Hava Durumu

#Kilo Kontrolü

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Kilo Kontrolü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kilo Kontrolü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşlılara müjde! Ağrısız yürümek artık mümkün Haber

Yaşlılara müjde! Ağrısız yürümek artık mümkün

Bacaklarda uyuşukluk, kas krampları ve ayaklarda boşalma veya takılma hissi ile kendini gösteren dar kanal hastalığı, özellikle yaşlılıkta yürüme mesafesini kısıtlayarak binlerce kişiyi eve hapsediyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Her yaş grubunu etkileyebilen dar kanal hastalığının tedavisi mümkün. Doğru müdahale ile 80 yaşındaki bir birey bile ağrısız bir şekilde parkta yürüyüş yapabilir, sosyal hayata geri dönebilir” açıklamasında bulundu. İSTANBUL (İGFA) - Omurga, içinden hayati öneme sahip sinirlerin geçtiği koruyucu bir tünel işlevi görüyor. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak bu kanalı oluşturan kemik yapılarının kalınlaştığını, bağların sertleştiğini, fıtıkların meydana geldiğini ve bu sürecin sonunda sinirlerin geçtiği kanalın daralarak sinirlerin baskı altında kalmasına yol açtığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Dar kanal, hastanın yürümeye başlamasıyla bacaklarda uyuşma, ağrı, kramp ve boşalma ya da takılma hissi şeklinde kendini gösterir. Bu durumdaki bireyler, genellikle kısa mesafe gittikten sonra bacaklarının ‘gitmediğini’ hissederek durup dinlenme ihtiyacı duyarlar. Dar kanal hastaları için en karakteristik rahatlama yöntemi öne eğilmek veya oturmaktır; hatta market arabasına dayanarak yürümek, kanalı geçici olarak genişlettiği için en konforlu pozisyon olarak kabul edilir. Bu tabloya zaman zaman bacaklarda yanma ve huzursuzlukla seyreden gece krampları da eşlik eder. Hastalık ilerledikçe bacaklarda belirgin kas zayıflığı, sık düşmeler ve nadir de olsa idrar kontrolünde zorlanmalar başlayabilir” dedi. Ağır işlerde çalışanlar dikkat etmeli Dar kanalın doğuştan gelen yapısal darlıklar nedeniyle erken yaşlarda ortaya çıkabilse de temel olarak bir ileri yaş hastalığı olarak kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Hastalığın belirtileri genellikle 60-65 yaş sonrasında belirginleşmeye başlar. Özellikle uzun yıllar ağır işlerde çalışarak beline fazla yük bindirenler ile vücudunda genel kireçlenme eğilimi olan bireyler, kanal daralması açısından en büyük risk grubunu oluşturuyor” diye konuştu. Tanıda kritik soru: “Kaç metre yürüyebiliyorsunuz?” Tanı sürecinin hastanın günlük yaşam kalitesini ölçen "Kaç metre yürüyebiliyorsunuz?" sorusuyla ve detaylı bir tıbbi hikâye ile başladığını paylaşan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İlk aşamada yapılan fizik muayenede refleksler ve olası güç kayıpları titizlikle kontrol edilir. Kesin teşhis için en kritik yöntem olan MR görüntülemesi ile kanalın ne kadar daraldığı ve hangi sinir köklerinin baskı altında olduğu net bir şekilde tespit edilir. Kemik yapıların daha detaylı incelenmesi gereken özel durumlarda ise bilgisayarlı tomografi yöntemine başvurularak tanıyı kesinleştirebiliriz” şeklinde konuştu. Ameliyat son seçenek Her dar kanal hastası için ameliyatın ilk seçenek olmadığını, tedavi sürecinde hastalığın şiddetine göre basamaklı bir yol izlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İlk aşamada uygulanan ameliyatsız çözümler kapsamında omurgaya binen yükü azaltmak için kilo kontrolü sağlanır, bel ve karın kaslarını güçlendiren fizik tedavi programları uygulanır ve sinirlerdeki ödemi azaltarak rahatlama sağlayan epidural enjeksiyonlara başvurulur. Ancak yürüme mesafesinin aşırı kısalması, idrar kaçırma veya bacaklarda ciddi güç kaybı gibi durumların varlığında cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. Cerrahi süreçte, mikrocerrahi yöntemlerle siniri sıkıştıran dokuların temizlendiği ‘dekompresyon’ yani kanal genişletme işlemi uygulanırken, omurgada kayma tespit edilen vakalarda vida sistemleri ile stabilizasyon sağlanır” dedi. Dar kanalı önlemenin 7 yolu · Hareket edin: "Ağrım olacak" korkusuyla hareketsiz kalmak kas kaybını hızlandırır. Uzman kontrolünde düşük tempolu, kısa ama sık yürüyüşler yapın. · Yüzün: Yüzme ve su içi egzersizler, yer çekimini ortadan kaldırarak omurga üzerindeki baskıyı en aza indirir ve kanal hastaları için en ideal spor kabul edilir. · Doğru ayakkabıyı seçin: Darbe emici özelliği olan, topuğu destekleyen ortopedik ayakkabılar yürüyüş konforunuzu doğrudan artırır. · Baston veya yürüteç kullanmaktan çekinmeyin: Eğer denge kaybı yaşıyorsanız yardımcı araç kullanmak düşme riskini azaltarak kalça kırığı gibi daha ağır tabloların önüne geçer. · Evde kendinize göre düzenlemeler yapın: Ev içindeki takılmaya sebep olacak halıları ve eşyaları kaldırın. Özellikle banyo gibi ıslak zeminlere tutunma barları ekleyerek hareket güvenliğinizi sağlayın. · Kilo verin: Fazla olan her bir kilo, daralan kanaldaki sinirlere binen ekstra basınç demektir. Sağlıklı bir diyetle omurganızı hafifletin. · Düzenli kontrol yaptırın: Bacaklardaki uyuşma veya güçsüzlük hissi arttığında ‘yaşlılıktandır’ demeyip bir beyin cerrahına başvurarak durumun seviyesini takip edin.

Lahana turşusu tok tutuyor! Doğal bir probiyotik kaynağı Haber

Lahana turşusu tok tutuyor! Doğal bir probiyotik kaynağı

Lahana turşusunun sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Lahana turşusu düşük kalorili ve posa açısından zengindir. Bu özellikleri sayesinde tokluk hissi sağlar ve aşırı yemeyi önlemeye yardımcı olur.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan lahana turşusunun sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Turşunun köklü bir fermantasyon yöntemiyle hazırlandığını belirten Şahin, bu özelliği sayesinde önemli bir probiyotik besin olduğunu vurguladı. Turşunun Türk mutfağında tarihsel ve kültürel açıdan önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Şahin, geleneksel koruma yöntemi sayesinde özellikle kış aylarında taze sebzeye erişimin sınırlı olduğu dönemlerde önemli bir besin kaynağı olarak tüketildiğini söyledi. Fermente bir ürün olan turşunun, bağırsak sağlığını destekleyen yararlı bakteriler içerdiğine dikkat çekti. Lahana turşusunun geniş bir coğrafyada benimsenmiş olmasının nedenlerine de değinen öğretim görevlisi Kübra Şahin, lahananın fermantasyona uygun yapısı, uzun süre bozulmadan saklanabilmesi ve düşük maliyeti sayesinde Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar pek çok bölgede yaygın olarak tüketildiğini belirtti. Lahana turşusunun etli yemekler ve bakliyatlarla uyumlu bir lezzet sunduğunu da ekledi. Probiyotik değeriyle öne çıkan lahana turşusunun, laktik asit fermantasyonu sonucu oluştuğunu aktaran Şahin, bu süreçte faydalı bakterilerin artarak sindirim sistemi için destek sağladığını ifade etti. Lahananın yüksek posa içeriğinin de bağırsak florası için uygun bir ortam oluşturarak probiyotiklerin etkisini güçlendirdiğini söyledi. Diğer sebze turşularına kıyasla daha dayanıklı bir fermantasyon sürecine sahip olan lahana turşusunun, salatalık ve havuç turşularına göre daha uzun süre olgunlaşabildiğini belirten Şahin, bu özelliğin besin değerinin korunmasına katkı sağladığını kaydetti. Lahana turşusunun kilo kontrolü ve metabolizma açısından da faydalı olduğuna dikkat çeken Şahin, düşük kalorili ve posa açısından zengin yapısının tokluk hissini artırdığını, probiyotik içeriğinin ise bağırsak mikrobiyotasını dengeleyerek bağışıklık sistemi ve metabolik sağlık üzerinde olumlu etkiler sunduğunu ifade etti.

Sessiz tehdit artrit: Sadece yaşlıları vurmuyor! Haber

Sessiz tehdit artrit: Sadece yaşlıları vurmuyor!

Eklemlerde ağrı, şişlik, takılma hissi… Çoğu kişi bu belirtileri “yaşlılık” veya “romatizma” diye geçiştiriyor. Oysa uzmanlara göre bu şikayetlerin arkasında artrit adı verilen eklem iltihabı yatıyor. Üstelik artrit, sadece ileri yaşlarda değil, hareketsiz yaşam ve fazla kilo nedeniyle gençlerde de giderek daha sık görülüyor. KOCAELİ (İGFA) - Toplumda artritin genellikle romatizma ile karıştırıldığını belirterek önemli bir ayrım yapıyor, “Artrit eklem iltihabıdır ancak her artrit romatizma değildir. En sık karşılaştığımız tip olan osteoartrit, yaşa ve yıpranmaya bağlı olarak gelişir. Bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasıyla oluşan enflamatuar artrit ise romatoloji bölümünün ilgi alanına girer.” BELİRTİLERİ CİDDİYE ALIN Artritin en belirgin işaretleri arasında eklem ağrısı, sabah sertliği, şişlik, takılma hissi ve katır kutur sesler yer alıyor. Dr. Kaya, bu belirtilerin yönlendireceği bölüme dikkat çekiyor, “Sabah sertliği ve yaygın şişlik varsa romatolojiye, eklemde kilitlenme, şekil bozukluğu ve mekanik ağrı varsa ortopediye başvurmak gerekir.” TANIDA İLK ADIM BASİT BİR RÖNTGEN Uzm. Dr. Kaya, tanı sürecinde çoğu zaman ayakta çekilen basit röntgenlerin yeterli olduğunu söylüyor. Bu görüntüler, eklem aralığındaki daralmayı net şekilde gösteriyor. “MR veya ultrason gibi ileri tetkikler, ancak röntgenin yetersiz kaldığı durumlarda kullanılır” diyen Kaya, erken tanının artritin ilerlemesini önlemede kilit rol oynadığını vurguluyor. NE ZAMAN AMELİYAT GEREKİR? Artrit tedavisinde öncelik her zaman cerrahi dışı yöntemlerde... Ancak bazı durumlarda ameliyat kaçınılmaz hale geliyor. Ağrılar gece bile rahatsız ediyorsa, hasta basit günlük işlerini yapamıyorsa ve fizik tedavi ya da enjeksiyonlar fayda etmiyorsa ameliyat gündeme alınır. Özellikle bacağın ‘O’ şeklini alması veya kemiklerin birbirine binmesi durumunda protez cerrahisi en uygun seçenek oluyor. ERKEN TEŞHİSLE HAREKETİ KORUMAK MÜMKÜN Dr. Kaya, artritin ilerleyici bir hastalık olduğunu hatırlatarak şu uyarıda bulunuyor, “Geciken tanı, kalıcı eklem deformitelerine yol açabilir. Kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve doktor takibiyle artriti kontrol altına almak mümkündür.” EKLEM AĞRILARINI HAFİFE ALMAYIN 12 Ekim Dünya Artrit Günü vesilesiyle farkındalık çağrısında bulunan Çakmak Erdem Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Hekimi Uzm. Dr. Emre Kaya, eklem ağrılarının yalnızca yaşlılığa bağlanmaması gerektiğini hatırlatıyor. Erken tanı ve doğru yönlendirme sayesinde artritin ilerlemesi durdurulabiliyor, hastaların yaşam kalitesi korunabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.