Hava Durumu

#Performans

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Performans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Performans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı Haber

Arama kurtarma köpekleri afetlerin umut ışığı

Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan köpekli timlerin eğitim ve beslenme süreçlerine destek vermeye başlayan Royal Canin, ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen arama kurtarma simülasyonu ile gerçekleştirdi. İZMİR (İGFA) - Royal Canin, Arama Kurtarma Köpekleri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında afetlerde görev yapan arama kurtarma köpeklerinin eğitim ve beslenme süreçlerine destek sağlıyor. Derneğin Beslenme ve Eğitim Sponsoru olarak yürütülen iş birliğinin ilk etkinliği İzmir’de düzenlenen özel bir arama kurtarma simülasyonu ile başladı. İzmir’de bulunan Bulut Köpek Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen üç günlük eğitim programında arama kurtarma köpekleri ve idarecileri zorlu senaryolarla hazırlanan simülasyonlarda birlikte çalıştı. Etkinliğe, Borut Modic de katılarak köpeklerin davranış ve eğitim süreçlerine yönelik uygulamalar gerçekleştirdi. Simülasyon kapsamında katılımcılar, arama kurtarma köpeklerinin afet ortamında nasıl çalıştığını yakından gözlemleme fırsatı bulurken köpeklerle etkileşimli deneyimler de yaşadı. Royal Canin, yıl boyunca eğitim ve mama desteği sağlayarak köpeklerin gelişimini ve sürdürülebilir performansını desteklemeyi hedefliyor. “KÖPEKLER ENKAZ ALTINDA HAYATIN İZİNİ BULUYOR” Uzman eğitmen Borut Modic, arama kurtarma köpeklerinin afetlerde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, köpeklerin insan burnundan yaklaşık 40 kat daha gelişmiş koku alma yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Modic, “Bir köpek enkaz altındaki en küçük kokuyu bile saniyeler içinde algılayabilir. Bu küçük ipucu doğru yorumlandığında bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir” dedi. Modic ayrıca ortalama 20 dakikalık bir arama süresinde bir köpeğin, 20–30 kişilik bir ekibin saatler sürebilecek çalışmasını çok daha kısa sürede gerçekleştirebildiğini vurguladı. DÜNYADA BİNLERCE KÖPEK GÖREV YAPIYOR Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde arama kurtarma köpekleri afet müdahalesinin önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrasında geliştirilen köpekli tim sistemi, 2023 Kahramanmaraş Depremleri sırasında da önemli bir rol oynadı. Uluslararası verilere göre Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Organizasyonu’na bağlı 43 ülkede 137 organizasyonda yaklaşık 3 bin arama kurtarma köpeği görev yapıyor. Türkiye’de ise AFAD koordinasyonunda yaklaşık 100 sertifikalı köpekli tim bulunuyor. AKKD Başkanı Serkan Mamak, arama kurtarma köpeklerinin göreve hazır hale gelmesinin yaklaşık 18 ila 24 ay süren yoğun bir eğitim süreci gerektirdiğini belirtti. Bu süreçte köpeklerin koku algılama, enkaz ve doğa arama eğitimleri ile farklı operasyon senaryolarına hazırlandığını ifade etti. Royal Canin Avrasya Bölgesi Bilimsel İletişim Yöneticisi Murat Altunyuva ise arama kurtarma köpeklerinin yüksek fiziksel ve zihinsel performans sergilediğini belirterek doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Altunyuva, farklı görevlerin köpekler için farklı dayanıklılık gerektirdiğini ve dengeli beslenmenin görev güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında Haber

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.” OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor. KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA? Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor. Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor. OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak Haber

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak

Ramazan ayında e-ticaret işlem hacmi artıyor. AppsFlyer Avrupa Satış Direktörü Ece Stepien, 2026 Ramazan’ının e-ticaret performansı açısından belirleyici olacağını vurguladı. Erken harekete geçenlerin kazanacağını, Ramazan öncesi kullanıcı kazanımının kritik olduğunu belirtti. Stepien, tüketicilerin Ramazan başlamadan önce araştırma yapmaya başladığını, marka görünürlüğünün önemini dile getirdi. İSTANBUL (İGFA) - AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece Stepien, Ramazan ayının e-ticaret pazarına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Ece Stepien, bu yılki Ramazan ayında e-ticaretin kazananlarının erken harekete geçenlerin olacağının altını çizdi. "2026 RAMAZANI, E-TİCARET PERFORMANSI AÇISINDAN BELİRLEYİCİ BİR ROL OYNAYACAK" Stepien, "Ramazan ayı, Türkiye’nin e-ticaret takviminde her zaman en kritik dönemlerden biri olmuştur. Ancak 2026 Ramazan’ı, birçok markanın henüz tam olarak farkında olmadığı ölçüde, e-ticaret performansı açısından belirleyici bir rol oynayacak" dedi. "Ramazan’ın bu yıl birinci çeyreğin hemen başına denk gelmesi, bütçe planlaması, test süreçleri ve optimizasyonlar için her zamankinden daha dar bir zaman aralığı oluşturuyor" diyen Stepien, bu durumun e-ticaret ekipleri açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi. Yılın ilk aylarında elde edilen performansın; harcama iştahından, markaların yılın ilerleyen dönemlerinde ne kadar agresif yatırım yapabileceğine kadar pek çok kararı doğrudan etkilediğini söyleyen Stepien, sözlerine şöyle devam etti: "Günlük rutinlerin değiştiği, tüketici önceliklerinin yeniden şekillendiği ve hane bütçelerinin daha dikkatli yönetildiği bir ortamda, hata payı da ciddi biçimde azalıyor. Geç alınan kararların etkisi ise gecikmeden hissediliyor.Bu nedenle 2026 Ramazan’ında markaların 'bekleyip görme' lüksü bulunmuyor. Performans sinyalleri netleştiğinde, değerin önemli bir kısmı ya çoktan oluşturulmuş ya da kaybedilmiş oluyor." PAZARLAMACILARI YAVAŞLATAN YANLIŞ VARSAYIMLAR Stepien, "Çoğu pazarlamacı Ramazan’ın öneminin farkında. Asıl sorun, Ramazan’ın nasıl ele alındığı ve nasıl planlandığı noktasında ortaya çıkıyor. Yaygın kabule göre Ramazan, etkileşim ve harcamalarda tek parça hâlinde yaşanan bir artışı temsil ediyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında bu varsayım ilk bakışta makul görünebilir. Ramazan hem manevi hem de kültürel açıdan güçlü bir dönemi temsil eder; günlük yaşam ritmi değişir ve özellikle akşam saatlerinde ekran başında geçirilen süre artar. Bu nedenle bütçeler çoğu zaman kademeli biçimde yükseltilir ve en büyük yatırımlar, fırsatın Ramazan’ın sonunda, bayram döneminde zirve yapacağı düşüncesiyle ertelenir. Ancak mobil kullanıcı davranışları bu tabloyla tam olarak örtüşmüyor" açıklamalarında bulundu. "Gerçekte Ramazan dönemi etkileşimi belirgin aşamalar hâlinde ilerler. Farklı pazarlarda tutarlı biçimde gözlemlenen bir eğilim, kullanıcıların Ramazan başlamadan haftalar önce araştırma yapmaya, seçenekleri karşılaştırmaya ve satın alma planlarını oluşturmaya başladığını gösteriyor" diyen Stepien, "Ramazan ayı başladığında ise pek çok satın alma kararı ya verilmiş ya da büyük ölçüde netleşmiş oluyor. Bu noktada 'doğru zamanda' başlatıldığı düşünülen kampanyalar, talebi yönlendirmekten çok, oluşmuş talebe tepki vermiş oluyor. İftar daveti hazırlamış herkes bu durumu iyi bilir. Ne pişirileceği, nereden alışveriş yapılacağı, ne kadar harcama yapılacağı gibi asıl kararlar günler öncesinden alınır. Günün kendisi ise yalnızca uygulama aşamasıdır. Ramazan döneminde mobil pazarlama da benzer şekilde işler. Markalar görünür yoğunluğu beklediğinde, birçok tüketici alışveriş yapacağı yeri çoktan belirlemiş olur" diye konuştu. NEDEN RAMAZAN ÖNCESİ DÖNEM KRİTİK? Tüm bunların, e-ticaret pazarlamacıları için önemli ve kimi zaman sezgilere ters düşen bir gerçeğe işaret ettiğinin altını çizen Stepien, "En değerli müşteriler Ramazan başlamadan önce kazanılır.Ramazan öncesindeki haftalarda e-ticaret uygulamalarını indirip aktif şekilde kullanan kullanıcılar; bayram döneminde ya da sonrasında edinilen kullanıcılara kıyasla daha yüksek bağlılık, daha fazla tekrar satın alma ve daha güçlü yaşam boyu değer sergileme eğilimindedir. Bunun nedeni oldukça basittir: Her trafik eşit değere sahip değildir" dedi. Ramazan kampanyalarının çoğu zaman yüksek hacimler ve güçlü ilk gün sonuçları oluşturduğunu ancak bu trafiğin büyük bölümünün işlem odaklı olduğunu ifade eden Stepien, "Kullanıcılar belirli bir ihtiyaçla gelir, satın alma işlemini tamamlar ve uygulamadan ayrılır. Buna karşılık Ramazan öncesinde kazanılan kullanıcılar planlama zihniyetiyle hareket eder. Farklı kategorilere göz atar, fiyatları karşılaştırır, ürünleri listelerine ekler ve satın almadan önce uygulamaya birden fazla kez geri döner. Bu süreç, alışkanlıkların oluşmasını sağlar" dedi. "2026 için çıkarım nettir: Ramazan bir başlangıç noktası değil, bir değerlendirme ve hasat dönemidir" diyen Stepien, asıl yüksek kaliteli talebin Ramazan’dan önce şekillendiğini ve uzun vadeli büyümenin temelinin bu dönemde atıldığını kaydetti. BAYRAM YAKLAŞIRKEN DARALAN ETKİ ALANI Ramazan ilerledikçe, birçok markanın yeterince hesaba katmadığı bir başka dinamiğin devreye girdiğini söyleyen Stepien, "Ramazan Bayramı yaklaştıkça dikkat doğal olarak ekranlardan uzaklaşır. Aile ziyaretleri, seyahatler ve çevrimdışı aktiviteler öncelik kazanır. E-ticaret tamamen durmasa da markaların sonuçları etkileme alanı daralır. Performans verimliliği zayıflar, yeniden pazarlama faaliyetleri daha rekabetçi hâle gelir ve kaybedilen kullanıcıları geri kazanmak zorlaşır.Bu tabloyu daha da karmaşıklaştıran unsur, bayram sonrasında organik uygulama indirmelerinde görülen artıştır. İlk bakışta bu durum yeni bir ivme gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman bu artış, ertelenmiş talebin yansımasıdır; bayram harçlıklarıyla yapılan alışverişler ya da tatil sonrası normale dönen rutinlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Bu, erken dönemde yapılan yatırımların gecikmeli geri dönüşüdür; yeni bir büyüme fazı değildir.Bu dinamikler bir araya geldiğinde, yönetilmesi zor bir tablo oluşur. Erken fırsat kaçırıldığında bayram sonrası yavaşlama çok daha sert hissedilir. Bayram sonrası sinyaller yanlış yorumlandığında ise bütçeler, gerçekte ek değer oluşturmayan bir ivmeye dayanarak yönlendirilebilir" dedi. RAMAZAN DÖNGÜSÜ GERÇEKTE NASIL İŞLER? "Anekdotlara dayalı varsayımları bir kenara bırakıp, tutarlı biçimde ortaya çıkan davranış kalıplarına odaklanmalı" diyen Stepien, şu şekilde konuştu: "Ramazan döneminde e-ticaret talebi genellikle erken aşamada zirve yapar. Ayın ilk günleri, planlamanın karara dönüştüğü ve niyetin satın almaya evrildiği dönemdir. Ramazan boyunca etkileşim devam etse de ilk faz çoğu zaman toplam performansın üst sınırını belirler.Kategori ve kitlelere göre hız farklılıkları görülse de sonuç değişmez, başlangıçtaki ivme belirleyicidir." 2026 RAMAZAN’I İÇİN E-TİCARET EKİPLERİNE YOL HARİTASI Stepien, "Peki Ramazan boyunca ve sonrasında başarıyı getiren unsurlar nelerdir?İlk olarak, beklenenden daha erken harekete geçmek gerekir. Şubat ayının başı, Mart ayının sonundan çok daha kritiktir; özellikle Ramazan, birçok hanenin bütçesini yeniden düzenlemesinden önce başladığı için. Bu dönem; teaser kampanyaları, planlama araçları, istek listeleri, paket teklifler ve erken fırsatlarla satın alma niyetini oluşturmak için ideal bir zamandır.İkinci olarak, Ramazan boyunca yeniden pazarlamaya öncelik verilmelidir. Yeniden etkileşim sağlama çalışmaları, yeni kullanıcı edinimine kıyasla daha yüksek yatırım getirisi ve daha güçlü yaşam boyu değer sunar. İftar sonrası saatler ve gece geç saatlerdeki karar anlarına uygun, zamanında ve ilgili mesajlarla ulaşan markalar daha iyi performans gösterir.Üçüncü olarak, planlama takvim günlerine değil, aşamalara göre yapılmalıdır. Ramazan’ın ilk bölümünde niyeti satın almaya dönüştürmek, ay ortasında alışkanlıkları güçlendirmek, bayram döneminde yolculuğu tamamlamak veya ek satışlar oluşturmak hedeflenmelidir. Ramazan sonrası dönem ise hacim kovalamaktan ziyade istikrarı korumaya odaklanmalıdır.Son olarak, bayramdan sonra kontrollü bir soğuma süreci planlanmalıdır. Oturumlar normale dönerken müşteri kaybı artabilir. Bu dönem agresif ölçekleme zamanı değildir. Bunun yerine gecikmeli ödüller, sadakat avantajları veya bayram sonrası devreye giren faydalarla mevcut değeri korumaya odaklanmak gerekir" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’IN ÖTESİNE BAKMAK" Ramazan performansının dijital davranışlardaki daha geniş ölçekli dönüşümün de bir yansıması olduğunun altını çizen Stepien,"Keşif süreçleri giderek daha parçalı hâle gelirken, yalnızca reklamlar değil; içerik üreticileri, topluluklar ve yapay zekâ destekli araçlar da karar yolculuğunu şekillendiriyor. Beklentiler yükseliyor ve doğru zamanlama her zamankinden daha kritik hâle geliyor. Başarılı olan markalar en gürültülü olanlar değil; en uyumlu olanlar olacak. Davranışlar değiştikçe erken harekete geçebilen, doğru ölçüm yapabilen ve hızlı uyum sağlayabilen markalar, Ramazan boyunca ve sonrasında avantaj elde edecek" dedi. "BİR SEZONDAN FAZLASI" 2026 Ramazan’ı yalnızca sezonluk bir hareketlilikten ibaret olmadığını, birinci çeyreğin hemen başında yer almasının, onu yılın genel performansı açısından belirleyici bir döneme dönüştürdüğünü kaydeden Stepien, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzde gerçek bir fırsat var; ancak bu fırsat kolayca kaçırılabilir. Alışveriş telaşına tepki vermek yerine talebi erken aşamada şekillendiren markalar öne çıkacak. Diğerleri hâlâ sinyali beklerken, onlar çoktan sahnede olacak."

Konya’da Savunma Sanayii Kampüs Programı düzenlendi Haber

Konya’da Savunma Sanayii Kampüs Programı düzenlendi

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademisi, Konya Büyükşehir Belediyesi Kapsül Teknoloji Platformu ev sahipliğinde ve Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi ile Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi iş birliğiyle "Savunma Sanayii Kampüs Konya" programı düzenlendi. KONYA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Savunma Sanayii Akademisi, Konya Büyükşehir Belediyesi Kapsül Teknoloji Platformu ev sahipliğinde ve Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi ile Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi iş birliğiyle "Savunma Sanayii Kampüs Konya" etkinliği yapıldı. Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programda konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Türkiye'nin tam bağımsız ideallerinin teknolojiyle vücut bulduğu güçlü bir vizyona ve anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını söyledi. “CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE ÇOK BÜYÜK KAZANIMLAR ELDE ETTİK” Savunma sanayiinin bir milletin bağımsızlık kararlılığının en önemli ve somut göstergesi olduğunu vurgulayan Uzbaş, “Kendi tasarımını yapan, kendi teknolojisini geliştiren, kendi kararlarını verebilen bir ülke olmak sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda hepimiz için tarihi bir sorumluluktur. Hamdolsun, ülkemiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayii alanında çok büyük kazanımlar elde etti. Türkiye olarak artık dışa bağımlılığını azaltan, yüksek katma değerli üretim yapan ve kritik teknolojilerde dünyada söz sahibi bir ülke konumuna geldik. Şüphesiz ki bu ilerleme, planlı bir vizyonun, güçlü bir iradenin ve nitelikli insan gücünün bir sonucudur” ifadelerini kullandı. “YETKİNLİK YOKSA BİLGİNİZİN, BECERİNİZİN DE ÇOK ANLAMI OLMUYOR” Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Hakan Karataş ise, “Milli Gücün Yükselişi: SSB ve Milli Yetkinlik Hamlesi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Karataş, Konya’daki atmosferden çok etkilendiğini belirterek programların farklı illere de örnek olmasını temenni etti. Bilgi ve becerinin yetenek olduğunu ifade eden Karataş, “Kendi alanınıza ve çalıştığınız departmana ilişkin teknik yetkinliklere sahip olmanız önemlidir. Tasarım alanında görev yapıyorsanız, mühendis olarak fonksiyonel bilginin yanı sıra üretim süreçlerine de hâkim olmanız gerekir. Biz buna çapraz fonksiyonel diyoruz. Her türlü yetkinliklerinizi geliştirmek zorundasınız. Yetkinlik yoksa bilginizin, becerinizin de çok anlamı olmuyor. Tekrar ediyorum. Tutum, davranış ve performans kritik. Bilgi beceriniz olacak ama yetkinliğiniz varsa uzman olursunuz. Elbette tutumunuz olacaktır; ancak olumlu bir tutuma sahip değilseniz bunu yetkinliğe dönüştürmeniz mümkün değildir. Deneyim yaşayacaksınız; fakat deneyiminiz kritik ve zorlayıcı değilse yine yetkinlik olarak değerlendirilemez. Davranış ve performans sergilemeniz doğaldır; ancak ayırt edici ve üstün olmadığı sürece fark yaratmanız mümkün değildir. Yetkinlik dediğimiz kavramın merkezinde, bu unsurların nitelikli ve ayırt edici biçimde ortaya konması yer alır” diye konuştu. KONYA BÜYÜKŞEHİR’İN GENÇLER İÇİN YAPTIĞI PROJELER BEĞENİ GÖRDÜ Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü Bilal Topçu da Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmetlerini sürdüren Kapsül Teknoloji Platformu’nu ziyaret ettiklerini ve çok beğendiklerini belirterek Büyükşehir’in gençler için yaptığı çalışmaların çok kıymetli olduğunu söyledi. TSKGV’nin çalışmaları hakkında bilgi veren Topçu, programda emeği geçen herkese teşekkür etti. Programa ASELSAN Konya Genel Müdürü Serkan Özsoy, HAVELSAN İnsan Kaynakları Direktörü Oğuzhan Coşkunyürek, HAVELSAN Teknoloji Radar Genel Müdürü Mustafa Özçelik ve çok sayıda genç katıldı.

Kocaeli'de engelleri aşan adımlar sahneye taşınıyor Haber

Kocaeli'de engelleri aşan adımlar sahneye taşınıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylere yönelik toplumsal farkındalığı artıran ve Türkiye’de ilk olacak örnek bir organizasyona hazırlanıyor. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu iş birliğinde düzenlenen “Engelsiz Adımlar Halk Oyunları Yarışıyor” ile 180 özel gereksinimli birey performanslarını sergileyecek. KOCAELİ (İGFA) - Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Engelsiz Adımlar Halk Oyunları Yarışıyor” yarışması 21 Aralık Pazar günü Şehit Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda gerçekleşecek. Engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarını artırmayı ve yeteneklerini görünür kılmayı amaçlayan yarışma, halk oyunları aracılığıyla kapsayıcı bir platform sunuyor. Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan halk oyunları, bu kez engelleri aşan adımlar ile sahneye taşınıyor. Türkiye’de ilk kez özel gereksinimli bireylere yönelik bir halk oyunları yarışması olarak düzenlenen bu pilot proje, Kocaeli’den tüm Türkiye’ye yayılmayı hedefliyor. Yarışmanın ardından Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından ülke genelinde ilçelerde düzenlenecek yarışmalara yeni bir kategori olarak eklenmesi planlanıyor. 180 ÖZEL BİREY SAHNE ALACAK Etkinlik kapsamında Kocaeli’nin 11 ilçesinden 15 halk oyunu ekibi yarışmaya katılacak. Tamamı özel gereksinimli bireylerden oluşan ekiplerde, tekerlekli sandalye ile performans sergileyecek gruplar da yer alıyor. Toplamda 180 özel birey, kendi yörelerine ait halk oyunlarını izleyicilerle buluşturacak. Ayrıca yarışma Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun lisanslı hakemleri tarafından takip edilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen proje, özel gereksinimli bireylerin sadece sahnede değil, hayatın her alanında daha görünür olmasını hedefliyor. Organizasyon, hem Türkiye’de daha fazla özel gereksinimli bireye ulaşmayı hem de bu bireylerin sosyalleşmesini sağlamayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.