Hava Durumu

#Gümrük Birliği

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Gümrük Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gümrük Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO Avrupa'ya dijital ticaret köprüsü Haber

KTO Avrupa'ya dijital ticaret köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. KAYSERİ (İGFA) - Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi,Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı,Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

Bakan Bolat Brüksel'de yuvarlak masada konuştu Haber

Bakan Bolat Brüksel'de yuvarlak masada konuştu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak ve Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin potansiyelini tam olarak ortaya çıkarmak için stratejik bir gereklilik haline geldiğini vurguladı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Brüksel Temsilciliği'nde, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ve Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) işbirliğiyle düzenlenen “Çok Taraflı Ticaret Sisteminin Güçlendirilmesi” konulu üst düzey yuvarlak masa toplantısının açılış konuşmasını yaptı. Bakan Bolat, söz konusu toplantının küresel ticaretin giderek daha fazla öngörülemez hale geldiği, tek taraflı önlemler ve korumacılığın arttığı ve yoğunlaşan sanayi rekabetinin küresel piyasaları yeniden şekillendirdiği bir dönemde gerçekleştiğini belirtti. Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre ticaretin halen dinamik ancak daha yavaş büyüme, yüksek belirsizlik, daha aktif devlet müdahalesi ve derin jeopolitik risklerin olduğu bir ortamda sürdüğünü aktaran Bakan Bolat, “Küresel ekonomi ise şu ana kadar şoklar karşısında direnç göstermesine rağmen bu direnç kırılgan” dedi. Bakan Bolat, hemen hemen tüm ülkelerin tedarikçilerini ve ticaret ortaklarını çeşitlendirmeye çalıştığını ve üretimini stratejik pazarlara yakın lokasyonlara kaydırdığını ifade etti. Piyasalar birbirine bağlı kalmaya devam etse de güvenlik ve egemenliğin artık ticaret politikalarının merkezinde yer aldığını kaydeden Bolat, tüm bu gelişmeler ışığında küresel ekonominin daha parçalı, ekonomi politikalarının daha müdahaleci, dünyanın bazı bölgelerinde ticaretin daha fazla iklim odaklı ve küresel ekonominin jeopolitik risklere daha açık hale geldiğini anlattı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dijitalleşen küresel ekonomide bu moratoryumun istenmeyen dengesizlikler yaratmaması ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin politika alanını daraltmaması gerektiğinin büyük önem taşıdığını söyledi. Öte yandan toplantıya Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, üst düzey AB yetkilileri, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Rifat Hisarcıklıoğlu ve diğer temsilciler katıldı.

Türkiye-Fransa JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti Haber

Türkiye-Fransa JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti

Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen 8. Dönem JETCO Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye ile Avrupa Birliği üyesi Fransa arasındaki ikili ticaret ve yatırım ilişkileri, Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesi (JETCO/ETOK) mekanizması çerçevesinde ele alındı. Türkiye-Fransa 8. Dönem JETCO Toplantısı, İstanbul’da Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakanı Nicolas Forissier’in eşbaşkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret, yatırımlar, müteahhitlik hizmetleri, sanayi, teknoloji, finans, enerji, tarım, çevre, ulaştırma ve lojistik gibi sektörlerde iş birliğini daha da derinleştirme konuları masaya yatırıldı. Ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırımların desteklenmesine yönelik stratejiler de görüşüldü. Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye-Fransa arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 24 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye ulaştığını, Fransa’nın Türkiye’deki doğrudan yatırım stokunun ise 8,7 milyar doları aştığını belirtti. Bakan Bolat, “Fransa, AB’nin ikinci en büyük ekonomisi ve Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olarak, ihracat ve ithalat açısından stratejik bir partnerdir” dedi. Toplantı kapsamında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve AB ile ilgili gündem başlıkları da derinlemesine ele alındı. Bakan Bolat ve Fransız mevkidaşı, ikili ilişkileri “kazan-kazan” ilkesi çerçevesinde bir üst seviyeye taşımak konusunda mutabakata vardı.

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli Haber

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretimindeki düşüş ve maliyetlere dikkat çekerek, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini, aksi halde ithalatın artacağını ve yerli üreticinin zarar göreceğini belirtti. Gümrük Birliği'ni eleştiren Sarıbal, Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlattı. BURSA (İGFA) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretiminde yaşanan düşüşe ve çiftçilerin artan maliyet yüküne dikkati çekti, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini vurguladı. Pamuk hasadı GAP, Çukurova ve Ege bölgelerinde başlarken, bu yıl kuraklık nedeniyle verimin ciddi ölçüde düştüğünü, üreticilerin ise düşük fiyatlar karşısında ayakta kalmakta zorlandığını ifade eden Sarıbal, “AK Parti döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Sadece 2025 yılında 800 bin ton ithalat yapıldı, 1 milyon 357 bin dolar ödendi. Çiftçi emeğinin karşılığını alamazsa pamuk üretiminden uzaklaşacak, ithalat daha da artacaktır” dedi. Pamukta yaşanan istikrarsızlığın nedenlerinden birinin de üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu söyleyen Sarıbal, Tariş, Çukobirlik ve Antbirlik gibi kooperatif birliklerinin kamu desteği eksikliği nedeniyle piyasadaki etkilerini kaybettiğini ifade etti. 2024/2025 sezonunda 467 bin hektar alandan 830 bin ton lif pamuk elde edildiğini, ancak ABD Tarım Bakanlığı’nın raporuna göre bu yıl üretimin yüzde 19 düşerek 700 bin tona gerileyeceğini ifade eden Milletvekili Sarıbal, bu gerilemede düşük fiyatlar, yetersiz su kaynakları ve artan kuraklık gibi nedenlerin etkili olduğunu kaydetti. GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI YENİDEN ELE ALINMALI Pamukta dış ticaret dengesinin Türkiye aleyhine olduğunu belirten Sarıbal, “AKP döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Pamuk, AB-Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünü olarak işlem görmekte ve gümrük vergisinden muaf tutulmaktadır. Bu nedenle yerli üretici korunamamakta, pamukta dışa bağımlılık artmaktadır. Gümrük Birliği Anlaşması yeniden gözden geçirilmeli ve pamuk tarım ürünü statüsünde değerlendirilmelidir” dedi. TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ MERAK EDEN BURSA’YA BAKSIN! Öte yandan AK Parti’nin Meclis’e sunduğu Milli Parklar ve Kültür Alanlarını Düzenleyen Kanun Teklifine değinen Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Teklifin özellikle 5. maddesi, doğa koruma ilkelerini zayıflatabilecek ifadeleriyle dikkat çekiyor. Bu düzenleme, korunan alanlarda kamu yararı bahanesiyle doğa koruma ilkelerinin istisnalarla delinmesine zemin hazırlıyor. Bu maddeyle milli parkın içinde otel, spa, dinlenme tesisi gibi yapılar, ‘termal su kullanımı’ bahanesiyle inşa edilebilir. Böylece korunan alanların ekolojik bütünlüğü, su döngüsü ve doğal habitatı ciddi biçimde tehdit altına girer” diye konuştu. Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlatarak “Bursa’nın barajlarını besleyen su havzaları maden ve sanayiyle delik deşik edildiğini öne süren Milletvekili Sarıbal, "Uludağ’ın suları şirketlerin tesislerine indirildi. ‘Su şehri’ Bursa, suyu en pahalı kullanan şehir haline geldi. Barajlardaki doluluk oranı yüzde 0,5’e düştü, kent 12 saatlik su kesintileriyle yaşıyor. Bu yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin geleceğinin fotoğrafıdır. Çünkü suyun olmadığı yerde tarım, tarımın olmadığı yerde yaşam yoktur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.