Hava Durumu

#Edirne

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Edirne haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gaytancıoğlu'ndan et ithalatına sert eleştiri Haber

CHP'li Gaytancıoğlu'ndan et ithalatına sert eleştiri

CHP'li Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Türkiye'nin et ithalatına yönelik politikalarını eleştirerek, harcanan milyarlarca dolara rağmen et fiyatlarındaki yükselişin durmadığını ifade etti. Gaytancıoğlu, yerli üretimin teşvik edilmesi gerektiğini savunarak, ithalatın çözüm olmadığını ve sadece bazı kesimlerin zenginleşmesine yol açtığını belirtti. "13,5 milyar dolar harcandı, sonuç olarak ne et ucuzladı ne de üretici kazanç sağladı" şeklinde konuştu. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - CHP Edirne eski milletvekili ve Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü akademisyeni Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Türkiye’nin yıllardır uyguladığı hayvan ve et ithalat politikasını eleştirdi. Gaytancıoğlu, ithalat için harcanan milyarlarca dolara rağmen et fiyatlarında düşüş olmadığını belirterek, çözümün yerli üretimin desteklenmesinde olduğunu vurguladı. 2010 yılında "hayvan sayısındaki azalma" gerekçesiyle başlatılan ithalatın, 2026 yılına gelindiğinde Türkiye’ye toplam maliyetinin 13,5 milyar dolar (yaklaşık 594 milyar TL) olduğunu dile getiren Gaytancıoğlu, "Vatandaş, bu kadar büyük bir harcamaya karşın hala ete ve kıymaya erişemiyor. Bu kaynağın sadece dörtte biri üreticimize verilseydi, bugün bu sorunları yaşamıyor olurduk" dedi. İthalatın sürdürülebilir bir çözüm olmadığını savunan Gaytancıoğlu, bu politikaların yalnızca belirli grupların zenginleşmesine yol açtığını ifade ederek, "İthalat çözüm değil, birilerini zengin etme yöntemidir. Bu yaklaşım, Türk tarımını ve hayvancılığını her geçen gün daha da zayıflatıyor. Üreticiyi desteklememiz gerekiyor" diye konuştu. Yetkililere çağrıda bulunan Gaytancıoğlu, tarım ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ancak yerli üretimi ön planda tutan politikalarla sağlanabileceğini belirtti.

14 ilde siber dolandırıcılığa 90 gözaltı! Haber

14 ilde siber dolandırıcılığa 90 gözaltı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son iki haftada jandarma tarafından gerçekleşen siber dolandırıcılık operasyonları sonucunda 14 ilde 90 şüphelinin yakalandığını duyurdu, bu kişilerin hesaplarında 685 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi. ANKARA (İGFA) - Bakan Ali Yerlikaya, jandarmanın siber dolandırıcılık suçlarıyla mücadelesi kapsamında son iki haftadır yürüttüğü geniş çaplı operasyonların sonuçlarını açıkladı. 14 ilde aynı anda düzenlenen operasyonlarda 90 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 39'unun tutuklandığını, 46'sı hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini belirten Yerlikaya, diğer şüphelilerle ilgili işlemlerin devam ettiğini ifade etti. Şüphelilerin 2020–2025 arasında banka ve kripto hesaplarında toplam 685 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştıkları belirlendi. Yerlikaya, operasyonların Cumhuriyet Başsavcılıkları, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK işbirliği ile İstanbul, Ankara, Yalova, Kütahya, Diyarbakır, Zonguldak, Edirne, Muğla, Siirt, Ordu, Mersin, Ağrı, Aksaray ve Hatay'da İl Jandarma Komutanlıklarının katkılarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2010287458680762544 İncelemelerde, şüphelilerin vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı yollarla elde ederek sosyal medya üzerinde "yatırım danışmanlığı, sınavsız ehliyet, akülü araba, mobilya, araç yedek parçası, elektronik eşya satışı ve bungalov kiralama" gibi sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları ortaya çıktı. Ayrıca, yasa dışı bahis oynattıkları, suç gelirlerinin transferine aracılık ettikleri ve vatandaşların banka hesaplarından izinsiz para çekerek haksız kazanç sağladıkları saptandı. Bakan Yerlikaya, bu operasyonlarla birçok vatandaşın ekonomik ve ruhsal zararının önlendiğini vurguladı ve sosyal medya paylaşımında “Savcılıklarımız tarafından şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldı. Tüm birimlerimizi tebrik ediyorum” dedi.

Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı Haber

Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Türkiye genelinin büyük bölümünde hava durumunun parçalı ve çok bulutlu seyredeceği tahmin ediliyor. Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun güney ve batısı, Batı Karadeniz'in batı bölgeleri ile Kastamonu ve Mersin çevresinde yağış ve sağanak olması bekleniyor. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke çapında güncel hava durumu tahminlerini yayımladı. Buna göre, Edirne ve Kırklareli dışında Edremit Körfezi çevrelerinde de yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı öngörülüyor. Ayrıca iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olaylarıyla beraber pus ve zaman zaman sis beklenmekte. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerindeki yüksek alanlarla, Doğu Anadolu'nun doğusundaki yamaçlarda çığ riski bulunmakta. Önemli bir değişiklik öngörülmemekte. Güneydoğu Anadolu'da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında, diğer bölgelerde ise mevsim normallerinin üstünde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın genelde güneyli, ülkenin güneydoğu bölgelerinde ise kuzeyden hafif, zaman zaman orta kuvvette, Marmara ve Ege'de ise güneyden kuvvetli ve aralıklı olarak kısa süreli fırtınaya (40-70 km/saat) dönüşmesi bekleniyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Edirne ve Kırklareli ile Edremit Körfezi çevresindeki kuvvetli yağış beklentisi nedeniyle olumsuzluklar yaşanabileceği için dikkatli ve tedbirli olmak önemlidir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Marmara ve Ege'de güneyli yönlerden kuvvetli, zaman zaman fırtınaya şeklinde (40-70 km/saat) dönüşen rüzgarlar beklendiğinden, olumsuz durumlar karşısında dikkatli ve hazırlıklı olunması gereklidir. BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI: Doğu bölgelerimizde buzlanma ve don olayı ihtimaline binaen, olumsuzluklar karşısında dikkatli ve tedbirli olunması önemli. ÇIĞ TEHLİKESİ: Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun eğimli yamaçlarında kar örtüsünün yoğun olduğu kesimlerde çığ tehlikesi mevcuttur.

Türkiye'nin en kirli havası Keşan'da ölçüldü! Haber

Türkiye'nin en kirli havası Keşan'da ölçüldü!

Dünya Hava Kalitesi Endeksi verileri ışığında Keşan, PM 2.5 seviyesi 158 ile Türkiye'de en yüksek hava kirliliğinin ölçüldüğü bölge oldu. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Dünya Hava Kalitesi Endeksi’nin açıkladığı güncel verilere göre, Edirne’ye bağlı Keşan ilçesi, Türkiye genelinde PM 2.5 partikül madde kirliliği bakımından en yüksek değere ulaştı. Keşan’da saptanan 158 değeri, hava kalitesinin "sağlıksız" düzeyin de üzerinde olduğunu işaret etti. Aynı endeks sonuçlarında; İstanbul Kadıköy’de 120, İzmir Konak’ta 123, Hatay İskenderun’da 155 PM 2.5 seviyesi kaydedilirken, Keşan bu bölgelerin hepsinin önüne geçti. Ankara Ulus, Diyarbakır ve Hakkari gibi şehirlerde ise görece daha düşük kirletici oranları rapor edildi. Uzmanlar, PM 2.5’in 2,5 mikrometreden küçük boyutuyla doğrudan akciğerlere ulaşabileceğine dikkat çekerek, bu kirletici maddenin astım, kalp-damar hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ve kanser riskini yükselttiğini belirtiyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık tehditleri oluşturduğu ifade ediliyor. Hava kirliliğine neden olan temel etmenler arasında motorlu taşıtlar, sanayi işlemleri, kömür ve odun yakma, tarımsal uygulamalar, inşaat çalışmaları ve orman yangınları bulunuyor. Uzmanlar, yüksek kirlilik dönemlerinde açık alanlarda uzun süre kalınmaması ve hassas grupların gerekli tedbirleri alması yönünde uyarıda bulunuyor.

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor Haber

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor

Hüseyin Erkin, Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin "tarımı gölgede bırakan, adalet duygusunu zedeleyen ve gereksiz bir yatırım" olduğunu ifade ederek sanayicilere "Öncelikle arıtma sorumluluğunuzu yerine getirin" diye seslendi. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - DSİ'den emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Meriç Nehri ve Ergene havzasındaki kirlilik sorunuyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Meriç’in Bulgaristan’dan gelen kolunun kısmen kirli olduğunu belirten Erkin, Ergene’nin ise 4. sınıf — yani en kirli su kategorisinde yer aldığına dikkat çekti. 45 yıllık sanayi kaynaklı kirliliğin bölge halkı ve tüm ekosistem için "geri dönülemez zararlar" yarattığını dile getirdi. “SANAYİCİ PARA HARCAMAZKEN, DEVLET DE GÖZ ARDI EDİYOR” Erkin, Ergene Vadisi’ndeki bazı sanayi tesislerinin yeraltı sularını çekerek kirlettiğini ve birçoğunun herhangi bir arıtma işlemi yapmadan Ergene’ye deşarj ettiğini belirterek, “Gelişmiş ülkelerde proses suyu geri dönüştürülüp tekrar kullanılırken, bizde sanayiciler arıtma maliyetlerinden kaçınmakta. Yönetimler de sanayicilere ayrıcalık tanıyarak çevresel zararlara göz yummaktadır.” dedi. 2007’de sanayi tesislerinin su ihtiyacını karşılamak için planlanan Yoncalı Barajı projesinin "maliyetli olduğu" gerekçesiyle sanayiciler tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Mevcut arıtma tesislerinin etkin bir biçimde çalıştırılması gerekirken, Marmara Denizi’ne Derin Deşarj Projesi’nin uygulamaya alındığını söyleyen Erkin, bazı fabrikaların yeni arıtma tesislerine dahi bağlantı kurmadığını ifade etti. Yeraltı sularının azalmasıyla gündeme gelen Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin kabul edilemez olduğuna değinerek, “25 milyar TL’den fazla maliyetli proje tarımı geri plana itip sanayiye su taşımayı hedeflemekte. Bu haksız ve gereksiz bir yatırımdır. Ergene’yi yıllarca kirleten sanayinin tahribatının bedelini kim ödeyecek?” şeklinde konuştu. “SANAYİ SUYU TARIMIN ALTERNATİFİ OLMAMALI” Çakmak Barajı üzerinden sanayiye su sağlama planının ciddi bir risk içerdiğini belirten Erkin, Meriç’ten yılda 227 milyon m³ su çekileceğini hatırlattı. Bu suyun öncelikle tarımsal kullanım için değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, “İklim değişikliği zaten tarımı olumsuz etkiliyor. Trakya topraklarının sulanabilme potansiyeli bu kadar yüksekken, sanayi amacıyla Meriç’ten su çekilmesi tarıma büyük zarar verir.” şeklinde konuştu. Aynı bütçeyle Edirne’nin sulama yatırımlarının çoğunun tamamlanabileceğini vurguladı. Açıklamasının sonunda "doğru bir su yönetimiyle Meriç’in tüm sektörlere yeteceğini" savunan Erkin, projeye karşı çıkışını, “Bölgenin suyu önce tarıma tahsis edilmelidir. Sanayiciler gerekli olan suyu kendi projelerini finanse ederek sağlamalıdır. Bölgede yaşayanlara olan borç, geciken sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla ödenebilir.” ifadeleriyle sonlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.