Hava Durumu

#Düşünce

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Düşünce haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düşünce haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar Haber

Bursa Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar

Osmangazi Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği felsefe buluşmaları, bu hafta da düşünce dünyasına ışık tutan önemli bir başlığa ev sahipliği yaptı. Programda, insanlık tarihinin en çarpıcı kavramlarından biri olan “başkaldırı” çok yönlü bir bakış açısıyla ele alındı. BURSA (İGFA) - Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları kapsamında düzenlenen etkinlikte, alanında uzman akademisyenler Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde Albert Camus’nün “Sisyphos Mitosu” üzerinden başkaldırı kavramını ve günümüz politikasındaki yansımalarını masaya yatırdı. Düşünce tarihinin en çarpıcı sorgulamalarından biri olan başkaldırı, hem felsefi boyutlarıyla hem de günümüz politik atmosferindeki yansımalarıyla kapsamlı biçimde tartışıldı. Akademisyenler, öğrenciler ve felsefeye ilgi duyan çok sayıda vatandaşın yoğun katılım gösterdiği programda, “Günümüz politik ortamında, politik bir tavır olarak doğru anlaşılmış Casmüs’cü anlamda bir başkaldırı anlayışı iş görür mü?” sorusuna cevap arandı. Derin bir sorgulamaya kapı aralayan programın moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen üstlenirken, Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Ogün Ürek, başkaldırı kavramını felsefi temeller çerçevesinde kapsamlı biçimde ele aldı. Başkaldırının insanı en değerli ve önemli yapan özelliği olduğunu söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ogün Ürek, “Bugün ana kavramımız başkaldırı. Başkaldırı, bir tutum ve tavır olarak bana kalırsa insanı insan yapan en önemli ve en değerli özelliktir. Başkaldırmak; ‘hayır’ demek, ‘artık bu kadar da değil’ diyebilmektir. Bu noktada en önemli mesele, ‘hayır’ demeyi unutmamaktır. Çünkü ‘hayır’ demeyi unutmuş bir toplumun ne kendisine ne de başkalarına faydası olur. Peki ne yapmalıyız? Yapmamız gereken aslında çok açık. Çocuklarımıza okul öncesi dönemden başlayarak ‘hayır’ demeyi öğretmeliyiz. Ancak bunu bilinçli bir şekilde, neye ve neden ‘hayır’ dediğimizi açıklayabilecek bir dil ile yapmalıyız. Çocuklarımız gerektiğinde ‘hayır, ben bunu yapmam’ ya da ‘hayır, sen bunu bana yapamazsın’ diyebilmelidir. Eğer bunu başaramazsak, toplum olarak ‘hayır’ demeyi unuturuz. ‘Hayır’ demeyi unutan bir toplumdan ise kimseye bir fayda gelmez” şeklinde konuştu. “BAŞKALDIRI YALNIZCA BİR KAVRAM DEĞİLDİR” Günümüz sorunları üzerine başkaldırıyla ilgili konuştuklarını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen ise, “Başkaldırı, yaşadığımız koşullar bakımından bugün ihtiyaç duyduğumuz temel kavramlardan biridir. Ancak başkaldırı yalnızca bir kavram değil; aynı zamanda eylemleri de beraberinde getiren bir zemin sunar. Dolayısıyla biz de bu zeminin ne anlama geldiğini, nasıl kurulabileceğini ve neden önemli olduğunu birlikte düşünmeye çalıştık. Bu çerçevenin önemini özellikle vurgulamak istedik” ifadelerini kullandı. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Gürkan Kaya, program sonunda akademisyenlere günün anısına plaket ve teşekkür belgeleri takdiminde bulundu.

İzmir’de Öğretmen Akademileri yeni dönemde devam ediyor Haber

İzmir’de Öğretmen Akademileri yeni dönemde devam ediyor

Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘‘İzmir Öğretmen Akademileri’’, yeni dönemde faaliyetlerine devam ediyor. İZMİR (İGFA) - İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Öğretmen Akademileri; Edebiyat Akademisi, Şehir ve Kültür Akademisi, Felsefe ve Düşünce Akademisi ve Müzik Akademisi ile öğretmenlerin çok yönlü gelişimi hedefleniyor. 23-25 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen üç farklı akademiye çok sayıda öğretmen katıldı. "Edebiyat Akademisi" kapsamında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, İzmir Cumhuriyet Müzesinde "Gelenek, Modernite ve Sonrası: Türk Şiirinin Gelenekle İmtihanı" başlıklı bir eğitim verdi. "Şehir ve Kültür Akademisi"nde ise İKSF Müdür Yardımcısı G. Elif Erginer'in sunumuyla "İzmir’in Kültür ve Sanat Beşiği Olarak İKSF" eğitimi, (İKSF)İzmir Kültür Sanat Fabrikasında gerçekleştirildi. Son olarak "Felsefe ve Düşünce Akademisi"nde Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Türkeri tarafından verilen "Düşünce, Hayat ve Sanat: İnsan Bunun Neresinde?" konulu eğitim de yine İzmir Cumhuriyet Müzesinin ev sahipliğinde yapıldı. Alanında uzman akademisyenler, eğitimciler ve sanatçıların katkılarıyla gerçekleştirilen akademi programlarında öğretmenler; meslekî bilgi ve becerilerini geliştirmenin yanı sıra kültürel, sanatsal ve entelektüel birikimlerini artırma fırsatı buldular. Ayrıca katılımcıların aktif olarak yer aldığı, etkileşimli ve nitelikli içeriklerle yürütülen akademi çalışmaları; öğretmenler arası iş birliğini güçlendirerek bilgi paylaşımını artırdı. Akademi faaliyetleri planlanan takvim doğrultusunda devam edecektir.

Bursa Osmangazi’de 'Edebiyat Hayat Buluşmaları' devam ediyor Haber

Bursa Osmangazi’de 'Edebiyat Hayat Buluşmaları' devam ediyor

Kültür ve edebiyatı kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” ile düşünce dünyasına ışık tutmaya devam ediyor. BURSA (İGFA) - Kültür ve sanatı kentin ruhuna işleyen çalışmalarına devam eden Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” programı kapsamında edebiyatseverleri nitelikli bir söyleşide buluşturdu. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen programda Doç. Dr. M. Emir İlhan, Fransız denemeci Pierre Bayard’ın çarpıcı eseri ‘Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?’ üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaptı. ANLAM DÜNYASINA YOLCULUK Bayard’ın metnini geniş bir perspektiften ele alarak dinleyicileri anlamın katmanları arasında düşünsel bir yolculuğa çıkaran Doç. Dr. İlhan, Fransız denemecinin meseleyi zekice ve yer yer ‘hınzır’ bir üslupla kurguladığını ifade etti. Doç. Dr. İlhan, yalnızca yazarın değindiği kitaplar üzerinden değil; roman kahramanlarının, eleştirmenlerin ve okuma pratiklerinin dünyası üzerinden de tartışmayı derinleştirerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Sadece yazarın okumuş olduğu kitaplar içerisinde değil, okuyan ve okumayan roman kahramanlarıyla eleştirmenlerin de meseleye nasıl yaklaştıklarını ele aldık. Bunu biraz ‘hınzır’ bir şekilde ele alan yazarın tavrını, bizler de yansıtmaya çalıştık. Metinler arasında bir okuma olmuş oldu. Gerçekten hali hazırda bizler okumuş olduğumuz kitaplar hakkında mı konuşuyoruz, yoksa külliyatımızın büyük bir bölümü okumadığımız kitaplar hakkında mı, bunun edebiyat ve yaşam içerisinde nerede durduğunu idrak etmeye çalıştık.” Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği kültürel faaliyetlere değinerek, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a desteklerinden ötürü teşekkürlerini sunan Doç. Dr. M. Emir İlhan, “Şadırvanlı Han’da, Osmangazi’nin diğer kültür merkezlerinde bir gün bile boş geçmiyor ve Osmangazi Belediyesi bunu 7’den 70’e herkese dönük bir şekilde yapıyor” ifadelerini kullandı.

Mevlevi kültürü Bursa Osmangazi’de yaşatıldı Haber

Mevlevi kültürü Bursa Osmangazi’de yaşatıldı

Tarihi değerlere sahip çıkan ve kültür mirasını gelecek nesillere aktaran Osmangazi Belediyesi, ‘Şeb-i Arûs Hz. Mevlana’yı Anlamak’ programına ev sahipliği yaptı. BURSA (İGFA) -Osmangazi Belediyesi ve Bursa Konyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle Hz. Mevlana’nın 752. Vuslat yıldönümünde Şeb-i Arûs Hz. Mevlana’yı Anlamak’ programı düzenlendi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşen etkinliğe Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Bursa Konyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Musa Bozkurt, dernek üyeleri, il ve ilçe meclis üyeleri, STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda hafız İlyas Safa Yılmaz, Kuran-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Osmangazi Belediyesi olarak hedeflerinin, geçmişten gelen bu kültür mirası sadece korumak değil, aynı zamanda çağdaş dünya ile buluşturmak olduğuna işaret eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sözlerine şu şekilde devam etti: “Türkiye’de ortak kültürel miras dediğimizde bu toprakların yetiştirdiği Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana gibi önde gelen isimler gelir. Bu isimler, insanın merkezi olan hoşgörüyü ve ortak bir var oluş bilincini geliştirmeyi öne çıkaran bir düşünce geleneğinin temel taşlarıdır. Mevlana’nın çağlar üstü düşüncesi, diyalogdan yana duran, insanın içsel dönüşümünü önemseyen bir felsefe kültürüdür.” ifadelerini kullandı. 5’incisini düzenledikleri programın en güzel ve anlamlı etkinliklerden biri olduğunu kaydeden Bursa Konyalılar Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Musa Bozkurt ise, “Bu manevi buluşmada Mevlana’nın sevgi, merhamet ve hikmet dolu çağrısını, Gazze’nin sessiz çığlığıyla birleştirmeyi amaçladık. Şeb-i Arûs programı, bizler için bir fedakarlık, bir dayanışma, birliktelik ruhu içermektedir. Mesele bir kültürü yaşatmak, bir mirası geleceğe taşımak ve vicdanı diri tutma çabasıdır.” diye konuştu. Bursa Erkek Lisesi Edebiyat Öğretmeni Melek Küçüker de, Mevlana’nın hayatını ve düşünce yapısını anlattı. SEMAZEN GÖSTERİSİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Konuşmaların ardından Bursa Mevlevihanesi Tasavvuf Topluluğu ve semazen ekibi, musuki dinletisi eşliğinde semazen gösterisi sundu. Bursalıların yoğun ilgi ile takip ettiği semazenlerin ardından Mehter Takımı da vatandaşlara marşlardan oluşan dinleti gerçekleştirdi.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye Efes Selçuk’tan onur ödülü Haber

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye Efes Selçuk’tan onur ödülü

İzmir Efes Selçuk Belediyesi, “1. Herakleitos ve İoanna Kuçuradi Onur Ödülü”nü Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye takdim etti. İZMİR (İGFA) - İzmir'de Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, ödülü sunmak amacıyla Maltepe Üniversitesi’ni ziyaret ederek, ödülü eğitimcilerin huzurunda Kuçuradi’ye doğrudan teslim etti. Başkan Sengel, Kuçuradi’nin Efes Selçuk’ta düzenlenen Herakleitos Felsefe Günleri’ne yaptığı katkılar için teşekkürlerini sunarak, ödülün Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin felsefe alanındaki bilgi birikimlerini görünür hale getirmeyi hedeflediğini belirtti. 2025 yılında takdim edilen bu onur ödülünün her yıl başka bir filozofta verileceği duyuruldu. Ayrıca, Türkiye Felsefe Kurumu iş birliğinde bu yıl 5. kez gerçekleştirilecek Herakleitos Felsefe Günleri, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin isminin eklenmesiyle “Herakleitos ve İoanna Kuçuradi Felsefe Günleri” olarak sürdürülecek. Başkan Sengel, felsefe günleri çerçevesinde Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile özel bir söyleşi gerçekleştirdiklerini ve bu söyleşinin Herakleitos ve İoanna Kuçuradi Felsefe Günleri 5’in açılış programında izleyicilerle paylaşılacağını ifade etti. Bu yıl “Demokrasiye ve Cumhuriyete Felsefe ile Bakmak” temasıyla Türkiye Felsefe Kurumu iş birliğinde organize edilecek geleneksel felsefe günlerinde; düşünce, demokrasi ve Cumhuriyetin temelleri felsefenin ışığında yeniden değerlendirilecek. Birçok değerli akademisyenin yer alacağı etkinliğin bu yılki onur konuğu ise İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu olacak.

Bursa'da Felsefe Söyleşileri 'zihin felsefesi' ile başladı Haber

Bursa'da Felsefe Söyleşileri 'zihin felsefesi' ile başladı

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Felsefe Kulübü'nün paydaşlığyla düzenlenen Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri 2025-2026 döneminin ilk toplantısında, Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Demircioğlu, “Zihin Felsefesi” başlığında bir sunum yaptı. BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen’in yönetiminde gerçekleşen söyleşide Doç. Dr. Demircioğlu, “Beyin zihin ilişkisinin bir gizem olduğunu ifade etti. Konuşmasına, felsefenin Aristotoles’in dediği gibi hayretle başladığını ifade ederek giren Doç. Dr. Demircioğlu, “Bir problemi fark etmeden yaşayabilirsiniz. Ancak felsefeci burada bir problem var der ve siz de onun üzerine düşünmeye başlarsınız” dedi. Doç. Dr. Demircioğlu, “Zihin sahibi olan varlık denilince; algılayan, hisseden ve düşünen varlıkların anlaşılır. Kayanın bir iç dünyası yoktur. İnsanın, köpeğin ise vardır. Bu anlamda iç dünyası olan varlıkların zihni olduğunu da ifade edebiliriz. Renk algısı ekşi tadı, satranç hamlesi üzerine düşünme, aşk gibi. Fiziksel deneyimlerin fenomenal bilinç deneyimi olarak adlandırılır. Bedenimizi bir madde olarak değerlendirirsek, bu maddenin içinde fenomenal bilinç deneyimleriyle içinde bir şeyler oluyor. Başka maddelerin böyle bir fenomenal bilinç hali yok. Neden? Ben neye sahibim ki fenomenal bilince sahibim? Beyin varlığının bunu açıklaması gerekir denilebilir. Bazıları burada bir problem yok diyor. Düşünce ve bilinç insan beyninin ürünleridir diyor Engels. Bir kesim için açık seçik ortada olan bir durum var. Bazı felsefeciler için ise hayret edilecek bir şey var.” diye konuştu. FELSEFECİNİN HAYRET ETTİĞİ ŞEY... Doç Dr. Erhan Demircioğlu, “İnsan beyni bir anlamında bir atom yumağı. Bir takım neronlar var ve ağlar kuruyorlar. Peki neden buradan bir bilinç çıksın. Felsefecinin hayret ettiği şey. Herhangi bir maddeden farkı olmayan bir beyinin bir zihin zenginliğini açıklayabilmesi” diyerek, “Bir beyine dışarıdan bakarak, bu bilinç sahibidir diyemeyiz. Bu gördüğümüz beyin maddesi, bizim kahve tadını algılamamızı sağlayamazmış gibi görünüyor. Beyni diğer organlardan ayıran şey ne? Beyni zihnin odağı diye görüyoruz. Böbreği görmüyoruz. İkisi arasındaki farklılıklar kahve tadını almamızdaki farkı neden yaratıyor. Beyin aslında bir et. Düşünen, hisseden ve aşık olan bir et parçası” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Demircioğlu, “Naom Chomsky, bazı şeyler problem, bazı şeyler bir gizemdir der. Bazı şeyleri çözmek için neleri keşfedersek çözeceğimizi bilirsek bu problemdir. Ancak bazı şeyleri çözmek için nelere ihtiyacımızın olduğunu bile bilmiyorsak bu bir gizemdir. Beyin zihin ilişkisi bu açıdan bir gizemdir. Eğer bir zihin sahibiysek, bu bir takım sahip olduğumuz özelliklerle açıklanabiliyor olması gerekiyor. Eğer açıklanamıyorsa ortada bir gizem vardır. Felsefeciler burada ayrılıyor. Birisi eleyici maddecilik, yanılsamacılık deniliyor. Biz zihin sahibi olduğumuzu düşünüyoruz aslında zihin sahibi değiliz diyor. Böylece problem ortadan kalkıyor" dedi. Söyleşi sonrası soruları da yanıtlayan Doç. Dr. Demircioğlu ve Prof. Dr. Becermen’e Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, geçmiş dönem BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanlarından Mehmet Arif Özer tarafından verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.