Hava Durumu

#Kirlilik

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Kirlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kirlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Tugay’dan Körfez uyarısı: Alg patlaması çağımızın yeni sorunu Haber

Başkan Tugay’dan Körfez uyarısı: Alg patlaması çağımızın yeni sorunu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve alg patlamasına dikkat çekerek, sorunun çözümü için bilimsel ve kurumsal iş birliği çağrısı yaptı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda yaptığı konuşmada, İzmir Körfezi’nin karşı karşıya olduğu çevresel sorunlara dikkat çekti. Körfezdeki mevcut durum hakkında kamuoyunda bilgi kirliliği olduğunu belirten Başkan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ancak bu sorunu kimse sahiplenmiyor. Farklı kesimler sorumluluğu birbirine atıyor” dedi. Körfezin yapısal özelliklerine değinen Tugay, 33 farklı akarsuyun körfeze döküldüğünü ve özellikle Gediz Nehri’nin kirlilikte önemli rol oynadığını vurguladı. “Gediz’in körfezi kirletmediğini söylemek art niyetlidir” ifadelerini kullanan Tugay, körfezin zamanla bir “depolama alanına” dönüştüğünü söyledi. Son yıllarda artan koku ve balık ölümlerinin temelinde “alg patlaması” olduğunu belirten Tugay, bu sorunun yalnızca İzmir’e özgü olmadığını, iklim krizi ve artan deniz suyu sıcaklıklarıyla bağlantılı küresel bir problem olduğunu dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfezde kapsamlı temizlik çalışmaları yürüttüğünü belirten Tugay, şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldığını açıkladı. Körfezin sığ yapısı nedeniyle su sirkülasyonunun zayıf olduğunu ve bu durumun kirliliği artırdığını da sözlerine ekledi. Yetki sınırlamalarına da dikkat çeken Başkan Tugay, Gediz Nehri, liman faaliyetleri ve bazı sanayi kaynaklı kirliliklere doğrudan müdahale edemediklerini belirterek merkezi yönetimle daha güçlü iş birliği çağrısı yaptı. Körfezin korunması için sürekli temizlik yapılması gerektiğini vurgulayan Tugay, İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlere benzer sistemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Tugay, “Bu sorunu çözmek için bilim insanlarının, kurumların ve toplumun birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi.

İzmir'de “Sağlıklı Körfez” için bilimsel seferberlik Haber

İzmir'de “Sağlıklı Körfez” için bilimsel seferberlik

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlediği uluslararası konferans başladı. Zararlı alg patlamalarından kirliliğe kadar pek çok kritik başlık iki güne yayılan oturumlarda uluslararası uzmanlarla ele alınacak. Hedef, İzmir Körfezi için kalıcı ve bilim temelli çözümler üretmek. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle düzenlenen ve 28 Mart’a kadar sürecek “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlıklı uluslararası konferans, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. “Zararlı Alg Patlamaları: Küresel Deneyimler ve İzmir Körfezi için Yenilikçi Çözüm Önerileri” temasıyla gerçekleştirilen konferansın açılışına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ile akademisyenler ve bürokratlar katıldı. YILDIR’DAN DOĞAYLA İLİŞKİDE ÖZELEŞTİRİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, körfezde kirliliğin 1950’lerden bu yana giderek arttığını, 1980’lerde ise “ölü deniz” olarak anılacak seviyelere ulaştığını belirterek, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin bencil bir temele dayandığını söyledi. Doğanın sunduğu imkânlardan sınırsızca yararlanılırken yükümlülüklerden kaçınıldığını ifade eden Yıldır, modern insanın da bu anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Yıldır, “Bulduğumuz çözümler ya da ihmal ettiğimiz ayrıntılar zamanla daha büyük sorunlara dönüşebiliyor. Daha fazla üretmek ve kazanmak isterken zararın en derin noktasına indik. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeli, her şeyi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmemeliyiz” dedi. ALTYAPI HAMLESİYLE KÖRFEZ’DE DÖNÜŞÜM İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, göreve geldiklerinde körfezde ağır bir tabloyla karşılaştıklarını ve bu doğrultuda altyapı yatırımlarını önceliklendirerek hızla harekete geçtiklerini belirtti. Alg patlamaları ve son yıllarda artan sıcaklıkların etkisiyle durumun daha da ağırlaştığını ifade eden Erdoğan, İzmir Körfezi’ne ulaşan 34 dere ve 55 yan kolun tamamında temizlik çalışmalarının sürdüğünü, yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, Meles Deresi’nde kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını da aktardı. Atık su arıtma tesislerinin güçlendirilmesi kapsamında 3 büyük tesisin hizmete alındığını ve kentin arıtma kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını belirten Erdoğan, metropolün yüzde 96’sına hizmet veren Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yapılan revizyon çalışmaları ve tesisin dördüncü fazının açılması sayesinde çevre izin belgesinin 7 yıl sonra geçen hafta itibariyle yeniden alındığını vurgulayarak, “Tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık bir şekilde kontrol edildiğini bakanlık tarafından tescil eden bir belge. Yüzde 50'ye kadar da enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. 7 yıl sonra geriye almış olduk. Bunun bir tartışmayı ortadan kaldırdığını düşünüyorum” dedi. Kent genelinde yağmur suyu ayrıştırma hatlarının hızla artırıldığını, tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışmanın bugün itibariyle bitirildiğini aktaran Erdoğan, aynı zamanda körfezde yürütülen tarama çalışmalarıyla 1 milyon 200 bin ton çamurun çıkarıldığını belirtti. Erdoğan, Bostanlı ve Mavişehir hattında yapılan çalışmalarla 50-60 santimetreye kadar düşen derinliğin 3-4 metreye çıkarıldığını ve biriken kirliliğin önemli ölçüde temizlendiğini ifade etti. BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞIYOR İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İzmir Körfezi’nin sınırlı su sirkülasyonu nedeniyle hassas bir ekolojik dengeye sahip olduğunu belirterek, artan kentleşme ve sanayileşmenin kirlilik sorununu derinleştirdiğini söyledi. Gediz Nehri ve diğer 33 derenin sürekli besin tuzu ve sediment taşıdığını, bunun da makroalg ve deniz marullarının yoğunlaşmasına ve yaz aylarında mikro alg patlamalarına yol açtığını vurguladı. Güler, bu nedenle körfezin temizlenmesi için havza planının hazırlanmasının ve bilimsel veriye dayalı bütüncül önlemlerin gerekli olduğunu ifade etti. Körfez’i 28 optik ve termal kamera ile izlemek ve kirletenleri tespit etmek için ciddi bir çalışma yürüttüklerini aktaran Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin son iki yılda körfezin korunması ve iyileştirilmesi için atık su arıtma altyapısı, dere temizlikleri, dip tarama ve su sirkülasyonunu artırıcı projeler yürüttüğünü belirtti. Modifiye kil uygulaması gibi acil eylem planlarıyla körfezin kendi kendini yenileme kapasitesinin güçlendirildiğini söyleyen Güler, İzmir Körfezi’nin yalnızca bir su kütlesi olmadığını; tarih, kimlik ve gelecek açısından kentin önemli bir unsuru olduğunu, korunmasının sadece çevre değil, kent yaşamı, ekonomi ve kültürel miras açısından da kritik olduğunu vurguladı.

Bursa Doğu AAT'de kapasite 4 kat arttı Haber

Bursa Doğu AAT'de kapasite 4 kat arttı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Doğu Atıksu Arıtma Tesisi’nin günlük kapasitesini yaklaşık 4 kat artırarak daha temiz bir çevre ve su kaynaklarının korunması için önemli bir adım attı. BURSA (İGFA) - Sağlıklı, teknolojik ve dirençli altyapı ağı oluşumunda örnek yatırımlara imza atan Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, çevre ve insan odaklı yatırımlarını sürdürüyor. Yıldırım ve Osmangazi ilçelerine hizmet eden, artan nüfus ve yağışlarla birlikte yetersiz kalan Doğu Atıksu Arıtma Tesisi’nin ön arıtma kapasitesi, günlük 240 binden 800 bin metreküpe çıkarıldı. Bu sayede kum, yağ ve kaba atıkların daha da iyi tutulması mümkün hale getirildi. Ayrıca yağışlı havalarda tesise normal kapasitenin üzerinde su girişi olması nedeniyle her biri günlük 400 bin metreküp kapasiteyle çalışan iki ayrı ön arıtma hattı da devreye alındı. Arıtılan su, kontrollü ve güvenli şekilde Nilüfer Çayı’na deşarj edilecek. GÜVENLİ, SAĞLIKLI VE KESİNTİSİZ ALTYAPI Tesisi ziyaret ederek BUSKİ yetkilileri ile birlikte incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geliştirilen sistemle birlikte bölgede yaşayan vatandaşların artan nüfus ve yoğun yağışlara rağmen daha güvenli ve kesintisiz bir atık su altyapısına kavuşacağını söyledi. Artırılan kapasite sayesinde taşkın ve kirlilik riskinin de azaltılmış olacağını vurgulayan Başkan Bozbey, Nilüfer Çayı’na deşarj edilen suyun daha kontrollü biçimde aktarılacağı için su kalitesinin korunmasına da katkı sağlanacağını ifade etti. "ÇEVRE YATIRIMLARINA ÜST DÜZEY HASSASİYET GÖSTERİYORUZ" Doğu Atıksu Arıtma Tesisi’nin halk sağlığı ve doğal yaşam için son derece önemli olduğunu söyleyen ve günlük arıtma kapasitesinin 800 bin metreküpe yükseldiğini vurgulayan Başkan Bozbey, “Artık yoğun yağışlar nedeniyle taşkın riski oluşabilecek durumlarda gelen suyu burada arıtarak kontrollü şekilde derelere verme imkanına sahip oluyoruz. Çalışmalarımız tamamlandığında kentimizin doğu bölgesinde Çevre Bakanlığı’nın bizden istediği kriterlere uygun şekilde suyu arıtarak derelerimize ve oradan da denizlere ulaştıracağız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak çevre duyarlılığını gözeterek bu alandaki yatırımlarımıza üst düzey hassasiyet gösteriyoruz” dedi.

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz! Haber

Bozbey: Nilüfer Çayı'nı kirletenlerin başında biz geliyoruz!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, küresel kuraklık, iklim krizi ve barınma sorunlarının Bursa'yı doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "Nilüfer Barajı'nın geçen yıl bu dönemde doluluk oranı yüzde 31 iken bu yıl sıfır. Son 20 yıldır yağışlar sürekli azaltıyor" dedi. Bozbey, "Dünya genelinde derinleşen krizlere karşı Bursa'yı geleceğe hazırlamak bizim sorumluluğumuz" diyerek Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik konusundaki sorumluluğunu da kabul etti. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kasım ayı değerlendirme toplantısında 31 Mart'tan bu yana yürütülen hizmetlerle beraber Bursa'nın geleceğine yönelik çevre, su ve iklim politikalarını da paylaştı. Dünya genelinde ve Bursa'da üç büyük krize dikkat çeken Başkan Bozbey, su kıtlığı, fosil yakıtlardan uzaklaşma gerekliliği ve küresel barınma krizi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “2050 İÇİN BEKLENEN SICAKLIKLAR 2025’TE GERÇEKLEŞİYOR” Başkan Bozbey, iklim değişikliğinin etkilerinin varsayılandan daha hızlı yaşandığını belirterek, "Meteoroloji verilerine göre, 2050 yılı için beklenen sıcaklık artışları 2025 itibarıyla yaşanmış durumda. Buzullar hızla eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Mudanya gibi kıyı ilçelerimiz, 80 cm'lik yükselmelerle bile karşı karşıya kalabilir. Çin'den Avrupa'ya kıyı şehirleri önlem alıyor, biz de almak zorundayız. Bursa'yı geleceğe hazırlamak zorundayız" diye konuştu. Bursa'nın su kaynaklarına dair kritik bilgiler paylaşan Bozbey, yağışların son 20 yıldır sürekli azaldığını söyledi. Geçen yıl ekim ayında Nilüfer Barajı'nın doluluğunun yüzde 30-31 olduğunu hatırlatan Bozbey, "Bu yıl aynı dönemde baraj tamamen boş, sıfır! Bu, yaklaşık yüzde 30'luk bir yağış kaybı anlamına geliyor” dedi. "NİLÜFER ÇAYI’NI KİRLETENLERİN BAŞINDA BİZ GELİYORUZ” Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken Başkan Bozbey, “Çöp depolama sahasından hâlâ süzüntü suyu Nilüfer’e akıyor. Bu kabul edilemez. Kurum olarak önce kendi sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Sanayiciye ya da vatandaşa suç atmadan önce biz üzerimize düşeni yapacağız” dedi. İleri biyolojik arıtma tesislerinin yetersizliğini eleştiren Bozbey, “Dünyada bu yatırımlar çoktan tamamlandı. Biz hâlâ gerideyiz. Bu açığı hızla kapatacağız. Gerektiğinde kamulaştırma yaparız, önemli olan çevrenin korunmasıdır” şeklinde konuştu. Bozbey, petrol, kömür ve doğalgazın sürdürülebilir enerji kaynakları olarak artık görülmediğini belirterek bu kaynaklardan vazgeçme sürecinin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Barınma krizi konusuna da dikkat çeken Başkan Bozbey, “Dünya genelinde 300 milyon kişi barınma sorunuyla yüzleşiyor. Gençler ev sahibi olamıyor, düşük gelirliler kira ödeyemiyor. Bursa’da da bu krizin etkilerini hissediyoruz” dedi. “Bursa’yı geleceğe hazırlamak hepimizin sorumluluğu” mesajını yinelerken, Bozbey: “Dünya, konuşmanın ötesine geçip uygulamalara geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Büyükşehir Belediyesi olarak çevre, su yönetimi ve arıtma yatırımlarını hız kesmeden sürdüreceğiz. Bursa’yı geleceğe hazırlamak bizim ortak sorumluluğumuzdur.” Bozbey, belediyenin bu üç büyük küresel soruna karşı üstüne düşeni yapmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Dünya artık sadece konuşmayı bırakıp uygulamaya geçti. Bursa da bu değişime ayak uydurmalı. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğu üstleniyoruz” ifadelerini kullandı.

BUSİAD: Bursa’nın aort damarı tıkanmış durumda Haber

BUSİAD: Bursa’nın aort damarı tıkanmış durumda

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Başkanı Buğra Küçükkayalar, Nilüfer Çayı'nın %99 tıkandığını ve acil önlem alınmazsa Bursa'nın terk edilen bir kent olabileceğini söyledi. Raporla su kaynağının kirliliği ve çözüm önerileri açıklandı. BURSA (İGFA) - BUSİAD Podyum Davet’te düzenlediği bir basın toplantısı ile “Herkesin Bildiği Sır-Nilüfer Çayı” başlıklı raporunu medya ile paylaştı. Basın toplantısının açılışında konuşan BUSİAD Başkanı Küçükkayalar, BUSİAD Yeşil Bursa Çalışma Grubu’nun çalışmasıyla ortaya koyulan raporun önemine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Doğduğu noktadan şehre ulaşana kadarki bölümündeki temizliğiyle, bizlerin su ihtiyacını karşılayan en önemli kaynak olan Nilüfer Çayı’nın, şehre ulaştıktan sonraki kirlenmesi aslında salt bir su kaynağının kirlenmesinin ötesinde sonuçlar doğuruyor. Suların buharlaşıp yüksek kesimlerde kar ve yağmur olarak tekrar yeryüzüne inişini ifade eden hidrolojik döngünün giderek olanaksızlaşmasına ve Bursa’nın yaşanamaz bir kent olmasına doğru hızla koşuyoruz. Bursa’nın aort damarı olan Nilüfer Çayı’nda artık su ve oksijen yok denecek kadar az. Yani aort damarımız yüzde 99 tıkanmış durumda. Acil önlem alınmaz, aort damarı temizlenmezse, çok da uzak olmayan bir süre içinde Bursa terk edilen bir kente dönebilir. Son su kesintileri de aslında küresel ısınmanın da etkisiyle Bursa için acil eylem planının gündeme gelmesi gerektiğini de ortaya koymuştur.” “HERKESİN BİLDİĞİ SIR...” “Nilüfer Çayı ne kadar Bursa’ya hayat vermişse, Bursalılar onun hayatını o kadar kısaltmıştır” diyerek sözlerini sürdüren Küçükkayalar, “Nilüfer Çayı’nın kirliliği herkesin bildiği ancak görmezden geldiği bir konu durumundadır. Yani “Herkesin Bildiği Sır” dır” ifadesini kullandı. “BUSİAD olarak bu çalışma ile “Herkesin Bildiği Sırla” yüzleşmek, sorumluları harekete geçirmek, projeler üretme ve projelerin yerine getirilmesinde destek olmayı amaçlamaktayız” diyen Küçükkayalar, şunları söyledi: “Bu kirlilikte Bursa’da yaşayan herkesin sorumluluğu bulunmaktadır. Yerleşim yerleri, tarımsal faaliyetler ve sanayi en önemli kirleticiler olarak görülmektedir. Hepimiz kirletici bir etkeniz, çözüm yolu bulmak da hepimizin görevidir. Zaman; kimin kirlettiği ya da ne kadar kirlettiğinin konuşulacağı zamanı çoktan geçmiştir. Zaman; sorunları açık yüreklilikle ve şeffaf bir şekilde ortaya koyma, çözüm yollarını ortaklaşa belirleyip, tüm Bursa paydaşları olarak, konuya top yekûn eğilme, hem yerel hem ülke hem de küresel finansal kaynakları kullanarak Nilüfer Çayı’mızın kirlilik sorununu kökünden çözme zamanıdır. Tertemiz akan Nilüfer Çayı’nı görene kadar çalışmalarımız hep birlikte, azimle devam etmelidir.” SÜRDÜRÜLEBİLİR BURSA NİLÜFER ÇAYI İLE MÜMKÜN... Küçükayalar’ın ardından raporun sunumunu ise BUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Hüsamettin Çoban gerçekleştirdi. Çoban, Nilüfer Çayı hakkında teknik bilgileri verdikten sonra Çay’ın Bursa için önemini, “Nilüfer Çayı, yalnızca doğal bir su kaynağı değil; aynı zamanda şehrin sosyal ve kültürel yaşamının şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır. Bursa’nın yerleşim alanları, çayın sağladığı su kaynakları ve verimli topraklar sayesinde gelişmiştir. Nilüfer Çayı, Bursa’nın tarihi gelişiminde, tarımsal üretiminde, sanayi üretiminde ve ekosisteminin korunmasında merkezi bir rol oynar. Bursa’nın sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesi, Nilüfer Çayı’nın korunması ile doğrudan ilişkilidir” sözleriyle dile getirdi. Nilüfer Çayı üzerindeki baskıları, tarımsal, sanayi, yerleşim, hidrojeolojik ve imar baskıları olarak beşe ayıran Çoban, Çay’ın kirlenme nedenlerini de “Hidrojeolojik yapının değişmesi, yerleşim alanlarından kaynaklanan kirlilik, tarımsal kirlilik ve endüstriyel kirlilik” olarak sınıflandırdı. Nilüfer Çayı üzerinde 3 noktadan aldıkları numunelerin laboratuvar sonuçlarını da değerlendiren Çoban, Nilüfer Çayı’nda oksijenin yok denecek düzeyde olduğunu, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilajda etkisinin önemli olduğunu, içinden geçtiği toprağı zehirlediğini, yer altı sularının kirlendiğini, etrafında sosyal yaşamın oluşmasını engellediğini, halk sağlığına olumsuz etkileri olduğunu ve bu çaydan sulanan besinlerin sağlığa olumsuz etkileri olacağını ifade etti. Hüsamettin Çoban, bu gerçekler ışığında BUSİAD’ın detaylı çözüm önerilerini de şu ana başlıklarda sıraladı: “Nilüfer Çayı Komisyonu Kurulması, Kirlilik Kaynaklarının Envanterinin Çıkarılması, Fiziksel Temizlik ve Restorasyon, Nilüfer Çayı Su Kalitesinin İyileştirilmesi, Ekolojik Rehabilitasyon, Halk Katılımı ve Bilinçlendirme, Düzenli İzleme ve Raporlama, Yerel Yönetimlere ve İşletmelere Destek.” Çoban, su şehri olarak görülen Bursa’nın bu ve benzeri önerilerle bir çözüm üretmemesi halinde Bursa’nın yaşanılması zor bir kente döneceğini de söyledi. Çoban, başta tekstil olmak üzere suya ihtiyaç duyan sanayinin varlığını sürdürmekte zorlanacağını, ana sanayilerin de bu gerçekleri gördüğünü ve tedarik zincirini Bursa’dan çıkaracağını belirtti.

Edirne'de Keşan Belediye Otoparkı'nda kötü koku ve kirlilik tepkisi Haber

Edirne'de Keşan Belediye Otoparkı'nda kötü koku ve kirlilik tepkisi

Edirne'de Keşan Belediye Binası altındaki otoparkta oluşan kötü koku ve kirlilik, vatandaşların tepkisine neden oldu. Vatandaşlar, otoparktaki hijyen sorunlarının giderilmesini isterken, belediye yetkililerinin duruma kayıtsız kaldığını öne sürdü. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA)- Keşan Belediye Binası’nın altındaki otoparkta bir süredir devam eden kötü koku ve kirlilik vatandaşların tepkisini topladı. Otoparkı kullanan vatandaşlar, yaşanan hijyen sorunlarının giderilmemesinden şikâyetçi. Vatandaşlar, kötü manzaraları ve kokuyu belgeleyen fotoğrafları gazetemizle paylaşarak, “Bu durum artık dayanılmaz hale geldi” diyerek yetkilileri göreve çağırdı. “AYAKKABILARIMI ÇAMAŞIR SUYUYLA DEZENFEKTE EDİYORUM” Bir vatandaş, otoparktan geçtikten sonra hijyen endişesi yaşadığını belirterek, “Otoparktan geçtikten sonra ayakkabılarımı çamaşır suyuyla dezenfekte ediyorum. Hastalık kapmamak mucize.” dedi. Vatandaş, otoparkta temizlik eksikliğinin yanı sıra, akmakta olan suların oluşturduğu gölcüklerin de hem görüntü hem de sağlık açısından büyük risk taşıdığını ifade etti. Otoparkın belediye personelinin de giriş yaptığı bölümlerde biriken suların göl oluşturduğu, koku seviyesinin dayanılmaz hale geldiği ve temizlik çalışmalarının uzun süredir yapılmadığı öne sürüldü. Vatandaşlar, “Belediye Başkanımız Mehmet Özcan ve başkan yardımcılarımız buranın halini görmüyorlar mı? Temizlik hak getire, koku tavan yapmış.” diyerek durumu özetledi. Keşanlılar, belediye yönetiminden acil temizlik ve bakım çalışması yapılmasını talep etti. Otoparktaki hijyen sorununun bir an önce çözülmesi, vatandaşların ortak isteği olarak öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.