Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır Haber

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır

Türkiye’nin lider yalıtım üreticisi İzocam, 1-7 Mart Deprem Haftası'nda binaların depreme dayanıklılığı için yalıtım uygulamalarının önemine dikkat çekti. İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil; can güvenliği için yapılması gereken stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, ülkemizde her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında düzenlenen Deprem Haftası’nda, “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajıyla yapı güvenliğinin artırılmasında yalıtımın önemine dikkat çekti. Depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil, doğrudan can güvenliğiyle ilgili temel bir öncelik olduğunu vurgulayan İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, “Türkiye’deki mevcut yapı stokunun deprem gerçeği ışığında, kapsamlı ve entegre bir bakış açısıyla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Deprem riskine karşı gerçek ve kalıcı bir risk azaltımı ancak önleyici ve bütüncül bir yaklaşımla mümkündür. Yapı güvenliği; malzeme kalitesi, doğru uygulama ve yapı fiziği performansının birlikte ele alınmasını zorunlu kılar. Temelden çatıya kadar doğru yalıtım çözümleriyle desteklenmeyen bir yapının, bütüncül anlamda güvenli kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Yalıtım uygulamalarının, çoğu zaman enerji tasarrufu ve konfor başlığı altında ele alınmasına karşın yapı dayanıklılığı açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdal Bozok, standartlara uygun şekilde tasarlanmış ve doğru uygulanmış bir yalıtım sistemi, yapı elemanlarını dış etkilere karşı koruyarak binaların uzun vadeli performansını güvence altına alındığını söyledi. Özellikle yapı elemanlarında oluşan yoğuşmanın zaman içinde bina güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir risk unsuru olduğunu ifade eden Bozok, "Ara kesitlerde yoğuşan su; taşıyıcı sistemlerdeki donatıların korozyona uğramasına, kesitlerinin azalmasına ve buna bağlı olarak yük taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde düşmesine neden olabilmektedir. Ayrıca yapı bileşenleri içerisinde biriken su, soğuk mevsimlerde donarak, sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle doğru tasarlanmış bir yalıtım sisteminde, yoğuşan suyun aynı yıl içinde güvenli şekilde buharlaşması büyük önem taşımaktadır ve standartta yapılan hesaplamalar ile yoğuşacak suyun kütlesi sınırlandırılarak yapılar güvence altına alınmaktadır. Duvarlarda ve döşemelerde oluşabilecek yoğuşma ve rutubet gibi olumsuz etkilerin önlenmesi, korozyon, donma–çözülme gibi yapısal zayıflamaların önüne geçer ve taşıyıcı sistemin uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Dolayısıyla yalıtım yalnızca enerji faturalarını düşüren bir uygulama değildir; yapının sağlığını koruyan ve deprem anındaki performansını destekleyen tamamlayıcı bir unsurdur. Depreme dayanıklı bir gelecek için sessiz ama stratejik bir güvenlik katmanıdır. Bu nedenle yalıtımın hem yeni inşa edilen hem de mevcut binalarda yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırım olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu. RİSKLİ YAPI STOĞUNA SAHİP BÖLGELERDE DÖNÜŞÜM HIZ KAZANMALI Aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkemizde, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların önemli bir bölümünün hem deprem güvenliği hem de enerji performansı açısından güncel mevzuat ve standartların gerisinde kaldığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu tablo karşısında riskli yapı stokuna sahip bölgelerde dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Kentsel dönüşümün ise yalnızca yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Bozok, “Gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm; enerji verimli, sürdürülebilir, dayanıklı ve uzun ömürlü yapılar inşa etmeyi kapsamalıdır. Deprem güvenliği ile enerji performansı birbirinden bağımsız düşünülemez. Toprak altı uygulamalarda kullanılan yüksek basma mukavemetine sahip ekstrüde polistiren (XPS) yalıtım levhaları, yapıyı su ve mekanik yüklere karşı koruyarak taşıyıcı sistemin performansını destekler. Cephe sistemlerinde tercih edilen nitelikli ve standartlara uygun camyünü ve taşyünü ürünler hem enerji verimliliğini artırmakta hem de yangın güvenliği açısından önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle, bilimsel verilerle desteklenen doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama pratiklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Nitelikli yalıtım çözümlerinin dönüşüm projelerinde standart bir uygulama haline gelmesi güvenli ve sürdürülebilir bir yapı stoğu oluşturmanın temel şartıdır” dedi. YENİ STANDARTLAR, UZUN VADELİ YAPI PERFORMANSINI DESTEKLİYOR 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile enerji performansına ilişkin yeni düzenlemelerin sektörde kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlattığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu değişimin yalnızca enerji tasarrufunu artırmakla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda yapıların uzun vadeli dayanıklılığına ve performansına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalarda gerçekleştiğini, bu tüketimin büyük bölümünün ise ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğunu hatırlatan Bozok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji verimliliği yüksek ve doğru yalıtılmış binalar; ekonomik, çevresel ve yapısal açıdan çok daha güçlü bir performans sergiler. Daha az enerji tüketen, karbon salımı düşük ve dayanıklılığı yüksek bir yapı stoku oluşturmak, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemiz için yalnızca bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Tüm bu nedenlerle, deprem riskini konuşmakla yetinmemeli, riskleri azaltacak somut adımları hayata geçirmeliyiz. Depreme hazırlık ertelenebilecek bir maliyet kalemi değil; can güvenliğini önceleyen, uzun vadeli bir yatırımdır. Doğru malzeme seçimi, standartlara uygun uygulama ve güncel mevzuata tam uyumla güçlendirilmiş yapılar, yalnızca bugünün değil, yarının da güvencesini oluşturur.”

BTÜ'den yeni teknolojik proje... Endüstriyel arızalar önceden bildirilecek Haber

BTÜ'den yeni teknolojik proje... Endüstriyel arızalar önceden bildirilecek

Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri, nöromorfik hesaplama ve iğnecikli sinir ağı teknolojisi kullanarak, savunma, otomotiv ve robotik üretim hatlarında arızaları önceden tespit edecek ve enerji verimliliğini artıracak bir yapay zekâ sistemi geliştirecek. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanları, savunma sanayi, otomotiv ve robotik üretim hatları gibi kritik endüstriyel sistemlerde arızaları önceden tespit eden ve enerji verimliliğini artıran yeni nesil bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmeye hazırlanıyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi akademisyenleri tarafından yürütülen “SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım” projesi, TÜBİTAK 1002 - Hızlı Destek Programı tarafından desteklenecek. Proje kapsamında, endüstriyel sensör verileri nöromorfik yapay zekâ ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Sistem, bulut bağlantısına gerek duymadan yerinde (edge) çalışacak ve düşük enerji tüketimi ile hızlı karar alma yeteneğine sahip olacak. Proje Yürütücüsü Araştırma Görevlisi Talha Koruk, “Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, Türkiye’de operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine denk geliyor. İnsan beyninden esinlenen iğnecikli sinir ağları ile geliştireceğimiz sistem, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketerek 1 ms altında karar verebilecek” dedi. Koruk ayrıca sistemin sürdürülebilirliği üzerinde de durarak, “Makine başına ortalama 5 watt enerji tüketimi ile çalışacak. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt tüketimine kıyasla çevreci ve ekonomik bir çözüm sunuyor” ifadelerini kullandı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projeyi Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonuna katkı sağlayacak bir girişim olarak değerlendirdi: “Bu proje, sanayimizin rekabet gücünü artıracak, enerji verimliliği yüksek ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekleyecek. Akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” dedi. Proje kapsamında geliştirilecek sistemin, gelecekteki bilimsel çalışmalar ve endüstriyel uygulamalar için de önemli bir altyapı oluşturması hedefleniyor.

Enerji verimliliğinde mühendislik yaklaşımı sanayide dönüşümü hızlandırıyor Haber

Enerji verimliliğinde mühendislik yaklaşımı sanayide dönüşümü hızlandırıyor

Sanayi tesislerinde enerji verimliliği ve geri kazanım uygulamaları, yalnızca maliyet azaltıcı unsurlar olarak değil; sürdürülebilir üretimin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. Türkiye’deki enerji verimliliği projelerinde aktif rol üstlenen Özlü Mühendislik, geliştirdiği mühendislik çözümleriyle sanayi süreçlerinde açığa çıkan atık enerjinin yeniden üretime kazandırılmasını hedefliyor. BURSA (İGFA) - Özlü Mühendislik Enerji Verimliliği ve AR-GE Mühendisi İlayda Umutkan, enerji verimliliği projelerinin günümüz sanayisi için stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirterek, bu yaklaşımın çevresel sorumluluk ve ekonomik sürdürülebilirliği aynı zeminde buluşturduğunu ifade etti. Enerji verimliliği çalışmalarının yalnızca kısa vadeli tasarruf hedefleriyle sınırlı kalmadığını belirten Umutkan, bu alandaki uygulamaların sanayi tesislerinin uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurguladı. Umutkan, “Enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması, işletmelerin hem maliyetlerini kontrol altına almasını hem de çevresel etkilerini azaltmasını sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu. ATIK ENERJİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜREN MÜHENDİSLİK YAKLAŞIMI Özlü Mühendislik tarafından geliştirilen ısı geri kazanım sistemlerinin, üretim süreçlerinde açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine olanak tanıdığı ifade edildi. Bu sistemler sayesinde prosesler sırasında ortaya çıkan atık enerjinin, tesisin ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden üretim döngüsüne entegre edildiği ve enerji kullanımının daha dengeli hale getirildiği belirtildi. Umutkan, geri kazanım uygulamalarının sürdürülebilir üretimin temel bileşenlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. ÇEVRESEL ETKİ VE EKONOMİK FAYDA BİR ARADA Yürütülen projelerin yalnızca enerji tasarrufu sağlamadığı, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sunduğu kaydedildi. Umutkan, enerji verimliliği projelerinin çevresel sorumluluk ile ekonomik faydayı aynı çerçevede ele alan bütüncül bir mühendislik anlayışını temsil ettiğini belirterek, bu çalışmaların sanayi tesislerinin ESG kriterleri kapsamında çevresel performanslarını güçlendirdiğini ve karbon nötr hedeflere uyum sürecinde somut ve ölçülebilir katkılar sağladığını ifade etti. AR-GE ODAKLI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONU Özlü Mühendislik’in kurumsal vizyonunun, sanayi tesislerinde kaynak kullanımını en verimli düzeye çıkarmayı ve çevresel etkileri en aza indirmeyi hedeflediği ifade edildi. Umutkan, bu yaklaşımın yalnızca mevcut çözümlerin uygulanmasına değil, sahadan elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilen AR-GE temelli, özgün ve ölçeklenebilir mühendislik çözümleriyle desteklendiğinibelirterek, “Enerjiyi doğru yöneten tesisler, sürdürülebilir sanayinin temelini oluşturur” ifadesini kullandı. AR-GE odağının, sanayinin dönüşüm sürecine yön veren yenilikçi uygulamaların geliştirilmesinde belirleyici olduğu, bu vizyonun gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir çevre oluşturmayı amaçladığı aktarıldı.

BOSAB'ın yeni vizyonu 'yeşil dönüşüm' Haber

BOSAB'ın yeni vizyonu 'yeşil dönüşüm'

Bursa'da Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), 2025 yılı genel değerlendirme ve 2026 yılı bilgilendirme toplantısını BOSAB Konferans Salonu’nda, bölge sanayicilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. BURSA (İGFA) - Toplantının açılışında konuşan Barakfakih OSB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, göreve geldikleri günden bu yana bölgenin altyapıdan çevreye, hizmet kalitesinden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Akyıldız, “Sanayicimizin üretim gücünü kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde desteklemek temel önceliğimiz. Bu anlayışla, su arzının sürekliliği, altyapı arıza müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, yol ve yüzey kaplama çalışmaları ile çevre ve temizlik hizmetlerinde ciddi mesafeler aldık” dedi. “YEŞİL OSB SÜRECİNDE SONA GELİNDİ” Konuşmasında Yeşil OSB sürecine de özel bir parantez açan Akyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan Yeşil OSB başvurusunda sona gelindiğini belirterek, “Enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve sürdürülebilir üretim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk. Barakfakih OSB olarak bu dönüşüme hazırız ve sanayicimizi de bu sürecin güçlü bir paydaşı haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Akyıldız, proses suyu geri kazanımı ve alternatif su kaynakları konusunda yürütülen çalışmalara da dikkat çekerek, yeni projenin DSİ onaylarının tamamlanmasının ardından ihale aşamasına geçildiğini ve bu sürecin bölge sanayisi için stratejik bir kazanım olacağını vurguladı. Ayrıca Yeşil Çevre Kooperatifi ile iş birliği içinde hayata geçirilen uygulamalarla, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Akyıldız konuşmasının sonunda, 2026 yılı hedeflerine de değinerek, bölgenin yangın güvenliği için hayati önem taşıyan İtfaiye Binası’nın yer tahsisi ve hafriyat işlemlerinin tamamlandığını, inşaatın hızla başlayacağını belirtti. 2025 FAALİYETLERİ SUNUMLA AKTARILDI Toplantıda sunum gerçekleştiren Barakfakih OSB Bölge Müdürü Semih İdil ise 2025 yılı boyunca yürütülen teknik çalışmalar, altyapı yatırımları ve idari faaliyetler hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. İdil; kayıp-kaçak oranlarının önemli ölçüde düşürülmesi, altyapı bakım ve onarım süreçlerinin güçlendirilmesi, yüzey kaplama uygulamaları, temizlik ve sıfır atık faaliyetleri ile kalite ve çevre yönetim sistemleri kapsamında yapılan çalışmaları detaylarıyla aktardı. Programın son bölümünde sanayicilerin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantı, 2026 yılına ilişkin planlamalar ve bütçe bilgileri paylaşımıyla sona erdi.

Türk sanayisinde enerji verimliliği potansiyeli yüzde 27,8 Haber

Türk sanayisinde enerji verimliliği potansiyeli yüzde 27,8

ESCON Enerji Üçüncü Raporu'nu yayımladı. 500 tesisteki analizler, sanayide ciddi tasarruf fırsatları olduğunu gösterdi. Yıllık 7,47 milyon TEP enerji tüketimine kıyasla yüzde 27,8 tasarruf ihtimali ve 1,32 milyon ton emisyon azalımı yapılabileceği açıklandı. İSTANBUL (İGFA) - Hızla artan küresel enerji talebi, iklim değişikliğiyle mücadeledeki zorunluluk ve uluslararası rekabetin etkisiyle, enerji verimliliği dünya genelinde stratejik bir öncelik haline geldi. Türkiye de 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı (UEVEP) ile enerji verimliliği sayesinde birincil enerji arzını yüzde 15 azaltmayı ve 100 milyon ton emisyon düşüşü sağlamayı hedefliyor. Bu hedefler doğrultusunda ise sanayinin, toplam enerji tüketiminin üçte birini yapması nedeniyle kritik bir rolü bulunuyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin ilk ve tek global enerji hizmet şirketi ESCON Enerji, 2021 ve 2023 yıllarının ardından, Türk Sanayisinin Enerji Verimliliği Raporu’nun üçüncüsünü sundu. Rapor, 54 şehirdeki 469 fabrika ve 31 ticari bina dahil olmak üzere toplam 500 tesiste gerçekleştirilen enerji analizlerine dayanıyor. Bu tesislerin 203’ü İSO 500 içinde, 83’ü ise İSO İkinci 500 listesinde yer alıyor. SANAYİDE YÜZDE 27,8 ENERJİ TASARRUF POTANSİYELİ Raporun verilere göre, 500 tesisin yıllık toplam enerji tüketimi 7,47 milyon TEP seviyesinde. Bu tüketimin ortalama enerji tasarruf potansiyeli yüzde 27,8 olarak belirlendi. Enerji verimliliği yatırımlarında; bir TEP tasarrufu için ortalama yatırım bedeli 1.943 dolar, ton başına emisyon düşüşü maliyeti 569 dolar, projelerin ortalama geri dönüş süresi 3,11 yıl ve gerçekleştirilebilecek toplam emisyon azaltımı 1,32 milyon ton CO₂ olarak açıklandı. ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, 2023 raporundaki yüzde 29’luk potansiyelin iki yıl içinde yüzde 27,8’e düştüğünü belirterek, bunun sınırlı bir iyileşmeyi gösterdiğini söyledi. Ünlü, finansmana erişimdeki güçlükler, yüksek faiz oranları ve kapasite kullanımındaki düşüşün enerji verimliliği yatırımlarını yavaşlattığını dile getirdi. “TABLOYU TERSİNE ÇEVİREBİLİRİZ” 2026 yılı itibarıyla yatırımların yeniden hız kazanacağını tahmin ettiklerini belirten Ünlü, artan devlet destekleri, finansal kuruluşların ilgisi ve sanayiye uyarlanacak yeni teknolojilerle hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu ifade etti. Ünlü, “Sanayimizdeki yüzde 27,8’lik potansiyel, hedeflediğimiz yüzde 15’in oldukça üzerinde. Bu şartları lehimize çevirme ve rekabet avantajını artırma şansımız var.” dedi. Beyaz eşya, ilaç ve otomotiv sektörlerindeki potansiyelin sadece yatırımların azalmasıyla açıklanamayacağını vurgulayan Ünlü, yeni teknolojilerin verimlilik potansiyelini sürekli güncellediğini belirterek, “Günümüzün ekipmanları beş yıl öncesine kıyasla iki kat daha verimli olabilir. İşletmeler bu sebeple yatırımlarını ertelememeli; sürekli iyileştirme rekabette belirleyici unsur olacak.” şeklinde konuştu. EN YÜKSEK POTANSİYEL TİCARİ BİNALARDA Raporun da gösterdiği üzere, 11 farklı sektörde enerji verimliliği potansiyeli yüzde 17 ile yüzde 55 arasında değişkenlik göstermektedir. En az potansiyel tekstil, ambalaj-plastik ve metal dışı mineraller sektörlerinde iken, en yüksek potansiyel yüzde 55,3 ile ticari binalarda bulunuyor.

Manisa Büyükşehir'e ISO 50001 tescili Haber

Manisa Büyükşehir'e ISO 50001 tescili

Manisa Büyükşehir Belediyesi, enerji yönetimi konusunda gerçekleştirdiği kapsamlı çalışmalarla TS EN ISO 50001 Enerji Yönetimi Sistemi sertifikasını almaya layık görüldü. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Şubat ayında başlattığı ve titizlikle yürüttüğü süreç, ilk TS EN ISO 50001 Enerji Yönetimi Sistemi sertifikası ile sonuçlandı. Söz konusu sertifika, Enerji Yönetim Sistemleri Başdenetçisi Melih Kemer tarafından Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya takdim edildi. Törene, Genel Sekreter Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Çağlar Hocalar ve İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Yönetimi Şube Müdürü Hilal Kutluyer de iştirak etti. Manisa’nın enerji potansiyelini ileriye taşıdıklarını ifade eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Şubat ayında hayata geçirdiğimiz ve titizlikle uyguladığımız çalışmalarla, belediyemizin enerji yönetimi alanındaki kabiliyetini uluslararası düzeyde onaylatarak, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi belgemizi aldık. Bu belge ile enerji verimliliği adımlarımızı genel bir yaklaşımdan çıkartıp; izlenebilir, ölçülebilir ve sürekli iyileştirilen sistemli bir yapıya dönüştürdük. Artık yalnızca enerji tüketen değil, verilerle yöneten ve performans hedefleri çerçevesinde optimize eden bir belediyeyiz. Manisa’mızın kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirip sürdürülebilir bir geleceği inşa etme yolunda attığımız bu adımın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. Enerji Yönetim Sistemleri Başdenetçisi Melih Kemer, “Bu belge sadece bir teknik standardın yerine getirilmesi değil, aynı zamanda enerji verimliliği, çevre bilinci ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı adına güçlü bir irade gösterildiğini ortaya koymaktadır. Bu sürecin başında vizyonu ile enerji yönetimi temelini atan merhum Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i saygıyla anıyoruz. Onun liderliğiyle başlatılan bu süreç, kurumun sürdürülebilirlik anlayışında bir dönüm noktası olmuştur. Bu süreci benimseyerek, kararlılıkla tamamlanması için çaba harcadığınız Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin vizyonunu ve kurumsal gücünü en iyi şekilde gösterdiğiniz. Enerji tüketiminin doğru analiz edilmesinden, iyileştirme fırsatlarının uygulanmasına kadar her aşamada gösterilen özveri ve disiplin bu başarının en önemli unsuru olarak öne çıkmıştır. Bu sertifika sadece bir belge değil; çevre duyarlılığının, gelecek jenerasyonlara bırakılacak temiz bir mirasın ve kamu kaynaklarını verimli kullanma inancının sembolü olarak değerlendiriyorum” diye belirtti.

FutureProof Textiles Projesi başladı Haber

FutureProof Textiles Projesi başladı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM) tarafından geliştirilen FutureProof Textiles projesi, Avrupa'nın İyileşmesi için Ortak Küme Girişimleri (Euroclusters) çağrısı kapsamında hibe kazandı. Proje, tekstil sektörünün dijitalleşme ve çevre dostu üretim süreçlerinde avrupa kaynaklı destek sağlayacak. BURSA (İGFA) - Yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinde KOBİ'leri desteklemeyi hedefleyen proje, işbirliklerini uluslararası düzeyde güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin başlangıç toplantısı, Yunanistan'ın Egaleo kentinde yer alan Batı Attika Üniversitesi'nde paydaşların katılımıyla yapıldı. Burada projenin yol haritası değerlendirilirken, ülkeler arası deneyim alışverişinde bulunuldu. FutureProof Textiles projesinde Türkiye'nin haricinde Yunanistan, Ukrayna, İtalya, Bulgaristan ve İspanya'dan kurumlar yer almakta. Türkiye'den BTSO ve BUTEKOM’un dahil olduğu projede; Batı Attika Üniversitesi (Yunanistan), AECIM ve GREMI Textil (İspanya), Citta Studi (İtalya), Greenwin LLC ve Döngüsel Ekonomi Kümesi (Ukrayna) ile Bulgar Dijital Kümesi (Bulgaristan) paydaş olarak faaliyet gösteriyor. 2,6 Milyon Euro’luk Bütçe Avrupa çapında sanayi dayanıklılığını artırmak amacıyla toplamda 42 milyon Euro bütçeyle seçilen 16 Eurocluster projesinden biri olan FutureProof Textiles, 2,6 milyon Euro bütçesiyle yenilikçi teknolojiler ve stratejik değer zincirlerini destekleyen kategoride yer alıyor. Program, Avrupa'daki kümeleri, KOBİ'leri ve araştırma kurumlarını buluşturarak, sanayide karbon azaltımını hızlandırmayı, dijital dönüşümü teşvik etmeyi ve KOBİ'lerin rekabet avantajını artırmayı hedefliyor. Açık çağrılarla KOBİ'lere doğrudan sağlanacak destekler, yenilikçi projelere finansman, ileri teknolojilerin benimsenmesi ve stratejik sektörlerde kapasite oluşturmayı hedefliyor. Eğitim, uluslararasılaşma ve bilgi paylaşımına yönelik çalışmalar, KOBİ'lerin yenilikçilik kapasitelerini artırmasına katkıda bulunacak. İkiz Dönüşümde Önemli Bir Eşik BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye'nin üretim gücünde en ön sırada yer aldığını ve tekstil sektörünün bu gücün en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu belirtti. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sektörün üretim, ihracat ve istihdam konusunda ülke gelişimine önemli katkılar sağladığını dile getiren Burkay, şu vurguları yaptı: "Sürdürülebilir ve çevreci üretim artık bir seçenek değil küresel rekabeti sürdürmek için bir zorunluluktur. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, tüm sektörleri olduğu gibi tekstil sanayimizi de doğrudan etkiliyor. Çevre dostu üretim modelleri, enerji ve su tasarrufu, emisyon azaltımı gibi konular hem pazar beklentileri hem de yasal gereksinimler açısından ön plandadır. AB desteğiyle gerçekleştirdiğimiz FutureProof Textiles projesi, Bursa’nın bu dönüşüm sürecinde kritik bir basamak olacaktır." Tekstil Sektöründe Dönüşüm Zorunluluğu BTSO ve BUTEKOM’un paydaşı olduğu projenin, bu dönemde destek almaya hak kazanan 16 proje arasında yer aldığını hatırlatan Burkay, "Avrupa’da yeşil mutabakat ve karbon nötr düzenlemeleri işletmelerimiz için artık kaçınılmaz birer gereklilik haline geldi. BUTEKOM, Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezimizle firmalarımıza bu süreçte yol gösterici çözümler sunuyoruz. Yakın zamanda tamamladığımız AB destekli BUTEXCOMP projesi kapsamında geliştirdiğimiz Yeşil Ürün Programı’nın gördüğü ilgi bizler için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Şimdi ise Euroclusters çağrısı kapsamında yürüttüğümüz bu yeni proje ile tekstil sektöründeki KOBİ’lerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Projede katkı sağlayan tüm paydaşları kutlar, sektörümüz ve şehrimiz adına hayırlı olmasını dilerim."

Kayseri Şeker UN Global Compact'e üye oldu Haber

Kayseri Şeker UN Global Compact'e üye oldu

Kayseri Şeker, sürdürülebilirlik alanındaki kurumsal taahhüdünü güçlendiren önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (UN Global Compact) resmî olarak üye oldu. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Şeker, UN Global Compact’in insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarındaki On İlkesini iş stratejileri ve sürdürülebilirlik hedefleriyle bütünleştirme yönündeki yaklaşımını bu üyelikle birlikte daha da pekiştirdi. UN Global Compact’e katılım, Kayseri Şeker’in sürdürülebilir üretim, etik yönetim ve toplumsal sorumluluk alanlarında yürüttüğü çalışmaların küresel ölçekte tanınmasına katkı sağlıyor. Kayseri Şeker bu kapsamda karbon yönetimi, enerji verimliliği, doğal kaynakların sorumlu kullanımı ve değer zincirinde şeffaflık gibi konularda uygulamalarını daha da geliştirmeyi hedefliyor. Kayseri Şeker’in UN Global Compact’e katılımını değerlendiren Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın Türkiye’nin geleceği için stratejik önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: Çocuklarımızın geleceğini inşa etmek için başarılı olmak zorundayız. Türk çiftçisinin elinden tutulması, yönlendirilmesi, doğru biçimde yönetilmesi ve sahip çıkılması gerekiyor ki köylerinde yaşamaya devam edebilsinler. Bizim görevimizin temelinde sadece şeker üretmek yok; asıl sorumluluğumuz Türk çiftçiliğinin geleceğini güçlendirmek, kırsal kalkınmayı desteklemek ve köyden kente göçün önüne geçmektir. Çiftçilerimizin refahını artırmak, üretim gücünü korumak ve milli gelirden hak ettikleri payı almalarını sağlamak için tüm imkânlarımızla çalışıyoruz. Kayseri Şeker’in sürdürülebilirlik vizyonu 2018 yılında başlatılan, sürdürülebilir tarım çalışmalarıyla temellendi. Bu yolculuk zaman içinde daha kapsayıcı bir yapıya dönüştü. Sürdürülebilir tarımdan başlayarak değer zincirinin tüm noktalarına yayılan bu yaklaşım, Kayseri Şeker’in kurumsal stratejileriyle bütünleşti ve Türkiye de şeker sektöründe ilk ve öncü bir konum kazanmasına katkı sağladı. Türkiye’de tarım ve gıda sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümüne destek verecek olan bu üyelik Kayseri Şeker’in uluslararası girişimlerle iş birliğini artırmanın önünü de açacak. UN Global Compact’e katılım aracılığıyla sürdürülebilirlik raporlaması güçlenecek ve paydaşlara yönelik şeffaflığı daha ileri seviyeye taşıyacak. Kayseri Şeker, UN Global Compact’e katılım ile birlikte sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunan projelerini büyütmeye ve küresel sorumluluk normları doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.

Alanya’ya sürdürülebilir su ve enerji yatırımı Haber

Alanya’ya sürdürülebilir su ve enerji yatırımı

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü tarafından 2021 yılında hizmete alınan Alanya İçmesuyu Arıtma Tesisi, ilçenin içme suyu ihtiyacını karşılamaya ve kaynakları sürdürülebilir şekilde yönetmeye devam ediyor. ANTALYA (İGFA) - ASAT Genel Müdürlüğü, içme suyu kullanımında vatandaş odaklı yatırımlarına Alanya’da da kararlılıkla devam ediyor. Bu yatırımlar sayesinde Alanya’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacı uzun vadeli olarak güvence altına alınırken, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir altyapı yönetimi anlayışı da güç kazanıyor. 150 BİN M³/GÜN KAPASİTELİ SU ARITMA HEDEFİ Günlük 90.000 metreküp su arıtma kapasitesine sahip olan Alanya İçmesuyu Arıtma Tesisi, planlanan 2. etap projenin tamamlanmasıyla birlikte kapasitesini 150.000 metreküp/güne çıkaracak. Halihazırda tesis, Alanya ilçe merkezindeki mahallelerin tamamına içme ve kullanma suyu sağlıyor ve bu da ilçenin yaklaşık %60’lık kesimini kapsıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürdüğü altyapı yatırımlarıyla, önümüzdeki süreçte bu kapsamanın daha da genişletilmesi hedefleniyor. 7/24 OTOMASYON VE GÜVENLİ İÇME SUYU Tam otomasyonla çalışan tesis, SCADA sistemi sayesinde 7/24 izleniyor, tüm veriler merkezi olarak raporlanıyor ve yönetiliyor. Bünyesindeki içme suyu kontrol laboratuvarında ise her gün düzenli olarak fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizler yapılıyor. Böylece halkın sağlıklı ve kaliteli suya kesintisiz erişimi sağlanıyor. GES PROJESİYLE 330 KONUTLUK ENERJİ ÜRETİMİ Enerji verimliliği konusunda da önemli bir adım atan ASAT, tesisin çatısına kurulmak üzere 686 kW kurulu gücünde Güneş Enerji Santrali (GES) projesi hazırladı. İhale aşamasına gelen proje tamamlandığında, sistem yaklaşık 330 konutun enerji ihtiyacını karşılayacak üretim kapasitesine sahip olacak. GES ile sadece tesisin enerji ihtiyacı karşılanmakla kalmayacak, fazla enerji diğer tesislerin tüketiminden mahsuplaştırılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.