Hava Durumu

#Pandemi

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Pandemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pandemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Felsefe Kulübü’nün paydaşlığıyla düzenlenen Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri 2025-2026 döneminin sekizinci toplantısı, “Camus ve Sartre” başlığıyla gerçekleştirildi. BURSA (İGFA) - Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

Konya Karatay’da mahalle buluşmaları sürüyor Haber

Konya Karatay’da mahalle buluşmaları sürüyor

Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, saha çalışmaları kapsamında mahalle ziyaretlerini sürdürüyor. Başkan Kılca, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci ve ilçe teşkilatıyla birlikte merkeze uzak 6 mahallede vatandaşlarla bir araya geldi. KONYA (İGFA) - Konya'da ilçenin farklı noktalarında temaslarını sürdüren Hasan Kılca; İpekler, Katrancı, Obruk, Yavşankuyu, Köseali ve Sürüç mahallelerini ziyaret ederek mahalle sakinleriyle buluştu. Programlara belediye meclis üyeleri de eşlik etti. Mahallelerde esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Başkan Kılca, vatandaşlarla birebir görüşerek talep ve önerileri dinledi. Karatay Belediyesi’nin hayata geçirdiği hizmetler hakkında bilgi veren Kılca, planlanan yatırımları da muhtarlar ve vatandaşlarla paylaştı. Ziyaretler sırasında iletilen talepleri anında değerlendiren Başkan Kılca, ilgili müdürlerle görüşerek sorunlara yerinde çözüm üretti. KILCA: MERKEZE UZAK MAHALLELERİMİZ ÜRETEN GÜCÜMÜZ Ziyaretler kapsamında değerlendirmelerde bulunan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, “Yerinde tespit, yerinde çözüm” anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayarak, Karatay’ın her noktasında vatandaşlarla iç içe olmaya devam edeceklerini ifade etti. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Kılca, şu ifadeleri kullandı: “İlk günden bu yana daima biriz, beraberiz. Merkezde olduğu gibi merkeze uzak mahallelerimizde de birçok yatırımı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk, sunmaya devam ediyoruz. Bereketli her işin temelinde samimiyet üzerine kurduğumuz gönül birliği var.” Bu yıl yağışların bereketli geçtiğini ifade eden Kılca, geçmiş yıllarda yaşanan kuraklıklara da dikkat çekerek, “Her zorluğun sonunda bir kolaylık oluyor. Bu yıl hamdolsun bereketli bir dönem geçiriyoruz.” dedi. Karatay’ın tarım ve hayvancılık alanındaki öneminden bahseden Kılca, kırsal mahallelerin üretim gücüne değinerek; “Merkeze uzak mahallelerimiz katma değer üreten yerlerimizdir. Tarım ve hayvancılıkta Türkiye’nin güçlü yapısında Karatay’ın önemli bir payı var. Adeta her hane üretim yapıyor. Pandemi sürecinde de görüldüğü gibi bu alanlar stratejik bir öneme sahip.” diye konuştu. Başkan Hasan Kılca konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Güzel sohbetleriyle muhabbetimize değer katan hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Bugünkü ziyaretlerimizde birlikte olduğumuz tüm hemşehrilerime teşekkür ediyor, görüşemediğimiz vatandaşlarımıza selamlarımı iletiyorum. Karatay’ımızın her köşesinde hemşehrilerimizle bir araya gelmeyi sürdüreceğiz.” DEMİRCİ: ZİYARETLERİMİZİN TEMEL AMACI VATANDAŞLARIMIZI DİNLEMEK AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci de ziyaretlerde vatandaşlarla birebir görüşmenin önemine değindi. Ziyaretlerin temel amacının vatandaşları dinlemek olduğunu ifade eden Akif Demirci, talepleri doğrudan yerinde alarak ilgili mercilere ilettiklerini belirtti. Muhtar ve mahalle başkanlarıyla düzenli görüştüklerini aktaran Demirci, vatandaşların görüşlerini birebir dinlemeye büyük önem verdiklerini söyledi. Karatay Belediyesi’nin hizmetlerine de değinen Demirci, Hasan Kılca’nın şehir merkezinde olduğu gibi merkeze uzak mahallelerde de önemli çalışmalara imza attığını belirterek kendisine teşekkür etti.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem Haber

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Seçimli Olağan Genel Kurulu sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla gerçekleşti. Tek listenin katıldığı seçimlerin sonucunda 8 yıldır başkanlık görevini yürüten Pınar Taşdelen Engin, bayrağı İhsan İpeker’e devretti. BURSA (İGFA) - Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Genel Sekreterlik binasında yapılan ve çok sayıda ihracatçı firma temsilcisinin yer aldığı genel kurula Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay da katılarak sektöre destek verdi. İhsan İpeker başkanlığındaki listede Yönetim Kurulu’nda; Polyteks Tekstil, Güleser Tekstil, İlay Dış Ticaret, Fistaş Fantazi İplik, Harput Tekstil, Vanelli Tekstil, Acar İhracat İthalat, Korteks Mensucat, Aymes İç ve Dış ticaret, Sinateks Kumaş Dokuma, Denetim Kurulu’nda Burkay Tekstil, Taşdelen Tekstil, Mayfil Tekstil gibi sektörün önde gelen firmaları yer aldı. PINAR TAŞDELEN ENGİN: “ZOR DÖNEMLERDE GELECEĞE ÜMİT VEREN İŞLER BAŞARDIK” Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Pınar Taşdelen Engin, pandemi, savaşlar ve ekonomik krizlerin ağırlığını hissettirdiği zorlu bir dönemde görev yaptıklarına dikkat çekerek, yine de çok olumlu işler yaptıklarını vurguladı. Sektör olarak 2025 yılını 9,4 milyar dolarlık ihracatla kapattıklarını belirten Engin, “Aynı dönemde UTİB’in ihracatı 1,22 milyar dolara ulaştı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerimiz birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye 2025 yılında 26,2 milyar dolarlık toplam ihracatla halen bölgemizin tartışmasız üretim üssü konumunu sürdürüyor. Türkiye küresel tedarik zincirinde stratejik bir öneme sahip. 2026 yılı itibarıyla UTİB ihracatımızda kilogram başına ortalama 9,4 dolar değere ulaştık; bu oran, yüksek katma değerli üretim anlayışımızın en net göstergesidir Sekiz yıl boyunca yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, sektörümüzü dönüştürecek faaliyetler, organizasyonlar ve projelerle de sahada olduk. Tasarım yarışmalarından ödül törenlerine, URGE projelerinden etkinliklere uzanan geniş bir yelpazede Birliğimizi sektörün merkezi haline getirdik. Eğitim Programları, Burslar, Ur-Ge Projeleri ve önde gelen fuarlara milli katılım organizasyonlarıyla Birliğimizin uluslararası alandaki güçlü duruşunun da sürekliliğini güvence altına alıyoruz. Birliğimizin bundan sonraki yolculuğunda da ihracat rekortmenleri çıkarmasını, inovasyon liderliği oluşturmasını ve sektörün güçlü sesi olmaya devam etmesini yürekten diliyorum” diye konuştu. İHSAN İPEKER: “DÖNÜŞÜMÜN SADECE TAKİPÇİSİ DEĞİL, OYUN KURUCUSU OLACAĞIZ” Yeni dönemde birlik, devamlılık ve dönüşüm vurgusu yapan UTİB Başkanı İhsan İpeker, geçmiş dönemde hayata geçirilen projelerin üzerine yenilerini ekleyerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretecek bir anlayışla çalışacaklarını söyledi. İpeker, “Genel kurulumuza katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Yeni dönemde ayrıca sektörün küresel değişim karşısındaki ihtiyaçlarına cevap verecek yeni adımları da devreye almayı hedefliyoruz. Büyük-küçük demeden tüm ihracatçılarımızın sorunlarını gündeme taşıyan, onlara yalnız olmadıklarını hissettiren ve katma değerli üretimi destekleyen bir anlayışla çalışacağız. Bildiğiniz gibi, tekstil sektörü sadece bir üretim alanı değil; Türkiye’nin sanayileşme tarihindeki en köklü mirası ve geleceğe açılan kapısıdır. Ancak hepimiz biliyoruz ki dünya artık sadece üretmeyi değil, sürdürülebilir, dijital ve katma değeri yüksek üretimi alkışlıyor. Geleneksel tekstilden, teknik tekstile; hızlı modadan, çevre dostu döngüsel ekonomiye geçiş bir seçenek olmaktan çıktı. UTİB olarak bu dönüşümün sadece takipçisi değil, bizzat oyun kurucusu olacağız” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından geçmiş dönemde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine birer teşekkür plaketi takdim edildi. UİB Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar ise Genel Sekreterlik çalışanları adına Pınar Taşdelen Engin’e çiçek takdim etti.

Kayseri Kocasinan'dan yapay zekalı çözümler Haber

Kayseri Kocasinan'dan yapay zekalı çözümler

Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, belediye bünyesinde hizmet veren Çözüm Merkezi’nde yapay zekâ destekli 3. nesil yazılım kullanarak vatandaş taleplerine hızlı ve etkin çözümler ürettiklerini söyledi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Kocasinan Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Çözüm Merkezi’nin, vatandaşların taleplerini kısa sürede sonuçlandırdığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, merkezin vatandaş ile belediye yönetimi arasında önemli bir iletişim kanalı olduğunu ifade etti. Başkan Çolakbayrakdar, 25 Ağustos 2016’da hayata geçirilen Çözüm Merkezi’nin 10. yılını geride bıraktığını hatırlatarak, “Çözüm Merkezi, belediyemizin hizmet zihniyetinin bir göstergesidir. Vatandaşa hizmet etmenin, bu hizmeti neticelendirmenin ve sonucunda vatandaş memnuniyetini ölçerek hizmet kalitesini artırmanın çabasını yansıtır. Belediye ne iş yapar sorusunun cevabı daima insana çıkar. Belediye, insanların beklentilerini ve taleplerini karşılamaya çalışan, aynı zamanda bizden sonraki nesillere emanet edeceğimiz çevreyi koruyan bir kurumdur. İnsan ve çözüm odaklı hizmetler üretiyoruz. Çözüm Merkezi, şehirde yaşayan insanlarla belediye başkanı ve belediye arasında bir iletişim köprüsü olarak hizmet verir. Kayseri'nin yaklaşık 1,5 milyonluk nüfusunun tamamı, 222 70 00 numaralı hattı arayarak bu hizmetlere ulaşabiliyor. Bu, şehrin tamamına eşit şekilde hizmet ulaştırmanın geldiği noktayı gösteriyor. Ayrıca şeffaf bir şekilde taleplerinizi takip edebilme imkânı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. “ÇÖZÜM MERKEZİYLE TALEPLERE ANINDA YANIT VERİYORUZ” Çözüm Merkezi ile daha hızlı iletişim ve operasyon refleksi daha yüksek belediyecilik yaptıklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “Vatandaşımız bizim baş tacımızdır. Vatandaşımızı önemsiyoruz ve beklentilerini hızlı bir şekilde karşılamak için Çözüm Merkezi ile sonuç odaklı çözüm üretiyoruz. Özellikle pandemi süreci gibi hiç evinden çıkamayan vatandaşımızın yanında olduk. Yani Kocasinan Belediyesi, hiç düşünmediğiniz zaman ansızın yanınızda oluyor. Sadece talep değil, zaman zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve teşekkürlerini alıyoruz. İlçe sakinlerimiz, isteklerini yüz yüze iletebilmenin yanı sıra her türlü iletişim kanalı; sosyal medya, Kocasinan Belediyesi’nin web sitesi, mobil uygulamalı cep telefonu ve WhatsApp hattı 0 (352) 222 70 00 numaralı telefon üzerinden her şekilde belediyeye anında ulaşabiliyor. Kocasinan Belediyesi hem 7/24 saat çalışan bir belediye hem de 7/24 saat ulaşılan bir belediyedir” diye konuştu. “YALIN YÖNETİM HAMLESİ İLE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ KARAR MEKANİZMASI” Çözüm Merkezi’nin 3. nesil bir yazılım hâline geldiğinin altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, “Telefonla olayı anlatan bir fotoğraf çekildiğinde, tüm iletişim kanallarını kullanarak bürokrasiyi ortadan kaldırıp dijital ve hızlı bir şekilde çözüm üretiyoruz. Yapay zekâ, gelen talepleri çözümleyip ilgili birime yönlendiriyor. Dünyada yalın yönetim konuşulurken, biz de belediye olarak her kategoride yalın yönetimi esas alıyoruz. Yapay zekâ destekli karar mekanizması, sorunları ciddi anlamda çözüme ulaştırıyor. Bölgelere göre ısı haritasıyla oluşan talepleri noktasal bazda görerek harekete geçiyoruz. Çözüm Merkezi olarak yeni teknolojileri yakından takip ediyor, sürekli yenileniyoruz” şeklinde konuştu.

2025'te konut satışlarında enerji sınıfı öne çıktı Haber

2025'te konut satışlarında enerji sınıfı öne çıktı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılı konut piyasasında dengelenme ve rekor satışlarla öne çıktı. Toplam satışlar 1 milyon 688 bin 910’a ulaşırken, ipotekli satışların payı yeniden yükselişe geçti. İSTANBUL (İGFA) - TÜİK’in Ocak ayına ilişkin konut satış istatistiklerine göre 2025 yılı, il bazında fiyat artışlarının ülke ortalamasına yakınsadığı bir “denge yılı” oldu. Güney sahillerinde normalleşme süreciyle birlikte daha önce dip seviyelerde seyreden fiyat değişim oranları yükselişe geçerken, deprem sonrası ortalamanın üzerinde artış gösteren Ankara ve doğu illerinde fiyat artışları ülke geneline yaklaştı. Veriler, yıllık konut fiyat artışlarının enflasyona paralel biçimde ortalama yüzde 30 bandında kümelendiğini ortaya koydu. Uzmanlar, beklenen faiz indirimleri ve kredi teşviklerinin yanı sıra alternatif finansman modellerinin yaygınlaşmasıyla ipotekli satışların payının artmaya devam edebileceğini değerlendiriyor. İPOTEKLİ SATIŞLARDA “ENERJİ SINIFI” ETKİSİ Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy, yeni kredi düzenlemelerinin yüksek enerji sınıfına sahip konutları ve ilk evini alacak alt-orta gelir grubunu teşvik ettiğini belirtti. Aksoy, özellikle kentsel dönüşümle yenilenmiş ya da mantolama, ısı pompası ve güneş enerjisi gibi yatırımlarla enerji verimliliği artırılmış yapıların avantaj sağlayacağını ifade etti. Düzenlemelerle birlikte yatırım amaçlı çoklu alımların sınırlandırılmasının, lüks ve düşük enerji sınıfına sahip eski yapıların ise daha düşük kredi oranlarından yararlanmasının öngörüldüğünü belirten Aksoy, A ve B enerji sınıfı konutların piyasada öne çıktığını kaydetti. Bu gelişmelerin 2026 yılında da satış artışını desteklemesi bekleniyor. TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SATIŞI Aksoy’un değerlendirmesine göre 2025 yılı, tüm zamanların en yüksek konut satışının gerçekleştiği yıl oldu. Konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 14,3, önceki rekor yılı olan 2020’ye göre ise yüzde 12,6 artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. İpotekli satışların toplam içindeki payı da dip seviyelerden toparlanarak 2025’te yeniden yüzde 14’e yükseldi. Pandemi sonrası kampanyalarla artan, ardından faiz yükselişi ve selektif kredi uygulamalarıyla gerileyen ipotekli satışların; faizlerdeki düşüş eğilimi ve yeni finansman modelleriyle yeniden ivme kazandığı görülüyor. İKİNCİ EL KONUTUN YÜKSELİŞİ Kredi oranlarında birinci el–ikinci el ayrımının kaldırılması da piyasada dikkat çeken bir diğer gelişme oldu. 2015’te her iki konuttan biri sıfır olarak satılırken, 2025 itibarıyla ikinci el konutların payı yüzde 68’e yükseldi. Uzmanlar, kredi kullanımındaki bu eşitlikçi yaklaşımın sosyal donatıya sahip nitelikli ikinci el konutlara talebi artırabileceğini belirtiyor.

İGF Genel Başkanı Mesut Demir: Böyle giderse 5 yıl içerisinde medya kalmaz! Haber

İGF Genel Başkanı Mesut Demir: Böyle giderse 5 yıl içerisinde medya kalmaz!

2020 yılında kurulan İnternet Gazetecileri Federasyonu, kuruluşunun 6’ncı yıldönümünü kutluyor. İGF Genel Başkanı Mesut Demir, medyaların geleceği için radikal kararlar alınarak uygulanması gerektiğini, aksi halde önümüzdeki 5 yıl içerisinde medya kalmayacağını açıkladı. BURSA (İGFA) - İnternet Gazetecileri Federasyonu (İGF) Genel Başkanı Mesut Demir, yaptığı açıklamada, İGF’nin 6’ncı kuruluş yıldönümünün üye dernekler ve gazeteciler için hayırlı olmasını diledi. İGF’nin kuruluşundan bu yana medyaların ve gazetecilerin geleceği için önemli adımlar attıklarının altını çizen Başkan Mesut Demir, “Özellikle internet yasasının çıkarılması konusunda federasyon olarak ciddi adımlar atmıştık. Henüz eksikliklerin giderilmemesine karşılık internet yasası bir nevi internet medyalarına can suyu olmuştu. Günümüz koşullarında sosyal medya gerçeğini de göz önüne alırsak, internet medyalarının geleceği ile ilgili ciddi kaygılar oluşturulmaktadır.” dedi. “SOSYAL MEDYAYA KARŞI MEDYALARIMIZIN HAKLARI KORUNMALI” Türkiye’nin internet yasası konusunda 15 yıl geç adım attığını, pandemi süreci bu yasanın hızlı çıkmasını tetiklediğine vurgu yapan Demir, “İnternet yasasında oluşan eksiklikler, İletişim Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu başta olmak üzere ilgili kurumlar tarafından biran önce giderilmelidir. Medya konusunda alınması gereken radikal kararlar biran önce alınmalı ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde önümüzdeki 5 yıl içerisinde ne yazılı medya, ne internet medyası kalmaz, sosyal medya ile vatandaşlarımız haber almaya devam eder. Sosyal medyada yapılan her haber, video, gerçek olmayabilir. Nitekim, karşımıza yapay zeka ile oluşturulan gerçeğe yakın videolar, halkı yanlış bilgilendirmekte, dezenformasyon oluşturmaktadır. Bunun önüne geçmek için medyalara güvenin tazelenmesi, internet yasasının yeniden düzenlenmesi ve gerekli denetimlerin yapılması şarttır. Gelişmiş ülkelere göre medya konusunda en az 15 yıl geriden gidiyoruz. Basın meslek örgütleri, medyaların temel sorunlarına yönelik adımları maalesef atmamakta, İGF gibi kurumların attıkları adımları da engellemek için uğraşmaktadır. Medyalarımız, bağlı bulundukları mesleki örgütlerini bu konuda artık zorlamalıdır. Meslek örgütleri birlik ve beraberlik için hareket etmek, masanın etrafında toplanmak zorundadır.” diye konuştu. “BASIN MESLEK ODASI, ÜLKENİN VE MEDYANIN GELECEĞİDİR” Medya ve çalışanlarının en büyük sorununun ülkemizde Basın Meslek Odası olmaması olduğuna dikkat çeken Başkan Mesut Demir, “Medyanın sorunlarının tek çözümü basın meslek odasının kurulmasıdır. Sosyal medyalardan yayılan yazılar ve videolar, ülkemizde her kurumu, kişiyi tehdit etmektedir. Bazı vatandaşlarımız, sosyal medyada çıkan her habere inanmayıp, güvendiği ve takip ettiği yerel internet medyalarından haberi doğrulamaya çalışmaktadır. Eğer sorunlara çözüm bulunmazsa, medyalarımız sosyal medyaya yenik düşecektir. Bu durum, her kurum için önüne geçilemez bir tehdit olacaktır. Ülkemizin ve medyalarımızın geleceği için basın meslek odası şarttır.” ifadelerini kullandı. “MERDİVENALTI HABER SİTELERİ MERCEK ALTINA ALINMALI” Basın İlan Kurumu’na mesleki açıdan büyük sorumluluk düştüğünü de dile getiren Mesut Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Basın İlan Kurumu, medyalarımıza ilan vermekle yükümlü bir kurumdur. Teknoloji ve günümüz şartlarına göre, dijitalleşmede birçok eksik yanları bulunan Basın İlan Kurumu, bu durumları düzeltmek için mesleki kuruluşlardan destek almak, yerel medyaların sorunlarına kulak vermesi gerekmektedir. Bugün Türkiye genelinde resmi reklam alan internet medyalarının denetimi maalesef Basın İlan Kurumu tarafından yapılamamaktadır. Özellikle resmi ilan ve resmi reklam alan haber sitelerinin denetimi kaçınılmazdır. İstihdam ve ekonomik açıdan ciddi sorun yaşayan medyaların merdivenaltı internet haber sitelerinden temizlenmesi gerekmektedir. Basın savcılıkları, mevkute beyannamesini herkese rahatlıkla vermektedir. Gerekli inceleme ve kurum görüşü alınmadan verilen mevkute beyannameleri, merdivenaltı haber sitelerinin çoğalmasına neden olmaktadır. Gerek adli merciler, gerekse ilgili kamu kurum ve kuruluşları, el birliğinde bu denetimleri yaparak, şartlara uygun olmayan haber sitelerinin kapanmasını ve ülkemizde yayının engellenmesini sağlamalıdır. Sosyal medyadan sayfa açıp haksız reklam alan ve vergi ödemeyen sayfaların da vergi denetimine tabi tutularak kapatılması için adımlar atılması, yerel medyalarımızın güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle İnternet Gazetecileri Federasyonumuz üyesi dernek, temsilcilik, medyalar ve çalışanlarının 6’ncı kuruluş yıldönümünü kutluyor, sağlık ve esenlikler dolu nice yıllar diliyorum.”

Onur Air Resmen İflas Etti! Haber

Onur Air Resmen İflas Etti!

Türk sivil havacılık sektörünün köklü kuruluşlarından Onur Air, uzun süredir devam eden mali sorunların ardından resmen iflas etti. 1992 yılında kurulan ve yıllarca iç hatlar ile uluslararası uçuşlarda faaliyet gösteren şirket, pandemi süreci ve sonrasında yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle uçuşlarını durdurmuştu. Onur Air’in uçuş işletme ruhsatı 2022 yılında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından iptal edilmiş, sonrasında şirket hakkında çok sayıda alacak davası açılmıştı. Çalışanların maaş ve tazminat alacakları başta olmak üzere yüzlerce dosya mahkemelerde beklerken, şirket hakkında yürütülen iflas süreci sonuçlandı ve mahkeme tarafından resmi iflas kararı kesinleşti. İflas kararının ardından şirket envanterindeki varlıkların satışına geçildi. Haczedilen uçaklar ihaleye çıkarılırken, alacaklı dosyaları için tasfiye süreci başlatıldı. Yaklaşık 1.800 çalışanın maaş ve kıdem tazminatı alacağı bulunduğu ifade ediliyor. Neden İflas Etti? Uzmanlara göre Onur Air’in iflasında şu nedenler öne çıktı: Pandemi döneminde yolcu trafiğinin keskin şekilde düşmesi, Artan yakıt, bakım ve operasyon maliyetleri, Finansal yükümlülüklerin zamanında karşılanamaması, Taşıma lisansı iptalinin operasyonların tekrar başlamasını imkânsız hale getirmesi. Sektör İçin Ne Anlama Geliyor? Havacılık uzmanları, Onur Air’in iflasının, özel havayolu şirketlerinin yüksek maliyet ve düşük kârlılık dengesi içinde kırılgan yapıyı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Özellikle dalgalı döviz kurları ve artan işletme giderleri, sektörün finansal sürdürülebilirlik açısından baskı altında olduğuna işaret ediyor. Türkiye’de bir dönem önemli pazar payına sahip olan Onur Air’in kapanışıyla birlikte sektörde rekabet dengesi de yeniden şekillenmiş oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.