Hava Durumu

#E-Ticaret

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SEO Artık Yeterli Değil, Güvenilir Olmak Gerekiyor Haber

SEO Artık Yeterli Değil, Güvenilir Olmak Gerekiyor

SEO Artık Yeterli Değil, Güvenilir Olmak Gerekiyor Yapay zekâ destekli arama deneyimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kullanıcılar artık onlarca sonuç arasında gezinmek yerine, tek ekranda sunulan derlenmiş ve net cevapları tercih ediyor. Bu dönüşümün e-ticareti de dönüştürmeye başladığına işaret eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Dijital dünyada rekabetin kuralları yeniden yazılıyor” dedi. Dijital ekonominin yıllardır üzerine kurulu olduğu trafik modeli köklü bir dönüşümden geçiyor. Arama motorlarının link listeleri yerine doğrudan yanıt üretmeye başlaması, yalnızca teknolojik bir güncelleme değil; görünürlük, rekabet ve kullanıcı davranışlarının yeniden tanımlandığı yeni bir dönemin işareti. Yapay zekâ destekli arama deneyimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kullanıcılar artık onlarca sonuç arasında gezinmek yerine, tek ekranda sunulan derlenmiş ve net cevapları tercih ediyor. Bu değişim, klasik “arama ve keşif” modelini geride bırakırken, dijital dünyada rekabetin kurallarını da yeniden şekillendiriyor. GÖRÜNÜRLÜK ARTIK GÜVENİLİR OLMAKTAN GEÇİYOR TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli’ye göre bu dönüşüm, özellikle e-ticaret markaları açısından kritik bir eşik anlamına geliyor. Artık üst sıralarda yer almak tek başına yeterli değil; asıl fark yaratan, yapay zekâ sistemlerinin yanıtlarında referans gösterilen kaynaklardan biri olabilmek. Bu yeni düzende görünürlük, “tıklanmak” üzerinden değil, “güvenilir kaynak olarak seçilmek” üzerinden tanımlanıyor. Kullanıcı davranışının sadeleşmesiyle birlikte rekabet alanı daralıyor; yüzlerce linkin yerini birkaç güçlü referans alıyor. Bu da markalar için görünürlüğü hem daha zor hem de çok daha değerli hale getiriyor. Dijital dünyada rekabetin kurallarının yeniden yazıldığına işaret eden Çiğdemli, bu dönüşüme hazırlık kapsamında geliştirdikleri yapay zekâ destekli içerik sistemlerinin e-ticaret sitelerine önemli avantaj sağladığını belirterek, “Bu sistemler, markaların web sitelerini analiz ederek kullanıcıların sorularına yanıt veren içerik başlıkları ve blog yazıları üretiyor. Örneğin bir moda markası için yalnızca ürün sayfası değil, ‘hangi ortamda ne giyilir’ gibi karar sürecini etkileyen içerikler öne çıkarılıyor. Bu yaklaşımın sonuçları da dikkat çekici. Yapay zekâ odaklı içerik stratejileriyle desteklenen e-ticaret sitelerinde organik trafik artışının katlanarak yükseldiğini gördük. Ancak burada kritik nokta yalnızca trafik değil; kullanıcı karar anında görünür olabilmek” dedi. SEO ARTIK YETERLİ DEĞİL Yeni dönemde klasik SEO’nun tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Çiğdemli, “Artık içerik yalnızca ziyaretçi çekmek için değil, doğrudan kararları etkilemek için üretiliyor. Bu nedenle ürün anlatımları, kullanıcı senaryoları ve deneyim odaklı içerikler e-ticaretin merkezine yerleşiyor. Öte yandan bu dönüşüm, platform çeşitliliğini de beraberinde getiriyor. Arama motorları hâlâ güçlü bir kanal olsa da, video platformları, sosyal medya ve pazar yerleri yeni stratejinin ayrılmaz parçaları haline geliyor. Markaların artık yalnızca algoritmalara değil, yapay zekânın içerikleri nasıl analiz ettiğine de odaklanması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Sonuç olarak, arama motorlarının yapay zekâ ile evrimi dijital ekonomide yeni bir oyun alanı yaratıyor. Bu yeni düzende kazananlar, yalnızca görünür olanlar değil; doğru anda, doğru cevap içinde yer alabilen markalar olacak. Çiğdemli, “Kısacası, arama motorlarının yapay zekâ ile evrimi yalnızca teknik bir güncelleme değil; dijital ekonominin işleyişini yeniden tanımlayan bir kırılma. Kazanan tarafın kim olacağı henüz net değil. Ancak kesin olan şu ki, bu yeni dönemde görünür olmak isteyen markalar, artık yalnızca algoritmalara değil, aynı zamanda yapay zekânın nasıl düşündüğüne de hitap etmek zorunda” diye konuştu. TİCİ AI İLE YENİ DÖNEM Google'ın AI çözümü henüz Türkiye'ye gelmeden önce Ticimax olarak buna yönelik e-ticaret sitelerinin LLM'lerin dikkatini çekebilmesi üzerine bir yapay zeka asistanı geliştirdiklerini ve müşteri tabanındaki e-ticaret sitelerine bunu entegre ettikleri bilgisini de veren Çiğdemli şunları aktardı: “Tici AI büyüme asistanı adını verdiğimiz bu yapay zeka aracı, markaların web sitesini analiz ediyor ve siteye özel içerik konuları ve blog yazıları oluşturup yayına alıyor. Örneğin abiye satan bir tekstil sitesi için, ‘Kır düğününde ne giyilir?’, ‘Kırmızı abiye giyince nasıl makyaj yapılır?’ gibi LLM odaklı konu başlıkları belirleyerek blog yazıları oluşturuyor asistanımız. Bu sayede, Google'ın AI çözümü Türkiye'ye geldikten sonra bizim altyapı hizmeti verdiğimiz e-ticaret şirketlerinin organik trafikleri 50 kata kadar artmış durumda. Artık SEO yeterli değil. Söyleyecek bir sözü, verecek bir aklı, bir felsefesi olan markalar ayakta kalacak. Tici AI asistanı bu nedenle var. Yeni dönem için e-ticarette akıl oyunları başladı diyebiliriz. Bu yeni kullanım biçimi, aramayı bir keşif süreci olmaktan çıkarıp, doğrudan bir ‘cevap deneyimine’ dönüştürüyor. Üstelik bu dönüşüm yalnızca ChatGPT benzeri yeni nesil platformlarla sınırlı değil. Arama motorlarının kendisi de bu yeni paradigma doğrultusunda yeniden şekilleniyor. Ticimax olarak biz, yakında Türkiye’ye gelmesi beklenen AI üzerinden alışverişe de hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin internet reklam geliri ilk çeyrekte 2,4 kat arttı Haber

Türkiye'nin internet reklam geliri ilk çeyrekte 2,4 kat arttı

2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki işletmelerin Yandex Ads yatırımları, geçen yılın aynı dönemine göre güçlü biçimde arttı; toplam harcamalar 2,4 kat yükselirken, en hızlı büyüme 3,4 katla Yandex Ads Space'te görüldü. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'deki işletmeler, 2026 yılının ilk çeyreğinde Yandex Ads reklam hizmetlerine yaptıkları yatırımları, geçen yılın aynı dönemine göre 2,4 kat artırdı. En hızlı büyüyen platform olan Yandex Ads Space'te harcamalar yıllık bazda 3,4 kat arttı. E-ticaret ve turizm işletmeleri yatırımlardaki artışa öncülük ederken, eğitim ve sağlık alanındaki şirketler de en fazla harcama yapanlar arasında yer aldı. Türkiye'de Yandex Arama reklamlarına yapılan yatırımlar da hızlı şekilde artıyor. Bu reklamlara yapılan yatırımlar 2026'nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 2,1 kat yükseldi. Bu büyümede, Türkiye'de iki milyondan fazla kişinin her gün kullandığı Yandex Aramayı kullanan kullanıcı kitlesinin genişlemesi ve reklam olanaklarının geliştirilmesi etkili oluyor. Ocak ayında Yandex Ads, markalaşma odaklı reklam formatlarının doğrudan Yandex Arama ana sayfasında ve arama sonuçlarının yanında yayımlanmasını sağlayan self-servis araçlarını devreye aldı. Bu gelişme, hem web hem de uygulama ortamlarında markaların görünürlüğünü en üst düzeye çıkarıyor. Yandex Ads Türkiye Bölge Direktörü Edita Yıldız, “Yandex Türkiye olarak, ülkemizdeki milyonlarca insanın günlük işlerini online ortama yönetmesine yardımcı olan yerelleştirilmiş hizmetlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Bunlar arasında Yandex Maps ve Navi, Yandex Arama ve Yandex Go şehir içi hizmetlerinin yanı sıra, özellikle Türkiye pazarı için geliştirilen yeni Yandex AI süper uygulaması da yer alıyor. Kullanıcı tabanımızın büyümesi reklamverenlerin dikkatinden kaçmıyor. İşletmeler müşterilerini de yakından takip ediyor. Bizim de misyonumuz, Türkiye'deki girişimcilerin müşteri yolculuğuna doğal ve etkili şekilde entegre olmalarına, satışlarını artırmalarına ve işlerini büyütmelerine yardımcı olmak. Tam da bu nedenle, ileri teknolojilerle sunulan hizmetlerimizin geliştirilmesine yatırım yapıyor ve henüz piyasada bulunmayan yeni reklam formatlarını test ediyoruz" diye konuştu.

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması Haber

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması

BTSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması”nda konuşan Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Başkanı Bahar Kastan, gelecekte daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir kooperatif yapısının ortaya çıkacağını belirterek, kooperatiflerin doğru destekler ve güçlü iş birlikleriyle en önemli ekonomik modellerden biri olacağını ifade etti. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “EKONOMİK KALKINMADA STRATEJİK ÖNEMDE” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “BURSA, KOOPERATİFÇİLİKTE ÖNCÜ BİR KENT” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. KOOPERATİFLERİN SAYISI 80 BİNİ AŞTI Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “KOOPERATİFÇİLİK TEKNOLOJİ ODAKLI BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak Haber

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak

Formerra, devam eden nakliye ve lojistik piyasası baskılarını karşılamak amacıyla ulaşım ek ücreti uygulayacağını duyurdu. ACCESS Newswire / CLEVELAND, OHIO (İGFA) - Performans malzemeleri dağıtımında lider olan Formerra, Amerika kıtası genelinde nakliye ve lojistik pazarında devam eden maliyet artışlarını (escalation) karşılamak amacıyla bir ulaşım ek ücreti (sürşarj) uygulanacağını duyurdu. 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, tüm sevkiyatlara teslimat başına 350 dolar ek ücret uygulanacaktır. Nakliye ve lojistik pazarı; artan dizel fiyatları, sürücü mevcudiyetini etkileyen gelişen düzenleyici gereklilikler, daralan kamyon kapasitesi ve lojistik sektörü genelinde artan işletme giderlerinin etkisiyle yüksek maliyetler yaşamaya devam etmektedir. Sektör öngörüleri, bu baskıların öngörülebilir gelecekte de devam edeceğine işaret etmektedir. Formerra CEO'su Tom Kelly, "Müşterilerimiz için güvenilir hizmeti sürdürmek, taşımacılık ortamındaki kalıcı değişimlere uyum sağlamamızı gerektiriyor," dedi. "Bu ek ücret, kontrolümüz dışındaki sektör genelindeki maliyet baskılarını yönetirken, müşterilerimizin Formerra'dan beklediği yüksek hizmet seviyelerini sağlamaya devam edebilmemiz için gereklidir." Müşterilerin daha fazla bilgi için Formerra temsilcileriyle iletişime geçmeleri rica olunur. FORMERRA HAKKINDA Formerra; dünyanın önde gelen polimer üreticilerini sağlık, tüketici, endüstriyel ve mobilite pazarlarındaki binlerce orijinal ekipman üreticisi (OEM - Original Equipment Manufacturer) ve marka sahibiyle buluşturan, mühendislik malzemeleri alanında seçkin bir distribütördür. Teknik ve ticari uzmanlıkla güçlendirilen Formerra; portföy derinliği, tedarik zinciri gücü, endüstri bilgisi, hizmet, lider e-ticaret yetenekleri ve yaratıcılığın benzersiz bir kombinasyonunu sunar. Deneyimli Formerra ekibi, birden fazla sektördeki müşterilerin ürünleri yeni ve daha iyi yollarla tasarlamasına, seçmesine, işlemesine ve geliştirmesine yardımcı olarak daha iyi performans, üretkenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik sağlar. Daha fazla bilgi için www.formerra.comadresini ziyaret ediniz. KAYNAK: Formerra

BTSO yönetimi Tarihi Çarşı ve Hanlar’da esnafla buluştu Haber

BTSO yönetimi Tarihi Çarşı ve Hanlar’da esnafla buluştu

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve beraberindeki heyet, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'ni ziyaret etti. Bölgenin sorunları ve turizm potansiyelinin konuşulduğu toplantıda, Burkay, Payitaht Çarşı Dijital Dönüşüm Merkezi projesiyle esnafa destek vereceklerini açıkladı. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri kentin simge noktalarından biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ni ziyaret etti. Ziyarete BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ile meclis ve komite üyeleri de katıldı. Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş ve çarşı başkanları eşliğinde bölgeyi gezen BTSO heyeti, çarşı tüccarından da bilgi aldı. Başkan Burkay ve Yönetim Kurulu, tarihi çarşıyı gezdikten sonra İç Kozahan’da iftar programı gerçekleştirdi. İftarın ardından düzenlenen istişare toplantısında tarihi ve turistik bölgede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri dile getirildi. Ayrıca bölgeye daha çok turist çekmek ve ticareti canlandırmak adına yürütülen çalışmalar konuşuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ne gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültür, tarih ve ticaretin iç içe geçtiği yedi asırlık bir değer. Odamızın temellerinin atıldığı, benim de içinde yetiştiğim bu bölgeyi evimiz olarak görüyoruz.” diyen Burkay, 2013 yılından bu yana bölgeye yönelik önemli projeler hayata geçirdiklerini ifade etti. Burkay, Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri ile kurumsal eğitim ve danışmanlık programlarının bu çalışmalar arasında yer aldığını belirterek, değişen tüketici alışkanlıklarına dikkat çekti. Geleneksel ticaretin artık tek başına yeterli olmadığını söyleyen Burkay, “Dükkânda bekle, müşteri gelsin devri kapanıyor. Ticaret sahası fiziksel sınırların çok ötesine taşındı. Günümüzde bir işletmenin rekabet gücü, bulunduğu konum kadar dijital dünyadaki görünürlüğü ve erişimiyle ölçülüyor. E-ticaret, esnafımız için yeni bir vitrin niteliği taşırken aynı zamanda yeni bir pazar, yeni bir müşteri ağı ve sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Bu nedenle esnafımızın e-ticarete hızla adapte olması gerekiyor.” diye konuştu. PAYİTAHT ÇARŞIYA DİJİTAL DÖNÜŞÜM MERKEZİ Bu kapsamda Payitaht Çarşı Dijital Dönüşüm Merkezi projesini devreye aldıklarını açıklayan Burkay, üyelerin dijital altyapılarını güçlendirmeye yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunacaklarını kaydetti. Başkan Burkay ayrıca ulusal ve uluslararası pazar yerleriyle iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Üyelerin desteğinin kendilerine güç verdiğini ifade eden Burkay, “Üyelerimizin desteği ve samimi muhabbeti motivasyonumuzu artırıyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, tarihi bölgede ve tarihi bir mekânda gerçekleştirilen programın birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. Toplantıya 32 çarşı ve 11 han başkanının yanı sıra bölgeden çok sayıda esnafın katıldığını ifade eden Altıkardeş, BTSO ile güçlü bir iletişim içinde olduklarını söyledi. Altıkardeş, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız ile çok iyi bir diyalog içerisindeyiz. Kendisi çarşının içinden gelen, bölgedeki sorunları ve sıkıntıları yakından bilen bir isim. Her konuda önemli destekler sağlıyor. Bu güçlü birliktelikle daha birçok çalışmaya imza atacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği Haber

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Garanti BBVA arasında imzalanan protokol kapsamında, esnafa özel avantaj paketleri ve aidat desteği sağlayan “BESOB Bonus Business Kart” uygulaması hayata geçirildi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) ile Garanti BBVA arasında, esnaf ve sanatkârların bankacılık işlemlerini daha hızlı ve avantajlı koşullarda gerçekleştirmesini amaçlayan iş birliği kamuoyuna tanıtıldı. BESOB’a bağlı iş yeri sahipleri ve sanatkârlar için özel olarak hazırlanan finansal çözümleri kapsayan protokolün tanıtım toplantısında, taraflar iş birliğinin kapsamı ve sağlayacağı kolaylıklara ilişkin bilgi verdi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, son 4 yılda esnafla yoğun temas halinde olduklarını belirterek, dijitalleşme alanında önemli adımlar attıklarını söyledi. Bin 500’den fazla üniversite öğrencisine eğitim verildiğini, 500’ün üzerinde esnafa dijitalleşme ve e-ticaret desteği sağlandığını ifade eden Başkan Bilgit, bu çalışmaların ödülle taçlandırıldığını hatırlattı. Yeni kart uygulamasının esnaf için önemli bir kolaylık sağlayacağını vurgulayan Bilgit, “Bir fikir ne kadar iyi olursa olsun sahip çıkılmazsa başarıya ulaşmaz. Bu projeye hep birlikte sahip çıkalım” çağrısında bulundu. ÇALIŞKAN: “SADECE KART DEĞİL, BİR EKOSİSTEM” Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortakları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan ise iş birliğinin yalnızca bir bankacılık anlaşması olmadığını belirterek, yerel ekonomiyi güçlendirmeyi hedefleyen somut bir model sunduklarını ifade etti. Çalışkan, yaklaşık 90 bin esnafın oda aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan programın Türkiye’de bu ölçekte ilk kez hayata geçirildiğini söyledi. “Bu iş birliği yalnızca bir kart değil, esnaf için gerçek fayda sağlayan bir ekosistem sunuyor” dedi. Bursa’da esnaf odalarına kayıtlı yaklaşık 90 bin iş yerinin üyelik aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan bir program başlattıklarını ifade eden Çalışkan, "Bu kapsamda BESOB Bonus Business Kart sahibi iş yeri sahipleri, kartı kullandıkları yıl içerisindeki üyelik aidatlarını bonus puan olarak kartlarına yüklü şekilde alabilecekler. Bu puanlar doğrudan aidat ödemelerinde kullanılabilecek. Yani iş yeri sahipleri için ek bir nakit çıkışı yok, ek bir işlem yükü yok, karmaşık bir süreç yok. Aksine; basit, anlaşılır ve gerçek fayda sağlayan bir yapı var. Bununla da sınırlı değil. İş yerleri, Bonus Business dünyasının sunduğu taksit imkânlarından, bonus kampanyalarından ve işlerini kolaylaştıran bankacılık ürünlerinden iki yıl boyunca avantajlı şekilde yararlanabilecekler. Ayrıca BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar sayesinde üye iş yerlerinden indirimli alışveriş imkânına da erişebilecekler" diye konuştu. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük de Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünü KOBİ’lerin oluşturduğunu ve istihdamın önemli kısmını sağladığını hatırlattı. Esnafla ilişkilerini kısa vadeli işlemler yerine uzun vadeli yol arkadaşlığı anlayışıyla yürüttüklerini belirten Başıbüyük, “Biz işletmeleri uzaktan bir müşteri olarak değil, sahada birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşı olarak görüyoruz” diye konuştu.

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak Haber

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak

Ramazan ayında e-ticaret işlem hacmi artıyor. AppsFlyer Avrupa Satış Direktörü Ece Stepien, 2026 Ramazan’ının e-ticaret performansı açısından belirleyici olacağını vurguladı. Erken harekete geçenlerin kazanacağını, Ramazan öncesi kullanıcı kazanımının kritik olduğunu belirtti. Stepien, tüketicilerin Ramazan başlamadan önce araştırma yapmaya başladığını, marka görünürlüğünün önemini dile getirdi. İSTANBUL (İGFA) - AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece Stepien, Ramazan ayının e-ticaret pazarına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Ece Stepien, bu yılki Ramazan ayında e-ticaretin kazananlarının erken harekete geçenlerin olacağının altını çizdi. "2026 RAMAZANI, E-TİCARET PERFORMANSI AÇISINDAN BELİRLEYİCİ BİR ROL OYNAYACAK" Stepien, "Ramazan ayı, Türkiye’nin e-ticaret takviminde her zaman en kritik dönemlerden biri olmuştur. Ancak 2026 Ramazan’ı, birçok markanın henüz tam olarak farkında olmadığı ölçüde, e-ticaret performansı açısından belirleyici bir rol oynayacak" dedi. "Ramazan’ın bu yıl birinci çeyreğin hemen başına denk gelmesi, bütçe planlaması, test süreçleri ve optimizasyonlar için her zamankinden daha dar bir zaman aralığı oluşturuyor" diyen Stepien, bu durumun e-ticaret ekipleri açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi. Yılın ilk aylarında elde edilen performansın; harcama iştahından, markaların yılın ilerleyen dönemlerinde ne kadar agresif yatırım yapabileceğine kadar pek çok kararı doğrudan etkilediğini söyleyen Stepien, sözlerine şöyle devam etti: "Günlük rutinlerin değiştiği, tüketici önceliklerinin yeniden şekillendiği ve hane bütçelerinin daha dikkatli yönetildiği bir ortamda, hata payı da ciddi biçimde azalıyor. Geç alınan kararların etkisi ise gecikmeden hissediliyor.Bu nedenle 2026 Ramazan’ında markaların 'bekleyip görme' lüksü bulunmuyor. Performans sinyalleri netleştiğinde, değerin önemli bir kısmı ya çoktan oluşturulmuş ya da kaybedilmiş oluyor." PAZARLAMACILARI YAVAŞLATAN YANLIŞ VARSAYIMLAR Stepien, "Çoğu pazarlamacı Ramazan’ın öneminin farkında. Asıl sorun, Ramazan’ın nasıl ele alındığı ve nasıl planlandığı noktasında ortaya çıkıyor. Yaygın kabule göre Ramazan, etkileşim ve harcamalarda tek parça hâlinde yaşanan bir artışı temsil ediyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında bu varsayım ilk bakışta makul görünebilir. Ramazan hem manevi hem de kültürel açıdan güçlü bir dönemi temsil eder; günlük yaşam ritmi değişir ve özellikle akşam saatlerinde ekran başında geçirilen süre artar. Bu nedenle bütçeler çoğu zaman kademeli biçimde yükseltilir ve en büyük yatırımlar, fırsatın Ramazan’ın sonunda, bayram döneminde zirve yapacağı düşüncesiyle ertelenir. Ancak mobil kullanıcı davranışları bu tabloyla tam olarak örtüşmüyor" açıklamalarında bulundu. "Gerçekte Ramazan dönemi etkileşimi belirgin aşamalar hâlinde ilerler. Farklı pazarlarda tutarlı biçimde gözlemlenen bir eğilim, kullanıcıların Ramazan başlamadan haftalar önce araştırma yapmaya, seçenekleri karşılaştırmaya ve satın alma planlarını oluşturmaya başladığını gösteriyor" diyen Stepien, "Ramazan ayı başladığında ise pek çok satın alma kararı ya verilmiş ya da büyük ölçüde netleşmiş oluyor. Bu noktada 'doğru zamanda' başlatıldığı düşünülen kampanyalar, talebi yönlendirmekten çok, oluşmuş talebe tepki vermiş oluyor. İftar daveti hazırlamış herkes bu durumu iyi bilir. Ne pişirileceği, nereden alışveriş yapılacağı, ne kadar harcama yapılacağı gibi asıl kararlar günler öncesinden alınır. Günün kendisi ise yalnızca uygulama aşamasıdır. Ramazan döneminde mobil pazarlama da benzer şekilde işler. Markalar görünür yoğunluğu beklediğinde, birçok tüketici alışveriş yapacağı yeri çoktan belirlemiş olur" diye konuştu. NEDEN RAMAZAN ÖNCESİ DÖNEM KRİTİK? Tüm bunların, e-ticaret pazarlamacıları için önemli ve kimi zaman sezgilere ters düşen bir gerçeğe işaret ettiğinin altını çizen Stepien, "En değerli müşteriler Ramazan başlamadan önce kazanılır.Ramazan öncesindeki haftalarda e-ticaret uygulamalarını indirip aktif şekilde kullanan kullanıcılar; bayram döneminde ya da sonrasında edinilen kullanıcılara kıyasla daha yüksek bağlılık, daha fazla tekrar satın alma ve daha güçlü yaşam boyu değer sergileme eğilimindedir. Bunun nedeni oldukça basittir: Her trafik eşit değere sahip değildir" dedi. Ramazan kampanyalarının çoğu zaman yüksek hacimler ve güçlü ilk gün sonuçları oluşturduğunu ancak bu trafiğin büyük bölümünün işlem odaklı olduğunu ifade eden Stepien, "Kullanıcılar belirli bir ihtiyaçla gelir, satın alma işlemini tamamlar ve uygulamadan ayrılır. Buna karşılık Ramazan öncesinde kazanılan kullanıcılar planlama zihniyetiyle hareket eder. Farklı kategorilere göz atar, fiyatları karşılaştırır, ürünleri listelerine ekler ve satın almadan önce uygulamaya birden fazla kez geri döner. Bu süreç, alışkanlıkların oluşmasını sağlar" dedi. "2026 için çıkarım nettir: Ramazan bir başlangıç noktası değil, bir değerlendirme ve hasat dönemidir" diyen Stepien, asıl yüksek kaliteli talebin Ramazan’dan önce şekillendiğini ve uzun vadeli büyümenin temelinin bu dönemde atıldığını kaydetti. BAYRAM YAKLAŞIRKEN DARALAN ETKİ ALANI Ramazan ilerledikçe, birçok markanın yeterince hesaba katmadığı bir başka dinamiğin devreye girdiğini söyleyen Stepien, "Ramazan Bayramı yaklaştıkça dikkat doğal olarak ekranlardan uzaklaşır. Aile ziyaretleri, seyahatler ve çevrimdışı aktiviteler öncelik kazanır. E-ticaret tamamen durmasa da markaların sonuçları etkileme alanı daralır. Performans verimliliği zayıflar, yeniden pazarlama faaliyetleri daha rekabetçi hâle gelir ve kaybedilen kullanıcıları geri kazanmak zorlaşır.Bu tabloyu daha da karmaşıklaştıran unsur, bayram sonrasında organik uygulama indirmelerinde görülen artıştır. İlk bakışta bu durum yeni bir ivme gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman bu artış, ertelenmiş talebin yansımasıdır; bayram harçlıklarıyla yapılan alışverişler ya da tatil sonrası normale dönen rutinlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Bu, erken dönemde yapılan yatırımların gecikmeli geri dönüşüdür; yeni bir büyüme fazı değildir.Bu dinamikler bir araya geldiğinde, yönetilmesi zor bir tablo oluşur. Erken fırsat kaçırıldığında bayram sonrası yavaşlama çok daha sert hissedilir. Bayram sonrası sinyaller yanlış yorumlandığında ise bütçeler, gerçekte ek değer oluşturmayan bir ivmeye dayanarak yönlendirilebilir" dedi. RAMAZAN DÖNGÜSÜ GERÇEKTE NASIL İŞLER? "Anekdotlara dayalı varsayımları bir kenara bırakıp, tutarlı biçimde ortaya çıkan davranış kalıplarına odaklanmalı" diyen Stepien, şu şekilde konuştu: "Ramazan döneminde e-ticaret talebi genellikle erken aşamada zirve yapar. Ayın ilk günleri, planlamanın karara dönüştüğü ve niyetin satın almaya evrildiği dönemdir. Ramazan boyunca etkileşim devam etse de ilk faz çoğu zaman toplam performansın üst sınırını belirler.Kategori ve kitlelere göre hız farklılıkları görülse de sonuç değişmez, başlangıçtaki ivme belirleyicidir." 2026 RAMAZAN’I İÇİN E-TİCARET EKİPLERİNE YOL HARİTASI Stepien, "Peki Ramazan boyunca ve sonrasında başarıyı getiren unsurlar nelerdir?İlk olarak, beklenenden daha erken harekete geçmek gerekir. Şubat ayının başı, Mart ayının sonundan çok daha kritiktir; özellikle Ramazan, birçok hanenin bütçesini yeniden düzenlemesinden önce başladığı için. Bu dönem; teaser kampanyaları, planlama araçları, istek listeleri, paket teklifler ve erken fırsatlarla satın alma niyetini oluşturmak için ideal bir zamandır.İkinci olarak, Ramazan boyunca yeniden pazarlamaya öncelik verilmelidir. Yeniden etkileşim sağlama çalışmaları, yeni kullanıcı edinimine kıyasla daha yüksek yatırım getirisi ve daha güçlü yaşam boyu değer sunar. İftar sonrası saatler ve gece geç saatlerdeki karar anlarına uygun, zamanında ve ilgili mesajlarla ulaşan markalar daha iyi performans gösterir.Üçüncü olarak, planlama takvim günlerine değil, aşamalara göre yapılmalıdır. Ramazan’ın ilk bölümünde niyeti satın almaya dönüştürmek, ay ortasında alışkanlıkları güçlendirmek, bayram döneminde yolculuğu tamamlamak veya ek satışlar oluşturmak hedeflenmelidir. Ramazan sonrası dönem ise hacim kovalamaktan ziyade istikrarı korumaya odaklanmalıdır.Son olarak, bayramdan sonra kontrollü bir soğuma süreci planlanmalıdır. Oturumlar normale dönerken müşteri kaybı artabilir. Bu dönem agresif ölçekleme zamanı değildir. Bunun yerine gecikmeli ödüller, sadakat avantajları veya bayram sonrası devreye giren faydalarla mevcut değeri korumaya odaklanmak gerekir" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’IN ÖTESİNE BAKMAK" Ramazan performansının dijital davranışlardaki daha geniş ölçekli dönüşümün de bir yansıması olduğunun altını çizen Stepien,"Keşif süreçleri giderek daha parçalı hâle gelirken, yalnızca reklamlar değil; içerik üreticileri, topluluklar ve yapay zekâ destekli araçlar da karar yolculuğunu şekillendiriyor. Beklentiler yükseliyor ve doğru zamanlama her zamankinden daha kritik hâle geliyor. Başarılı olan markalar en gürültülü olanlar değil; en uyumlu olanlar olacak. Davranışlar değiştikçe erken harekete geçebilen, doğru ölçüm yapabilen ve hızlı uyum sağlayabilen markalar, Ramazan boyunca ve sonrasında avantaj elde edecek" dedi. "BİR SEZONDAN FAZLASI" 2026 Ramazan’ı yalnızca sezonluk bir hareketlilikten ibaret olmadığını, birinci çeyreğin hemen başında yer almasının, onu yılın genel performansı açısından belirleyici bir döneme dönüştürdüğünü kaydeden Stepien, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzde gerçek bir fırsat var; ancak bu fırsat kolayca kaçırılabilir. Alışveriş telaşına tepki vermek yerine talebi erken aşamada şekillendiren markalar öne çıkacak. Diğerleri hâlâ sinyali beklerken, onlar çoktan sahnede olacak."

Ticaret'ten yasa dışı bahis ve tehlikeli ürünlere ceza yağdı Haber

Ticaret'ten yasa dışı bahis ve tehlikeli ürünlere ceza yağdı

Reklam Kurulu, yasa dışı bahis reklamı yapan 11 sosyal medya hesabına erişim engeli getirirken, e-ticaret sitelerinde mevzuata aykırı bıçak tanıtımı yapan 7 platforma durdurma cezası ile birlikte toplam 7,6 milyon TL’yi aşkın idari para ceza kesti. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 366 sayılı toplantısında toplum güvenliği ve tüketici haklarını ilgilendiren önemli kararlar aldı. Toplantının ana gündem maddelerini yasa dışı bahis ve kumar reklamları ile e-ticaret platformlarında yer alan bıçak tanıtımları oluşturdu. 11 SOSYAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ Kurul, yaptıkları incelemeler sonucunda yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptığı ve tüketicileri bu sitelere yönlendirdiği belirlenen yüksek takipçili 11 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli uygulanmasına karar verdi. Ayrıca, söz konusu hesapların sahipleri ile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin muhatapları hakkında adli süreçlerin başlatılması için ilgili kurumlara başvuru yapılacağı bildirildi. 7 E-TİCARET PLATFORMUNA 7,6 MİLYON TL CEZA Yapılan resen incelemelerde; ülkede bulundurulması ya da üretimi yasak olan veya taşınması belirli kurallara tabi bulunan bazı bıçakların e-ticaret platformları üzerinden kolaylıkla temin edilebildiği tespit edildi. Tanıtım ve satış süreçlerinde gerekli güvenlik önlemlerinin gözetilmediği, kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek içeriklerin yer aldığı değerlendirildi. Bu kapsamda, mevzuata aykırı tanıtım yaptığı belirlenen 7 e-ticaret platformuna durdurma cezası verilmesiyle birlikte toplam 7 milyon 585 bin 942 TL idari para cezası uygulanmasına hükmedildi. Bakanlık, tüketicilerin korunması, yasa dışı reklam faaliyetleriyle etkin mücadele edilmesi ve özellikle gençlerin zararlı içeriklerden uzak tutulması amacıyla denetimlerin aralıksız süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.