Hava Durumu

#Kredi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Kredi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aile ve Gençlik Fonu’ndan 132 bin gence 10,7 milyar TL'lik destek Haber

Aile ve Gençlik Fonu’ndan 132 bin gence 10,7 milyar TL'lik destek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 2 bin 878 gence 660,9 milyon lira ödeme yapıldığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Aile ve Gençlik Fonu kapsamında genç çiftlere yönelik destekler sürüyor. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, bu ay 2 bin 878 gence toplam 660,9 milyon lira ödeme yapıldığını duyurdu. Bakan Göktaş, fonun hayata geçirildiği 2023 yılından bu yana toplam 132 bin 688 gence kredi desteği sağlandığını belirterek, evlilik süreçlerine katkı amacıyla verilen toplam destek tutarının 10 milyar 734 milyon liraya ulaştığını ifade etti. Aile kurumunun güçlendirilmesini hedeflediklerini vurgulayan Göktaş, fonun Türkiye’nin yeraltı kaynaklarından elde edilen gelirlerle finanse edildiğini ve 81 ilde uygulandığını söyledi. Destek kapsamında, başvuru şartlarını sağlayan çiftlerden 18-25 yaş aralığında olanlara 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olanlara ise 200 bin lira kredi veriliyor. Krediler 48 ay vadeli ve ilk 2 yılı geri ödemesiz olarak sunuluyor. Ayrıca, 48 ay içinde çocuk sahibi olan çiftlerin geri ödemeleri her çocuk için 12 ay erteleniyor. Gelir kriterinin de güncellendiğini belirten Göktaş, başvuru şartındaki gelir sınırının asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına yükseltildiğini kaydetti. Fon kapsamında bugüne kadar desteklenen 8 bin 20 çiftin 8 bin 113 çocuğunun dünyaya geldiğini aktaran Göktaş, yalnızca maddi destek değil, eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sunduklarını belirtti. Bu çerçevede 163 bin 126 gence rehberlik hizmeti verildiği bildirildi. Aile ve Gençlik Fonu’na başvuruların internet üzerinden ve e-Devlet aracılığıyla yapılabildiği belirtildi.

İzmir'de Başkan Tugay’dan kredi tepkisi! Haber

İzmir'de Başkan Tugay’dan kredi tepkisi!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iki yıldır onay bekleyen yaklaşık dokuz kredi bulunduğunu belirterek altyapı ve ulaşım yatırımlarının geciktiğini söyledi. Tugay ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyeye ait bazı mülklerle ilgili girişimlerine de tepki gösterdi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantılarının ikinci birleşimi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Meclisin dilek ve temenniler bölümünde belediyenin kredi onayları ve mülkiyet tartışmaları gündeme geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uzun süredir onay bekleyen kredi başvurularına dikkat çeken Başkan Tugay, altyapı ve ulaşım yatırımlarına yönelik yaklaşık dokuz kredi kaleminin iki yıldır beklediğini söyledi. Tugay, bu durumun kentin yatırımlarını geciktirdiğini belirterek, “Bu, İzmir’in sorunlarına duyarsızlıktır. Bu, İzmir’in ihtiyaçlarını umursamamaktır. Bunun adı İzmir’in yatırım yapmasının önünde engel olmaktır” dedi. Belediyenin ulaşım yatırımlarına ilişkin planlarını da paylaşan Tugay, 400 elektrikli otobüs alımı için ön kredi onayı bulunduğunu, ayrıca yeni nesil troleybüs veya dinamik şarjlı elektrikli otobüs alımı için bir dış finans kuruluşu ile 80 milyon avroluk ön kredi anlaşması yapıldığını ifade etti. Ancak bu kredilerin de halen onay beklediğini dile getirdi. Kredi başvurularının reddedilmesine gerekçe olarak SGK borçlarının gösterildiğini belirten Tugay, söz konusu şartın geçen yıl mayıs ayında çıkan bir yasa ile getirildiğini, ancak kredi başvurularının bu düzenlemeden önce yapıldığını vurguladı. Tugay, “İki yıldır yaklaşık dokuz kalem kredi hala bekliyor. Bunların hepsi altyapı ve ulaşım kredileri. Geçen yıl mayıs ayında çıkan kanundan önce neden onaylanmadığını kimse açıklayamıyor” diye konuştu. Toplantıda, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı yapılarla ilgili girişimlerine de değinen Tugay, sürecin hukuki olarak devam ettiğini söyledi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülk ihtiyacı olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Tugay, Sayıştay raporlarında kurumun çok sayıda taşınmazında işgalci bulunduğunun belirtildiğini dile getirdi. Tugay, “İzmir’de pek çok mülkünü kiraya veren ve 9 bin 121 mülkünde işgalci bulunan bir kurumun, kamu hizmeti yürütülen belediyeye ait taşınmazlara yönelik girişimi çok yanlış. Bu mülkler İzmir halkına aittir. Hukuk yoluyla bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Öte yandan CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan da Vakıflar Genel Müdürlüğü Entegre Vakıf Otomasyon Sistemi verilerine göre kurumun 64 bin 146 taşınmazından 9 bin 121’inde işgalci bulunduğunu, bin 377 taşınmazda ise kiracılarla ihtilaf yaşandığını belirtti.

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur Haber

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur

Emeklilerin kredi yükü nedeniyle kamu bankalarına mahkûm edildiğini dile getiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe verenler, emekliyi çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” dedi. BURSA (İGFA) - Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

2025'te konut satışlarında enerji sınıfı öne çıktı Haber

2025'te konut satışlarında enerji sınıfı öne çıktı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılı konut piyasasında dengelenme ve rekor satışlarla öne çıktı. Toplam satışlar 1 milyon 688 bin 910’a ulaşırken, ipotekli satışların payı yeniden yükselişe geçti. İSTANBUL (İGFA) - TÜİK’in Ocak ayına ilişkin konut satış istatistiklerine göre 2025 yılı, il bazında fiyat artışlarının ülke ortalamasına yakınsadığı bir “denge yılı” oldu. Güney sahillerinde normalleşme süreciyle birlikte daha önce dip seviyelerde seyreden fiyat değişim oranları yükselişe geçerken, deprem sonrası ortalamanın üzerinde artış gösteren Ankara ve doğu illerinde fiyat artışları ülke geneline yaklaştı. Veriler, yıllık konut fiyat artışlarının enflasyona paralel biçimde ortalama yüzde 30 bandında kümelendiğini ortaya koydu. Uzmanlar, beklenen faiz indirimleri ve kredi teşviklerinin yanı sıra alternatif finansman modellerinin yaygınlaşmasıyla ipotekli satışların payının artmaya devam edebileceğini değerlendiriyor. İPOTEKLİ SATIŞLARDA “ENERJİ SINIFI” ETKİSİ Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy, yeni kredi düzenlemelerinin yüksek enerji sınıfına sahip konutları ve ilk evini alacak alt-orta gelir grubunu teşvik ettiğini belirtti. Aksoy, özellikle kentsel dönüşümle yenilenmiş ya da mantolama, ısı pompası ve güneş enerjisi gibi yatırımlarla enerji verimliliği artırılmış yapıların avantaj sağlayacağını ifade etti. Düzenlemelerle birlikte yatırım amaçlı çoklu alımların sınırlandırılmasının, lüks ve düşük enerji sınıfına sahip eski yapıların ise daha düşük kredi oranlarından yararlanmasının öngörüldüğünü belirten Aksoy, A ve B enerji sınıfı konutların piyasada öne çıktığını kaydetti. Bu gelişmelerin 2026 yılında da satış artışını desteklemesi bekleniyor. TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SATIŞI Aksoy’un değerlendirmesine göre 2025 yılı, tüm zamanların en yüksek konut satışının gerçekleştiği yıl oldu. Konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 14,3, önceki rekor yılı olan 2020’ye göre ise yüzde 12,6 artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. İpotekli satışların toplam içindeki payı da dip seviyelerden toparlanarak 2025’te yeniden yüzde 14’e yükseldi. Pandemi sonrası kampanyalarla artan, ardından faiz yükselişi ve selektif kredi uygulamalarıyla gerileyen ipotekli satışların; faizlerdeki düşüş eğilimi ve yeni finansman modelleriyle yeniden ivme kazandığı görülüyor. İKİNCİ EL KONUTUN YÜKSELİŞİ Kredi oranlarında birinci el–ikinci el ayrımının kaldırılması da piyasada dikkat çeken bir diğer gelişme oldu. 2015’te her iki konuttan biri sıfır olarak satılırken, 2025 itibarıyla ikinci el konutların payı yüzde 68’e yükseldi. Uzmanlar, kredi kullanımındaki bu eşitlikçi yaklaşımın sosyal donatıya sahip nitelikli ikinci el konutlara talebi artırabileceğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.