Hava Durumu

#Pazarlama

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Huawei Avrupa'da iş ortaklarıyla büyümeyi sürdürüyor Haber

Huawei Avrupa'da iş ortaklarıyla büyümeyi sürdürüyor

Huawei, İtalya'nın Como kentinde düzenlenen Huawei European Partner Conference 2026'da Avrupa'daki iş ortaklarının taşıdığı merkezi rolü bir kez daha vurguladı. Şirket, partner odaklı yaklaşımını büyümenin temel unsuru olarak tanımlarken, mevcut iş ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeyi ve yeni iş ortaklarıyla ekosistemini genişletmeyi hedeflediğini açıkladı. PRNewswire / COMO, İtalya (İGFA) - Huawei, Avrupa'da elde edilen büyümede partner ekosisteminin belirleyici rol oynadığını açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre, Avrupa'daki Enterprise gelirlerinin yüzde 90'dan fazlası iş ortakları üzerinden elde edilirken, servis sunumu ve kurulum süreçleri de artık neredeyse tamamen partnerler tarafından yürütülüyor. Bu yapıyı daha da güçlendirmeyi hedefleyen Huawei, önümüzdeki dönemde eğitim, pazarlama, servisler ve dağıtım alanlarında yatırımlarını artırmayı planlıyor. Şirket ayrıca ürün tedarik ve teslimat tarafındaki hızını da öne çıkararak, portföyünün yüzde 90'ının Avrupa genelinde iki ila dört hafta içinde teslim edilebildiğini, depolama ürünlerinde ise teslim süresinin iki aya kadar indiğini duyurdu. Huawei Avrupa Enterprise İş Grubu Başkanı Willi Song, konferansta yaptığı açıklamada, "İş ortaklarımız uzun vadeli büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde mevcut partnerlerimizle iş birliğimizi daha da güçlendirirken, yüksek potansiyele sahip yeni iş ortaklarıyla da çalışacağız" dedi. Willi Song, Huawei'nin önümüzdeki dönemde daha fazla iş ortağını Gold ve Silver iş ortaklığı yapısına dahil etmeyi planladığını söyledi. Song, şirketin bu kapsamda 10 binden fazla sertifikalı mühendis yetiştirmeyi, pazarlama faaliyetlerine 20 milyon doların üzerinde yatırım yapmayı ve ürün ile servislerinin yüzde 90'ından fazlasını iş ortaklarının kullanımına açmayı hedeflediğini belirtti. Huawei, bugün Avrupa'da 5 binden fazla iş ortağıyla çalışıyor. Şirket, iş ortakları üzerinden yürüyen iş hacmi ve katkının artmaya devam ettiğini belirtirken, çözüm satış süreçlerini kolaylaştırmak ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmek için partner politikalarını, destek mekanizmalarını ve yetkinlik geliştirme programlarını güçlendirmeyi sürdürüyor. Huawei ayrıca, iş ortaklarıyla daha istikrarlı ve karşılıklı fayda üreten bir yapı kurmayı hedefliyor. Bu kapsamda teşvik mekanizmalarının artırılması, kaynak tahsisinin güçlendirilmesi, açık iş birliği ortamının desteklenmesi ve ortak inovasyon modellerinin yaygınlaştırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Huawei ile iş ortaklarının bugüne kadar birlikte geliştirdiği senaryo bazlı çözüm sayısı 100'ü aşmış durumda. Şirket, bu iş birliklerini hızlı ürün tedariki, uçtan uca görünürlük sağlayan operasyonel yapı ve iş ortaklarından gelen geri bildirimleri sürece dahil eden mekanizmalarla destekliyor. Huawei, önümüzdeki dönemde Avrupa'daki büyümesini kamu hizmetleri, sağlık, eğitim, internet servis sağlayıcıları, üretim, konaklama ve perakende gibi temel sektörleri kapsayan 2+2+1 stratejisi doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Şirket, 2026 yılında Avrupa'daki Enterprise iş kolunda büyümesini devam ettirmeyi ve gelirlerinin büyük bölümünü yine iş ortakları üzerinden oluşturmayı öngörüyor. Şirket ayrıca dağıtım iş modelini de eKit 4+10+N stratejisi kapsamında genişletiyor. Bu yapıda özellikle müşteriyle doğrudan temas eden partnerlerle iş birliğinin artırılması ve teşvik mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Huawei, yaptığı açıklamada, iş ortaklarıyla kurduğu yapıyı daha da derinleştirerek müşteri odaklı inovasyon anlayışıyla Avrupa genelinde sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi desteklemeyi amaçlıyor. HUAWEI HAKKINDA HUAWEI, dünyanın önde gelen global bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) çözüm sağlayıcılarından biridir. Yaşamı zenginleştirmek ve verimliliği artırmak amacıyla daha iyi standartlarda bir dünya düzeni hedefi bulunan HUAWEI, sorumluluk sahibi bir kurumsal şirket bilinciyle, iştirakleriyle iş birliği içinde yenilikçi bilgi toplumuna ve sanayiye katkı sağlıyor. Müşteri odaklı yenilikçi yaklaşımları ve açık iş birliklerinin yanı sıra; HUAWEI, telekomünikasyon ağları, telefon, tablet gibi cihazlar ve bulut bilişim alanında da uçtan uca ICT çözümleri sunan portfolyosuyla müşterilerine çözümler sunuyor. HUAWEI'in dünya çapındaki 197 bin çalışanı; telekom operatörleri, işletmeler ve tüketiciler için maksimum değer yaratmayı hedefliyor. HUAWEI'in ICT çözümleri, ürünleri ve servisleri 170 ülkede ve bölgede dünya nüfusunun üçte birinden fazlasına hizmet sunuyor. 1987 yılında kurulan HUAWEI, çalışanlarının sahibi olduğu özel bir şirket olarak faaliyet gösteriyor.

Rekabet Kurulu’ndan Hobi Kozmetik’e soruşturma Haber

Rekabet Kurulu’ndan Hobi Kozmetik’e soruşturma

Rekabet Kurumu, Hobi Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret AŞ ve RA Pazarlama Ltd. Şti. hakkında yeniden satış fiyatı belirleme iddiasıyla soruşturma başlattı. ANKARA (İGFA) - Rekabet Kurumu, Dabur International Limited’in Türkiye’de faaliyet gösteren iştirakleri Hobi Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret AŞ ile RA Pazarlama Ltd. Şti.’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. Kurumdan yapılan açıklamada, söz konusu şirketlerin alıcılarının yeniden satış fiyatlarını belirleyerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasına yönelik yürütülen önaraştırmanın tamamlandığı belirtildi. Rekabet Kurulu, 2 Nisan 2026 tarihli toplantısında elde edilen bilgi ve belgeleri değerlendirerek bulguları ciddi ve yeterli buldu. Kurul, bu kapsamda 26-11/335-M sayılı kararla HOBİ hakkında resmî soruşturma başlatılmasına karar verdi. Hobi Kozmetik’in “Hobby” markası altında duş jeli, sıvı sabun, ıslak havlu, saç ve cilt bakım ürünleri gibi 200’den fazla kişisel bakım ürününden oluşan geniş bir portföyle faaliyet gösterdiği belirtildi. Şirketin yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin Hobi Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret AŞ, yurt içi satış ve dağıtımının ise RA Pazarlama Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğü ifade edildi. Soruşturma sürecinde elde edilecek bulguların, nihai karar açısından belirleyici olacağı kaydedildi.

Bursa'da OSMEK girişimcilik eğitimiyle geleceği şekillendiriyor Haber

Bursa'da OSMEK girişimcilik eğitimiyle geleceği şekillendiriyor

Bursa'da girişimcilik ekosistemine katkı sunmayı sürdüren Osmangazi Belediyesi, 72 saate çıkarılan kapsamlı bir eğitim programıyla kursiyerlere girişimcilik ruhunu aşılayarak iş geliştirme ve işletme yönetimine ilişkin bilgiler veriyor. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği kurslar, yoğun katılımla devam ediyor. Soğanlı Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) kapsamında eğitimlere katılan çok sayıda girişimci adayı, teorik ve uygulamalı derslerle kendi işlerini kurma yolunda önemli adımlar atıyor. Girişimcilik alanında farkındalık oluşturmayı hedefleyen kurs kapsamında eğitmen Selda Özyeşil tarafından katılımcılara iş dünyasına dair kapsamlı bir eğitim sunuluyor. Girişimcilik süreçleri, iş geliştirme, işletme yönetimi, pazarlama ve satış gibi temel konular detaylı şekilde ele alınırken, katılımcıların kendi projelerini oluşturabilecek bilgi ve donanıma ulaşmaları sağlanıyor. Girişimciliğin bir ülkenin kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, eğitimlerin yalnızca teorik bilgilerle sınırlı olmadığını vurgulayan eğitmen Selda Özyeşil, girişimciliğe çok önem verildiğinin altını çizdi. Özyeşil, girişimcilik ruhuna da işaret ederek, “Girişimcilik ruhu olmazsa girişimci olmamız biraz hayal. Bu nedenle önceliğimiz, öğrencilerimize bu bilinci kazandırmak. Gerçekten çok önemli kurslar. İlk başladığımızda 32 saatti, şimdi 72 saate çıkardık. Birçok öğrencimiz de iş sahibi oldu. Kursa geldiler ve adeta kapı kapıyı açtı. Eğitimlerimizde girişimcilik kavramı ve süreçlerinin yanı sıra proje geliştirme, işletme yönetimi, pazarlama ve satış gibi konularda kapsamlı içerik sunuyoruz. 72 saate akademik bilgileri sığdırarak katılımcılarımızı donanımlı hale getirmeye çalışıyoruz. İş planı bu sürecin en önemli aşamalarından biri; öğrencilerimize bitirme projesi olarak iş planı hazırlatıyoruz. Bu plan sayesinde kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini belirleyebiliyorlar. Bize bu imkanı sağlayan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Girişimcilik eğitiminin önemine vurgu yapan kursiyerler ise aldıkları farklı bilgiler ile birlikte gelecekteki iş projelerini planladıklarını ve bu yönde çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydederek, katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması Haber

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması

BTSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması”nda konuşan Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Başkanı Bahar Kastan, gelecekte daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir kooperatif yapısının ortaya çıkacağını belirterek, kooperatiflerin doğru destekler ve güçlü iş birlikleriyle en önemli ekonomik modellerden biri olacağını ifade etti. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “EKONOMİK KALKINMADA STRATEJİK ÖNEMDE” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “BURSA, KOOPERATİFÇİLİKTE ÖNCÜ BİR KENT” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. KOOPERATİFLERİN SAYISI 80 BİNİ AŞTI Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “KOOPERATİFÇİLİK TEKNOLOJİ ODAKLI BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

KudoKudo’dan küresel marka hamlesi: Yeni marka 'KUKiDU' Haber

KudoKudo’dan küresel marka hamlesi: Yeni marka 'KUKiDU'

Uluslararası restoran zinciri KudoKudo, dünya genelindeki restoran ağını tek bir marka çatısı altında birleştirmek amacıyla kurumsal kimliğini yenileyerek yeni markası KUKiDU’yu duyurdu. Şirket, 2009'dan bu yana oluşturduğu kalite ve güven mirasını koruyarak modern restoran deneyimini yansıtan yeni kimliğiyle küresel büyüme stratejisini hızlandıracak. İSTANBUL (İGFA) - KudoKudo, yeni markalaşma hamlesini İstanbul’da Bayrampaşa Wish More Hotel’de düzenlediği iftar programında kamuoyuna açıkladı. Şirket yetkilileri, 10’dan fazla ülkede 100’ü aşkın şubeye ulaşan markanın elde ettiği başarının ardından markalaşma sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. KudoKudo Türkiye Genel Müdürü Hakan Arslantürk, geçtiğimiz kasım ayında Beşiktaş’ta açılan ilk KUKiDU şubesinin bir “yaratıcı laboratuvar” olarak konumlandırıldığını ifade etti. Arslantürk, bu şubede yeni marka konseptinin müşteri deneyimi, operasyonel verimlilik ve ürün geliştirme süreçleri açısından test edildiğini, müşterilerden alınan geri bildirimlerin değerlendirilmesiyle yeni modelin başarıyla hayata geçirildiğini söyledi. Dönüşüm sürecinde markanın köklü mirası korunurken, görsel kimlikten iç mekân tasarımına kadar birçok alanda yenilikçi bir yaklaşım benimsendi. Genç neslin beklentilerine uygun yeni ürünler geliştirilirken, markanın imzası haline gelen klasik fried chicken lezzetlerinin korunmasına da özen gösterildi. Arslantürk açıklamasında, ürünlerin her zaman olduğu gibi el yapımı ve taze olarak hazırlanacağını vurgulayarak, “Güveninizi kazanan o eşsiz lezzet, hiçbir değişiklik olmadan aynı kalacaktır” ifadelerini kullandı. Etkinlikte konuşan şirketin İcra Kurulu Başkanı ve COO’su Firas Aljahani ise yeni marka stratejisinin şirketin uluslararası büyüme hedeflerinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Aljahani, “Dünya çapındaki tüm şubelerimizi modern, dinamik ve ilham verici yeni ismimiz KUKiDU altında birleştirme kararı aldık. Bu değişim sadece bir isim değişikliği değil, aynı zamanda yılların deneyiminin ve küresel büyüme vizyonumuzun bir yansımasıdır” dedi. Yeni marka kimliği uluslararası arenada da karşılık bulmaya başladı. Son aylarda Katar, Kosova, Umman ve Ruanda’da yeni kimlikle franchise sözleşmeleri imzalanırken yeni şubeler de açıldı. Şirketten yapılan açıklamaya göre KUKiDU, bundan sonraki tüm uluslararası yatırımlar için kullanılacak tek marka olacak. Mevcut KudoKudo restoranlarının dönüşümü ise kademeli bir plan doğrultusunda gerçekleştirilecek. Dönüşüm sürecinin Ramazan Bayramı sonrasında Türkiye’deki şubelerden başlaması planlanıyor. Şirket ayrıca yeni marka stratejisi kapsamında 2026 yılı sonuna kadar şube sayısını iki katına çıkarmayı ve KUKiDU markasını daha geniş coğrafyalara taşımayı hedefliyor. Yeni küresel marka çatısı altında iş ortaklarına daha güçlü pazarlama ve operasyonel destek sunulması planlanıyor.

Yabancı markayı alan Türk şirketine kira ve tanıtım desteği Haber

Yabancı markayı alan Türk şirketine kira ve tanıtım desteği

Ticaret Bakanlığı, ihracatçının küresel pazarlardaki gücünü artırmak için yeni bir destek mekanizmasını devreye aldı. Yurt dışında satın alınan yabancı markalara ait birimlerin kira giderleri ile tanıtım ve pazarlama faaliyetleri devlet destekleri kapsamına alındı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında ihracatçı firmaların küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıracak yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Yeni düzenleme ile Türkiye’de üretim ve tedarik süreçlerini yürüten firmaların yurt dışında satın aldıkları yabancı markalara ait birimlerin kira giderleri ile söz konusu markalara yönelik tanıtım ve pazarlama faaliyetleri devlet destekleri kapsamına dahil edildi. Bakanlık, bu adımla Türk şirketlerinin yalnızca üretici değil, aynı zamanda uluslararası pazarlarda güçlü markalara sahip oyuncular haline gelmesini hedefliyor. Düzenleme kapsamında firmaların hâlihazırda tedarikçisi oldukları, pazarı hazır markaları satın alarak ileri entegrasyon sağlamaları teşvik edilecek. Yeni destek mekanizmasıyla birlikte, yabancı markaların satın alınması yoluyla oluşturulan dağıtım ve satış ağlarının “Made in Türkiye” ürünleri için küresel pazarlarda bir tanıtım ve satış üssüne dönüşmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda satın alınan markanın yurt dışındaki birimlerine ilişkin kira giderleri ile markanın küresel bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım ve pazarlama çalışmaları da desteklenecek. Ticaret Bakanlığı, söz konusu düzenleme ile uluslararası marka değerlerinin Türkiye’nin fikri mülkiyet havuzuna katılmasını, Türk ürünlerinin küresel perakende ağlarında daha görünür hale gelmesini ve ihracatın çok kanallı bir yapıya kavuşmasını hedefliyor. Bakanlık, ihracatçının küresel marka yolculuğunu destekleyen mekanizmaları güçlendirmeye devam edeceklerini belirterek, “Made in Türkiye” markasının dünya pazarlarında daha güçlü temsil edilmesi için yeni enstrümanların devreye alınacağını vurguladı.

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak Haber

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak

Ramazan ayında e-ticaret işlem hacmi artıyor. AppsFlyer Avrupa Satış Direktörü Ece Stepien, 2026 Ramazan’ının e-ticaret performansı açısından belirleyici olacağını vurguladı. Erken harekete geçenlerin kazanacağını, Ramazan öncesi kullanıcı kazanımının kritik olduğunu belirtti. Stepien, tüketicilerin Ramazan başlamadan önce araştırma yapmaya başladığını, marka görünürlüğünün önemini dile getirdi. İSTANBUL (İGFA) - AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece Stepien, Ramazan ayının e-ticaret pazarına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Ece Stepien, bu yılki Ramazan ayında e-ticaretin kazananlarının erken harekete geçenlerin olacağının altını çizdi. "2026 RAMAZANI, E-TİCARET PERFORMANSI AÇISINDAN BELİRLEYİCİ BİR ROL OYNAYACAK" Stepien, "Ramazan ayı, Türkiye’nin e-ticaret takviminde her zaman en kritik dönemlerden biri olmuştur. Ancak 2026 Ramazan’ı, birçok markanın henüz tam olarak farkında olmadığı ölçüde, e-ticaret performansı açısından belirleyici bir rol oynayacak" dedi. "Ramazan’ın bu yıl birinci çeyreğin hemen başına denk gelmesi, bütçe planlaması, test süreçleri ve optimizasyonlar için her zamankinden daha dar bir zaman aralığı oluşturuyor" diyen Stepien, bu durumun e-ticaret ekipleri açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi. Yılın ilk aylarında elde edilen performansın; harcama iştahından, markaların yılın ilerleyen dönemlerinde ne kadar agresif yatırım yapabileceğine kadar pek çok kararı doğrudan etkilediğini söyleyen Stepien, sözlerine şöyle devam etti: "Günlük rutinlerin değiştiği, tüketici önceliklerinin yeniden şekillendiği ve hane bütçelerinin daha dikkatli yönetildiği bir ortamda, hata payı da ciddi biçimde azalıyor. Geç alınan kararların etkisi ise gecikmeden hissediliyor.Bu nedenle 2026 Ramazan’ında markaların 'bekleyip görme' lüksü bulunmuyor. Performans sinyalleri netleştiğinde, değerin önemli bir kısmı ya çoktan oluşturulmuş ya da kaybedilmiş oluyor." PAZARLAMACILARI YAVAŞLATAN YANLIŞ VARSAYIMLAR Stepien, "Çoğu pazarlamacı Ramazan’ın öneminin farkında. Asıl sorun, Ramazan’ın nasıl ele alındığı ve nasıl planlandığı noktasında ortaya çıkıyor. Yaygın kabule göre Ramazan, etkileşim ve harcamalarda tek parça hâlinde yaşanan bir artışı temsil ediyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında bu varsayım ilk bakışta makul görünebilir. Ramazan hem manevi hem de kültürel açıdan güçlü bir dönemi temsil eder; günlük yaşam ritmi değişir ve özellikle akşam saatlerinde ekran başında geçirilen süre artar. Bu nedenle bütçeler çoğu zaman kademeli biçimde yükseltilir ve en büyük yatırımlar, fırsatın Ramazan’ın sonunda, bayram döneminde zirve yapacağı düşüncesiyle ertelenir. Ancak mobil kullanıcı davranışları bu tabloyla tam olarak örtüşmüyor" açıklamalarında bulundu. "Gerçekte Ramazan dönemi etkileşimi belirgin aşamalar hâlinde ilerler. Farklı pazarlarda tutarlı biçimde gözlemlenen bir eğilim, kullanıcıların Ramazan başlamadan haftalar önce araştırma yapmaya, seçenekleri karşılaştırmaya ve satın alma planlarını oluşturmaya başladığını gösteriyor" diyen Stepien, "Ramazan ayı başladığında ise pek çok satın alma kararı ya verilmiş ya da büyük ölçüde netleşmiş oluyor. Bu noktada 'doğru zamanda' başlatıldığı düşünülen kampanyalar, talebi yönlendirmekten çok, oluşmuş talebe tepki vermiş oluyor. İftar daveti hazırlamış herkes bu durumu iyi bilir. Ne pişirileceği, nereden alışveriş yapılacağı, ne kadar harcama yapılacağı gibi asıl kararlar günler öncesinden alınır. Günün kendisi ise yalnızca uygulama aşamasıdır. Ramazan döneminde mobil pazarlama da benzer şekilde işler. Markalar görünür yoğunluğu beklediğinde, birçok tüketici alışveriş yapacağı yeri çoktan belirlemiş olur" diye konuştu. NEDEN RAMAZAN ÖNCESİ DÖNEM KRİTİK? Tüm bunların, e-ticaret pazarlamacıları için önemli ve kimi zaman sezgilere ters düşen bir gerçeğe işaret ettiğinin altını çizen Stepien, "En değerli müşteriler Ramazan başlamadan önce kazanılır.Ramazan öncesindeki haftalarda e-ticaret uygulamalarını indirip aktif şekilde kullanan kullanıcılar; bayram döneminde ya da sonrasında edinilen kullanıcılara kıyasla daha yüksek bağlılık, daha fazla tekrar satın alma ve daha güçlü yaşam boyu değer sergileme eğilimindedir. Bunun nedeni oldukça basittir: Her trafik eşit değere sahip değildir" dedi. Ramazan kampanyalarının çoğu zaman yüksek hacimler ve güçlü ilk gün sonuçları oluşturduğunu ancak bu trafiğin büyük bölümünün işlem odaklı olduğunu ifade eden Stepien, "Kullanıcılar belirli bir ihtiyaçla gelir, satın alma işlemini tamamlar ve uygulamadan ayrılır. Buna karşılık Ramazan öncesinde kazanılan kullanıcılar planlama zihniyetiyle hareket eder. Farklı kategorilere göz atar, fiyatları karşılaştırır, ürünleri listelerine ekler ve satın almadan önce uygulamaya birden fazla kez geri döner. Bu süreç, alışkanlıkların oluşmasını sağlar" dedi. "2026 için çıkarım nettir: Ramazan bir başlangıç noktası değil, bir değerlendirme ve hasat dönemidir" diyen Stepien, asıl yüksek kaliteli talebin Ramazan’dan önce şekillendiğini ve uzun vadeli büyümenin temelinin bu dönemde atıldığını kaydetti. BAYRAM YAKLAŞIRKEN DARALAN ETKİ ALANI Ramazan ilerledikçe, birçok markanın yeterince hesaba katmadığı bir başka dinamiğin devreye girdiğini söyleyen Stepien, "Ramazan Bayramı yaklaştıkça dikkat doğal olarak ekranlardan uzaklaşır. Aile ziyaretleri, seyahatler ve çevrimdışı aktiviteler öncelik kazanır. E-ticaret tamamen durmasa da markaların sonuçları etkileme alanı daralır. Performans verimliliği zayıflar, yeniden pazarlama faaliyetleri daha rekabetçi hâle gelir ve kaybedilen kullanıcıları geri kazanmak zorlaşır.Bu tabloyu daha da karmaşıklaştıran unsur, bayram sonrasında organik uygulama indirmelerinde görülen artıştır. İlk bakışta bu durum yeni bir ivme gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman bu artış, ertelenmiş talebin yansımasıdır; bayram harçlıklarıyla yapılan alışverişler ya da tatil sonrası normale dönen rutinlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Bu, erken dönemde yapılan yatırımların gecikmeli geri dönüşüdür; yeni bir büyüme fazı değildir.Bu dinamikler bir araya geldiğinde, yönetilmesi zor bir tablo oluşur. Erken fırsat kaçırıldığında bayram sonrası yavaşlama çok daha sert hissedilir. Bayram sonrası sinyaller yanlış yorumlandığında ise bütçeler, gerçekte ek değer oluşturmayan bir ivmeye dayanarak yönlendirilebilir" dedi. RAMAZAN DÖNGÜSÜ GERÇEKTE NASIL İŞLER? "Anekdotlara dayalı varsayımları bir kenara bırakıp, tutarlı biçimde ortaya çıkan davranış kalıplarına odaklanmalı" diyen Stepien, şu şekilde konuştu: "Ramazan döneminde e-ticaret talebi genellikle erken aşamada zirve yapar. Ayın ilk günleri, planlamanın karara dönüştüğü ve niyetin satın almaya evrildiği dönemdir. Ramazan boyunca etkileşim devam etse de ilk faz çoğu zaman toplam performansın üst sınırını belirler.Kategori ve kitlelere göre hız farklılıkları görülse de sonuç değişmez, başlangıçtaki ivme belirleyicidir." 2026 RAMAZAN’I İÇİN E-TİCARET EKİPLERİNE YOL HARİTASI Stepien, "Peki Ramazan boyunca ve sonrasında başarıyı getiren unsurlar nelerdir?İlk olarak, beklenenden daha erken harekete geçmek gerekir. Şubat ayının başı, Mart ayının sonundan çok daha kritiktir; özellikle Ramazan, birçok hanenin bütçesini yeniden düzenlemesinden önce başladığı için. Bu dönem; teaser kampanyaları, planlama araçları, istek listeleri, paket teklifler ve erken fırsatlarla satın alma niyetini oluşturmak için ideal bir zamandır.İkinci olarak, Ramazan boyunca yeniden pazarlamaya öncelik verilmelidir. Yeniden etkileşim sağlama çalışmaları, yeni kullanıcı edinimine kıyasla daha yüksek yatırım getirisi ve daha güçlü yaşam boyu değer sunar. İftar sonrası saatler ve gece geç saatlerdeki karar anlarına uygun, zamanında ve ilgili mesajlarla ulaşan markalar daha iyi performans gösterir.Üçüncü olarak, planlama takvim günlerine değil, aşamalara göre yapılmalıdır. Ramazan’ın ilk bölümünde niyeti satın almaya dönüştürmek, ay ortasında alışkanlıkları güçlendirmek, bayram döneminde yolculuğu tamamlamak veya ek satışlar oluşturmak hedeflenmelidir. Ramazan sonrası dönem ise hacim kovalamaktan ziyade istikrarı korumaya odaklanmalıdır.Son olarak, bayramdan sonra kontrollü bir soğuma süreci planlanmalıdır. Oturumlar normale dönerken müşteri kaybı artabilir. Bu dönem agresif ölçekleme zamanı değildir. Bunun yerine gecikmeli ödüller, sadakat avantajları veya bayram sonrası devreye giren faydalarla mevcut değeri korumaya odaklanmak gerekir" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’IN ÖTESİNE BAKMAK" Ramazan performansının dijital davranışlardaki daha geniş ölçekli dönüşümün de bir yansıması olduğunun altını çizen Stepien,"Keşif süreçleri giderek daha parçalı hâle gelirken, yalnızca reklamlar değil; içerik üreticileri, topluluklar ve yapay zekâ destekli araçlar da karar yolculuğunu şekillendiriyor. Beklentiler yükseliyor ve doğru zamanlama her zamankinden daha kritik hâle geliyor. Başarılı olan markalar en gürültülü olanlar değil; en uyumlu olanlar olacak. Davranışlar değiştikçe erken harekete geçebilen, doğru ölçüm yapabilen ve hızlı uyum sağlayabilen markalar, Ramazan boyunca ve sonrasında avantaj elde edecek" dedi. "BİR SEZONDAN FAZLASI" 2026 Ramazan’ı yalnızca sezonluk bir hareketlilikten ibaret olmadığını, birinci çeyreğin hemen başında yer almasının, onu yılın genel performansı açısından belirleyici bir döneme dönüştürdüğünü kaydeden Stepien, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzde gerçek bir fırsat var; ancak bu fırsat kolayca kaçırılabilir. Alışveriş telaşına tepki vermek yerine talebi erken aşamada şekillendiren markalar öne çıkacak. Diğerleri hâlâ sinyali beklerken, onlar çoktan sahnede olacak."

Bellona, Brand Week İstanbul 2025'in 'Destekleyen Sponsoru' oldu! Haber

Bellona, Brand Week İstanbul 2025'in 'Destekleyen Sponsoru' oldu!

Türkiye’nin önde gelen mobilya markalarından Bellona; yaratıcılığın, ilhamın, iletişimin ve pazarlama dünyasının en prestijli buluşmalarından biri olan Brand Week İstanbul 2025’te Destekleyen Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik boyunca Bellona, sahnelerde ve konuşmacılara ayrılmış özel alanlarda kullanılan koltuk takımları ve oturma gruplarının sponsoru olarak misafirlere konfor, şıklık ve estetiği bir arada sundu. KAYSERİ (İGFA) - 12-14 Kasım tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Brand Week İstanbul 2025, yerel ve uluslararası binlerce sektör uzmanını ağırlarken Bellona da modern tasarım anlayışı ve ergonomik ürünleriyle etkinliğe katkı sağladı. Bellona’nın kaliteli üretim vizyonunu ve tasarım gücünü yansıtan özenle seçilmiş koltuk takımları, etkinlik boyunca gerçekleştirilen oturumlar, paneller ve söyleşilerde konukları ağırlayarak markanın “konfor, estetik ve fonksiyonelliği bir arada sunma” hedefini geniş kitlelerle buluşturdu. Bellona Pazarlama Direktörü Volkan Yücedağ; sponsorlukla ilgili açıklamalarında şunları dile getirdi: “Brand Week İstanbul gibi uluslararası düzeyde önemli bir etkinliğe katılmak, markamızın tasarım ve üretim kabiliyetini sergilemek açısından büyük öneme sahip. Markaların geleceği şekillendirdiği bu özel haftada, ilham veren fikirlerin konforlu bir ortamda gelişmesine katkıda bulunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Konfor, şıklık ve kaliteyi yaşam alanlarının her anına taşımayı hedefliyoruz ve bu etkinlikte bunu konuklarla birebir deneyimleme şansını yakaladık.” dedi. Bellona, sektörün gelişimine katkıda bulunan etkinliklerde yer almaya ve tüketicilere ilham veren tasarımlar sunmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.