Hava Durumu

#Iklim Krizi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Iklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aslan payı Ege'nin... Turşu ihracatında da öne çıktı Haber

Aslan payı Ege'nin... Turşu ihracatında da öne çıktı

Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğinde 511 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç ederken, Ege Bölgesi 221 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatına imza attı ve aslan payını aldı. Ege, Türkiye’den yapılan kuru domates ihracatının yüzde 95’ini, kornişon turşu ihracatının yüzde 94’ünü, biber turşusu ihracatının yüzde 90’ını tek başına yaptı. İZMİR (İGFA) -Ege Bölgesi, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatından yüzde 43 pay alarak liderliğini sürdürdü. Türkiye’nin yıllık 58 milyon ton yaş meyve sebze ürettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ülkemizde sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla birlikte meyve sebzelerin işlenerek mamule dönüştürüldüğünü ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırıldığını dile getirdi. Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı olduğuna vurgu yapan Başkan Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle pek çok üründe üretim düşüşleri yaşamamıza rağmen dünyanın dört bir tarafına meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2025 yılında 2,6 milyar dolar meyve sebze mamulleri ihraç ettik. 2026 yılında bundan sonraki süreçte hava koşullarında bir olumsuzluk yaşamazsak meyve sebze mamulleri ihracatında 2026 yılı sonunda 3 milyar dolara ulaşabiliriz” dedi. GAZLI İÇECEKLER, MEYVE SULARI VE DOMATES SALÇASI İLK ÜÇTE Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında sebze konservelerinin 58 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı, gazlı içeceklerin 50 milyon dolarla sebze konservelerini takip ettiği bilgisini veren Başkan Uçak şöyle devam etti: “Meyve suyu ihracatımız yüzde 14’lük artışla 42 milyon dolardan 48 milyon dolara yükseldi. Domates salçası ihracatımız 36 milyon dolardan 44 milyon dolara çıkarken domates salçası ihracatımızdaki artış yüzde 22 oldu. Biber turşusu ihracatımız 40 milyon dolar, karışım meyve sebze suları 34 milyon dolar, kornişon turşuları 32,5 milyon dolar, kuru domates 29,5 milyon dolar ve elma suları 21,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.” Meyve sebze mamulleri ihracatında zirvede 81 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri’nin yer aldığını ifade eden Uçak, “Geleneksel ihraç pazarımız Almanya 67,3 milyon dolarla zirve ortağı olurken, İngiltere Türkiye’den 35,5 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talep etti. Irak’a meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 58’lik artışla 29 milyon dolardan 30 milyon dolara çıkarken, Hollanda 23,7 milyon dolar, KKTC 20 milyon dolar, Suriye 19,2 milyon dolar, İtalya 18 milyon dolar, Fransa 11 milyon dolar ve Filistin 9,5 milyon dolarlık meyve sebze talebiyle ilk 10’a girdiler” diyerek sözlerini noktaladı. EGE BÖLGESİ’NDE TURŞU İHRACATI ÖNE ÇIKTI Öte yandan meyve sebze mamulleri ihracatının lideri Ege Bölgesi’nde en çok ihraç edilen ürünlerde biber turşuları 36 milyon dolarlak ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin biber turşusu ihracatının yüzde 90’ı Ege Bölgesi’nden yapılmış oldu. Ege Bölgesi’nden en çok ihraç edilen meyve sebze mamullerinde ikinci sırada 30 milyon dolarda kornişon turşusu öne çıktı. Kornişon turşusu ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 94’e ulaştı. Ege Bölgesi’nin domine ettiği ürünlerden bir diğeri kuru domates oldu. Türkiye 29,5 milyon dolarlık kuru domates ihraç ederken bu ihracatın yüzde 95’ine tekabül eden 28,2 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Bölgeden meyve sebze mamulleri ihraç edilen ülkelerde ABD 41,3 milyon dolarla zirvedeki yerini korurken, Almanya 40,2 milyon dolarla ABD’yi takibini sürdürdü. İngiltere’ye 20 milyon dolarlık, İtalya’da 13 milyon dolarlık, Hollanda’ya 10,4 milyon dolarlık lezzet ihraç edildi.

Başkan Tugay’dan Körfez uyarısı: Alg patlaması çağımızın yeni sorunu Haber

Başkan Tugay’dan Körfez uyarısı: Alg patlaması çağımızın yeni sorunu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve alg patlamasına dikkat çekerek, sorunun çözümü için bilimsel ve kurumsal iş birliği çağrısı yaptı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda yaptığı konuşmada, İzmir Körfezi’nin karşı karşıya olduğu çevresel sorunlara dikkat çekti. Körfezdeki mevcut durum hakkında kamuoyunda bilgi kirliliği olduğunu belirten Başkan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ancak bu sorunu kimse sahiplenmiyor. Farklı kesimler sorumluluğu birbirine atıyor” dedi. Körfezin yapısal özelliklerine değinen Tugay, 33 farklı akarsuyun körfeze döküldüğünü ve özellikle Gediz Nehri’nin kirlilikte önemli rol oynadığını vurguladı. “Gediz’in körfezi kirletmediğini söylemek art niyetlidir” ifadelerini kullanan Tugay, körfezin zamanla bir “depolama alanına” dönüştüğünü söyledi. Son yıllarda artan koku ve balık ölümlerinin temelinde “alg patlaması” olduğunu belirten Tugay, bu sorunun yalnızca İzmir’e özgü olmadığını, iklim krizi ve artan deniz suyu sıcaklıklarıyla bağlantılı küresel bir problem olduğunu dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfezde kapsamlı temizlik çalışmaları yürüttüğünü belirten Tugay, şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldığını açıkladı. Körfezin sığ yapısı nedeniyle su sirkülasyonunun zayıf olduğunu ve bu durumun kirliliği artırdığını da sözlerine ekledi. Yetki sınırlamalarına da dikkat çeken Başkan Tugay, Gediz Nehri, liman faaliyetleri ve bazı sanayi kaynaklı kirliliklere doğrudan müdahale edemediklerini belirterek merkezi yönetimle daha güçlü iş birliği çağrısı yaptı. Körfezin korunması için sürekli temizlik yapılması gerektiğini vurgulayan Tugay, İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlere benzer sistemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Tugay, “Bu sorunu çözmek için bilim insanlarının, kurumların ve toplumun birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi.

İzmir İtfaiyesi 100 yeni memur alacak Haber

İzmir İtfaiyesi 100 yeni memur alacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yangın ve afet risklerine karşı müdahale kapasitesini artırmak için 14’ü kadın 100 itfaiye personeli alacak. KPSS’den en az 60 puan şartının arandığı başvurular 27 Mart’a kadar devam edecek, adaylar sözlü ve uygulamalı sınavların ardından belirlenecek. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, çoklu krizlerle daha etkin mücadele edebilmek amacıyla kadrosunu güçlendiriyor. İzmir İtfaiyesi bünyesinde görevlendirilmek üzere, 14’ü kadın toplam 100 itfaiye personeli için başvuru süreci başladı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında gerçekleştirilecek alımlarla; arama kurtarma, yangınla mücadele, su baskınlarına müdahale ve teknik kurtarma alanlarında sahadaki müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Sınavlara katılmak isteyen adaylar, başvurularını İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nün Buca Toros yerleşkesine şahsen yapıyor. Tüm adaylar için 2024 yılında yapılan KPSS’den en az 60 puan alma şartı aranıyor. Başvurular 27 Mart’a kadar devam edecek. Şartları sağlayan adaylar, sözlü ve uygulamalı sınavlara katılmaya hak kazanacak. “İZMİR İTFAİYESİ HER AN GÖREVE HAZIR” İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkan Vekili Ahmet Karaman, küresel iklim krizi ve artan kuraklığın kentler için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Geçen yıl İzmir’de yaşanan büyük orman yangınlarını hatırlatan Karaman, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde 4 buçuk milyon nüfusa sahip kentimizin can ve mal güvenliğini korumak için teşkilatımızı güçlendiriyoruz. Bu kapsamda 100 yeni personelin istihdamı için süreci başlattık” dedi. Geçtiğimiz yıl meydana gelen ve ciddi tahribata yol açan yangınlarda İzmir İtfaiyesi’nin gece gündüz görev yaptığını, bu süreçte önemli bir deneyim kazandığını vurgulayan Karaman, “İzmir’in olası yangınları en az hasarla atlatması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem araçlarımız hem de teşkilatımız 7 gün 24 saat göreve hazır. Ancak daha da iyi olmak için yoğun çaba gösteriyoruz” diye konuştu

MÜSİAD Bursa’dan sanayiciye esneklik çağrısı Haber

MÜSİAD Bursa’dan sanayiciye esneklik çağrısı

Bursa'nın sanayi altyapısına odaklanan MÜSİAD Bursa Şubesi, sanayicilerin gündemini incelemek için üretim üslerine ziyaretlerine devam etti. Kestel OSB ve Barakfakih OSB'de yapılan toplantılarda, arsa tahsis süreleri, ek süre maliyetleri ve sanayinin su ihtiyacı önemli konular arasında yer aldı. BURSA (İGFA) - MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak ve yönetim kurulu üyeleri Kestel Organize Sanayi Bölgesi (Kestel OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hısımcıl ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız’ı ziyaret etti. Görüşmelerde Bursa sanayisinin mevcut durumu, üretim sahalarındaki sorunlar ve OSB mevzuatındaki son değişiklikler ele alındı. Ziyaretlerde, OSB Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle tahsisli parsellerdeki yapı ruhsatı ve üretim başlangıç sürelerinin sona ermesi, ek süre taleplerinin ücrete tabi olması ve 2025 yılı sonuna kadar başvuru zorunluluğu getirilmesi ana gündem maddeleri oldu. Başkan Alparslan Şenocak, Kestel OSB Başkanı Cem Hısımcıl ile yapılan görüşmede düzenlemenin yatırım disiplinini sağlama açısından doğru olduğunu fakat zamanlamanın sanayiciyi zorladığını ifade etti. Şenocak değerlendirmesinde “Devletimizin yatırım yapılmayan parsellerin ekonomiye kazandırılması yönündeki iradesi ve düzenlemenin mantığını doğru buluyoruz. Ancak sanayicimiz şu an zorlu bir virajdan geçiyor. Yüksek faiz oranları, finansmana erişimdeki kısıtlamalar ve küresel pazarlardaki daralma, yeni yatırım kararlarını ötelemeye neden oluyor. Sanayicimiz yatırım yapmak, istihdam sağlamak istiyor; ancak bugünkü maliyetlerle inşaata başlamak veya tesisi tamamlamak büyük bir finansman yükü getiriyor.” şeklinde konuştu. “EK HARÇ TALEBİ EKSTRA ZORLUK YARATIYOR” ‘Ek süre için harç/bedel ödenmesi’nin ve sürelerin daraltılmasının hali hazırda nakit akışını yönetmeye çalışan üreticilerin üzerinde ekstra bir yük oluşturduğunu belirten Başkan Şenocak “Sanayicimize daha fazla esneklik sunulması veya finansman modelleriyle desteklenmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından son derece önemlidir.” dedi. CEM HISIMCIL: “ÖNCELİĞİMİZ ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİDİR” Kestel OSB Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hısımcıl, yapılan ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sanayicilerin yanında olduklarını ifade etti. Alparslan Şenocak’ın değerlendirmelerine katıldıklarını belirten Hısımcıl, “Bölge yönetimi olarak hiçbir zaman amacımız parsel iptali olmadı; esas önceliğimiz fabrikaların çalışmasıydı. Sanayicimizin mevcut ekonomik ve üretim koşullarının farkındayız. Yeni yönetmelik uygulamalarımızı sanayicimizin üretim coşkusunu azaltmadan yürüteceğiz. Amacımız, sanayicimizin hak kaybına uğramadan üretime ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmesidir” dedi. ERDOĞAN AKYILDIZ:“SANAYİDE SU ARZINI GÜVEN ALTINA ALIYORUZ” Barakfakih OSB (BOSAB) ziyaretinde ise gündem, iklim krizi ve sanayinin suya erişimiydi. BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicinin temel ihtiyaçlarından olan proses suyu konusunda yürüttükleri stratejik projeler hakkında MÜSİAD heyetine bilgi verdi. Başkan Akyıldız sanayicinin üretim çarklarının dönmesi açısından suyun önemine dikkat çekerek, “Yaşanan kuraklık ve baraj seviyelerindeki düşüşler sanayicimiz için su arzında dönemsel riskler oluşturabiliyor. Bu riski ortadan kaldırmak için DSİ onayıyla başlattığımız ilave proses suyu hattı projemizde sona yaklaşıyoruz. İhale sürecini tamamladığımız ve sahada hızla devam eden çalışmaları 2026 yılı Nisan ayında tamamlayacağız. Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ile yürüttüğümüz ‘Proses Suyu Geri Kazanım’ projesi sayesinde arıtılan suyu sanayiye kazandırarak yeraltı su kaynaklarımızı koruyacağız ve tarım sulamasına daha fazla pay ayıracağız.” ifadelerini kullandı. “BOSAB’IN VİZYONER ADIMLARI BURSA İÇİN UMUT VERİCİ” BOSAB yönetiminin su arzı konusundaki vizyonunu takdir ettiklerini belirten MÜSİAD Bursa Başkanı Alparslan Şenocak, sanayide kaynak verimliliğinin önemine dikkat çekti. Şenocak, “Su güvenliği, sanayi üretiminde en az enerji güvenliği kadar stratejik öneme sahiptir. İklim krizinin etkilerinin görüldüğü bugünlerde BOSAB’ın temiz su hattı yatırımı ve atık suyun geri kazanımı konusundaki yaklaşımı, Bursa sanayisinin sürdürülebilirliği adına umut vericidir. Özellikle arıtılmış suyun prosese dahil edilmesi projesi, ‘Yeşil OSB’ ve ‘Döngüsel Ekonomi’ hedeflerimizle örtüşen, diğer bölgelerimize model teşkil edebilecek bir çalışmadır. Sanayicimizin üretim güvenliğini sağlamaya yönelik bu projeler için Erdoğan Başkanımızı ve yönetimini tebrik ediyorum.” değerlendirmesi yaptı.

İzmir Bornova’dan susuzluğa doğa temelli çözümler Haber

İzmir Bornova’dan susuzluğa doğa temelli çözümler

İzmir Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Susuzluğa Çözümler Paneli”nde uzmanlar, iklim krizi karşısında suyun stratejik önemini vurgulayarak tarımda su kullanımının azaltılması, yağmur suyunun toprakta tutulması ve doğa temelli çözümlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İZMİR (İGFA) - Panelde hem kırsal hem de kentsel alanlarda su yönetiminin birlikte ele alınmasının afet risklerini azaltacağı belirtildi. Etkinlik, yağmur hendeği uygulamasının sahada gösterilmesiyle sona erdi. Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Ege Üniversitesi ve Yuva Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Susuzluğa Çözümler Paneli” Dramalılar Köşkü’nde gerçekleştirildi. Panelde iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkisi, kentlerde su verimliliği, doğa temelli çözümler ve kırsal-kent su ilişkisinin kırılgan yapısı ele alındı. Panelde, “İklim Değişikliği Koşullarında Doğru Su Yönetimi ve Sulama Yaklaşımları” başlığıyla konuşan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Şerafettin Aşık, Türkiye’nin su kullanım oranlarına dikkat çekerek tarımsal tüketimin azaltılması gerektiğini vurguladı. Suyun artık stratejik bir meta olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Yağmur gökten yağıyor ama biz onu hızla denize gönderiyoruz. Konuşmak yerine, yağmuru tutmaya odaklanmamız gerekiyor. Dijital tarım, sensör tabanlı izlemler ve yapay zekâ destekli su yönetimi tarımda verimliliği artırabilir.” ifadelerini kullandı. “DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER, KENTLERİN YENİ SAVUNMA HATTI” Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Coşkun Hepcan, “Kentlerde Doğa Temelli Çözümler ve Su Tutma Yaklaşımları”nı anlattı. Bu tip çözümlerin kentler için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, “Kentleri iklim krizine karşı daha dirençli kılmak için gri altyapının yanında yeşil altyapıyı güçlendirmek zorundayız. Yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler, biyolojik hendekler ve ekolojik koridorlar, artık lüks değil; zorunluluk.” dedi. Prof. Hepcan ayrıca, peyzaj mimarlığının su verimliliği açısından sağladığı çok katmanlı planlama gücünün daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yuva Derneği Eğitmeni Emre Rona ise Yağmur Suyu Hasadı ve Kırsalda Su Tutma Çalışmaları başlıklı konuşmasında; “Toprağın suyu tutma kapasitesini artırmadan hiçbir kent kendini iklim risklerine karşı koruyamaz.” ifadelerini kullandı. Rona, ayrıca kent çeperlerinde oluşturulacak yeşil altyapıların, afet risklerini azaltmada kritik rol oynadığını vurguladı. YAĞMUR HENDEĞİ DEMONSTRASYONU İLGİ ÇEKTİ Panelin ardından Bornova Belediyesi ekipleri tarafından alanda hazırlanan yağmur hendeği demonstrasyonu katılımcılar tarafından yerinde incelendi. Uygulama, yağmur suyunun yüzey akışını azaltan ve toprağın su tutma kapasitesini artıran doğa temelli bir çözüm olarak büyük ilgi gördü. BELEDİYE SU VERİMLİLİĞİ ÇALIŞMALARINI ARTIRIYOR Bornova Belediyesi, iklim uyumu, su verimliliği ve doğa temelli kentsel planlama konularında yürüttüğü çalışmaları genişleterek sürdüreceğini açıkladı. Panelde İZSU, ilçe belediyeleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve teknik personellerin katılımıyla kurumlar arası bilgi paylaşımı da sağlandı.

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz! Haber

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, küresel kuraklık, iklim krizi ve barınma sorunlarının Bursa'yı doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "Nilüfer Barajı'nın geçen yıl bu dönemde doluluk oranı yüzde 31 iken bu yıl sıfır. Son 20 yıldır yağışlar sürekli azaltıyor" dedi. Bozbey, "Dünya genelinde derinleşen krizlere karşı Bursa'yı geleceğe hazırlamak bizim sorumluluğumuz" diyerek Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik konusundaki sorumluluğunu da kabul etti. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kasım ayı değerlendirme toplantısında 31 Mart'tan bu yana yürütülen hizmetlerle beraber Bursa'nın geleceğine yönelik çevre, su ve iklim politikalarını da paylaştı. Dünya genelinde ve Bursa'da üç büyük krize dikkat çeken Başkan Bozbey, su kıtlığı, fosil yakıtlardan uzaklaşma gerekliliği ve küresel barınma krizi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “2050 İÇİN BEKLENEN SICAKLIKLAR 2025’TE GERÇEKLEŞİYOR” Başkan Bozbey, iklim değişikliğinin etkilerinin varsayılandan daha hızlı yaşandığını belirterek, "Meteoroloji verilerine göre, 2050 yılı için beklenen sıcaklık artışları 2025 itibarıyla yaşanmış durumda. Buzullar hızla eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Mudanya gibi kıyı ilçelerimiz, 80 cm'lik yükselmelerle bile karşı karşıya kalabilir. Çin'den Avrupa'ya kıyı şehirleri önlem alıyor, biz de almak zorundayız. Bursa'yı geleceğe hazırlamak zorundayız" diye konuştu. Bursa'nın su kaynaklarına dair kritik bilgiler paylaşan Bozbey, yağışların son 20 yıldır sürekli azaldığını söyledi. Geçen yıl ekim ayında Nilüfer Barajı'nın doluluğunun yüzde 30-31 olduğunu hatırlatan Bozbey, "Bu yıl aynı dönemde baraj tamamen boş, sıfır! Bu, yaklaşık yüzde 30'luk bir yağış kaybı anlamına geliyor” dedi. "NİLÜFER ÇAYI’NI KİRLETENLERİN BAŞINDA BİZ GELİYORUZ” Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken Başkan Bozbey, “Çöp depolama sahasından hâlâ süzüntü suyu Nilüfer’e akıyor. Bu kabul edilemez. Kurum olarak önce kendi sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Sanayiciye ya da vatandaşa suç atmadan önce biz üzerimize düşeni yapacağız” dedi. İleri biyolojik arıtma tesislerinin yetersizliğini eleştiren Bozbey, “Dünyada bu yatırımlar çoktan tamamlandı. Biz hâlâ gerideyiz. Bu açığı hızla kapatacağız. Gerektiğinde kamulaştırma yaparız, önemli olan çevrenin korunmasıdır” şeklinde konuştu. Bozbey, petrol, kömür ve doğalgazın sürdürülebilir enerji kaynakları olarak artık görülmediğini belirterek bu kaynaklardan vazgeçme sürecinin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Barınma krizi konusuna da dikkat çeken Başkan Bozbey, “Dünya genelinde 300 milyon kişi barınma sorunuyla yüzleşiyor. Gençler ev sahibi olamıyor, düşük gelirliler kira ödeyemiyor. Bursa’da da bu krizin etkilerini hissediyoruz” dedi. “Bursa’yı geleceğe hazırlamak hepimizin sorumluluğu” mesajını yinelerken, Bozbey: “Dünya, konuşmanın ötesine geçip uygulamalara geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Büyükşehir Belediyesi olarak çevre, su yönetimi ve arıtma yatırımlarını hız kesmeden sürdüreceğiz. Bursa’yı geleceğe hazırlamak bizim ortak sorumluluğumuzdur.” Bozbey, belediyenin bu üç büyük küresel soruna karşı üstüne düşeni yapmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Dünya artık sadece konuşmayı bırakıp uygulamaya geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğu üstleniyoruz” ifadelerini kullandı.

Bursa’da su zammı tartışmaları Meclis’i ikiye böldü Haber

Bursa’da su zammı tartışmaları Meclis’i ikiye böldü

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde su zammı teklifi yoğun tartışmaların ardından 42'ye 36 oy çoğunluğu ile kabul edilirken, zam oranı ise sonraki oturuma bırakıldı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde su zammı konusu, partiler arasında sert tartışmalara neden oldu. Meclisteki oylamada su zammı oy çoğunluğuyla onaylandı, ancak ne kadar zam yapılacağı diğer oturuma bırakıldı. MHP Grup Sözcüsü İsmail Şenol, suyun temel bir yaşam hakkı olduğunu vurgulayarak, vatandaşların suya erişiminin öncelikli olması gerektiğini ifade etti. Şenol, "Halkın satın alma gücüyle mevcut ekonomik koşullar arasında ciddi bir çelişki var. BUSKİ’nin verimliliğini artıracak çalışmalar yapılmalı, suya zam konusu en son konuşulması gereken başlık olmalı" dedi. KAÇAK KULLANIM VE MHP'NİN RET OYU Kaçak su kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Şenol, su ve atık suya ilişkin hazırlanan maddelerin vatandaşın çıkarını gözetmediğini söyleyerek, MHP Grubu olarak zamma ilişkin maddeye ret oyu verdiklerini açıkladı. AK Parti ve Büyük Birlik Partisi (BBP) de su zammına karşı çıktı. Her iki parti temsilcisi, "Biz milletimizin zararına olacak hiçbir önergeyi onaylamayacağız" diyerek teklife ret oyu kullandı. CHP'NİN ZORUNLULUK VURGUSU CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut ise su zammının zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Hiç kimse su zammından memnun değil. Ancak mevcut ekonomik koşullar nedeniyle BUSKİ’nin kanalizasyon ve su iletim hizmetlerini sürdürebilmesi için bu artış zaruridir" dedi. POPÜLİZM ELEŞTİRİSİ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, CHP yönetimini popülizm yapmakla suçladı. Başkan Yılmaz, "Siz seçime gelirken popülizm uğruna ilk mecliste suya indirim yaptınız, şimdi ise aldığınız kararı geri alıyorsunuz. Biz hiçbir zaman suyu siyasete malzeme etmedik" ifadelerini kullandı. "BURSA ARTIK SU ŞEHRİ DEĞİL" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tartışmalara noktayı koyan açıklamalarda bulundu. Göreve geldiklerinde BUSKİ’nin durumunun anlatıldığı gibi olmadığını gördüklerini belirten Bozbey, "Biz de suyun bol olmasını isteriz ama 20 yıldır bilim insanları kuraklıkla mücadele edeceğimizi söylüyor. Bursa artık su şehri değil" dedi. Bozbey, Çınarcık Barajı’na ilişkin yapılan çalışmalara değinerek, "Bilim insanlarının uyarılarını dikkate alarak barajın by-pass hattını projeye dahil ettik. Arıtma tesisimiz bu yıl hizmete girecek. Ancak bu, Bursa’nın su bolluğu olduğu anlamına gelmez. İklim krizi her geçen gün derinleşiyor. Su kaynaklarımızı sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. BUSKİ’nin mali sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Bozbey, kurumun hizmetlerini devam ettirebilmesi için belirli bir gelir dengesine ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Her ay BUSKİ’ye Büyükşehir kasasından 200 milyon lira civarında bir aktarım yapıyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Suya yapılacak düzenleme, kurumun hizmet kapasitesi açısından zorunluluk haline geldi" dedi. Başkan Bozbey, gelecekte Çınarcık Barajı’nın da yetersiz kalabileceğini belirterek, yeni içme suyu kaynaklarına yönelik çalışmaların başlatılacağını sözlerine ekledi. Mecliste yapılan oylama ile 42’ye 36 oy çoğunluğuyla suya zam geldi. Ne kadar zam yapılacağı ise diğer oturumda belirlenecek. Ayrıca, toplantıda BUSKİ bütçesi de kabul edildi.

Egeli ihracatçılar paritiye tutundu! Haber

Egeli ihracatçılar paritiye tutundu!

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB)'nin aylık ihracatı 29 milyon dolar artarken, ihracattaki paritenin pozitif etkisi 55 milyon dolar oldu ve EİB’nin ihracat artışı pariteye tutundu. Egeli ihracatçılar, Ekim ayında 186 ülkeye ihracat yaparken Almanya 164,5 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. İZMİR (İGFA) - Ekim ayında Türkiye geneli ihracat ise yüzde 2,3’lük artışla 23 milyar 473 milyon dolardan 24 milyar dolara ilerledi. Türkiye geneli ihracat ekim ayında 527 milyon dolar artarken, paritenin pozitif etkisi 726 milyon dolar oldu. SANAYİ VE MADENCİLİK SEKTÖRLERİNDE İHRACAT ARTTI, TARIM SEKTÖRÜNDE GERİLEDİ Ege İhracatçı Birlikleri’nde sanayi sektörleri ekim ayında ihracatlarını yüzde 4’lük artışla 783,8 milyon dolardan 817,6 dolara taşırken, tarım ürünleri ihracatı yüzde 2’lik kayıpla 696,7 milyon dolarlık performans ortaya koydu. Madencilik sektörü ihracatını yüzde 9’luk artışla 116 milyon dolardan 126,7 milyon dolara taşıdı. EİB bünyesindeki 4 ihracatçı birliği ekim ayında ihracatlarını artırmayı başarırken, 8 ihracatçı birliği 2024 yılı ekim ayı ihracat performansının gerisinde kaldı. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, ekim ayında ihracatını yüzde 27’lik artışla 183 milyon dolardan 233 milyon dolara yükseltti ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. İHRACAT ARTIŞ REKORTMENİ HUBUBAT BAKLİYAT YAĞLI TOHUMLAR Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, ekim ayında ihracatını yüzde 38’lik artışla 69,4 milyon dolardan 95,9 milyon dolara ilerletti ve Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ihracat artış rekortmeni oldu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 179 milyon dolarla aylık ihracat rekoru kırdı. Ekim ayında Çin’e su ürünlerinde ihracat vizesi alan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, ekim ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 156 milyon dolardan 179 milyon dolara geliştirdi ve tarihinin ay bazında en yüksek ihracat rakamına imza attı. Bu arada 15 Ekim 2025 tarihinde başlayan 2025/26 kuru incir ihraç sezonu nedeniyle yoğun bir dönem geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyeleri, Ekim ayında 133,6 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Kuru meyve sektöründe iklim krizi nedeniyle çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru kayısıda yaşanan rekolte kayıpları ihracat tutarını yüzde 7 aşağı çekti. MADEN İHRACATINDA YÜZDE 9 ARTIŞ Her ay yeni bir ihracat rekoruna imza atan Ege Maden İhracatçıları Birliği, ekim ayında ihracatını yüzde 9’luk artışla 116 milyon dolardan 126,7 milyon dolara yükseltti. Küresel iklim krizinin ihracat performansına olumsuz etki ettiği ihracatçı birliklerinden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ekim ayında ihracatta yüzde 9’luk azalış yaşadı ve 117 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı. Ekim ayında, EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği içerisinde 100 milyon dolar barajını aşan ihracatçı birliklerinden bir diğeri 101,8 milyon dolarla Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği oldu. EHKİB’in ihracatı ekim ayında yüzde 9 azaldı. TÜTÜN SEKTÖRÜNE NAZAR DEĞDİ 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan ve yıllık bazda 1 milyar dolar barajını aşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği, ekim ayında ihracatta yüzde 13’lük gerileme yaşadı. Tütün sektörünün ihracatı 88 milyon dolardan 76,7 milyon dolara indi. Mobilya, ahşap, kâğıt ve orman ürünleri alt sektörlerinin ihracatını kayda alan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ekim ayında 69,7 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı gösterdi. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 27,6 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 10,7 milyon dolarlık ihracatla ekim ayını geride bıraktı. Öte yandan Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi, ekim ayında 2 milyar 823 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ege Bölgesi, 2024 yılı ekim ayındaki 2 milyar 816 milyon dolarlık ihracatını 7 milyon dolar geliştirmiş oldu. İzmir, ekim ayında 1 milyar 495 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 53’ünü tek başına gerçekleştirirken, 10 aylık dönemde İzmir’in ihracatı yüzde 2’lik artışla 13,9 milyar dolardan 14,2 milyar dolara ilerledi. Ekim ayında Manisa’nın ihracatı yüzde 19’luk azalışla 521,6 milyon dolardan 479,7 milyon dolara gerilemesine karşın İzmir’i takibini sürdürdü. Manisa’nın 10 aylık ihracatı yüzde 3’lük düşüşle 4,4 milyar dolardan 4,2 milyar dolara indi. Denizli hem ekim ayında hem de 10 aylık dönemde ihracatını yüzde 7 geliştirdi. Denizli, ekim ayında 412,5 milyon dolarlık ihracat yaparken, ocak – ekim döneminde 3,9 milyar dolar ihracata imza attı. Ekim ayında Aydın, 115 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 10 aylık dönemde 835 milyon dolar dövizi kayda aldı. Su ürünleri sektörünün başkenti Muğla’nın ihracatı ekim ayında yüzde 16’lık artışla 104,5 milyon dolardan 121,7 milyon dolara ilerledi. Muğla, 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 14’lük gelişimle 922 milyon dolardan 1 milyar 48 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Ekim ayında Balıkesir, 91,7 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Kütahya yüzde 18’lik artış hızıyla ihracatını 33,5 milyon dolardan 39,4 milyon dolara taşıdı ve Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekoru kırdı. Uşak ihracatını yüzde 13’lük artışla 30 milyon dolardan 34 milyon dolara ilerletirken, Afyonkarahisar’ın ihracatı yüzde 13’lük azalışla 38,3 milyon dolardan 33,4 milyon dolara geriledi.

İzmir'de İZSU’dan 9 aylık Z raporu Haber

İzmir'de İZSU’dan 9 aylık Z raporu

İzmir’de su ve altyapı yatırımları hız kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü 2025 yılının ilk 9 ayında 30 ilçede toplam 3 milyar 211 milyon liralık yatırım gerçekleştirdi. 248 kilometre uzunluğunda yeni içme suyu hattı döşenirken, 360 kilometre uzunluğunda içme suyu hattı yenilendi. İZMİR (İGFA) - “Sürdürülebilir İçme Suyu Yönetimi”, “İklim Değişikliğine Uyum ve Dirençli Altyapı”, “Çevreye Duyarlı Atık Su Yönetimi” çerçevelerinde çalışmalarını sürdüren İZSU, 2025 yılının ilk 9 ayında önemli yatırımlara imza attı. Küresel iklim krizi ve kuraklık tehdidinin en çok hissedildiği kentlerden biri olan İzmir’de, altyapı yatırımlarıyla su kaynaklarını koruma yolunda kritik adımlar atıldı. İZSU Genel Müdürlüğü, 9 ayda 3 milyar 211 milyon liralık yatırım yaptı. 248 kilometre yeni içme suyu hattı döşenirken, 360 kilometre uzunluğunda içme suyu hattı yenilendi. Böylelikle birçok noktaya sağlıklı içme suyu ulaştırılırken kayıp-kaçak oranı düşürüldü. Yeni içme suyu kaynakları tesis etme çalışmaları kapsamında 78 su kuyusu açıldı. Arıtma tesislerindeki büyük kapasite artışları, kuraklığa karşı alınan önlemler ve altyapı çalışmalarıyla İzmir’in geleceği güvence altına alınıyor. İZSU 2025 yılında Küçük Menderes Havzası’nda çevre kirliliğini önlemek ve havzayı korumak için ilçeye hizmet eden Torbalı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasitesini yaklaşık 3 kat artırarak günde 21 bin metreküpten 57 bin metreküpe çıkardı. 450 milyon liralık yatırımla Torbalı’daki Ayrancılar–Yazıbaşı Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasite artış çalışmaları büyük oranda tamamlandı. Açılışı için gün sayılan tesiste günde 25 bin metreküp atık su arıtılacak. İzmir’in en büyük üçüncü arıtma tesisi Küçük Menderes Havzası’ndaki kirlilik riskinin ortadan kaldırılması açısından büyük önem taşıyor. TEMİZ KÖRFEZ İÇİN GÜÇLÜ ADIM Körfez’in yeniden nefes alması amacıyla yürütülen çalışmalar, 2025’te hız kazandı. Çiğli Arıtma Tesisi’nin dördüncü fazının inşaatı ile birlikte tesisin kapasitesi arttı. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin atık su arıtmada lideri olan İzmir’in arıtma altyapısı, körfez ekosisteminin korunmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca Körfez tarama çalışmalarında da 9 ayda 400 bin metreküplük tarama yapıldı ve Körfez’in temizliğine yönelik büyük bir adım daha atıldı. BİRLEŞİK SİSTEM AYRIŞTIRILIYOR VE SU BASKINLARININ ÖNÜNE GEÇİLİYOR İzmir’in her noktasını modern altyapıya kavuşturmak için kesintisiz çalışan İZSU Genel Müdürlüğü, birleşik sistemle çalışan yağmur suyu ve atık su kanallarını ayrıştırma çalışmalarına da devam ediyor. Buca, Bornova, Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Karabağlar, Çiğli ve Kemalpaşa’da devam eden çalışmalar kapsamında en çok taşkın problemi yaşanan muhtelif bölgelerde toplam 26 kilometre uzunluğunda yağmur suyu ve atık su hattı ayrıştırıldı. Devam eden çalışmalarla birlikte hem hatlardaki yük hafifletilerek Körfez’in temizliğine katkı sağlanacak hem de aşırı yağışlardaki su baskınlarının önüne geçilecek. İZSU Genel Müdürlüğü, hem öz kaynaklarıyla hem de Dünya Bankası kredileriyle yapacağı büyük altyapı yatırımlarının yanı sıra, metropol ilçelerde yer alan atık su hatlarının da yenilemeye devam ediyor. İlk 9 ayda 88 kilometre atık su hattı imalatı ile bakım-onarımı yapılırken, 921 kilometre uzunluğunda kanal hattı temizlendi. İZSU’nun yatırımları Dünya Bankası kredisi ile ihaleleri tamamlanan üç büyük yatırımla hız kazanacak. Yeni kent merkezi olarak öne çıkan Çınarlı, Ege, Umurbey, Adalet mahalleleri ve çevresi ile Konak-Karabağlar bölgesinde yapılacak olan yatırımlarla yüzbinlerce kişinin yaşadığı büyük bir bölgenin altyapı sorunu çözülecek. İZSU yetkilileri, raporda öne çıkan yatırımların yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin su hakkını da güvence altına almak için yapıldığını vurguladı. Kent genelinde yürütülen projeler, İzmir’i “iklim değişikliğine uyum sağlayan, sürdürülebilir ve çevre dostu bir şehir” konumuna taşımayı amaçlıyor. Kentin dört bir yanında eş zamanlı yürütülen projeler, İzmir’in gelecekte yaşanabilir, sağlıklı ve güvenli bir şehir olması için atılmış en güçlü adımlardan biri olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.