Hava Durumu

#Ekosistem

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Huawei'nin SuperPoD portföyü MWC Barcelona 2026'da küresel bilgi işlem için yeni seçenekler yaratıyor Haber

Huawei'nin SuperPoD portföyü MWC Barcelona 2026'da küresel bilgi işlem için yeni seçenekler yaratıyor

Huawei, MWC Barcelona 2026'da en yeni SuperPoD ürünü Atlas 950 SuperPoD, TaiShan 950 SuperPoD ve bir dizi bilgi işlem çözümünü küresel pazara sunuyor. Bu, şirketin esnek bir bilgi işlem temeli oluşturmak ve dünya çapında yeni bir seçenek yaratmak amacıyla açık kaynak ve açık işbirliğine yönelik en güncel çabasını temsil ediyor. PRNewswire / BARCELONA, İSPANYA (İGFA) - Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi ve modellerin artık trilyonlarca parametre kullanmasıyla birlikte, ajansal yapay zeka birçok sektördeki temel üretim süreçlerine nüfuz etmeye başlıyor. Bu durum, daha büyük bilgi işlem ölçeği ve daha düşük gecikme süresine yönelik talebi artırıyor. Ancak, bu devasa modeller geleneksel yatay ölçeklendirmenin erişiminin ötesindedir; daha büyük kümeler genellikle daha düşük kullanım ve sık eğitim kesintilerinden muzdariptir. Huawei, SuperPoD'lar için yenilikçi UnifiedBus ara bağlantısı ile bu zorlukların üstesinden geldi. Çığır açan "küme+ SuperPoD" sistem mimarisi, artan bilgi işlem talepleri ve yapay zekanın ilerlemesi için özel olarak tasarlanmıştır. MWC'de Huawei, Atlas 950 SuperPoD ve Atlas 850E dahil olmak üzere en yeni SuperPoD tekliflerini küresel bir arenada tanıttı. UnifiedBus üzerine inşa edilen bu ürünler, çok çeşitli yapay zeka eğitimi ve çıkarım senaryoları için uygundur. Örneğin Atlas 950 SuperPoD, UnifiedBus aracılığıyla 8 bin 192 adede kadar NPU'yu birbirine bağlayarak ultra yüksek bant genişliği, ultra düşük gecikme süresi ve birleşik bellek adreslemesi sunar. Öğrenme, akıl yürütme ve işleme için tek bir mantıksal bilgisayar olarak çalışır. Huawei ayrıca TaiShan 500 ve TaiShan 200 gibi yeni nesil sunucuların yanı sıra sektörün ilk genel amaçlı bilgi işlem SuperPoD'u olan TaiShan 950 SuperPoD'u da sergiliyor. Bunlar, yüksek yoğunluktan düşük yoğunluğa kadar bir ölçekte iş yüklerini hesaplamak için esnek bilgi işlem seçenekleri sağlar. AÇIK KAYNAK VE AÇIK İŞBİRLİĞİ SİMBİYOTİK BİR EKOSİSTEMİ TEŞVİK EDER Huawei, geliştirici inovasyonunu ve ekosistem refahını hızlandırma vizyonuyla açık kaynak ve açık sistemleri desteklemeye devam ediyor. Şirket, dünyanın önde gelen açık kaynaklı işletim sistemi topluluklarından biri olarak hızla yükselen openEuler'in ilerlemesinde önemli bir rol oynuyor. Huawei, CANN heterojen bilgi işlem mimarisini tamamen açık kaynaklı hale getirmiştir. Katmanlı ayrıştırma sayesinde, operatör kütüphaneleri, hızlandırma kütüphaneleri ve grafik hesaplamadan programlama dillerine kadar tüm yazılım bileşenleri geliştiriciler için açık bir şekilde kullanılabilir. CANN ayrıca Triton, TileLang, PyTorch, vLLM ve verl gibi açık kaynak topluluklarını ve projelerini destekleyerek geliştiricilere erişilebilirlik ve verimlilik açısından somut kolaylıklar sağlamaktadır. Zeka endüstrileri dönüştürürken Huawei, yapay zeka dönemi için yeni bir seçenek oluşturmak üzere esnek bir bilgi işlem temeli ve simbiyotik bir ekosistem oluşturmaya odaklanmıştır.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişiklikleriyle Uludağ’ın madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılma olasılığına karşı ortak bir bildiri yayınladı. BURSA (İGFA) - Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunması amacıyla ortak bir basın metni yayınladı. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler tarafından okunan metinde, TBMM’de değerlendirilmekte olan kanun teklifinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm sektörlerinin kullanımına sunabilecek potansiyele sahip olduğu belirtildi. Metinde, milli parkların sadece doğal güzellikleri değil, aynı zamanda su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Bildiride, Uludağ Milli Parkı’na ilave turizm tesisleri inşa edilmesi ve ulaşım ağını genişletmek amacıyla asfalt yolların açılması planlandığına işaret edilerek, kaçak yapıların “değerlendirme” gerekçesiyle yasal hale getirilme riski bulunduğu belirtildi. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yatırımları ve kentleşme baskısı altında olumsuz etkilendiğinin altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve benzersiz türleri bölgenin can damarı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşıladığı ifade edildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehlikeye attığını ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdiğini vurgulayarak, “Bursalıların görüşleri alınmadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlerin eline bırakılamaz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa birlikte var olur. Uludağ Milli Parkı yok olursa Bursa da yok olur” mesajını iletti. Açıklamaya imza koyan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuki ve toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

Aydın'da ağır yaralı bulunmuştu... İzmir'den sağlıklı şekilde doğaya salındı Haber

Aydın'da ağır yaralı bulunmuştu... İzmir'den sağlıklı şekilde doğaya salındı

Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık 6 ay süren yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. İyileşme süreci boyunca hayvanın doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla takip edildi. İZMİR (İGFA) - Aydın’da geçen yıl 27 Ağustos’ta Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri tarafından yaralı halde bulunan saz kedisi (Felis chaus), tedavi edilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı Kliniği’ne getirildi. Yapılan klinik ve radyografik değerlendirmelerde hayvanda kalça çıkığı, sağ femurda parçalı açık kırık ve kalça bölgesinde kırıklar tespit edildi. Ayağa kalkamadığı ve arka bacağını sürüyerek ilerlemeye çalıştığı gözlenen saz kedisinin genel durumu, uygulanan yoğun bakım ve destekleyici tedavilerle düzeltildi. İleri ortopedik cerrahi müdahale, yoğun bakım uygulamaları ve kontrollü rehabilitasyon süreci sayesinde yeniden ayağa kaldırılan saz kedisinin doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla izlendi. İnsanlarla temasının en aza indirildiği bu süreçte hayvanın hareket kabiliyeti, refleksleri ve doğada yaşamını sürdürebilme becerileri uzman ekipler tarafından değerlendirildi. Yapılan gözlemler sonucunda doğaya dönmeye hazır olduğu belirlenen saz kedisi, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ekipleriyle koordinasyon içinde doğal yaşam alanına bırakıldı. Doğaya salınan saz kedisinin sağlıklı şekilde koşarak bölgeden uzaklaştığı görüldü. EKOSİSTEM AÇISINDAN FAYDALI Saz kedisi (Felis chaus), Türkiye’de Akdeniz ve Ege bölgelerinde; özellikle Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası ile çeşitli sulak alanların çevresinde görülen yabanıl bir kedi türü olarak biliniyor. Sazlıklar, bataklıklar, nehir kenarları ve deltalar başta olmak üzere suya yakın doğal alanlarda yaşamını sürdüren tür, genellikle yalnız yaşıyor ve alacakaranlık ile gece saatlerinde aktif oluyor. Yüzme yeteneği gelişmiş olan saz kedileri suya girmekten çekinmiyor. Tarım alanlarında kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutarak ekosistem dengesine katkı sağlayan tür; kuşlar, sürüngenler ve amfibilerle de besleniyor. YABAN HAYATI İÇİN KARARLI MÜCADELE İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlarının yanı sıra yaban hayatına yönelik rehabilitasyon çalışmalarıyla da biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Doğal Yaşam Parkı bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sayesinde ağır yaralanan pek çok yaban hayvanı yeniden ekosistemine kazandırılıyor.

Başkan Uysal: Gastronomi Türkiye’nin stratejik kalkınma alanı Haber

Başkan Uysal: Gastronomi Türkiye’nin stratejik kalkınma alanı

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, gastronominin yalnızca mutfak kültürü değil, üretimden uluslararası tanıtıma uzanan stratejik bir kalkınma alanı olduğunu belirterek, “Türkiye gastronomide küresel bir marka olmalı” dedi. ANTALYA (İGFA) - Uysal, Nirvana Cosmopolitan Hotel’de düzenlenen IV. Culinary Forum “Global Exchange for Culinary Minds” etkinliğinde, “Yerel yönetimler: üretimden tanıtıma, gastronomiye stratejik dokunuşlar” başlıklı oturumda gazeteci Faruk Şüyün’ün sorularını yanıtladı. ‘GASTRONOMİ BİR EKOSİSTEMDİR’ Gastronomiyi yalnızca mutfak kültürü olarak görmediklerini vurgulayan Başkan Uysal, üretimden eğitime, girişimcilikten uluslararası tanıtıma uzanan geniş bir ekosistem yaklaşımı benimsediklerini söyledi. Uysal, gastronomideki potansiyelin yalnızca yerel çabalarla sürdürülebilir olamayacağını belirterek, Türkiye’nin gastronomi kimliğinin bütüncül bir ulusal stratejiyle küresel ölçekte tanıtılması gerektiğini kaydetti. Uysal, dünyada önemli şehirlerde restoranlar açılması, güçlü ve sürdürülebilir bir tanıtım dili oluşturulması ve coğrafi işaretli ürünlerin marka değerine dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. EĞİTİM PROGRAMLARI Belediye olarak gastronomi alanında ihtiyaç duyulan insan kaynağına yönelik eğitim programları düzenlediklerini belirten Uysal, sektördeki nitelikli iş gücü açığına dikkat çekti. “Diyelim ki barista lazım, aradığınızda bulunmuyor. Bunun yetiştirilmesi lazım. Biz yetiştiriyoruz” diyen Uysal, ayrıca yeni fikir ve yazılım geliştiren genç girişimcilere ücretsiz ofis tahsisi sağladıklarını söyledi. KAMUSAL İŞLETMECİLİK VE ERİŞİLEBİLİR GASTRONOMİ Muratpaşa Belediyesi’nin kıyıları kamu eliyle işlettiğini belirten Başkan Uysal, bu alanlarda orta gelir grubunun erişebileceği, sokak lezzetlerini de içeren bir gastronomi anlayışı benimsediklerini ifade etti. “Orta sınıf kıyı denizi görebilsin, kıyılardan yararlanabilsin diye biz kıyıları kamuda tutuyoruz” diyen Uysal, belediyeye ait 17 işletmede Antalya’nın coğrafi işaretli ve tescilli ürünlerine yer verdiklerini vurguladı. KADIN KOOPERATİFLERİNE POZİTİF AYRIMCILIK Kadın kooperatiflerine pozitif ayrımcılık uyguladıklarını da belirten Uysal, belediyeye ait Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası ile tescilli yemeklerin sunulduğu Antalya Lokantası’nın yan yana konumlandırıldığını söyledi. Restoranda sunulan birçok ürünün doğrudan kooperatiflerden temin edildiğini belirten Uysal, böylece üreticiden tüketiciye doğrudan bir ekonomik zincir kurduklarını ifade etti. Başkan Uysal, Muratpaşa’da uyguladıkları modelin üreticiyi güçlendiren, genç girişimciyi destekleyen ve kentin mutfak hafızasını koruyan bir anlayışına dayandığını belirterek, bu stratejik yaklaşımı sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği Haber

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Garanti BBVA arasında imzalanan protokol kapsamında, esnafa özel avantaj paketleri ve aidat desteği sağlayan “BESOB Bonus Business Kart” uygulaması hayata geçirildi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) ile Garanti BBVA arasında, esnaf ve sanatkârların bankacılık işlemlerini daha hızlı ve avantajlı koşullarda gerçekleştirmesini amaçlayan iş birliği kamuoyuna tanıtıldı. BESOB’a bağlı iş yeri sahipleri ve sanatkârlar için özel olarak hazırlanan finansal çözümleri kapsayan protokolün tanıtım toplantısında, taraflar iş birliğinin kapsamı ve sağlayacağı kolaylıklara ilişkin bilgi verdi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, son 4 yılda esnafla yoğun temas halinde olduklarını belirterek, dijitalleşme alanında önemli adımlar attıklarını söyledi. Bin 500’den fazla üniversite öğrencisine eğitim verildiğini, 500’ün üzerinde esnafa dijitalleşme ve e-ticaret desteği sağlandığını ifade eden Başkan Bilgit, bu çalışmaların ödülle taçlandırıldığını hatırlattı. Yeni kart uygulamasının esnaf için önemli bir kolaylık sağlayacağını vurgulayan Bilgit, “Bir fikir ne kadar iyi olursa olsun sahip çıkılmazsa başarıya ulaşmaz. Bu projeye hep birlikte sahip çıkalım” çağrısında bulundu. ÇALIŞKAN: “SADECE KART DEĞİL, BİR EKOSİSTEM” Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortakları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan ise iş birliğinin yalnızca bir bankacılık anlaşması olmadığını belirterek, yerel ekonomiyi güçlendirmeyi hedefleyen somut bir model sunduklarını ifade etti. Çalışkan, yaklaşık 90 bin esnafın oda aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan programın Türkiye’de bu ölçekte ilk kez hayata geçirildiğini söyledi. “Bu iş birliği yalnızca bir kart değil, esnaf için gerçek fayda sağlayan bir ekosistem sunuyor” dedi. Bursa’da esnaf odalarına kayıtlı yaklaşık 90 bin iş yerinin üyelik aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan bir program başlattıklarını ifade eden Çalışkan, "Bu kapsamda BESOB Bonus Business Kart sahibi iş yeri sahipleri, kartı kullandıkları yıl içerisindeki üyelik aidatlarını bonus puan olarak kartlarına yüklü şekilde alabilecekler. Bu puanlar doğrudan aidat ödemelerinde kullanılabilecek. Yani iş yeri sahipleri için ek bir nakit çıkışı yok, ek bir işlem yükü yok, karmaşık bir süreç yok. Aksine; basit, anlaşılır ve gerçek fayda sağlayan bir yapı var. Bununla da sınırlı değil. İş yerleri, Bonus Business dünyasının sunduğu taksit imkânlarından, bonus kampanyalarından ve işlerini kolaylaştıran bankacılık ürünlerinden iki yıl boyunca avantajlı şekilde yararlanabilecekler. Ayrıca BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar sayesinde üye iş yerlerinden indirimli alışveriş imkânına da erişebilecekler" diye konuştu. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük de Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünü KOBİ’lerin oluşturduğunu ve istihdamın önemli kısmını sağladığını hatırlattı. Esnafla ilişkilerini kısa vadeli işlemler yerine uzun vadeli yol arkadaşlığı anlayışıyla yürüttüklerini belirten Başıbüyük, “Biz işletmeleri uzaktan bir müşteri olarak değil, sahada birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşı olarak görüyoruz” diye konuştu.

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı Haber

Bursa'nın Ar-Ge ekosistemi Ulutek'te masaya yatırıldı

ULUTEK Teknopark'ta düzenlenen Üniversite-Sanayi İş Birliği Programı, Bursa'nın teknoloji üretme potansiyelini, akademik bilgi birikimini ve sanayinin değişen ihtiyaçlarını aynı zeminde bir araya getirdi. nn BURSA (İGFA) - ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz'ün öncülüğünde gerçekleştirilen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katıldı. nn Toplantıda, Ar-Ge odaklı üretimin artırılması, akademi-sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde yarattığı değişim ve Bursa'nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin oluşturulması detaylı bir şekilde ele alındı. nn nn "İŞ BİRLİĞİNİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILACAK YAPI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR" nn Programın başlangıç konuşmasını yapan ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye'nin gelişim vizyonundaki önemine vurgu yaparak ULUTEK'in bu noktadaki rolünü şu sözlerle ifade etti: "Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleştirilmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı ortak bir platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz gibi, paydaşları bir araya getirmek önemli; ancak daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistemi kurmaktır. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa'nın Ar-Ge kapasitesini artırmak için bu dönüşümü birlikte inşa etmeliyiz." nn Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma kimliğini güçlendirmek adına yürüttükleri çalışmaları anlatarak, "Güçlü bir sanayiye sahip Bursa'da daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu dönemde özellikle Ar-Ge'ye yatırım yapan şirketlerle sistemli bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler yapıyoruz. Bu görüşmelerde TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle nasıl iş birlikleri kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha fazla yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmek istiyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK yönetimine teşekkür ederiz." dedi. nn BUÜ AR-GE KOORDİNATÖRÜ PROF. DR. ESRA KARACA: "ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KİMLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRECEK ÇALIŞMALARI ÖNEMSİYORUZ" nn Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının sağladığı sorumluluk ve avantajları vurguladı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın kilit unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, "Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yenilikçi projeler üretme kapasitemizi arttırmak için çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliklerini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir güçtür." dedi. nn Üniversite-sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların büyük önem taşıdığını dile getirdi. nn Programda BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, sanayinin gelişimi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını ifade ederek, "Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek adına komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar oluşturuyoruz. Ancak asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, süreklilik arz eden ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve planlı bir şekilde bir araya getirirsek Bursa'nın rekabet gücünü daha hızlı artırabiliriz." dedi. nn BİSİAD BAŞKANI İDRİS DOĞRUL: "YEŞİL MUTABAKAT DÖNÜŞÜMÜNÜN BİLİMSEL KOORDİNASYONUNA İHTİYAÇ VAR" nn Küresel değişimlerin sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, "Üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir şekilde konuşmamız gereken bir süreçteyiz. Yeşil Mutabakat'ın gereklilikleri ve gelecekteki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizi tamamen etkiliyor. Son 3-4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir değişim yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmeli, akademik bilginin sanayiye etkin bir şekilde aktarılmasını sağlamalıyız. Sanayici olarak bazı konuları ifade etmekte zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru belirlendiği, sektörlerin uygun yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyacımız var. nn Ekosistemin bütün paydaşlarını kapsayan bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, "Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden bahsedebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı.

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor Haber

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor

Hüseyin Erkin, Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin "tarımı gölgede bırakan, adalet duygusunu zedeleyen ve gereksiz bir yatırım" olduğunu ifade ederek sanayicilere "Öncelikle arıtma sorumluluğunuzu yerine getirin" diye seslendi. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - DSİ'den emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Meriç Nehri ve Ergene havzasındaki kirlilik sorunuyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Meriç’in Bulgaristan’dan gelen kolunun kısmen kirli olduğunu belirten Erkin, Ergene’nin ise 4. sınıf — yani en kirli su kategorisinde yer aldığına dikkat çekti. 45 yıllık sanayi kaynaklı kirliliğin bölge halkı ve tüm ekosistem için "geri dönülemez zararlar" yarattığını dile getirdi. “SANAYİCİ PARA HARCAMAZKEN, DEVLET DE GÖZ ARDI EDİYOR” Erkin, Ergene Vadisi’ndeki bazı sanayi tesislerinin yeraltı sularını çekerek kirlettiğini ve birçoğunun herhangi bir arıtma işlemi yapmadan Ergene’ye deşarj ettiğini belirterek, “Gelişmiş ülkelerde proses suyu geri dönüştürülüp tekrar kullanılırken, bizde sanayiciler arıtma maliyetlerinden kaçınmakta. Yönetimler de sanayicilere ayrıcalık tanıyarak çevresel zararlara göz yummaktadır.” dedi. 2007’de sanayi tesislerinin su ihtiyacını karşılamak için planlanan Yoncalı Barajı projesinin "maliyetli olduğu" gerekçesiyle sanayiciler tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Mevcut arıtma tesislerinin etkin bir biçimde çalıştırılması gerekirken, Marmara Denizi’ne Derin Deşarj Projesi’nin uygulamaya alındığını söyleyen Erkin, bazı fabrikaların yeni arıtma tesislerine dahi bağlantı kurmadığını ifade etti. Yeraltı sularının azalmasıyla gündeme gelen Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin kabul edilemez olduğuna değinerek, “25 milyar TL’den fazla maliyetli proje tarımı geri plana itip sanayiye su taşımayı hedeflemekte. Bu haksız ve gereksiz bir yatırımdır. Ergene’yi yıllarca kirleten sanayinin tahribatının bedelini kim ödeyecek?” şeklinde konuştu. “SANAYİ SUYU TARIMIN ALTERNATİFİ OLMAMALI” Çakmak Barajı üzerinden sanayiye su sağlama planının ciddi bir risk içerdiğini belirten Erkin, Meriç’ten yılda 227 milyon m³ su çekileceğini hatırlattı. Bu suyun öncelikle tarımsal kullanım için değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, “İklim değişikliği zaten tarımı olumsuz etkiliyor. Trakya topraklarının sulanabilme potansiyeli bu kadar yüksekken, sanayi amacıyla Meriç’ten su çekilmesi tarıma büyük zarar verir.” şeklinde konuştu. Aynı bütçeyle Edirne’nin sulama yatırımlarının çoğunun tamamlanabileceğini vurguladı. Açıklamasının sonunda "doğru bir su yönetimiyle Meriç’in tüm sektörlere yeteceğini" savunan Erkin, projeye karşı çıkışını, “Bölgenin suyu önce tarıma tahsis edilmelidir. Sanayiciler gerekli olan suyu kendi projelerini finanse ederek sağlamalıdır. Bölgede yaşayanlara olan borç, geciken sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla ödenebilir.” ifadeleriyle sonlandırdı.

Girişimciler Techxtıle Challenge seminerlerinde bir araya geldi Haber

Girişimciler Techxtıle Challenge seminerlerinde bir araya geldi

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle organize edilen 7. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması'na başvurular tamamlandı ve yarışmanın ilk aşamaları olan seminer ve mentorluk programlarının başlamasıyla ön elemeyi geçen projeler açıklandı. BURSA (İGFA) - Bu yıl "Verimlilik" temasıyla yedincisi gerçekleştirilen TechXtile Challenge, tekstil, teknik tekstil ve benzeri alanlarda inovatif fikirlerin geliştirilmesini motive eden, girişimcileri sanayi, akademi ve yatırım ekosistemiyle buluşturan kapsamlı bir inovasyon platformu olarak misyonunu sürdürüyor. Program çerçevesinde, ön eleme aşamasına geçmeden önce tüm başvuru sahipleri için 'Genel Girişimcilik Semineri' adıyla seminerler düzenlendi. Program koordinatörü Ufuk Batum tarafından çevrimiçi olarak verilen seminerlerde katılımcılar; girişimcilik ortamının dinamikleri, iş modeli geliştirmek, ticarileşme stratejileri ve iş birliği ağları kurma gibi konularda temel bilgiler aldı. Seminerlerin ardından başvurular uzmanlar tarafından ön eleme sürecine dahil edilip değerlendirildi. “TECHXTILE CHALLENGE YARIŞMADAN DAHA FAZLASINI SUNUYOR” Katılımcılara yaptığı sunumla yarışma hakkında bilgi veren Program Koordinatörü Ufuk Batum, TechXtile Challenge’ın yalnızca bir yarışma değil, girişimcilik kültürünü sektöre yaymayı hedefleyen bir ekosistem geliştirme programı olduğunu ifade etti. Batum, bu yıl yedinci kez düzenlenen programın ulusal ve uluslararası seviyede tanınırlığını artırdığını belirtti. Tekstil ve teknik tekstil gibi alanlarda yaratıcı fikirlerin; sanayi, yatırımcılar, teknoparklar, araştırma merkezleri ve üniversitelerle bir araya getirildiğini vurgulayan Batum, “Programın asıl kıymeti sürecin kendisinde yatıyor. Katılan her girişimci fikrini geliştirme fırsatı buluyor. Her durumda projelerin devamını teşvik ediyoruz. Yarışma rekabet ile iş birliğini ('rekaberlik' olarak adlandırılan yaklaşım) bir arada ele alıyor.” diye konuştu. GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİ İÇİN STRATEJİLER ELE ALINDI Seminerin devamında Batum, katılımcılara girişimcilik sürecinde ihtiyaç duyacakları temel kavramlar ve araçlar hakkında detaylı bir sunum yaptı. Ekosistemi doğru analiz etmek, iş modeli oluşturmak, finansman yollarına ulaşmak, paydaşlarla etkili iletişim kurmak, görünürlük ve ağ kurma stratejileri gibi noktalar üzerinde duruldu. Batum, girişimcinin sadece fikri değil, bunu hayata geçirme yetkinliklerini de geliştirmesi gerektiğini ifade ederek, “Her katılımcının bu süreci bir öğrenme ve kendini geliştirme fırsatı olarak görmesi uzun vadeli başarı için hayati öneme sahip.” dedi. ÖN ELEME SONUÇLARI AÇIKLANDI Yarışmanın seminer ve mentorluk aşamasının ardından hazırlanan projeler ön eleme sunumları ile incelendi. Afet güvenliği ve sağlık teknolojilerinden akıllı giyilebilir çözümlerle anne ve bebek sağlığına, yapay zeka destekli projelere, tekstil atıklarını yalıtım materyaline dönüştürme gibi konuları kapsayan başvurular; uzmanlar tarafından değerlendirilerek ön elemeden geçirildi. Fikir aşamasındaki projeler için olan Level-Up kategorisinde 16 proje ön elemeyi geçerken, ticari aşamaya gelmiş girişimler için olan Scale-Up kategorisinde ise 12 proje ön elemeden başarıyla geçti. Seminer ve mentorluk programları kapsamındaki süreçle girişimciler, projelerini mentorların rehberliğinde geliştirip yarı finale hazırlanacak. Programın final sunumları ve ödül töreni ise 26 Mart 2026 tarihinde yapılacak. TECHXTILE CHALLENGE’IN LEVEL-UP KATEGORİSİNDE ÖN ELEMEYİ GEÇEN 16 PROJE: 1. Afet ve Acil Durumlarda Ebeveyn Dostu Giyilebilir Güvenlik Destek Sistemi 2. Awear – Giysi Günlüğü 3. Carbycelium 4. Dönüşüm Döngüsü – Su Kullanılmadan Doğadan Kumaşa 5. Dyesmart AI 6. Fabric Guard 7. Gardeasy – Dijital Gardırop Yönetimi ve Minimal Yaşam Asistanı 8. İnovatif Atkı Tutucusu 9. La One’s – Lavender Dreams, Happy Moms 10. Lactobra – Akıllı Masaj, Termoterapi ve Veri Analitiği Destekli Emzirme Sütyeni 11. Pan-C 12. Re:Tone – Akıllı Trend Reçete 13. Sfdds 14. Terapötik Balmumu Sargısı 15. Trace-Tex 16. Türkiye Tekstili İçin Yeşil, Yenilikçi ve Yalın Kanvas Modeli TECHXTILE CHALLENGE’IN SCALE-UP KATEGORİSİNDE ÖN ELEMEYİ GEÇEN 12 PROJE: 1. Akıllı Hasta Yatağı ve Modüler Yatak Pedi 2. Akıllı Kurtarıcı 3. Bwd Fashion 4. Combinup App.Combinup.Com 5. Guartec 6. Loulan Kaitousan: Yavaş Moda İçin Doğanın ve Bilimin Buluşması 7. Refabric AI 8. Sürdürebilirsin (Sustainers.Co) 9. Techxbrick 10. Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetim Sistemi 11. Tekstil Üretiminde Yapay Zeka İle Verimlilik 12. Terzingo

BursaTeknopark’ın stratejik yol haritası belirlendi Haber

BursaTeknopark’ın stratejik yol haritası belirlendi

BursaTeknopark Stratejik Plan Çalıştayı gerçekleştirildi. BursaTeknopark’ın mevcut durumu, gelecek hedefleri ve stratejik önceliklerinin değerlendirildiği çalıştayda, sektörel iş birlikleri ve fırsat alanları ele alındı. Çalıştay sonunda BursaTeknopark’ın 3 yıllık yol haritası belirlendi. BURSA (İGFA) - Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarına devam eden BursaTeknopark’ın stratejik yol haritası masaya yatırıldı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “BursaTeknopark 2026–2028 Stratejik Plan Çalıştayı”na BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, sektör paydaşları, akademisyenler ve öğrenci temsilcileri katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, BursaTeknopark’ın, bugüne kadar BTÜ’nün yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sağladığını söyledi. Düzenlenen çalıştayla BursaTeknopark’ın yol haritasının belirleneceğini vurgulayan Rektör Çağlar, “Bu çalıştay, yalnızca geleceğe dönük hedefleri belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda BursaTeknopark’ın önümüzdeki üç yıl boyunca izleyeceği gelişim rotasını, önceliklerini ve stratejik hedeflerini de ortak akılla şekillendirmemize zemin hazırlayacak” dedi. YÖNETİM, MARKALAŞMA, PROJE, KÜMELENME GİBİ BAŞLIKLAR MASADA Rektör Çağlar’ın konuşmasının ardından BursaTeknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, BursaTeknopark’ın faaliyetlerini aktardı. Çalıştay moderatörü Prof. Dr. Aytaç Yıldız ise stratejik plan çalıştayı bilgilendirme konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından çalıştay masalarına geçildi. “Yönetimsel Gelişme, Kurumsallaşma ve Sürdürülebilirlik”, “Markalaşma, Tanıtım ve Konumlandırma”, “Fiziksel Yatırımlar ve Altyapı Geliştirme”, “Hizmet ve Program Geliştirme,” “İş Birliği Ağları, Kümelenme ve Sinerji Oluşturma” ile “Sosyal Sorumluluk, Yeşil Dönüşüm, Sürdürülebilirlik ve Ekosistem Etkisi” konu başlıklarında fikir alışverişi yapılarak BursaTeknopark’ın 3 yıllık yol haritası hazırlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.