Hava Durumu

#Enerji

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici enflasyonu Şubat’ta yıllık yüzde 27,56 oldu... Su teminindeki yıllık artış yerini koruyor Haber

Üretici enflasyonu Şubat’ta yıllık yüzde 27,56 oldu... Su teminindeki yıllık artış yerini koruyor

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), Şubat 2026’da aylık yüzde 2,43, yıllık yüzde 27,56 arttı. En yüksek yıllık artış su temininde görülürken, imalat sektöründeki yükseliş dikkat çekti. Veriler, üretim maliyetlerindeki artış eğiliminin sürdüğünü ve özellikle imalat sektöründe fiyat baskısının devam ettiğini ortaya koydu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini yayımladı. Buna göre Yİ-ÜFE (2003=100), bir önceki aya göre yüzde 2,43, geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 5,16, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,56 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,60 artış gösterdi. İMALAT SANAYİNDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 27,98 Sanayinin dört ana sektöründe yıllık değişimlerde su temini sektörü yıllık bazda en yüksek artışı kaydetti. Buna göre madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 31,88 artış, imalatta yüzde 27,98 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı yüzde 22,53 artış, su temininden yüzde 38,22 artış kaydetti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri ise; ara mallarında yüzde 26,09, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,14, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57, enerjide yüzde 20,68, sermaye mallarında yüzde 29,51 artış olarak yansıdı. AYLIK ARTIŞTA İMALAT ÖNE ÇIKTI Şubat ayında imalat ürünlerinde aylık artış yüzde 2,95 olarak gerçekleşti. Sanayinin aylık değişimleri Yİ-ÜFE verilerine şöyle yansıdı: Madencilik ve taş ocakçılığı: yüzde 3,31 artış İmalat: yüzde 2,95 artış Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı: yüzde 3,04 azalış Su temini: yüzde 3,65 artış Ana sanayi gruplarında aylık bazda en yüksek artış yüzde 4,47 ile dayanıklı tüketim mallarında görülürken, enerji grubunda yüzde 0,22’lik düşüş kaydedildi.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişiklikleriyle Uludağ’ın madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılma olasılığına karşı ortak bir bildiri yayınladı. BURSA (İGFA) - Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunması amacıyla ortak bir basın metni yayınladı. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler tarafından okunan metinde, TBMM’de değerlendirilmekte olan kanun teklifinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm sektörlerinin kullanımına sunabilecek potansiyele sahip olduğu belirtildi. Metinde, milli parkların sadece doğal güzellikleri değil, aynı zamanda su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Bildiride, Uludağ Milli Parkı’na ilave turizm tesisleri inşa edilmesi ve ulaşım ağını genişletmek amacıyla asfalt yolların açılması planlandığına işaret edilerek, kaçak yapıların “değerlendirme” gerekçesiyle yasal hale getirilme riski bulunduğu belirtildi. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yatırımları ve kentleşme baskısı altında olumsuz etkilendiğinin altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve benzersiz türleri bölgenin can damarı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşıladığı ifade edildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehlikeye attığını ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdiğini vurgulayarak, “Bursalıların görüşleri alınmadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlerin eline bırakılamaz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa birlikte var olur. Uludağ Milli Parkı yok olursa Bursa da yok olur” mesajını iletti. Açıklamaya imza koyan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuki ve toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

SOL Parti’den Keşan Belediyesi’ne 'Nükleer Santral' başvurusu Haber

SOL Parti’den Keşan Belediyesi’ne 'Nükleer Santral' başvurusu

SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya Nükleer Santral Projesi’nin iptali için Keşan Belediyesi’ne dilekçe verdi. İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, konunun Mart ayı meclis gündemine alınmasını talep etti. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya’da yapılması planlanan nükleer santral projesine karşı resmi girişim başlattı. İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, hazırlanan dilekçenin Keşan Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ne teslim edildiğini, ayrıca Edirne İl Genel Meclisi Başkanlığı’na da PTT aracılığıyla gönderildiğini açıkladı. Dilekçede, Trakya Nükleer Enerji A.Ş.’nin internet sitesinde Kırklareli Kıyıköy-Kışlacık mevkiinde yer seçiminin onaylandığı ve sahada sismik ile meteorolojik çalışmaların başladığının belirtildiği ifade edildi. Proje alanının, 1/100.000 Ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nda içme ve kullanma suyu koruma alanları, orman alanları ve tarım arazileri içerisinde kaldığı vurgulandı. Açıklamada, yaklaşık 13 bin 830 dönümlük alanda yapılacak çalışmaların orman varlığına, tarım alanlarına ve Karadeniz kıyı ekosistemine zarar vereceği öne sürülerek, projenin bölgesel bir “eko-kırım” niteliği taşıdığı savunuldu. Ayrıca projenin, halkın katılımı sağlanmadan ve gerekli çevresel ile sağlık etki değerlendirmeleri yapılmadan ilerletildiği iddia edildi. Enerji arz fazlası bulunduğu belirtilen Türkiye’de yeni bir nükleer santral projesine ihtiyaç olmadığı görüşüne yer verilen dilekçede, projenin ulusal egemenlik ve çevresel güvenlik açısından riskler barındırdığı ifade edildi. SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya Nükleer Santral Projesi’nin Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Mart ayı toplantı gündemine alınarak iptal edilmesi yönünde karar alınmasını talep etti.

Türkiye ile Etiyopya arasında anlaşmalar imzalandı... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Etiyopya'da bölgesel istikrar vurgusu Haber

Türkiye ile Etiyopya arasında anlaşmalar imzalandı... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Etiyopya'da bölgesel istikrar vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya'da Başbakan Abiy Ahmed Ali ile yaptığı ikili görüşmelerin ardından Ulusal Saray'da çeşitli anlaşmaları imzaladı. Bölgesel istikrara vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Somaliland'ı tanımasını eleştirdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için bulunduğu Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali tarafından resmi törenle karşılandı. İki lider baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirdiği Ulusal Saray’da Türkiye ile Etiyopya arasında anlaşmalar imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed huzurunda iki ülke arasında çeşitli anlaşmaların imza töreninde, “9. Türkiye-Etiyopya Ekonomi, Ticaret ve Teknik İş Birliği Karma Ekonomik Komisyonu Tutanağı”na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos imza attı. “Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanlığı Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” da Bakan Bayraktar ile Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu Itefa tarafından imza altına alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile anlaşmaların imza töreni ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Etiyopya’nın içinde bulunduğu coğrafyada devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kıymet veren tutumun önemine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemediklerini söyledi. https://twitter.com/RTErdogan/status/2023774835181310051 “Biz, bölgenin sorunlarına bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesini ve Afrika boynuzunun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a, ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında ara buluculuğunu yürüttüğümüz Ankara sürecindeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum” diye konuştu.

İrem Derici araştırması... “Filtresiz” tavrıyla ayrışan, enerjisiyle sahneyi taşıyan bir pop yıldızı Haber

İrem Derici araştırması... “Filtresiz” tavrıyla ayrışan, enerjisiyle sahneyi taşıyan bir pop yıldızı

Ünlü iletişim danışmanı Özgür Aras, sanatçısı İrem Derici için Akademetre Araştırma & Stratejik Planlama Şirketinin Türkiye genelinde yürüttüğü İrem Derici Marka Algı Araştırması, İrem Derici’nin hedef kitlesi nezdinde net, güçlü ve ayırt edici bir algıya sahip olduğunu ortaya koyuyor. Nitel ve nicel yöntemlerle yürütülen çalışmada, İrem Derici’nin yalnızca müzikal performansı değil; kişiliği, duruşu ve kamuoyundaki temsili de bütüncül olarak ele alındı. İSTANBUL (İGFA) - Araştırma bulgularına göre İrem Derici, pop müzik sahnesinde “herkes gibi olmayan” bir sanatçı olarak konumlanıyor. Dinleyiciler onu yalnızca sesiyle değil, tavrıyla ve kişiliğiyle tanımlıyor. Bu durum, İrem Derici’yi klasik pop yıldızı kalıplarının dışında konumlandırıyor. GÜÇLÜ, ÖZGÜVENLİ VE DOBRA Araştırma bulgularına göre İrem Derici; cesur, özgüveni yüksek ve dobra tavrıyla öne çıkan bir sanatçı olarak algılanıyor. Katılımcılar, İrem’i “maskesiz”, “rol yapmayan” ve “ne hissediyorsa onu söyleyen” bir figür olarak tanımlıyor. Bu sahicilik algısı, onunla kurulan duygusal bağı daha da güçlendiriyor. İrem Derici, yalnızca popüler bir şarkıcı değil; aynı zamanda güçlü kadın kimliğiyle ilham veren bir rol modeli olarak görülüyor. ŞARKILARIYLA ENERJİ VE DUYGU BİR ARADA Dinleyiciler, İrem Derici’nin şarkılarını enerjik, eğlenceli ve duygusu yüksek olarak tanımlıyor. Onun müziği hem eğlendiren hem de içtenlik barındıran bir çizgiye sahip. Araştırma katılımcıları, İrem Derici’nin sahne performansını ve vokal gücünü pop müzik sahnesinde ayırt edici bir unsur olarak değerlendiriyor. İrem Derici; duygusal şarkılarıyla bağ kurabilen, hareketli parçalarıyla ise coşku yaratan çift yönlü bir müzikal karakter sergiliyor. SEVİLEN VE KONUŞULAN BİR YILDIZ Araştırma sonuçları, İrem Derici’nin yalnızca dinlenen değil, aynı zamanda konuşulan ve gündem yaratan bir sanatçı olduğunu gösteriyor. Onun enerjik kişiliğini ve samimi çıkışlarını pop müzik dünyasında farklılaştırıcı bir unsur olarak görüyor. İrem Derici, takipçileri için eğlenceli, güçlü ve cesur bir figür olarak tanımlanıyor. Bu durum, onun sosyal medyada ve medyada yüksek görünürlük kazanmasını doğal olarak destekliyor. İREM DERİCİ’NİN MARKA ARKETİPİ: “ASİ & GÜÇLÜ KADIN” Araştırma bulguları, İrem Derici’nin marka kişiliğinin “Asi / Özgür Ruhlu Güçlü Kadın” arketipiyle örtüştüğünü gösteriyor. İrem Derici; kalıplara sığmayan, kendi yolunu çizen, duygularını saklamayan ve bunu müziğine yansıtan bir anlatı sunuyor. Bu arketip, onun özellikle genç kadınlar nezdinde ilham verici, cesaret aşılayan ve özgüven sembolü bir figür olarak konumlanmasını sağlıyor. “SAMİMİ YILDIZ” ALGISI ÖNE ÇIKIYOR Araştırma, İrem Derici’nin yıldız olmasına rağmen ulaşılmaz değil; aksine sıcak, içten ve insanî bir figür olarak algılandığını ortaya koyuyor. Dinleyiciler, onun hayatın içinden gelen hikâyelerini ve açık sözlü tavrını güçlü bir bağ kurma nedeni olarak ifade ediyor. Bu özellik, İrem Derici’yi yalnızca sahnede değil, gündelik hayatta da takip edilen bir isim haline getiriyor. SAHNEDEKİ GÜCÜYLE FARK YARATIYOR İrem Derici’nin vokal performansı, enerjisi ve sahne hakimiyeti araştırmanın en güçlü başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Dinleyiciler, onu sahnede kendine güvenen, coşkulu ve iz bırakıcı bir performans figürü olarak tanımlıyor. DAHA DA GÜÇLENEBİLECEK BİR MARKA POTANSİYELİ Araştırma bulguları, İrem Derici’nin güçlü kişiliği, sahne enerjisi ve yüksek bilinirliğiyle pop müzik sahnesinde sağlam bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Bu güçlü temel, onun dinleyici nezdinde net biçimde ayırt edilmesini sağlarken; algının zaman içinde daha da güçlenebileceği bir alanı da işaret ediyor. Çalışma, İrem Derici’nin doğal ve kendisi gibi olma hâlinin markasının en güçlü dayanaklarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Bu duruş korunarak, iletişim tonunun İrem Derici’ye yakışır, dengeli ve tutarlı bir şekilde sürdürülmesi; beğeni ve duygusal bağ tarafında algının daha kalıcı hale gelmesine katkı sağlayabilecek bir potansiyel barındırıyor. Yürütülen bu çalışma, İrem Derici’nin bugün Türkiye’de; • Kendi çizgisi olan, • Samimi ve doğrudan bir üsluba sahip, • Sahne performansıyla dikkat çeken, • Müziğiyle farklı duygulara temas eden, • Popüler kültürde görünürlüğü yüksek bir pop yıldızı konumunda olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye-Fransa JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti Haber

Türkiye-Fransa JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti

Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen 8. Dönem JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye ile Avrupa Birliği üyesi Fransa arasındaki ikili ticaret ve yatırım ilişkileri, Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesi (JETCO/ETOK) mekanizması çerçevesinde ele alındı. Türkiye-Fransa 8. Dönem JETCO Toplantısı, İstanbul’da Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakanı Nicolas Forissier’in eşbaşkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret, yatırımlar, müteahhitlik hizmetleri, sanayi, teknoloji, finans, enerji, tarım, çevre, ulaştırma ve lojistik gibi sektörlerde iş birliğini daha da derinleştirme konuları masaya yatırıldı. Ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırımların desteklenmesine yönelik stratejiler de görüşüldü. Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye-Fransa arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 24 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye ulaştığını, Fransa’nın Türkiye’deki doğrudan yatırım stokunun ise 8,7 milyar doları aştığını belirtti. Bakan Bolat, “Fransa, AB’nin ikinci en büyük ekonomisi ve Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olarak, ihracat ve ithalat açısından stratejik bir partnerdir” dedi. Toplantı kapsamında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve AB ile ilgili gündem başlıkları da derinlemesine ele alındı. Bakan Bolat ve Fransız mevkidaşı, ikili ilişkileri “kazan-kazan” ilkesi çerçevesinde bir üst seviyeye taşımak konusunda mutabakata vardı.

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı? Haber

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı?

Teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmeyle birlikte psikolojik sorunların görünümü de değişim gösteriyor. Tokat'ta kliniği bulunan Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyetenin hem normal bir duygu hem de müdahale gerektiren bir bozukluk şeklinde karşımıza çıkabileceğini aktardı. TOKAT (İGFA) - Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, son dönemde en sık karşılaşılan psikolojik sorunlardan biri olan anksiyete bozukluğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dere, anksiyetenin bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkileyebileceğini belirterek, bu sorunun korku, endişe ve huzursuzluk gibi duyguların ani ve yoğun bir biçimde ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi. ANKSİYETE FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE ORTAYA ÇIKABİLİR Dr. Dere, anksiyetenin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Gerginlik hissi, yoğun endişe ve kan basıncı artışı gibi belirtilerin sıklıkla gözlendiğini vurgulayan Dere, bazı durumlarda anksiyetenin normal bir duygu olarak kabul edilebileceğini ifade etti. BAZI DURUMLARDA ODAKLANMAYA YARDIMCI OLABİLİR Anksiyetenin sürekli olumsuz algılanmaması gerektiğini belirten Dere, bu duygunun zaman zaman kişiye enerji sağlayarak odaklanma yeteneğini artırabileceğini ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırabileceğini söyledi. Ancak, bu konuda sınırların iyi çizilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. PSİKOTERAPİ VE DESTEKLEYİCİ YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR Tedavi sürecine dair görüşlerini paylaşan Dr. Dere, psikoterapinin önemli bir rol oynadığını belirtti. Konuşma terapisi ve ilaç tedavisine ek olarak yoga, egzersiz ve meditasyon gibi yöntemlerin de tedavi sürecine katkıda bulunabileceğini ifade eden Dere, anksiyetenin kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Bu süreçte psikoterapistin rolünün etkin olduğu belirtildi. DİJİTAL DÜNYANIN KAYGI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Tokat’ta çalışan Dr. Gülşah Esin Dere, dijitalleşen dünyada dijital yaşamın anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Sürekli uyarana maruz kalmanın kaygı seviyelerini artırabileceğini belirten Dere, ileri yaşlarda daha ciddi sorunlarla karşılaşmamak için genç yaşlarda psikoterapi desteği almanın kalıcı çözümler sunduğunu ifade etti.

Türkiye enerji filosunu güçlendirdi! Dünyanın en büyük 4. enerji filosu Haber

Türkiye enerji filosunu güçlendirdi! Dünyanın en büyük 4. enerji filosu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin filosuna iki yeni derin deniz sondaj gemisi kazandırıldığını belirterek, Türkiye'nin bu alanda dünyanın 4’üncü büyük filosuna ulaştığını bildirdi. ANKARA (İGFA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enerji sektöründeki önemli bir gelişmeyi duyurdu. Erdoğan, filoya kazandırılan iki yeni derin deniz sondaj gemisinden bahsederek, gemilere “Çağrı Bey” ve “Yıldırım” isimlerinin verildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çağrı Bey” gemisinin Somali açıklarında, “Yıldırım” gemisinin ise Karadeniz'de faaliyet göstereceğini söyledi. Erdoğan, “Bu iki geminin filosumuza dâhil edilmesiyle, bu alanda dünyanın 4’üncü büyük filosuna sahip olan bir ülke konumuna geldik. Her iki olumlu gelişmemizin de hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu. https://twitter.com/RTErdogan/status/2006081438064754707 Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), bu konu hakkında yaptığı açıklamada, enerji filosuna katılan “Yıldırım” ve “Çağrı Bey”in 7. nesil, yüksek teknoloji ile donatılmış derin deniz sondaj gemileri olduğunu belirtti. Açıklamada, bu gelişmeyle birlikte Türkiye’nin enerji filosu, teknik özellikler, operasyonel kapasite ve mühendislik yeterliliği açısından dünyanın en gelişmiş ilk dört enerji filosu arasına girdiği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nijer ve Kuveyt ile kritik görüşmeler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nijer ve Kuveyt ile kritik görüşmeler

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijer Devlet Başkanı Abdurrahman Tchiani ve Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamad el-Sabah ile telefon görüşmeleri yaptı. Bu görüşmelerde ikili ilişkiler ve bölgesel meseleler ele alındı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijer Devlet Başkanı Abdurrahman Tchiani ile telefonda Türkiye-Nijer arasındaki ilişkiler ve bölgesel konular üzerine konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Nijer ile ilişkilerini geliştirmeye önem verildiğini ve her alanda Nijer’in yanında olmayı sürdüreceklerini ifade etti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan bilgilere göre, konuşmada enerji, madencilik ve savunma gibi stratejik alanlarda güçlü iş birliğinin daha da artırılacağına dikkat çekildi. Erdoğan ayrıca Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamad el-Sabah ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede Türkiye ve Kuveyt arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Kuveyt ile her alanda ilişkileri geliştirme kararlılığını vurgulayarak, iş birliğinin artarak devam edeceğini belirtti. Erdoğan, Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve barışın sağlanması ile yeniden imar sürecinin başlamasını dilediklerini ifade etti ve bu süreçte Türkiye ile Kuveyt arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Görüşmede ayrıca İsrail’in bölgede istikrarsızlığa neden olan adımlarının arttığını ifade eden Erdoğan, Somaliland’ı tanıma kararının da bu adımların bir parçası olduğunu belirterek Somali’nin toprak bütünlüğünün desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.