun uygulama ve güncel mevzuata tam uyumla güçlendirilmiş yapılar, yalnızca bugünün değil, yarının da güvencesini oluşturur.”

Hatay, depremde yıkılan Arkeoloji Müzesi'ne kavuşuyor Haber

Hatay, depremde yıkılan Arkeoloji Müzesi'ne kavuşuyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören Hatay Arkeoloji Müzesi'nde devam eden restorasyon ve yenileme çalışmalarını denetledi. HATAY (İGFA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Hatay Arkeoloji Müzesi'ndeki çalışmaları yerinde inceledi. Yayman'a incelemesinde İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç, AK Parti İl Başkanı Mustafa Erdoğan ve Müze Müdürü Ali Çelikay eşlik etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlatılan restorasyon çalışmalarını gözden geçiren Yayman, yetkililerden bilgi aldıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesindeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Müzenin, dünya çapında tanınan önemli mozaik müzelerinden biri olduğunu hatırlatan Hüseyin Yayman, “Müzemiz, Hatay'ın zengin tarihini, kültürel mirasını ve geleneklerini yansıtıyordu. Şehrimizin diğer bölgeleri gibi müzemiz de ne yazık ki ciddi hasar gördü. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın özverili çalışmalarıyla müzemizin bir bölümünü yıl sonunda yeniden ziyaretçilere açmayı planlıyoruz. Deprem öncesinde müzemizde toplam 37 bin eser bulunmaktaydı. Müzemizin yeniden açılmasıyla birlikte bu sayıyı 40 bine çıkararak, yeni bölümlerle Hatay Arkeoloji Müzesi'ni hak ettiği konuma taşıyacağız.” ifadelerini kullandı. HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİ 40 BİN ESERLE YENİDEN ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLAYACAK Yayman, Hatay'ın sadece konut ve iş yerlerini değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal alanları da yeniden canlandırmayı hedeflediklerini belirterek, şehirde hayatın yeniden başladığını ve eski güzel günlere dönmek için aralıksız çalıştıklarını söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman açıklamasında şunları kaydetti: “Hatay, adeta bir açık hava müzesiydi. Depremde maalesef müzelerimiz de büyük zarar gördü. Müze binamız ağır hasar aldı. Çok üzüntü duyduk. Geçen süreçte eserlerimizi tek tek kurtararak, güvenli bir şekilde muhafaza ettik. Şu anda hepsi devletimizin kontrolündedir. Hatay Arkeoloji Müzesi, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biriydi. Hatay'ı bir müzeler şehri haline getirmiştik. Depremden önce müzemizde 37 bin eser yer alıyordu. 2026 yılı sonunda 40 bin eserle yepyeni bir müze olarak açılışını yapacağız. Vatandaşlarımız müzemizin açılışını büyük bir heyecanla bekliyor. Müzemiz eskisinden çok daha ihtişamlı ve güzel olacak. Hatay, kısa sürede yeniden tarihin, kültürün ve sanatın merkezi haline gelecek. Hatay'ımıza verdiği değer için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Hatay halkımız adına sonsuz şükranlarımı sunarım.

Bornova’dan afetlere karşı dijital devrim Haber

Bornova’dan afetlere karşı dijital devrim

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kısa bir süre önce hayata geçirdikleri Dijital İkiz Platformu ile afetlerde en büyük sorun olan koordinasyon ve kaosun, veri temelli yönetimle aşılacağını vurguladı. İZMİR (İGFA) - Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB) tarafından Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İzmir’de Afet” çalıştayında konuşan Ömer Eşki, Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği Dijital İkiz Platformunu kamuoyuna tanıttı. Afet yönetiminde en büyük sorunun koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çeken Başkan Eşki, “Biz Dijital İkiz ile kaosu değil, veriyi yöneteceğiz. Hangi fayda, hangi şiddette deprem olursa Bornova’da ne olur, artık bunu matematiksel olarak görebiliyoruz. Planlamamızı buna göre yapıyoruz” diye konuştu. 17 Ağustos 1999 depremini 13 yaşında yaşadığını söyleyen Eşki, çocukluk hafızasında yer eden “ekmek dağları” örneği üzerinden plansız yardımların yarattığı düzensizliğe vurgu yaptı. “Yardımsever bir milletiz ama organizasyon yeteneğimizi doğru kullanamıyoruz. Oysa tüm sorunları çözecek imkâna sahibiz” ifadelerini kullandı. AFETLERDE İLK HEDEF: PANİK DEĞİL GÜVEN Kahramanmaraş depremlerinde gönüllü olarak arama kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatan Eşki, yaşadığı travmatik anıları paylaştı. “Fazla cenaze torbanız var mı?” sorusuyla karşılaştığı anı aktaran Eşki, afetlerde ilk yapılması gerekenin vatandaşın yalnızlık korkusunu gidermek olduğunu söyledi. Bornova Belediyesi bünyesinde arama kurtarma ekibi kurduklarını ve mahalle ölçeğinde ekipler oluşturmayı hedeflediklerini belirten Eşki, “Devletin sıcak elini vatandaşın omzunda hissettirmemiz gerekiyor” dedi. Bornova’nın geniş ormanlık alanlara sahip olduğunu hatırlatan Eşki, yangınlara karşı geliştirdikleri YOMA (Yangın Olaylarına Müdahale Aracı) ile 120 metre menzilli yüksek basınçlı su müdahalesi yapabildiklerini söyledi. Sel riskine karşı ise suyun toplandığı alanların tespit edildiğini ve eğim düzenlemeleriyle suyun dere yataklarına yönlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Eşki konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin genlerine deneme-yanılma işlemiş olabilir. Ama biz her yıl bir önceki yıldan ders çıkararak ilerlemek zorundayız. Temel hedefimiz veriyi doğru toplamak, organizasyonu doğru yapmak ve ilk kaos anını bilgiyle yıkmak.” TÜRKİYE’DE İLÇE ÖLÇEĞİNDE BİR İLK: DİJİTAL İKİZ PLATFORMU Bornova Belediyesi, Türkiye’de ilçe düzeyinde Dijital İkiz teknolojisini uygulayan ilk yerel yönetim olarak, afet risklerini öngören ve bilimsel analizlere dayalı karar destek mekanizmalarını güçlendiren yeni nesil bir dijital dönüşüm modelini hayata geçirdi. Platform kapsamında; Bornova’nın bina envanteri, zemin sınıfları ve aktif fay hatları tek sistemde toplandı. Olası deprem senaryolarında yer ivmesi ve hasar analizleri yapı bazlı hesaplanabiliyor. Köprülerin, doğal gaz ve su hatlarının, elektrik altyapısının nasıl etkileneceği önceden simüle ediliyor. Yol kapanma ihtimalleri ve enkaz alanları üç boyutlu ortamda modelleniyor. 360 DERECE AKILLI KENT EKOSİSTEMİ Dijital İkiz Platformu ile Gerçek zamanlı sismik izleme, yapısal kırılganlık analizleri, toplanma alanı kapasite planlaması, kritik altyapı risk tespiti, Iot tabanlı çevresel izleme, demografik ve mekânsal analizler tek bir entegre sistem üzerinden yürütülüyor.

İzmir'de Eşrefpaşa Hastanesi'nin yeni binasında sona doğru Haber

İzmir'de Eşrefpaşa Hastanesi'nin yeni binasında sona doğru

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında kaba inşaat tamamlandı, ince işçilik aşamasına geçildi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, 118 yıllık gururu İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni hizmet binasında kaba inşaatı tamamladı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bodrum dâhil 7 kattan oluşan yapının kat imalatları bitirildi. 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından projelendirilen ek hizmet binası, dayanıklı ve modern yapısıyla kente uzun yıllar hizmet verecek şekilde yükseliyor. “İNŞAATIN ZORLU ETABI TAMAMLANDI, DAHA HIZLI İLERLEYECEK” İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürü Ece Bahar, toplam 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında inşaatın Temmuz 2024’te başladığını ve yüzde 45 seviyesine ulaştığını belirtti. Kaba inşaatın tamamlandığını, iç mekânda ince işçilik ile mekanik ve elektrik imalatlarının sürdüğünü aktaran Bahar, dış cephede granit seramik uygulamalarına başlandığını ve mevcut bina ile yeni bina arasında yapılacak köprünün temelinin atıldığını söyledi. İnşaatın en zorlu aşamasının geride kaldığını vurgulayan Bahar, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ve projeyi temmuz ayında tamamlayarak İzmirlilerin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti. “İZMİR’E YAKIŞIR ESTETİK VE MODERN BİR BİNA KAZANDIRMAYI HEDEFLİYORUZ” Bahar, deprem sürecinin ardından daha dayanıklı bir temel sistemi geliştirildiğini ve inşaatın bu doğrultuda sürdürüldüğünü belirtti. İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek nitelikli bir sağlık yapısı inşa ettiklerini vurgulayan Bahar, proje tamamlandığında hem dış cephe tasarımı hem de iç mekân düzenlemeleriyle kente estetik ve modern bir hastane kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. “HASTANEMİZİN HİZMETİNİ ÜST SEVİYEYE ÇIKARACAK” İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, yeni ek hizmet binasında önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, 118 yıldır İzmir’e hizmet veren hastanenin kapasitesinin bu yatırımla önemli ölçüde artacağını söyledi. Bayram, “2020 depreminde hasar gören ve içinde yoğun bakım, acil servis ile ameliyathanelerin bulunduğu bu binayı kullanamıyorduk. Yeni yapıyla birlikte ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu ve 1 doğumhane kazanıyoruz. Projeyle ayrıca ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi ile çamaşırhane ve yemekhane gibi destek birimleri de hizmete alınacak. Hastanemiz mevcut hizmetini genişleterek daha üst seviyede sağlık hizmeti sunacak” dedi. İNŞAATIN ARDINDAN EN KISA SÜREDE HİZMETE BAŞLAYACAK Bayram, yeni binanın tamamlanmasının ardından en kısa sürede hizmete açılması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Uzun süredir personel, donanım ve tıbbi ekipman ihtiyaçları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bayram, hastalara en iyi koşullarda hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi. Eşrefpaşa Hastanesi’nin özellikle sosyal güvencesi olmayan ve ihtiyaç sahibi yurttaşlara yönelik önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Bayram, yeni binayla birlikte mevcut yapının da yenilenerek yara bakımı ve palyatif hizmetler gibi alanlarda geliştirileceğini kaydetti.

İzmir, afetlere karşı daha 'güvenli kent' oluyor Haber

İzmir, afetlere karşı daha 'güvenli kent' oluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bilimsel çalışmalar, üniversitelerle iş birliği, zemin etütleri, fay analizleri ve toplum temelli eğitimlerle kenti afetlere karşı dirençli hale getirmek için kapsamlı bir yol haritası uyguluyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti deprem, tsunami ve diğer doğal afetlere karşı dirençli hale getirmek için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Başkan Dr. Cemil Tugay liderliğinde yürütülen projeler, bilimsel, bütüncül ve katılımcı bir yaklaşımla ilerliyor. Deprem Master Planı kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile iş birliği protokolleri mecliste oy birliği ile kabul edildi. Planın 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Kentin zemin yapısı da detaylı şekilde inceleniyor. Bayraklı, Bornova, Konak, Karşıyaka ve Çiğli ilçelerinde yürütülen mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında açılan sondaj kuyuları ve yapılan deneylerle kentin zemin ve basen yapısı belirleniyor. Karşıyaka’daki çalışmaların 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor. İzmir ve çevresindeki aktif fay hatları, paleosismoloji çalışmalarıyla inceleniyor. 25 aktif fay hattı üzerinde planlanan hendek çalışmalarının yüzde 80’i tamamlandı. Kıyı ilçeleri için tsunami riskine karşı deniz içi sondajlar, paleotsunami araştırmaları ve sayısal modellemelerle risk haritaları oluşturuldu. Mevcut yapı stoku da mercek altında. Bayraklı ve Bornova’da yaklaşık 95 bin yapıda envanter çalışmaları tamamlanırken, Karşıyaka’da 22 bin 767 yapı için çalışmalar başlatıldı. Bu veriler, kentsel dönüşüm ve güçlendirme politikalarına yön verecek. Toplum temelli önlemler de ön planda. Mahalle Afet Gönüllüleri programı kapsamında muhtarlar ve mahalle sakinlerine “Temel Afet Bilinci ve İlkyardım” eğitimleri veriliyor. Orman köylerinde yangınlara karşı ilk müdahale eğitimi de sağlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bilimsel veriye dayalı, katılımcı ve bütüncül bir yaklaşım ile kenti afetlere dirençli bir şehir haline getirme yolunda ilerliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.