Hava Durumu

#Ekran Süresi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Ekran Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında Haber

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.” OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor. KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA? Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor. Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor. OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor Haber

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, dijital cihazların kontrolsüz kullanımının zihinsel sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekerek “dijital demans” kavramına vurgu yaptı. Özcan, özellikle çocuk ve gençlerin risk altında olduğunu belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor. Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. EKRAN SÜRESİ BEYNİ NASIL ETKİLİYOR? Özcan, aşırı ekran kullanımının kısa süreli hafızayı olumsuz etkilediğini, dikkat süresini kısalttığını ve problem çözme ile eleştirel düşünme becerilerini zayıflattığını belirtti. Bu durum yaratıcılığı azaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. RUHSAL DEĞİŞİMLER VE UYKU BOZUKLUKLARINA NEDEN OLUYOR Dijital cihazlarla uzun süreli temasın duygusal dengeyi de bozduğunu ifade eden Özcan, “Ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik ve artan stres düzeyi dijital demansa eşlik ediyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, melatonin salgısını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor” dedi. DİJİTAL DEMANS’DAN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ? Özcan, dijital demansa karşı en temel önlemin dijital detoks olduğunu vurguladı. Günlük ekran süresinin sınırlandırılması, cihazların uyku alanı dışında tutulması ve belirli kullanım saatleri oluşturulması öneriliyor. Ayrıca kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni beceriler öğrenmek gibi zihni aktif tutan faaliyetler hafızayı güçlendiriyor. Özcan, ekran süresini kontrol etmekte zorlanan bireylerin bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu belirterek, psikoterapi desteğinin sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Ekran bağımlılığı ağız sağlığını da etkiliyor! Haber

Ekran bağımlılığı ağız sağlığını da etkiliyor!

Uzmanlara göre, gençlerin ekran karşısında çok vakit geçirmesi, birçok sağlık sorununu beraberinde getirebiliyor; ağız sağlığı da bu durumdan kötü etkileniyor. Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, yaşam tarzındaki bazı düzenlemelerle ilgili öneriler sundu. İSTANBUL (İGFA) Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, ekran karşısında geçirilen sürenin sıklıkla atıştırmayla birlikte olduğunu ve şekerli içecekler, çikolata, cips gibi kuru ve yapışkan yiyeceklerin daha fazla tüketildiğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Bahar, ekran süresinin doğrudan çürük ya da periodontal hastalık oluşturmadığını, ancak beraberinde getirdiği yaşam tarzı değişikliklerinin ağız sağlığını belirgin şekilde bozabileceğini ifade etti. Özellikle gençlerde ekran başında geçirilen uzun sürelerin günlük rutinleri aksatmasına yol açtığını, bu sırada diş fırçalamanın genellikle atlandığını, ertelendiğini veya unutulduğunu vurguladı. GECE EKSTRA TELEFON KULLANIMI DİŞ ETİ ENFEKSİYONUNU ARTIRABİLİR Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, ekran süresinin genellikle atıştırmayla birleştiğini ve bu nedenle şekerli içecekler, çikolata, cips gibi gıdaların daha fazla tüketildiğini söyledi. Yeme sonrasında ağız hijyeni uygulanmadığında çürük riskinin ciddi oranda arttığını ifade etti. Uyku düzeninin bozulmasının da önemli bir etki olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Bahar, devam etti: “Gece telefon kullanımının artması melatonin üretimini etkileyerek uyku kalitesini düşürüyor. Kötü uyku kalitesi bağışıklığı zayıflatıyor ve periodontal dokularda iltihaplanmayı artıran hormonal değişikliklere neden oluyor. Ayrıca, uzun süre aynı pozisyonda ekrana bakmak boyun ve çene kaslarında gerginlik yapabilir ve çene ekleminde sorunları tetikleyebilir.” EKRAN SÜRESİNİN FAZLALIĞI, AĞIZ HİJYENİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR VE ÇÜRÜK ORANLARINI ARTIRIYOR! Dijital bağımlılığın beslenme düzenini de olumsuz şekilde etkilediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Dijital platformalara dalan kişilerde öğün atlama, gece geç saatlerde yemek yeme, şekerli içecek tüketiminin artması gibi davranışlar sıkça gözleniyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Bahar, bu yaşam tarzı bozukluklarının çürük oluşumunu artırdığını gösteren birçok çalışma bulunduğunu belirtti. “Son yıllarda gençlerin ekran sürelerinin artışıyla birlikte ağız hijyeni davranışlarındaki bozulmanın ve çürük oranlarının yükseldiğine dair bulgular da artıyor. Özellikle ergenler arasında internet bağımlılığı oranlarının %15–30 arasında değiştiği bildiriliyor ve bu grubun ağız sağlığı davranışları, ekran süresi düşük olanlara göre belirgin şekilde daha kötü.” dedi. Yaşam tarzı düzenlemeleri konusunda önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Bahar, şu tavsiyelerde bulundu: “Yemeklerden sonra telefon/tablet kullanmadan önce kısa bir diş fırçalama rutini oluşturmak, ekran başında geçirilen zamanda şekerli içecek ve atıştırmaları sınırlamak, su içimini artırmak, gece telefon kullanımını azaltmak ve uyku düzenini iyileştirmek ağız sağlığı açısından çok olumlu sonuç verir. Dijital teknolojinin olumlu yanlarını da kullanmak mümkün. Fırçalama süresini takip eden uygulamalar, AI destekli diş fırçaları ve teledentistry gibi araçlar ağız bakımını destekleyebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.