Hava Durumu

#Ekosistem

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Temiz Körfez için Gediz vurgusu Haber

Temiz Körfez için Gediz vurgusu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Körfez’de görülen deniz marullarının temizlenmesi için çalışmalarını sürdürürken, bilim insanları sorunun kaynağının kıyıda değil Gediz Havzası’nda başladığını vurguladı. Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in suyu çok kirli; Körfez’i de kirletiyor” derken, İZDENİZ-İZSU Körfez Ekoloji Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın, kalıcı çözümün Gediz Havzası’nda aranması gerektiğini ifade etti. İZMİR (İGFA) - İzmir Körfezi’nde özellikle İnciraltı ve Bostanlı kıyılarında son günlerde gözlenen deniz marulu oluşumuna karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri sahada çalışmalarını sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile İZDENİZ ekipleri koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, kıyılarda biriken deniz marulları düzenli toplanarak hem çevresel etkiler hem de koku oluşumu azaltılıyor. Deniz marulu oluşumunun yalnızca kıyıda görülen yüzeysel bir mesele olmadığına dikkat çeken uzmanlar, Körfez’e taşınan kirliliğin önemli bir bölümünün Gediz Nehri Havzası’ndan geldiğine işaret ederek, Gediz Nehri’nin su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Saha çalışmalarında ise Mavişehir-Foça arasında 4 milyon metrekareyi aşan alanın deniz marulu ile kaplandığının tespit edildiğine dikkat çekiliyor. “GEDİZ KÖRFEZ’İ KİRLETİYOR” İZSU ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) her ay Gediz Nehri’nden örnekler alarak raporlar hazırlıyor. Çalışmanın bilimsel koordinasyonunu yürüten Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in Murat Dağı’ndan başlayarak Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaştığını hatırlatarak, “Bu süreçte oluşan her türlü atık Gediz’e ulaşıyor ve nehir Körfez’e kadar kirlenmiş şekilde geliyor. Gediz Nehri ve yan dereleri Körfez’i kirleten 33 dereden biri. Kirliliğin parametrelerine baktığımızda tarımsal kaynaklı kirlilik var, sanayi kaynaklı kirlilik var, evsel atıklardan kaynaklanan kirlilik var” dedi. Kurucu, nehrin tarihsel yatağına da dikkat çekerek, 1886’da yapılan müdahaleyle akışın değiştiğini, ancak eski yatağın da hâlen aktif olduğunu ve Ağıldere hattı üzerinden iç Körfez’i beslemeye devam ettiğini ifade etti. Emiralem Boğazı’ndan sonra kirlilik yükünün arttığını belirten Kurucu, “Gediz’in suyu çok kirli; Körfez’i de kirletiyor, sulama yapılan topraklarda çoraklaşmaya neden oluyor” dedi. Kurucu, kirliliğin etkisinin geniş bir alanı kapsadığını vurgulayarak, “Çarpan etkisi var. Bunu engellemek için herkes elini taşın altına koymalı” dedi. KÖRFEZ’E TAŞINAN YÜK: GEDİZ HAVZASI Deniz marulu oluşumunun yalnızca kıyıda görülen yüzeysel bir mesele olmadığına dikkat çeken İZSU-İZDENİZ İzmir Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ergün Taşkın, “Gediz Nehri başta olmak üzere Ağıl Deresi ile diğer dereler ve kanallar, Körfez’e en önemli besin ve kirlilik girdilerini taşımaktadır. Tarımsal, evsel ve endüstriyel kaynaklı yükler bu yollarla taşınarak ötrofikasyonu artırmakta ve deniz marulu çoğalmasını tetiklemektedir” diye konuştu. Deniz marullarının çürüme sürecinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Taşkın, “Deniz marulu hızlı büyür ancak kısa ömürlü olup öldüğünde parçalanır ve çürür. Bu süreçte bakteriyel ayrışma gerçekleşir, ortamdaki oksijen tüketilir. Böylece ortamda çamurlaşma başlar ve bunun sonucunda kötü koku oluşur. Bu durum su kalitesinin ciddi şekilde bozulmasına yol açar. Çürüme sırasında oluşan oksijensizlik yani hipoksi deniz canlıları için ciddi bir risktir. Balıklar ve diğer canlılar ortamı terk edebilir ya da ölebilir” diyerek ekosistem üzerindeki baskıya dikkat çekti.

Kuruma riski altındaki Kızılca Göleti yeniden suya kavuştu Haber

Kuruma riski altındaki Kızılca Göleti yeniden suya kavuştu

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çubuk ilçesi Kızılca Mahallesi’nde 1967 yılında Devlet Su İşleri tarafından yapılan ve 2014’te Büyükşehir’e devredilen Kızılca Göleti’nde başlattığı yenileme çalışmalarını tamamladı. ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve ekosistemin korunmasına katkıda bulunmak amacıyla desteklerine devam ediyor. Çubuk ilçesi Kızılca Mahallesi’nde 1967 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan ve 2014 yılında da Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen atıl durumdaki “Kızılca Göleti” suya kavuşmaya başladı. SU SEVİYESİ YÜZDE 80’E ULAŞTI Son yıllarda yağış rejimindeki azalma, artan buharlaşma ve beslenme kanalının işlevini kaybetmesi nedeniyle kuruma riskiyle karşı karşıya kalan gölette kapatılan ve üzerine yapı yapılan kanallar tekrar açılıp yol-kanal geçişleri yeniden düzenlendi. Yapılan yenileme çalışmalarının ardından Azman Deresi’nden açık kanal ile beslenen göletin su seviyesi yüzde 80’e ulaştı. Çubuk merkeze 10 kilometre uzaklıkta olan Kızılca Göleti, 400 bin metrekare sulama alanına ve 448 bin metreküp depolama hacmine sahipken ortalama derinliği ise 4 metreye ulaşabiliyor. Aynı zamanda yerel ekosistem ve toplumsal yaşam için büyük önem taşıyan gölet özellikle angut kuşunun ve diğer göçmen kuşların uğrak yeri olma özelliği de taşıyor. Gölette gözle görülür bir şekilde doğal yaşam yeniden canlanırken, kurak geçen yaz ayları sebebiyle tükenme noktasına gelen gölet ekosisteme yeniden umut ışığı olmaya başladı.

Kocaeli’nin çevre projesi deniz canlılarını canlandırdı Haber

Kocaeli’nin çevre projesi deniz canlılarını canlandırdı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’nın en büyük çevre projesi olarak hayata geçirdiği “İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi” meyvelerini vermeye başladı. Proje sayesinde yunuslar, kırlangıç balıkları, kalamarlar ve sayısız deniz canlısı yeniden can bulan Körfez’e geri döndü. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında 468 hektarlık devasa bir alanda gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında 195 hektarlık alandan 1,8 milyon metreküp çamur uzaklaştırılarak bertaraf edildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda deniz tabanı temizlendikçe, Körfez’in kadim misafirleri olan yunuslar, kırlangıç balıkları ve kalamarların yuvalarına geri döndükleri görüldü. 120 BİN KAMYON ÇAMUR GİTTİ, YAŞAM GELDİ Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilaj kâbusuna karşı en radikal ve kalıcı çözüm olarak başlatılan “İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi”, sadece bir temizlik operasyonu değil, ekosistem restorasyonuna dönüştü. Doğu baseninde biriken ve yıllarca deniz yaşamını boğan milyonlarca metreküp çamurun uzaklaştırılmasıyla birlikte biyoçeşitlilikte gözle görülür bir artış yaşandı. Projede bugüne kadar yaklaşık 271 futbol sahasına eş değer olan 195 hektarlık alan temizlendi. Bu şekilde deniz ekosisteminden 120 bin kamyon ile 1,8 milyon metreküp çamur uzaklaştırılarak kirlilik bertaraf edildi. ÖLÜ TABAKA KALKTI, DENİZ OKSİJEN İLE BULUŞTU Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile 2023 yılında ortaklaşa başlatılan ve TÜBİTAK-MAM ve İstanbul Üniversitesi’nin bilimsel raporları ışığında yürütülen bu dev operasyon ile suyun altındaki sirkülasyonu engelleyen ve lodoslu havalarda kokuya neden olan ölü tabakayı ortadan kaldırarak denizin oksijenle yeniden buluşmasını sağladı. Bunun en somut sonucu olarak balık türleri başta olmak üzere pek çok deniz canlısının geri dönüşü gözlemlendi. KÖRFEZ’İN SAHİPLERİ GERİ DÖNDÜ Kirlilik ve bulanıklıktan kaynaklı olarak rotasını değiştirmeleri nedeniyle uzun süredir görüntülenemeyen yunuslar İzmit Körfezi’nde gruplar halinde görüntülenmeye başlandı. Körfez’in dip yapısının iyileşmesiyle birlikte deniz habitatının hassas türleri olan kırlangıç balıkları ve kalamarlar da temizlenen bölgelerde yeniden ortaya çıktı. Bu durum, uzmanlar tarafından sürdürülebilir bir ekosistemin en büyük kanıtı olduğu yönünde vurgulandı. DENİZİN ALTINDA SESSİZ DEVRİM Proje kapsamında gerçekleştirilen su altı dalışları, Körfezi’n yalnızca yüzeyde değil, derinliklerinde de dikkat çekici bir iyileşme sürecine girdiğini gösterdi. Dalgıçlar, saatte yaklaşık 6 litre suyu süzerek temizleme özelliğine olan pinaları, denizin akciğerleri olarak nitelendirilen deniz çayırlarını ve deniz tabanındaki organik atıkları temizleyen deniz patlıcanları yeniden gözlemledi. Bu canlıların geri dönüşü ile “Dip Çamuru Temizliği Projesi” ile sadece görsel bir zenginlik değil, aynı zamanda müsilaj gibi biyolojik felaketlere karşı doğanın kendi savunma mekanizmasını yeniden kurulması sağlanıyor. ULUSLARARASI ÖDÜLLERLE TAÇLANAN BAŞARI Büyükşehir tarafından İzmit Körfezi’nde gerçekleştirilen “Dip Çamuru Projesi” yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası arenada da yankı uyandırdı. Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olarak kabul edilen proje, New York, Azerbeycan ve İspanya’da gerçekleştirilen sunumların da katkıları ile hem ulusal hem de uluslararası çevre örgütleri tarafından yakından takip edilmeye başlandı. Bu vizyoner çalışma, prestijli platformlardan aldığı ödüllerle başarısını tescillerken, diğer kıyı şehirleri için de örnek model teşkil ediyor.

Lokomotif’in minikleri Ormanya’da keşfetti Haber

Lokomotif’in minikleri Ormanya’da keşfetti

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü, Orman Haftası kapsamında Ormanya Doğal Yaşam Parkı’na anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Doğada bir gün geçiren minikler, hem ormanların önemini öğrendi hem de doğadaki canlıları tanıma fırsatı buldu. KOCAELİ (İGFA) - Doğayla iç içe bir gün geçiren Lokomotif Çocuk Köyü minikleri, erken saatlerde başlayan etkinlikte eğitmenler eşliğinde doğayı keşfe çıktı. Ziyaret boyunca çocuklara doğa bilinci kazandırmaya yönelik çeşitli uygulamalı etkinlikler düzenlendi. Ağaç ve bitki türlerini yakından inceleyen öğrenciler, yaprakların şekilleri, dokuları ve özellikleri hakkında bilgi aldı. Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri ise kuş gözlemi oldu. Çocuklar, doğal yaşam alanlarında bulunan farklı kuş türlerini gözlemleyerek onların yaşam alışkanlıkları hakkında temel bilgiler edindi. Ayrıca büyüteçler yardımıyla gerçekleştirilen böcek inceleme etkinliği, miniklerin en çok ilgi gösterdiği anlardan biri oldu. Toprak üzerinde ve ağaç çevresinde bulunan böcekleri dikkatle inceleyen çocuklar, doğadaki küçük canlıların ekosistem için önemini öğrendi. HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER Eğitmenler tarafından yapılan bilgilendirmelerde, doğanın korunmasının önemi, ağaçların çevreye sağladığı katkılar ve canlı çeşitliliğinin sürdürülebilirliği gibi konulara vurgu yapıldı. Gün boyunca hem eğlenen hem de öğrenen minikler, doğayla kurdukları bağ sayesinde unutulmaz bir deneyim yaşadı.

Huawei'nin SuperPoD portföyü MWC Barcelona 2026'da küresel bilgi işlem için yeni seçenekler yaratıyor Haber

Huawei'nin SuperPoD portföyü MWC Barcelona 2026'da küresel bilgi işlem için yeni seçenekler yaratıyor

Huawei, MWC Barcelona 2026'da en yeni SuperPoD ürünü Atlas 950 SuperPoD, TaiShan 950 SuperPoD ve bir dizi bilgi işlem çözümünü küresel pazara sunuyor. Bu, şirketin esnek bir bilgi işlem temeli oluşturmak ve dünya çapında yeni bir seçenek yaratmak amacıyla açık kaynak ve açık işbirliğine yönelik en güncel çabasını temsil ediyor. PRNewswire / BARCELONA, İSPANYA (İGFA) - Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi ve modellerin artık trilyonlarca parametre kullanmasıyla birlikte, ajansal yapay zeka birçok sektördeki temel üretim süreçlerine nüfuz etmeye başlıyor. Bu durum, daha büyük bilgi işlem ölçeği ve daha düşük gecikme süresine yönelik talebi artırıyor. Ancak, bu devasa modeller geleneksel yatay ölçeklendirmenin erişiminin ötesindedir; daha büyük kümeler genellikle daha düşük kullanım ve sık eğitim kesintilerinden muzdariptir. Huawei, SuperPoD'lar için yenilikçi UnifiedBus ara bağlantısı ile bu zorlukların üstesinden geldi. Çığır açan "küme+ SuperPoD" sistem mimarisi, artan bilgi işlem talepleri ve yapay zekanın ilerlemesi için özel olarak tasarlanmıştır. MWC'de Huawei, Atlas 950 SuperPoD ve Atlas 850E dahil olmak üzere en yeni SuperPoD tekliflerini küresel bir arenada tanıttı. UnifiedBus üzerine inşa edilen bu ürünler, çok çeşitli yapay zeka eğitimi ve çıkarım senaryoları için uygundur. Örneğin Atlas 950 SuperPoD, UnifiedBus aracılığıyla 8 bin 192 adede kadar NPU'yu birbirine bağlayarak ultra yüksek bant genişliği, ultra düşük gecikme süresi ve birleşik bellek adreslemesi sunar. Öğrenme, akıl yürütme ve işleme için tek bir mantıksal bilgisayar olarak çalışır. Huawei ayrıca TaiShan 500 ve TaiShan 200 gibi yeni nesil sunucuların yanı sıra sektörün ilk genel amaçlı bilgi işlem SuperPoD'u olan TaiShan 950 SuperPoD'u da sergiliyor. Bunlar, yüksek yoğunluktan düşük yoğunluğa kadar bir ölçekte iş yüklerini hesaplamak için esnek bilgi işlem seçenekleri sağlar. AÇIK KAYNAK VE AÇIK İŞBİRLİĞİ SİMBİYOTİK BİR EKOSİSTEMİ TEŞVİK EDER Huawei, geliştirici inovasyonunu ve ekosistem refahını hızlandırma vizyonuyla açık kaynak ve açık sistemleri desteklemeye devam ediyor. Şirket, dünyanın önde gelen açık kaynaklı işletim sistemi topluluklarından biri olarak hızla yükselen openEuler'in ilerlemesinde önemli bir rol oynuyor. Huawei, CANN heterojen bilgi işlem mimarisini tamamen açık kaynaklı hale getirmiştir. Katmanlı ayrıştırma sayesinde, operatör kütüphaneleri, hızlandırma kütüphaneleri ve grafik hesaplamadan programlama dillerine kadar tüm yazılım bileşenleri geliştiriciler için açık bir şekilde kullanılabilir. CANN ayrıca Triton, TileLang, PyTorch, vLLM ve verl gibi açık kaynak topluluklarını ve projelerini destekleyerek geliştiricilere erişilebilirlik ve verimlilik açısından somut kolaylıklar sağlamaktadır. Zeka endüstrileri dönüştürürken Huawei, yapay zeka dönemi için yeni bir seçenek oluşturmak üzere esnek bir bilgi işlem temeli ve simbiyotik bir ekosistem oluşturmaya odaklanmıştır.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişiklikleriyle Uludağ’ın madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılma olasılığına karşı ortak bir bildiri yayınladı. BURSA (İGFA) - Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunması amacıyla ortak bir basın metni yayınladı. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler tarafından okunan metinde, TBMM’de değerlendirilmekte olan kanun teklifinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm sektörlerinin kullanımına sunabilecek potansiyele sahip olduğu belirtildi. Metinde, milli parkların sadece doğal güzellikleri değil, aynı zamanda su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Bildiride, Uludağ Milli Parkı’na ilave turizm tesisleri inşa edilmesi ve ulaşım ağını genişletmek amacıyla asfalt yolların açılması planlandığına işaret edilerek, kaçak yapıların “değerlendirme” gerekçesiyle yasal hale getirilme riski bulunduğu belirtildi. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yatırımları ve kentleşme baskısı altında olumsuz etkilendiğinin altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve benzersiz türleri bölgenin can damarı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşıladığı ifade edildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehlikeye attığını ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdiğini vurgulayarak, “Bursalıların görüşleri alınmadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlerin eline bırakılamaz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa birlikte var olur. Uludağ Milli Parkı yok olursa Bursa da yok olur” mesajını iletti. Açıklamaya imza koyan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuki ve toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

Aydın'da ağır yaralı bulunmuştu... İzmir'den sağlıklı şekilde doğaya salındı Haber

Aydın'da ağır yaralı bulunmuştu... İzmir'den sağlıklı şekilde doğaya salındı

Aydın’da yaralı halde bulunan saz kedisi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaklaşık 6 ay süren yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. İyileşme süreci boyunca hayvanın doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla takip edildi. İZMİR (İGFA) - Aydın’da geçen yıl 27 Ağustos’ta Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri tarafından yaralı halde bulunan saz kedisi (Felis chaus), tedavi edilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı Kliniği’ne getirildi. Yapılan klinik ve radyografik değerlendirmelerde hayvanda kalça çıkığı, sağ femurda parçalı açık kırık ve kalça bölgesinde kırıklar tespit edildi. Ayağa kalkamadığı ve arka bacağını sürüyerek ilerlemeye çalıştığı gözlenen saz kedisinin genel durumu, uygulanan yoğun bakım ve destekleyici tedavilerle düzeltildi. İleri ortopedik cerrahi müdahale, yoğun bakım uygulamaları ve kontrollü rehabilitasyon süreci sayesinde yeniden ayağa kaldırılan saz kedisinin doğal davranışları, gece görüşlü ve harekete duyarlı kameralar aracılığıyla izlendi. İnsanlarla temasının en aza indirildiği bu süreçte hayvanın hareket kabiliyeti, refleksleri ve doğada yaşamını sürdürebilme becerileri uzman ekipler tarafından değerlendirildi. Yapılan gözlemler sonucunda doğaya dönmeye hazır olduğu belirlenen saz kedisi, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ekipleriyle koordinasyon içinde doğal yaşam alanına bırakıldı. Doğaya salınan saz kedisinin sağlıklı şekilde koşarak bölgeden uzaklaştığı görüldü. EKOSİSTEM AÇISINDAN FAYDALI Saz kedisi (Felis chaus), Türkiye’de Akdeniz ve Ege bölgelerinde; özellikle Gediz Deltası ve Büyük Menderes Deltası ile çeşitli sulak alanların çevresinde görülen yabanıl bir kedi türü olarak biliniyor. Sazlıklar, bataklıklar, nehir kenarları ve deltalar başta olmak üzere suya yakın doğal alanlarda yaşamını sürdüren tür, genellikle yalnız yaşıyor ve alacakaranlık ile gece saatlerinde aktif oluyor. Yüzme yeteneği gelişmiş olan saz kedileri suya girmekten çekinmiyor. Tarım alanlarında kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutarak ekosistem dengesine katkı sağlayan tür; kuşlar, sürüngenler ve amfibilerle de besleniyor. YABAN HAYATI İÇİN KARARLI MÜCADELE İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlarının yanı sıra yaban hayatına yönelik rehabilitasyon çalışmalarıyla da biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Doğal Yaşam Parkı bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sayesinde ağır yaralanan pek çok yaban hayvanı yeniden ekosistemine kazandırılıyor.

Başkan Uysal: Gastronomi Türkiye’nin stratejik kalkınma alanı Haber

Başkan Uysal: Gastronomi Türkiye’nin stratejik kalkınma alanı

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, gastronominin yalnızca mutfak kültürü değil, üretimden uluslararası tanıtıma uzanan stratejik bir kalkınma alanı olduğunu belirterek, “Türkiye gastronomide küresel bir marka olmalı” dedi. ANTALYA (İGFA) - Uysal, Nirvana Cosmopolitan Hotel’de düzenlenen IV. Culinary Forum “Global Exchange for Culinary Minds” etkinliğinde, “Yerel yönetimler: üretimden tanıtıma, gastronomiye stratejik dokunuşlar” başlıklı oturumda gazeteci Faruk Şüyün’ün sorularını yanıtladı. ‘GASTRONOMİ BİR EKOSİSTEMDİR’ Gastronomiyi yalnızca mutfak kültürü olarak görmediklerini vurgulayan Başkan Uysal, üretimden eğitime, girişimcilikten uluslararası tanıtıma uzanan geniş bir ekosistem yaklaşımı benimsediklerini söyledi. Uysal, gastronomideki potansiyelin yalnızca yerel çabalarla sürdürülebilir olamayacağını belirterek, Türkiye’nin gastronomi kimliğinin bütüncül bir ulusal stratejiyle küresel ölçekte tanıtılması gerektiğini kaydetti. Uysal, dünyada önemli şehirlerde restoranlar açılması, güçlü ve sürdürülebilir bir tanıtım dili oluşturulması ve coğrafi işaretli ürünlerin marka değerine dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. EĞİTİM PROGRAMLARI Belediye olarak gastronomi alanında ihtiyaç duyulan insan kaynağına yönelik eğitim programları düzenlediklerini belirten Uysal, sektördeki nitelikli iş gücü açığına dikkat çekti. “Diyelim ki barista lazım, aradığınızda bulunmuyor. Bunun yetiştirilmesi lazım. Biz yetiştiriyoruz” diyen Uysal, ayrıca yeni fikir ve yazılım geliştiren genç girişimcilere ücretsiz ofis tahsisi sağladıklarını söyledi. KAMUSAL İŞLETMECİLİK VE ERİŞİLEBİLİR GASTRONOMİ Muratpaşa Belediyesi’nin kıyıları kamu eliyle işlettiğini belirten Başkan Uysal, bu alanlarda orta gelir grubunun erişebileceği, sokak lezzetlerini de içeren bir gastronomi anlayışı benimsediklerini ifade etti. “Orta sınıf kıyı denizi görebilsin, kıyılardan yararlanabilsin diye biz kıyıları kamuda tutuyoruz” diyen Uysal, belediyeye ait 17 işletmede Antalya’nın coğrafi işaretli ve tescilli ürünlerine yer verdiklerini vurguladı. KADIN KOOPERATİFLERİNE POZİTİF AYRIMCILIK Kadın kooperatiflerine pozitif ayrımcılık uyguladıklarını da belirten Uysal, belediyeye ait Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası ile tescilli yemeklerin sunulduğu Antalya Lokantası’nın yan yana konumlandırıldığını söyledi. Restoranda sunulan birçok ürünün doğrudan kooperatiflerden temin edildiğini belirten Uysal, böylece üreticiden tüketiciye doğrudan bir ekonomik zincir kurduklarını ifade etti. Başkan Uysal, Muratpaşa’da uyguladıkları modelin üreticiyi güçlendiren, genç girişimciyi destekleyen ve kentin mutfak hafızasını koruyan bir anlayışına dayandığını belirterek, bu stratejik yaklaşımı sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği Haber

BESOB ile Garanti BBVA’dan 90 bin esnafa özel finansal iş birliği

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Garanti BBVA arasında imzalanan protokol kapsamında, esnafa özel avantaj paketleri ve aidat desteği sağlayan “BESOB Bonus Business Kart” uygulaması hayata geçirildi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) ile Garanti BBVA arasında, esnaf ve sanatkârların bankacılık işlemlerini daha hızlı ve avantajlı koşullarda gerçekleştirmesini amaçlayan iş birliği kamuoyuna tanıtıldı. BESOB’a bağlı iş yeri sahipleri ve sanatkârlar için özel olarak hazırlanan finansal çözümleri kapsayan protokolün tanıtım toplantısında, taraflar iş birliğinin kapsamı ve sağlayacağı kolaylıklara ilişkin bilgi verdi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, son 4 yılda esnafla yoğun temas halinde olduklarını belirterek, dijitalleşme alanında önemli adımlar attıklarını söyledi. Bin 500’den fazla üniversite öğrencisine eğitim verildiğini, 500’ün üzerinde esnafa dijitalleşme ve e-ticaret desteği sağlandığını ifade eden Başkan Bilgit, bu çalışmaların ödülle taçlandırıldığını hatırlattı. Yeni kart uygulamasının esnaf için önemli bir kolaylık sağlayacağını vurgulayan Bilgit, “Bir fikir ne kadar iyi olursa olsun sahip çıkılmazsa başarıya ulaşmaz. Bu projeye hep birlikte sahip çıkalım” çağrısında bulundu. ÇALIŞKAN: “SADECE KART DEĞİL, BİR EKOSİSTEM” Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortakları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan ise iş birliğinin yalnızca bir bankacılık anlaşması olmadığını belirterek, yerel ekonomiyi güçlendirmeyi hedefleyen somut bir model sunduklarını ifade etti. Çalışkan, yaklaşık 90 bin esnafın oda aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan programın Türkiye’de bu ölçekte ilk kez hayata geçirildiğini söyledi. “Bu iş birliği yalnızca bir kart değil, esnaf için gerçek fayda sağlayan bir ekosistem sunuyor” dedi. Bursa’da esnaf odalarına kayıtlı yaklaşık 90 bin iş yerinin üyelik aidatlarının banka tarafından karşılanabilmesini mümkün kılan bir program başlattıklarını ifade eden Çalışkan, "Bu kapsamda BESOB Bonus Business Kart sahibi iş yeri sahipleri, kartı kullandıkları yıl içerisindeki üyelik aidatlarını bonus puan olarak kartlarına yüklü şekilde alabilecekler. Bu puanlar doğrudan aidat ödemelerinde kullanılabilecek. Yani iş yeri sahipleri için ek bir nakit çıkışı yok, ek bir işlem yükü yok, karmaşık bir süreç yok. Aksine; basit, anlaşılır ve gerçek fayda sağlayan bir yapı var. Bununla da sınırlı değil. İş yerleri, Bonus Business dünyasının sunduğu taksit imkânlarından, bonus kampanyalarından ve işlerini kolaylaştıran bankacılık ürünlerinden iki yıl boyunca avantajlı şekilde yararlanabilecekler. Ayrıca BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar sayesinde üye iş yerlerinden indirimli alışveriş imkânına da erişebilecekler" diye konuştu. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük de Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünü KOBİ’lerin oluşturduğunu ve istihdamın önemli kısmını sağladığını hatırlattı. Esnafla ilişkilerini kısa vadeli işlemler yerine uzun vadeli yol arkadaşlığı anlayışıyla yürüttüklerini belirten Başıbüyük, “Biz işletmeleri uzaktan bir müşteri olarak değil, sahada birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşı olarak görüyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.