Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin’de çocuklar bilim ve doğayla bayramı kutladı Haber

Mersin’de çocuklar bilim ve doğayla bayramı kutladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda düzenlediği etkinliklerle çocuklara bayram coşkusunu doyasıya yaşattı. MERSİN (İGFA) - Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının yıl dönümü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı doğadan bilime uzanan renkli etkinliklerle kutladı. Kent genelinde düzenlenen programlarda çocuklar hem eğlendi hem de öğrenmenin keyfini yaşadı. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni ziyaret eden çocuklar ve aileleri; doğa, enerji verimliliği, iklim, çevre ve astronomi temalı içeriklerle öğrenme sürecine aktif olarak katılma fırsatı buldu. Büyükşehir’in Trafik Parkı da 23 Nisan’da minik misafirlerinin akınına uğradı. Çocuklar, Büyükşehir’in ücretsiz olarak hizmet veren Trafik Parkı’nda trafik kurallarını öğrenirken, ardından uygulamalı sürüş deneyimi yaşayarak keyifli anlar geçirdi. Park alanında yer alan birbirinden eğlenceli oyunlar da çocukların büyük ilgi odağı oldu. Yüz boyama etkinliği ile yüzlerini renklendiren çocuklar, oyun alanında eğlencenin tadını doyasıya çıkardı. 23 Nisan coşkusu Tarsus Doğa Parkı’nda da yaşandı. 23 Nisan dolayısıyla 18 yaş altı ziyaretçilere ücretsiz olan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Tarsus Doğa Parkı’nı binlerce kişi ziyaret etti. ÇOCUKLAR BİLİMİN DERİNLİKLERİNİ KEŞFETTİ Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni ziyaret eden çocuklar ve aileleri, hem bilimle tanıştı hem de 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşadı. Atölyelere katılan, gezegenleri öğrenen ve çeşitli etkinliklerde yer alan çocuklar, merkezin sunduğu imkanlardan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.

DOSABSİAD'dan iş dünyasına Hürmüz Krizi sonrası stratejik uyarı Haber

DOSABSİAD'dan iş dünyasına Hürmüz Krizi sonrası stratejik uyarı

Küresel jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi ve sanayi üretimi üzerindeki etkilerini değerlendiren DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, şirketlerin ‘savaş ekonomisi’ koşullarına göre pozisyon alması gerektiğini vurguladı. BURSA (İGFA) - Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Başkanı Onur Kutlualp, son dönemde artan bölgesel çatışmaların ve küresel belirsizliklerin gölgesinde iş dünyasına ve karar alıcılara kritik çağrılarda bulundu. Sanayicilerin önünde üç temel senaryonun bulunduğunu belirten Kutlualp, en kötü senaryoya hazırlıklı olmanın “stratejik olgunluk” olduğunu ifade etti. Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Kutlualp “Krizin 1-2 ay içinde çözüldüğü iyimser senaryodan, Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji yollarının kapandığı ve enflasyonun yüzde 35 civarını aştığı zorlu senaryolara kadar her ihtimal masada. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu Hürmüz'de yaşanan kısa süreli açılmanın hemen ardından gelen sert kapanma kararı ve artan askeri hareketlilik, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Küresel enerji piyasalarını diken üstünde tutan bu durum, maliyetler üzerindeki öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir senaryoya güvenerek plan yapanlar, fırtınaya hazırlıksız yakalanacaktır. İş dünyası olarak her türlü dalgalanmaya karşı 'B Planı'mızı hazır tutmalıyız.” ifadelerini kullandı. “KÂR YAŞATMAZ, NAKİT YAŞATIR” Savaş ekonomisinin birinci kuralının likidite yönetimi olduğunu hatırlatan Onur Kutlualp, şirketlerin kârlılık rakamlarından ziyade nakit akışına odaklanması gerektiğini söyledi. Kutlualp, “Kasanız boşsa, kâğıt üzerindeki kârın bir önemi kalmaz. Kısa vadeli borçların uzun vadeye yayılması, tahsilat süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişimin maliyetler daha da yükselmeden bugün sağlanması hayati önemdedir. Bugünün maliyeti, yarının ucuz fiyatı olabilir” uyarısında bulundu. Artan enerji ve hammadde maliyetlerinin fiyatlara yansıtılmasındaki gecikmenin “sessiz bir zarar” doğurduğunu belirten Kutlualp, sanayicilere haftalık fiyatlama refleksi ve enerji verimliliği yatırımları önerdi. Avrupa pazarındaki daralmaya da dikkat çeken Kutlualp, “Avrupa’daki yapısal değişim ve alım gücü kaybı karşısında oturup bekleyemeyiz. Orta Doğu’nun yeniden inşası, Afrika’nın büyüme potansiyeli ve Türk Cumhuriyetleri ‘gelecek vizyonumuzun’ önemli bir parçasıdır. Bu nedenle ihracat rotalarımızı hızla çeşitlendirmeliyiz.” dedi. “ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİ İÇİN KAMU DESTEĞİ ŞART” Sanayicinin kendi önlemlerini alırken devletin de üreticiyi yalnız bırakmaması gerektiğinin altını çizen Kutlualp, “Bizler sanayiciler olarak elimizi taşın altına koyuyoruz ancak bu küresel fırtınada tek başımıza kürek çekemeyiz. Özellikle ihracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz kurlarının enflasyonla uyumlu, öngörülebilir bir seviyede olması elzemdir. Bunun yanı sıra, üretime yönelik uygun maliyetli kredi imkanlarının acilen genişletilmesi ve finansmana erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Hürmüz krizinin de etkisiyle baskı unsuru olan enerji maliyetlerinde, sanayiciye yönelik özel indirimler veya destek mekanizmaları devreye alınmalı. Üreticiye bugün verilecek her 'can suyu', yarın ülkenin istihdamına ve ihracatına misliyle geri dönecektir.” ifadelerini kullandı.

Mersin'de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı Haber

Mersin'de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı

Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde, 200 bin ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Bu kapsamda, merkezde çocukların da katıldığı bir kutlama programı düzenlendi ve pasta kesimi gerçekleştirildi. MERSİN (İGFA) - Mersin'de Kısa sürede yoğun ilgi gören Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, hem eğitici hem de farkındalık artırıcı çalışmalarıyla Mersin’de bilimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, her yaştan ziyaretçiyi bilimle buluşturarak doğa dostu yaşam bilincini güçlendirmeyi sürdürüyor. 5 yaşından itibaren her yaştan ziyaretçiye açık olması, merkezin erken yaşta bilimle tanışma ve öğrenmeyi teşvik eden yapısını güçlendiriyor. Ziyaretçiler; doğa, enerji verimliliği, iklim, çevre ve astronomi temalı içeriklerle öğrenme sürecine aktif şekilde katılım sağlıyor. Bilim ve çevre farkındalığını bir araya getiren merkez; interaktif sergi alanları, deney düzenekleri ve uygulamalı öğrenme istasyonlarıyla, bilimi eğlenceli ve erişilebilir bir şekilde sunuyor. Özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan atölye çalışmaları sayesinde iklim değişikliği, sıfır atık bilinci ve sürdürülebilir yaşam konuları uygulamalı etkinliklerle aktarılıyor. Kentin bilim duraklarından olan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni ziyaret etmek isteyen vatandaşlar ve eğitim kurumları, merkez hakkında detaylı bilgiye ve etkinliklere mersinbilimmerkezi.com sayfası üzerinden ulaşabiliyor. EZİCİ: “AMACIMIZ, BİLİMİ HER YAŞTAN İNSAN İÇİN EĞLENCELİ VE MERAK UYANDIRAN BİR HALE GETİRMEK” Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in bilimi ve eğitimi önceleyen vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mercan Bilim Merkezi’nde 200 bin ziyaretçiye ulaşmanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederek, “Amacımız, bilimi her yaştan insan için erişilebilir, eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek. Ziyaretçilerimizin burada deneyimleyerek öğrenmesi, soru sorması ve keşfetmesi, bizim en büyük kazanımımız. Özellikle çocukların gözlerindeki o heyecan, doğru yolda olduğumuzu bize her gün yeniden gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve bizi tercih eden tüm ziyaretçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra daha fazla kişiyi bilimle buluşturmaya devam edeceğiz. Nice 200 binlere” ifadelerine yer verdi.

İzmir Karabağlar'da iklim için tarihi adım Haber

İzmir Karabağlar'da iklim için tarihi adım

İzmir Karabağlar Belediyesi, Belediye Başkanı Helil Kınay’ın Başkanlar Sözleşmesi’ne (Covenant of Mayors) imza atmasıyla başlatılan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çalışmalarını önemli bir aşamaya taşıdı. İZMİR (İGFA) - Karabağlar Belediyesi, Belediye Başkanı Helil Kınay’ın Başkanlar Sözleşmesi’ne imza atmasıyla başlatılan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çalışmalarını tamamladı. Tamamen belediyenin kendi öz kaynakları, teknik kapasitesi, çalışanlarının emeği ve gönüllü akademik katkılarla, kamu bütçesinden tek kuruş ek harcama yapılmadan hazırlanan plan, 15 aylık yoğun çalışma ve yaklaşık 4 bin saatlik emekle tamamlandı. Hazırlanan planın yalnızca bir rapor değil, Karabağlar’ın iklim kriziyle mücadelesinde sahaya doğrudan yansıyacak somut bir yol haritası olduğu vurgulandı. Plan kapsamında Karabağlar’ın enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedeflerin yer aldığı belirtildi. Ayrıca SECAP’ın, iklim değişikliği ile mücadelede yerel ölçekte uygulanacak stratejileri ve eylemleri içeren kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıdığı ifade edildi. Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP), şehirlerin ve yerel yönetimlerin enerji verimliliğini artırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak ve sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliği ile mücadele etmeleri için bir yol haritası sunan stratejik bir plan olduğuna dikkat çekildi. Muzaffer İzgü Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, meclis üyeleri, akademisyenler, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, ilçe belediyeleri ve vatandaşlar katıldı. Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay konuşmasında, kentleşme, iklim krizi, afet yönetimi ve yerel yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kınay, Karabağlar’da yürütülen çalışmaların halktan yana, bilim temelli ve katılımcı bir anlayışla sürdüğünü vurguladı. “KARABAĞLAR AFET RİSKLERİNİ BİLİMSEL VERİLERLE PLANLIYOR” Karabağlar’da 58 mahallenin tamamında afet risk analizlerinin yapıldığını ifade eden Kınay, deprem, sel, heyelan, kuraklık ve sosyal kırılganlıkların bilimsel verilerle ortaya konulduğunu söyledi. Kınay ayrıca afet yönetiminin yalnızca teknik bir konu olmadığını, “İklim krizi ve afetler artık günlük yaşamın gerçeğidir. Küçük iyileştirmeler bile büyük değişimlerin başlangıcıdır” dedi. “KENTSEL DÖNÜŞÜM VE ULAŞIM KRİTİK BAŞLIKLAR” İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan Karabağlar’ın ciddi kentsel dönüşüm ihtiyacı bulunduğunu söyleyen Kınay, kaçak yapılaşma ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade etti. Ulaşımın yalnızca kent içi bir mesele olmadığını vurgulayan Kınay, Karabağlar’ın İzmir ve Türkiye genelinde önemli bir geçiş ve yük merkezi olduğunu belirtti. “AFETLERE KARŞI TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ SÜRECE DAHİL EDİLMELİ” Afet yönetiminde toplumun tüm kesimlerinin sürece katılması gerektiğini söyleyen Kınay, mahalle afet gönüllüleri ve arama kurtarma ekiplerinin bu kapsamda önemli rol oynadığını ifade etti. 70 yaşındaki Zehra Teyze’den 7 yaşındaki Ali’ye kadar herkesin iklim krizinden ve beraberinde getirdiği sorunlardan etkilendiğini vurgulayan Başkan Kınay, afet bilincinin artık bir farkındalık değil, zorunluluk olduğunu söyledi. “HALKTAN YANA VE DAYANIŞMACI BELEDİYECİLİK” Belediyecilikte halktan yana bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Kınay, hizmet üretiminde kamu yararını, dayanışmayı ve ortak aklı esas aldıklarını belirtti. Belediye hizmetlerinde dışa bağımlılığı azaltmaya çalıştıklarını ifade eden Kınay, birçok hizmetin belediyedeki çalışma arkadaşları tarafından üretildiğini ve bunun halktan yana belediyecilik anlayışının bir parçası olduğunu söyledi. “İKLİM ADALETİ VE SOSYAL ADALET BİRLİKTE DÜŞÜNÜLMELİ” İklim krizinin aynı zamanda sosyal bir adalet sorunu olduğunu vurgulayan Kınay, yoksulların ve kırılgan grupların bu süreçten daha fazla etkilendiğini belirtti. “İklimin adaletini, kentin adaletini ve yaşamın adaletini savunmak zorundayız” diyen Kınay, güç mücadelesi yerine güç birliğini savunduklarını ifade etti. “58 MAHALLEDE AFET RİSK PLANI HAZIRLANDI” Belediyenin 58 mahallede deprem, sel, heyelan ve iklim kaynaklı riskleri analiz ettiğini belirten Kınay, bu çalışmaların Türkiye’de örnek uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Kınay, bu çalışmaların kamu kaynakları ve dış destekler birlikte kullanılarak, ek bütçe yükü oluşturmadan gerçekleştirildiğini söyledi. “DAYANIŞMA İLE GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ” Konuşmasının sonunda tüm paydaşlara teşekkür eden Kınay, Karabağlar’da dönüşümün ortak akılla sürdüğünü belirtti. “Değişen, yaşayan ve yaşatan Karabağlar’ı hep birlikte inşa ediyoruz” diyen Kınay, belediye ekibinin konuyu sahiplenerek, uyum ve iş birliği içinde çalışmasından dolayı “çok büyük gurur duyduğunu” ifade etti ve tüm kurumları iş birliğine davet etti. RAHİLE YENİ “BU BİR İLK, BİZE AİT BİR ÇALIŞMA” Karabağlar Meclis Üyesi ve SECAP Koordinatörü Rahile Yeni, Karabağlar için tarihi bir gün yaşandığını belirterek, hazırlanan planın kentin geleceğine yönelik önemli bir yol haritası olduğunu söyledi. Yeni, bu çalışmanın Karabağlar’da tamamen belediyenin kendi imkân ve kapasitesiyle hazırlanan ilk kapsamlı iklim eylem planı olduğunu vurgulayarak, “Bu bir ilk, bize ait, kendimiz yaptık” dedi. Aralık 2024’te Başkanlar Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla sürecin başladığını belirten Yeni, yaklaşık 15 aylık yoğun bir çalışmayla planın tamamlandığını ifade etti. Sürecin yaklaşık 4 bin saatlik emekle ve tamamen gönüllü akademisyenler, danışmanlar ve belediye çalışanlarının katkısıyla, kamu bütçesine ek maliyet oluşturmadan yürütüldüğünü aktaran Yeni, SECAP’ın yalnızca bir plan değil, sahada uygulanacak bir dönüşüm programı olduğunu alınan kararların doğrudan hayata geçirileceğini söyledi. Konuşmasını çevre duyarlılığına dikkat çekerek tamamlayan Yeni, “Bu şehirde bir çocuk daha temiz hava soluyorsa, biz görevimizi yapmış oluruz” dedi. “VERİ TEMELLİ STRATEJİK YOL HARİTASI” Süreçle ilgili sunum yapan Belediye çalışanı Kemal Akbayırlı, SECAP’ın yalnızca bir niyet belgesi değil, veri temelli bir stratejik plan olduğunu söyledi. 2024 yılında Küresel Belediye Başkanları Sözleşmesi kapsamında çalışmalara başlandığını belirten Akbayırlı, ilçede enerji geçişi ve iklim uyumunun temel öncelikler arasında yer aldığını ifade ederek ulaşım ve bina kaynaklı emisyonların öne çıktığını, eski yapı stoku, fosil yakıt bağımlılığı ve geçiş trafiğinin emisyonları artıran temel etkenler olduğunu söyledi. Plan kapsamında 9 sektör ve 27 eylem alanı oluşturulduğunu belirten Akbayırlı, kişi başına yaklaşık 5,1 ton CO₂ eşdeğeri emisyon hesaplandığını aktardı. 2030 yılına kadar emisyonların %20 azaltılmasının hedeflendiğini söyleyen Akbayırlı, enerji verimliliği, atık yönetimi ve veri temelli izleme sistemlerinin planın temel bileşenleri olduğunu ifade etti. “SIFIR MALİYETLE TAMAMLANAN SÜREÇ” Yetkililer, SECAP hazırlık sürecinin tamamen belediyenin öz kaynakları, insan gücü ve gönüllü akademik katkılarla, kamu bütçesine ek yük getirmeden tamamlandığını vurguladı. SECAP sürecinin tamamlanmasıyla birlikte planın, uluslararası fonlar ve özel sektör iş birlikleriyle destekleneceği ve stratejik planla uyumlu şekilde uygulanacağı belirtildi. Program sonunda Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinde görev alan tüm belediye çalışanlarını sahneye davet ederek emekleri için teşekkür etti.

Tekstil sektöründe entegre çözüm... Ramözlü ile Ram makinelerinde verimlilik ve çevreci dönüşüm Haber

Tekstil sektöründe entegre çözüm... Ramözlü ile Ram makinelerinde verimlilik ve çevreci dönüşüm

Tekstil sektöründe enerji verimliliği ve çevre koruma odaklı teknolojiler hız kazanırken, ram makinelerine yönelik geliştirilen Ramözlü – ısı geri kazanım ve elektrostatik filtre sistemi, bu iki kritik ihtiyacı tek bir yapıda birleştiriyor. Özlü Mühendislik imzası taşıyan sistem, entegre mühendislik yaklaşımıyla sektörde dikkat çekiyor. RSA (İGFA) - Özlü Mühendislik Enerji Verimliliği ve AR-GE Mühendisi Ahmet Akın, Ramözlü sisteminin yalnızca bir ekipman değil, doğrudan enerji verimliliğini ve çevresel performansı etkileyen stratejik bir çözüm olduğunu vurguluyor. Akın’a göre, günümüz tekstil tesislerinde en kritik konu yalnızca üretim kapasitesi değil; aynı zamanda enerji tüketiminin azaltılması ve emisyonların kontrol altına alınması. Bu noktada Ramözlü sistemi, işletmelere aynı anda hem enerji tasarrufu hem de temiz hava yönetimi sağlıyor. ALMAN VE TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN ORTAK İMZASI Alman ve Türk mühendisliğinin ortak tasarım anlayışıyla geliştirilen sistem, tamamen paslanmaz malzeme kullanılarak üretiliyor. Bu yapı, uzun ömürlü kullanım sağlarken zorlu endüstriyel koşullarda stabil performans sunuyor. Ram makinelerinde oluşan yağ buharı, duman ve koku emisyonları etkin şekilde kontrol altına alınıyor. ÇOK KATMANLI FİLTRASYON İLE TEMİZ HAVA YÖNETİMİ Sistemde yer alan çok aşamalı filtrasyon yapısı, hava kalitesini doğrudan iyileştiriyor. Ön filtre, hav ve kaba partikülleri tutarken; elektrostatik filtre yağ buharı, duman ve koku gibi emisyonların filtrelenmesini sağlıyor. Bu yapı sayesinde hem çevresel yük azalıyor hem de işletme emisyon kalitesi yükseliyor. ENERJİ GERİ KAZANIMI İLE DOĞRUDAN TASARRUF Ramözlü sisteminin en kritik farklarından biri enerji geri kazanımı tarafında ortaya çıkıyor. Havadan havaya reküperatör ile sıcak hava geri kazanılırken, havadan suya ekonomizer sistemi ile sıcak su üretimi gerçekleştiriliyor. Ahmet Akın bu noktada, “Atık ısıyı sistem dışına atmak yerine yeniden üretime kazandırmak, doğrudan maliyet avantajı yaratır” yaklaşımının altını çiziyor. Bu entegrasyon sayesinde doğalgaz tüketimi azalıyor ve karbon ayak izi düşüyor. OTOMASYON İLE SÜREKLİLİK Otomatik yıkama sistemi, bakım süreçlerini optimize ederek sistem performansını koruyor. Bu özellik, operasyonel kesintileri minimize ederken, uzun süreli ve stabil çalışma imkânı sunuyor. Ramözlü sistemi; enerji kayıplarını azaltan, emisyonları kontrol eden ve üretim süreçlerini optimize eden yapısıyla tekstil sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Özlü Mühendislik’in AR-GE gücü ve Ahmet Akın gibi uzman isimlerin katkısıyla geliştirilen bu sistem, işletmelere yalnızca bugünün değil, geleceğin üretim standartlarını sunuyor.

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır Haber

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır

Türkiye’nin lider yalıtım üreticisi İzocam, 1-7 Mart Deprem Haftası'nda binaların depreme dayanıklılığı için yalıtım uygulamalarının önemine dikkat çekti. İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil; can güvenliği için yapılması gereken stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, ülkemizde her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında düzenlenen Deprem Haftası’nda, “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajıyla yapı güvenliğinin artırılmasında yalıtımın önemine dikkat çekti. Depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil, doğrudan can güvenliğiyle ilgili temel bir öncelik olduğunu vurgulayan İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, “Türkiye’deki mevcut yapı stokunun deprem gerçeği ışığında, kapsamlı ve entegre bir bakış açısıyla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Deprem riskine karşı gerçek ve kalıcı bir risk azaltımı ancak önleyici ve bütüncül bir yaklaşımla mümkündür. Yapı güvenliği; malzeme kalitesi, doğru uygulama ve yapı fiziği performansının birlikte ele alınmasını zorunlu kılar. Temelden çatıya kadar doğru yalıtım çözümleriyle desteklenmeyen bir yapının, bütüncül anlamda güvenli kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Yalıtım uygulamalarının, çoğu zaman enerji tasarrufu ve konfor başlığı altında ele alınmasına karşın yapı dayanıklılığı açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdal Bozok, standartlara uygun şekilde tasarlanmış ve doğru uygulanmış bir yalıtım sistemi, yapı elemanlarını dış etkilere karşı koruyarak binaların uzun vadeli performansını güvence altına alındığını söyledi. Özellikle yapı elemanlarında oluşan yoğuşmanın zaman içinde bina güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir risk unsuru olduğunu ifade eden Bozok, "Ara kesitlerde yoğuşan su; taşıyıcı sistemlerdeki donatıların korozyona uğramasına, kesitlerinin azalmasına ve buna bağlı olarak yük taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde düşmesine neden olabilmektedir. Ayrıca yapı bileşenleri içerisinde biriken su, soğuk mevsimlerde donarak, sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle doğru tasarlanmış bir yalıtım sisteminde, yoğuşan suyun aynı yıl içinde güvenli şekilde buharlaşması büyük önem taşımaktadır ve standartta yapılan hesaplamalar ile yoğuşacak suyun kütlesi sınırlandırılarak yapılar güvence altına alınmaktadır. Duvarlarda ve döşemelerde oluşabilecek yoğuşma ve rutubet gibi olumsuz etkilerin önlenmesi, korozyon, donma–çözülme gibi yapısal zayıflamaların önüne geçer ve taşıyıcı sistemin uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Dolayısıyla yalıtım yalnızca enerji faturalarını düşüren bir uygulama değildir; yapının sağlığını koruyan ve deprem anındaki performansını destekleyen tamamlayıcı bir unsurdur. Depreme dayanıklı bir gelecek için sessiz ama stratejik bir güvenlik katmanıdır. Bu nedenle yalıtımın hem yeni inşa edilen hem de mevcut binalarda yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırım olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu. RİSKLİ YAPI STOĞUNA SAHİP BÖLGELERDE DÖNÜŞÜM HIZ KAZANMALI Aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkemizde, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların önemli bir bölümünün hem deprem güvenliği hem de enerji performansı açısından güncel mevzuat ve standartların gerisinde kaldığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu tablo karşısında riskli yapı stokuna sahip bölgelerde dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Kentsel dönüşümün ise yalnızca yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Bozok, “Gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm; enerji verimli, sürdürülebilir, dayanıklı ve uzun ömürlü yapılar inşa etmeyi kapsamalıdır. Deprem güvenliği ile enerji performansı birbirinden bağımsız düşünülemez. Toprak altı uygulamalarda kullanılan yüksek basma mukavemetine sahip ekstrüde polistiren (XPS) yalıtım levhaları, yapıyı su ve mekanik yüklere karşı koruyarak taşıyıcı sistemin performansını destekler. Cephe sistemlerinde tercih edilen nitelikli ve standartlara uygun camyünü ve taşyünü ürünler hem enerji verimliliğini artırmakta hem de yangın güvenliği açısından önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle, bilimsel verilerle desteklenen doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama pratiklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Nitelikli yalıtım çözümlerinin dönüşüm projelerinde standart bir uygulama haline gelmesi güvenli ve sürdürülebilir bir yapı stoğu oluşturmanın temel şartıdır” dedi. YENİ STANDARTLAR, UZUN VADELİ YAPI PERFORMANSINI DESTEKLİYOR 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile enerji performansına ilişkin yeni düzenlemelerin sektörde kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlattığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu değişimin yalnızca enerji tasarrufunu artırmakla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda yapıların uzun vadeli dayanıklılığına ve performansına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalarda gerçekleştiğini, bu tüketimin büyük bölümünün ise ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğunu hatırlatan Bozok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji verimliliği yüksek ve doğru yalıtılmış binalar; ekonomik, çevresel ve yapısal açıdan çok daha güçlü bir performans sergiler. Daha az enerji tüketen, karbon salımı düşük ve dayanıklılığı yüksek bir yapı stoku oluşturmak, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemiz için yalnızca bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Tüm bu nedenlerle, deprem riskini konuşmakla yetinmemeli, riskleri azaltacak somut adımları hayata geçirmeliyiz. Depreme hazırlık ertelenebilecek bir maliyet kalemi değil; can güvenliğini önceleyen, uzun vadeli bir yatırımdır. Doğru malzeme seçimi, standartlara uygun uygulama ve güncel mevzuata tam uyumla güçlendirilmiş yapılar, yalnızca bugünün değil, yarının da güvencesini oluşturur.”

BTÜ'den yeni teknolojik proje... Endüstriyel arızalar önceden bildirilecek Haber

BTÜ'den yeni teknolojik proje... Endüstriyel arızalar önceden bildirilecek

Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri, nöromorfik hesaplama ve iğnecikli sinir ağı teknolojisi kullanarak, savunma, otomotiv ve robotik üretim hatlarında arızaları önceden tespit edecek ve enerji verimliliğini artıracak bir yapay zekâ sistemi geliştirecek. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanları, savunma sanayi, otomotiv ve robotik üretim hatları gibi kritik endüstriyel sistemlerde arızaları önceden tespit eden ve enerji verimliliğini artıran yeni nesil bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmeye hazırlanıyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi akademisyenleri tarafından yürütülen “SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım” projesi, TÜBİTAK 1002 - Hızlı Destek Programı tarafından desteklenecek. Proje kapsamında, endüstriyel sensör verileri nöromorfik yapay zekâ ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Sistem, bulut bağlantısına gerek duymadan yerinde (edge) çalışacak ve düşük enerji tüketimi ile hızlı karar alma yeteneğine sahip olacak. Proje Yürütücüsü Araştırma Görevlisi Talha Koruk, “Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, Türkiye’de operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine denk geliyor. İnsan beyninden esinlenen iğnecikli sinir ağları ile geliştireceğimiz sistem, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketerek 1 ms altında karar verebilecek” dedi. Koruk ayrıca sistemin sürdürülebilirliği üzerinde de durarak, “Makine başına ortalama 5 watt enerji tüketimi ile çalışacak. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt tüketimine kıyasla çevreci ve ekonomik bir çözüm sunuyor” ifadelerini kullandı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projeyi Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonuna katkı sağlayacak bir girişim olarak değerlendirdi: “Bu proje, sanayimizin rekabet gücünü artıracak, enerji verimliliği yüksek ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekleyecek. Akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” dedi. Proje kapsamında geliştirilecek sistemin, gelecekteki bilimsel çalışmalar ve endüstriyel uygulamalar için de önemli bir altyapı oluşturması hedefleniyor.

Enerji verimliliğinde mühendislik yaklaşımı sanayide dönüşümü hızlandırıyor Haber

Enerji verimliliğinde mühendislik yaklaşımı sanayide dönüşümü hızlandırıyor

Sanayi tesislerinde enerji verimliliği ve geri kazanım uygulamaları, yalnızca maliyet azaltıcı unsurlar olarak değil; sürdürülebilir üretimin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. Türkiye’deki enerji verimliliği projelerinde aktif rol üstlenen Özlü Mühendislik, geliştirdiği mühendislik çözümleriyle sanayi süreçlerinde açığa çıkan atık enerjinin yeniden üretime kazandırılmasını hedefliyor. BURSA (İGFA) - Özlü Mühendislik Enerji Verimliliği ve AR-GE Mühendisi İlayda Umutkan, enerji verimliliği projelerinin günümüz sanayisi için stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirterek, bu yaklaşımın çevresel sorumluluk ve ekonomik sürdürülebilirliği aynı zeminde buluşturduğunu ifade etti. Enerji verimliliği çalışmalarının yalnızca kısa vadeli tasarruf hedefleriyle sınırlı kalmadığını belirten Umutkan, bu alandaki uygulamaların sanayi tesislerinin uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurguladı. Umutkan, “Enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması, işletmelerin hem maliyetlerini kontrol altına almasını hem de çevresel etkilerini azaltmasını sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu. ATIK ENERJİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜREN MÜHENDİSLİK YAKLAŞIMI Özlü Mühendislik tarafından geliştirilen ısı geri kazanım sistemlerinin, üretim süreçlerinde açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine olanak tanıdığı ifade edildi. Bu sistemler sayesinde prosesler sırasında ortaya çıkan atık enerjinin, tesisin ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden üretim döngüsüne entegre edildiği ve enerji kullanımının daha dengeli hale getirildiği belirtildi. Umutkan, geri kazanım uygulamalarının sürdürülebilir üretimin temel bileşenlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. ÇEVRESEL ETKİ VE EKONOMİK FAYDA BİR ARADA Yürütülen projelerin yalnızca enerji tasarrufu sağlamadığı, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sunduğu kaydedildi. Umutkan, enerji verimliliği projelerinin çevresel sorumluluk ile ekonomik faydayı aynı çerçevede ele alan bütüncül bir mühendislik anlayışını temsil ettiğini belirterek, bu çalışmaların sanayi tesislerinin ESG kriterleri kapsamında çevresel performanslarını güçlendirdiğini ve karbon nötr hedeflere uyum sürecinde somut ve ölçülebilir katkılar sağladığını ifade etti. AR-GE ODAKLI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONU Özlü Mühendislik’in kurumsal vizyonunun, sanayi tesislerinde kaynak kullanımını en verimli düzeye çıkarmayı ve çevresel etkileri en aza indirmeyi hedeflediği ifade edildi. Umutkan, bu yaklaşımın yalnızca mevcut çözümlerin uygulanmasına değil, sahadan elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilen AR-GE temelli, özgün ve ölçeklenebilir mühendislik çözümleriyle desteklendiğinibelirterek, “Enerjiyi doğru yöneten tesisler, sürdürülebilir sanayinin temelini oluşturur” ifadesini kullandı. AR-GE odağının, sanayinin dönüşüm sürecine yön veren yenilikçi uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici olduğu, bu vizyonun gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir çevre oluşturmayı amaçladığı aktarıldı.

BOSAB'ın yeni vizyonu 'yeşil dönüşüm' Haber

BOSAB'ın yeni vizyonu 'yeşil dönüşüm'

Bursa'da Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), 2025 yılı genel değerlendirme ve 2026 yılı bilgilendirme toplantısını BOSAB Konferans Salonu’nda, bölge sanayicilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. BURSA (İGFA) - Toplantının açılışında konuşan Barakfakih OSB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, göreve geldikleri günden bu yana bölgenin altyapıdan çevreye, hizmet kalitesinden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Akyıldız, “Sanayicimizin üretim gücünü kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde desteklemek temel önceliğimiz. Bu anlayışla, su arzının sürekliliği, altyapı arıza müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, yol ve yüzey kaplama çalışmaları ile çevre ve temizlik hizmetlerinde ciddi mesafeler aldık” dedi. “YEŞİL OSB SÜRECİNDE SONA GELİNDİ” Konuşmasında Yeşil OSB sürecine de özel bir parantez açan Akyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan Yeşil OSB başvurusunda sona gelindiğini belirterek, “Enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve sürdürülebilir üretim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk. Barakfakih OSB olarak bu dönüşüme hazırız ve sanayicimizi de bu sürecin güçlü bir paydaşı haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Akyıldız, proses suyu geri kazanımı ve alternatif su kaynakları konusunda yürütülen çalışmalara da dikkat çekerek, yeni projenin DSİ onaylarının tamamlanmasının ardından ihale aşamasına geçildiğini ve bu sürecin bölge sanayisi için stratejik bir kazanım olacağını vurguladı. Ayrıca Yeşil Çevre Kooperatifi ile iş birliği içinde hayata geçirilen uygulamalarla, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Akyıldız konuşmasının sonunda, 2026 yılı hedeflerine de değinerek, bölgenin yangın güvenliği için hayati önem taşıyan İtfaiye Binası’nın yer tahsisi ve hafriyat işlemlerinin tamamlandığını, inşaatın hızla başlayacağını belirtti. 2025 FAALİYETLERİ SUNUMLA AKTARILDI Toplantıda sunum gerçekleştiren Barakfakih OSB Bölge Müdürü Semih İdil ise 2025 yılı boyunca yürütülen teknik çalışmalar, altyapı yatırımları ve idari faaliyetler hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. İdil; kayıp-kaçak oranlarının önemli ölçüde düşürülmesi, altyapı bakım ve onarım süreçlerinin güçlendirilmesi, yüzey kaplama uygulamaları, temizlik ve sıfır atık faaliyetleri ile kalite ve çevre yönetim sistemleri kapsamında yapılan çalışmaları detaylarıyla aktardı. Programın son bölümünde sanayicilerin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantı, 2026 yılına ilişkin planlamalar ve bütçe bilgileri paylaşımıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.