Hava Durumu

#Planlama

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Argıncık kentsel dönüşümünde söz vatandaşın Haber

Kayseri Argıncık kentsel dönüşümünde söz vatandaşın

Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri’nin merakla beklediği Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nde tarihi bir sürecin kapılarını araladıklarını belirterek, 65 hektarlık dev dönüşüm alanı için “Şehir için Argıncık’ta ne olsun istersiniz?” diyerek yeni bir dönemi müjdeledi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri’nin çehresini değiştirecek bu vizyon projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çolakbayrakdar, “Belediye, vatandaşa hizmet eden ve vatandaşın kamu adına ulaşabildiği, dokunabildiği en yakın müesseselerden biridir. Kayseri gibi belediyecilik hizmetlerinin en üst noktada olduğu bir şehirde yapılan hizmetlerin çıtasını daha da yukarıya çıkarmak ve daha inovatif çalışmaları gün yüzüne çıkarmak kolay değildir. Ancak şükürler olsun ki göreve başladığımız günden itibaren devraldığımız bayrağı gerek sayısal verilerle, gerek vatandaş memnuniyetiyle, gerekse sahada hemşehrilerimizle birebir kurduğumuz iletişim ve istişareler neticesinde muşahıs olarak gördüğümüz bir memnuniyet mevcut. Elbette bu durum, daha fazlasını ve daha iyisini yapma sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir.” ifadelerine yer verdi. Sadece bir dönüşüm değil, adeta bir şehircilik manifestosu ortaya koyacaklarını dile getiren Başkan Çolakbayrakdar, “Şehrin en çok beklediği kentsel dönüşüm alanlarından biri Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’dir. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın onaylarıyla başlayan süreçte bugün planlama aşamasında önemli bir safhaya gelmiş bulunuyoruz. Hatta sahaya çıkma noktasında henüz takvimlendirmediğimiz bir konuyu da buradan ifade etmek istiyorum. Vatandaşımıza sorma noktasında, Argıncık Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan yaklaşık 600 bin metrekarenin üzerinde yani 65 hektarlık alanla ilgili olarak Kayseri’de, Kocasinan ve Argıncık bölgesinde ne olması gerektiğini, hangi ihtiyaçların öncelikli olduğunu, şehircilik vizyonu açısından buraya neler katılması gerektiğini doğrudan vatandaşlarımıza soracağız. Meclis üyelerimizle birlikte sadece Argıncık’ın konuşulacağı, Argıncık’ın tartışılacağı bir süreç yürüteceğiz. Allah nasip ederse bu yılın ikinci yarısından itibaren sahaya çıkacak, vatandaşlarla anlaşmaların yapılacağı, projelerin izah edilip anlatılacağı bir döneme gireceğiz. Böylece fiilen karşılıklı iletişim, istişare ve görüşmelerin başlayacağını ifade etmek isterim.” diye konuştu. Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm projelerinden biri olduğunu belirten Başkan Çolakbayrakdar, “Argıncık, şehrin geleceğini şekillendirecek, Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm kararıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

Ankara Keçiören’de Kütüphaneler Haftası’na özel Çanakkale söyleşisi Haber

Ankara Keçiören’de Kütüphaneler Haftası’na özel Çanakkale söyleşisi

Ankara Keçiören Belediyesi, Kütüphaneler Haftası kapsamında Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’nde “Bir Diriliştir Çanakkale” söyleşisi düzenledi. ANKARA (İGFA) - Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, programda yaptığı konuşmada kütüphanelerin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale, yalnızca bir zaferin adı değil; aynı zamanda birlik, fedakârlık, azim ve inancın vücut bulmuş hâlidir. Bizler biliyoruz ki bir milletin gücü, sadece sahip olduğu imkânlarla değil, geçmişini ne kadar doğru hatırladığı ve geleceğine ne kadar bilinçli yön verdiğiyle ölçülür. Bu sebeple kütüphanelerimiz, bu bilincin ve tarihsel mirasın nesilden nesile aktarılmasında vazgeçilmez bir köprüdür. Bugün gerçekleştirilen bu söyleşinin; Çanakkale ruhunu yeniden hissetmemize, tarihimize daha derin bir bakışla yaklaşmamıza ve özellikle gençlerimize ilham vermesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’ın öncülüğünde hayata geçirdiğimiz ‘Her Mahalleye Bir Kütüphane’ projesiyle, eğitime ve bilgiye verdiğimiz önemi her geçen gün daha güçlü ve kararlı bir şekilde ortaya koyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.” ÇANAKKALE MUHAREBELERİ’NİN TARİHSEL, ASKERİ VE TOPLUMSAL YÖNLERİ ELE ALINDI “Çanakkale Acı, Destan, Diriliş” kitabının yazarı Faruk Sanal, gerçekleştirdiği söyleşide Çanakkale Muharebeleri’nin tarihsel, askeri ve toplumsal yönlerini ana hatlarıyla ele aldı. Çanakkale’nin İstanbul’a açılan kritik bir kapı olduğunu vurgulayan Sanal, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak ve Rusya ile tahıl-silah hattını açmak amacıyla bu cepheyi hedef aldığını ifade etti. Faruk Sanal, Osmanlı Devleti’nin başlangıçta savaşa girmek istemediğini ancak yapılan girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine Almanya ile ittifak kurularak savaşa dâhil olunduğunu aktardı. Mustafa Kemal Atatürk’ün rolüne ayrı bir parantez açan Sanal, onun Anafartalar’daki başarısıyla liderlik vasfının ortaya çıktığını dile getirdi. Savaşın yalnızca kahramanlıkla değil; organizasyon, lojistik, bilim ve planlama ile kazanıldığını vurgulayan yazar, gençlere bu yönüyle örnek alınması gerektiğini belirtti. Çanakkale'nin stratejik önemini ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşa katılma sürecini anlatan Yazar Faruk Sanal, Çanakkale Zaferi'nin bir milletin güç ve bilincinin simgesi olduğunu vurguladı. Ayrıca, kütüphanelerin bu bilincin nesiller arası aktarımında kritik bir rol oynadığını belirterek, Çanakkale'nin sadece bir savaş değil, Türk yurdunun ebedi vatan haline gelmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Söyleşinin soru-cevap bölümünde, gençler kitabının yazım süreci ve Çanakkale Zaferi’yle ilgili merak ettikleri soruların yanıtlarını aradı. YAZAR SANAL KİTAPLARINI OKUYUCULAR İÇİN İMZALADI Söyleşinin ardından Yazar Faruk Sanal, “Çanakkale: Acı, Destan, Diriliş” adlı kitabını öğrenciler için imzalayarak onlara hediye etti. Programın devamında katılımcılar, rehberler eşliğinde Keçiören’deki Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’ni gezdi.

İZPA, 2074 İzmir'ini şekillendiriyor Haber

İZPA, 2074 İzmir'ini şekillendiriyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZPA, veri odaklı ve katılımcı yaklaşımla İzmir’in geleceğini şekillendiriyor. Yurttaşların, uzmanların ve uluslararası iş birliklerinin desteğiyle 2074’e daha dirençli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir İzmir taşınması hedefleniyor. İZMİR (İGFA) - İzmir Planlama Ajansı (İZPA), Dr. Cemil Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gelmesinin ardından önemli bir misyon ve sorumluluk üstlendi. Kentin planlama ve yönetim süreçlerinde önemli adımlar atan İZPA, sosyal, ekonomik ve çevresel verileri temel alarak, “yeni nesil belediyecilik”, “tek sağlık” ve “iyi olma hâli” yaklaşımlarıyla çoklu krizlere karşı yenilikçi çözümler üretti. Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi çalışmaları kapsamında düzenlenen “Nasıl Bir İzmir?” panelleri ve atölyelerine binlerce yurttaş ve uzman katıldı. İZPA, kentin 50 yıllık geleceğini planlamak için bilimsel analizleri ve katılımcı yöntemleri bir araya getirdi. İZMİR MİSYON EYLEM LABORATUVARI İZPA, NİP2054 hazırlıkları ile İzmir Nazım İmar Planı’nın katılımcı ve iklim akıllı ilkelerle şekillenmesini sağladı. “Kent Alfabesi” çalışmasıyla kente bütüncül bir kavramsal ve görsel dil kazandırıldı, altı oturumda farklı toplumsal grupların katılımı sağlandı. Ayrıca, M-LAB çalışmalarıyla 10 Kentsel Büyük Zorluk tanımlandı ve İzmir Misyon Eylem Laboratuvarı aracılığıyla çözüm odaklı politikalar geliştirildi. Bu süreç, kentte misyon odaklı inovasyon anlayışının yaygınlaşmasını destekledi. KAMUSAL ALANLARA YARATICI ÇÖZÜMLER Katılımcılık alanında ise İzmir Yurttaş Meclisleri, Kent Denetçileri programı ve Vatandaş Tasarım Bilimi (VTB) uygulamalarıyla 3 bin 500’ü aşkın yurttaş sürece dahil oldu. “Tasarımcılar İzmir’de” etkinliğiyle 400 genç, ilçelerdeki kamusal alanlara yönelik yaratıcı çözüm önerileri geliştirdi. Mercek İzmir platformu üzerinden yapılan kent araştırmaları, afet toplanma alanlarından gençlik araştırmalarına, iklim ve çevre analizlerinden barınma hakkı çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede veri temelli bilgiler sundu. Uluslararası iş birlikleri kapsamında İzmir, Bloomberg LSE Avrupa Şehir Liderliği Girişimi’ne Türkiye’den seçilen ilk şehir oldu. Bu çerçevede Avrupa genelindeki şehir yöneticileriyle deneyim paylaşımı gerçekleştirilirken, yenilikçi yönetişim modelleri de kent politikalarına entegre edildi. İZPA, yürüttüğü çalışmalarla İzmir’in daha dirençli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent olması için stratejik bir yol haritası ortaya koydu.

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak Haber

2026 Ramazan ayında e-ticaretin kazananları erken harekete geçenler olacak

Ramazan ayında e-ticaret işlem hacmi artıyor. AppsFlyer Avrupa Satış Direktörü Ece Stepien, 2026 Ramazan’ının e-ticaret performansı açısından belirleyici olacağını vurguladı. Erken harekete geçenlerin kazanacağını, Ramazan öncesi kullanıcı kazanımının kritik olduğunu belirtti. Stepien, tüketicilerin Ramazan başlamadan önce araştırma yapmaya başladığını, marka görünürlüğünün önemini dile getirdi. İSTANBUL (İGFA) - AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece Stepien, Ramazan ayının e-ticaret pazarına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Ece Stepien, bu yılki Ramazan ayında e-ticaretin kazananlarının erken harekete geçenlerin olacağının altını çizdi. "2026 RAMAZANI, E-TİCARET PERFORMANSI AÇISINDAN BELİRLEYİCİ BİR ROL OYNAYACAK" Stepien, "Ramazan ayı, Türkiye’nin e-ticaret takviminde her zaman en kritik dönemlerden biri olmuştur. Ancak 2026 Ramazan’ı, birçok markanın henüz tam olarak farkında olmadığı ölçüde, e-ticaret performansı açısından belirleyici bir rol oynayacak" dedi. "Ramazan’ın bu yıl birinci çeyreğin hemen başına denk gelmesi, bütçe planlaması, test süreçleri ve optimizasyonlar için her zamankinden daha dar bir zaman aralığı oluşturuyor" diyen Stepien, bu durumun e-ticaret ekipleri açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi. Yılın ilk aylarında elde edilen performansın; harcama iştahından, markaların yılın ilerleyen dönemlerinde ne kadar agresif yatırım yapabileceğine kadar pek çok kararı doğrudan etkilediğini söyleyen Stepien, sözlerine şöyle devam etti: "Günlük rutinlerin değiştiği, tüketici önceliklerinin yeniden şekillendiği ve hane bütçelerinin daha dikkatli yönetildiği bir ortamda, hata payı da ciddi biçimde azalıyor. Geç alınan kararların etkisi ise gecikmeden hissediliyor.Bu nedenle 2026 Ramazan’ında markaların 'bekleyip görme' lüksü bulunmuyor. Performans sinyalleri netleştiğinde, değerin önemli bir kısmı ya çoktan oluşturulmuş ya da kaybedilmiş oluyor." PAZARLAMACILARI YAVAŞLATAN YANLIŞ VARSAYIMLAR Stepien, "Çoğu pazarlamacı Ramazan’ın öneminin farkında. Asıl sorun, Ramazan’ın nasıl ele alındığı ve nasıl planlandığı noktasında ortaya çıkıyor. Yaygın kabule göre Ramazan, etkileşim ve harcamalarda tek parça hâlinde yaşanan bir artışı temsil ediyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında bu varsayım ilk bakışta makul görünebilir. Ramazan hem manevi hem de kültürel açıdan güçlü bir dönemi temsil eder; günlük yaşam ritmi değişir ve özellikle akşam saatlerinde ekran başında geçirilen süre artar. Bu nedenle bütçeler çoğu zaman kademeli biçimde yükseltilir ve en büyük yatırımlar, fırsatın Ramazan’ın sonunda, bayram döneminde zirve yapacağı düşüncesiyle ertelenir. Ancak mobil kullanıcı davranışları bu tabloyla tam olarak örtüşmüyor" açıklamalarında bulundu. "Gerçekte Ramazan dönemi etkileşimi belirgin aşamalar hâlinde ilerler. Farklı pazarlarda tutarlı biçimde gözlemlenen bir eğilim, kullanıcıların Ramazan başlamadan haftalar önce araştırma yapmaya, seçenekleri karşılaştırmaya ve satın alma planlarını oluşturmaya başladığını gösteriyor" diyen Stepien, "Ramazan ayı başladığında ise pek çok satın alma kararı ya verilmiş ya da büyük ölçüde netleşmiş oluyor. Bu noktada 'doğru zamanda' başlatıldığı düşünülen kampanyalar, talebi yönlendirmekten çok, oluşmuş talebe tepki vermiş oluyor. İftar daveti hazırlamış herkes bu durumu iyi bilir. Ne pişirileceği, nereden alışveriş yapılacağı, ne kadar harcama yapılacağı gibi asıl kararlar günler öncesinden alınır. Günün kendisi ise yalnızca uygulama aşamasıdır. Ramazan döneminde mobil pazarlama da benzer şekilde işler. Markalar görünür yoğunluğu beklediğinde, birçok tüketici alışveriş yapacağı yeri çoktan belirlemiş olur" diye konuştu. NEDEN RAMAZAN ÖNCESİ DÖNEM KRİTİK? Tüm bunların, e-ticaret pazarlamacıları için önemli ve kimi zaman sezgilere ters düşen bir gerçeğe işaret ettiğinin altını çizen Stepien, "En değerli müşteriler Ramazan başlamadan önce kazanılır.Ramazan öncesindeki haftalarda e-ticaret uygulamalarını indirip aktif şekilde kullanan kullanıcılar; bayram döneminde ya da sonrasında edinilen kullanıcılara kıyasla daha yüksek bağlılık, daha fazla tekrar satın alma ve daha güçlü yaşam boyu değer sergileme eğilimindedir. Bunun nedeni oldukça basittir: Her trafik eşit değere sahip değildir" dedi. Ramazan kampanyalarının çoğu zaman yüksek hacimler ve güçlü ilk gün sonuçları oluşturduğunu ancak bu trafiğin büyük bölümünün işlem odaklı olduğunu ifade eden Stepien, "Kullanıcılar belirli bir ihtiyaçla gelir, satın alma işlemini tamamlar ve uygulamadan ayrılır. Buna karşılık Ramazan öncesinde kazanılan kullanıcılar planlama zihniyetiyle hareket eder. Farklı kategorilere göz atar, fiyatları karşılaştırır, ürünleri listelerine ekler ve satın almadan önce uygulamaya birden fazla kez geri döner. Bu süreç, alışkanlıkların oluşmasını sağlar" dedi. "2026 için çıkarım nettir: Ramazan bir başlangıç noktası değil, bir değerlendirme ve hasat dönemidir" diyen Stepien, asıl yüksek kaliteli talebin Ramazan’dan önce şekillendiğini ve uzun vadeli büyümenin temelinin bu dönemde atıldığını kaydetti. BAYRAM YAKLAŞIRKEN DARALAN ETKİ ALANI Ramazan ilerledikçe, birçok markanın yeterince hesaba katmadığı bir başka dinamiğin devreye girdiğini söyleyen Stepien, "Ramazan Bayramı yaklaştıkça dikkat doğal olarak ekranlardan uzaklaşır. Aile ziyaretleri, seyahatler ve çevrimdışı aktiviteler öncelik kazanır. E-ticaret tamamen durmasa da markaların sonuçları etkileme alanı daralır. Performans verimliliği zayıflar, yeniden pazarlama faaliyetleri daha rekabetçi hâle gelir ve kaybedilen kullanıcıları geri kazanmak zorlaşır.Bu tabloyu daha da karmaşıklaştıran unsur, bayram sonrasında organik uygulama indirmelerinde görülen artıştır. İlk bakışta bu durum yeni bir ivme gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman bu artış, ertelenmiş talebin yansımasıdır; bayram harçlıklarıyla yapılan alışverişler ya da tatil sonrası normale dönen rutinlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Bu, erken dönemde yapılan yatırımların gecikmeli geri dönüşüdür; yeni bir büyüme fazı değildir.Bu dinamikler bir araya geldiğinde, yönetilmesi zor bir tablo oluşur. Erken fırsat kaçırıldığında bayram sonrası yavaşlama çok daha sert hissedilir. Bayram sonrası sinyaller yanlış yorumlandığında ise bütçeler, gerçekte ek değer oluşturmayan bir ivmeye dayanarak yönlendirilebilir" dedi. RAMAZAN DÖNGÜSÜ GERÇEKTE NASIL İŞLER? "Anekdotlara dayalı varsayımları bir kenara bırakıp, tutarlı biçimde ortaya çıkan davranış kalıplarına odaklanmalı" diyen Stepien, şu şekilde konuştu: "Ramazan döneminde e-ticaret talebi genellikle erken aşamada zirve yapar. Ayın ilk günleri, planlamanın karara dönüştüğü ve niyetin satın almaya evrildiği dönemdir. Ramazan boyunca etkileşim devam etse de ilk faz çoğu zaman toplam performansın üst sınırını belirler.Kategori ve kitlelere göre hız farklılıkları görülse de sonuç değişmez, başlangıçtaki ivme belirleyicidir." 2026 RAMAZAN’I İÇİN E-TİCARET EKİPLERİNE YOL HARİTASI Stepien, "Peki Ramazan boyunca ve sonrasında başarıyı getiren unsurlar nelerdir?İlk olarak, beklenenden daha erken harekete geçmek gerekir. Şubat ayının başı, Mart ayının sonundan çok daha kritiktir; özellikle Ramazan, birçok hanenin bütçesini yeniden düzenlemesinden önce başladığı için. Bu dönem; teaser kampanyaları, planlama araçları, istek listeleri, paket teklifler ve erken fırsatlarla satın alma niyetini oluşturmak için ideal bir zamandır.İkinci olarak, Ramazan boyunca yeniden pazarlamaya öncelik verilmelidir. Yeniden etkileşim sağlama çalışmaları, yeni kullanıcı edinimine kıyasla daha yüksek yatırım getirisi ve daha güçlü yaşam boyu değer sunar. İftar sonrası saatler ve gece geç saatlerdeki karar anlarına uygun, zamanında ve ilgili mesajlarla ulaşan markalar daha iyi performans gösterir.Üçüncü olarak, planlama takvim günlerine değil, aşamalara göre yapılmalıdır. Ramazan’ın ilk bölümünde niyeti satın almaya dönüştürmek, ay ortasında alışkanlıkları güçlendirmek, bayram döneminde yolculuğu tamamlamak veya ek satışlar oluşturmak hedeflenmelidir. Ramazan sonrası dönem ise hacim kovalamaktan ziyade istikrarı korumaya odaklanmalıdır.Son olarak, bayramdan sonra kontrollü bir soğuma süreci planlanmalıdır. Oturumlar normale dönerken müşteri kaybı artabilir. Bu dönem agresif ölçekleme zamanı değildir. Bunun yerine gecikmeli ödüller, sadakat avantajları veya bayram sonrası devreye giren faydalarla mevcut değeri korumaya odaklanmak gerekir" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’IN ÖTESİNE BAKMAK" Ramazan performansının dijital davranışlardaki daha geniş ölçekli dönüşümün de bir yansıması olduğunun altını çizen Stepien,"Keşif süreçleri giderek daha parçalı hâle gelirken, yalnızca reklamlar değil; içerik üreticileri, topluluklar ve yapay zekâ destekli araçlar da karar yolculuğunu şekillendiriyor. Beklentiler yükseliyor ve doğru zamanlama her zamankinden daha kritik hâle geliyor. Başarılı olan markalar en gürültülü olanlar değil; en uyumlu olanlar olacak. Davranışlar değiştikçe erken harekete geçebilen, doğru ölçüm yapabilen ve hızlı uyum sağlayabilen markalar, Ramazan boyunca ve sonrasında avantaj elde edecek" dedi. "BİR SEZONDAN FAZLASI" 2026 Ramazan’ı yalnızca sezonluk bir hareketlilikten ibaret olmadığını, birinci çeyreğin hemen başında yer almasının, onu yılın genel performansı açısından belirleyici bir döneme dönüştürdüğünü kaydeden Stepien, sözlerini şöyle tamamladı: "Önümüzde gerçek bir fırsat var; ancak bu fırsat kolayca kaçırılabilir. Alışveriş telaşına tepki vermek yerine talebi erken aşamada şekillendiren markalar öne çıkacak. Diğerleri hâlâ sinyali beklerken, onlar çoktan sahnede olacak."

Bakırköy’de film gibi operasyon! Araçtan çalınan milyonlarca dolar ele geçirildi Haber

Bakırköy’de film gibi operasyon! Araçtan çalınan milyonlarca dolar ele geçirildi

İstanbul Bakırköy’de park halindeki araçtan çalındığı iddia edilen yüklü miktardaki nakit paraya ilişkin başlatılan soruşturmada 11 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda 1,6 milyon doların üzerinde para, silah ve uyuşturucu ele geçirildi. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul’un Bakırköy ilçesi Şenlikköy Mahallesi’nde 12 Şubat 2026 tarihinde meydana gelen ve kamuoyuna yansıyan hırsızlık olayı üzerine harekete geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kapsamlı bir soruşturma başlattı. Alınan bilgiye göre Müşteki B.D.’nin park halindeki aracında muhafaza ettiğini öne sürdüğü yüklü miktardaki nakit paranın çalındığını beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturmada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şube Müdürlükleri’nin ortak çalışmasıyla şüpheliler tespit edildi. 14 Şubat 2026’da İstanbul, Antalya ve Kocaeli’de eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 11 şüpheli yakalandı. Şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda 1 milyon 599 bin ABD doları, 23 bin 200 TL, 860 uyuşturucu hap, 1 kurusıkı tabanca, 2 ruhsatsız tabanca ve 43 fişek ele geçirildi. Şüphelilerin organize şekilde hareket ettikleri, olay öncesi planlama yaptıkları, sahte plaka kullandıkları ve delil karartmaya yönelik girişimlerde bulundukları belirlendi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilen şüphelilerden 8’i ile suça sürüklenen 1 çocuk tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma kapsamında 17 Şubat’ta olayla bağlantılı olduğu tespit edilen 2 şüpheli hakkında daha gözaltı talimatı verildi. Bu kişilerin adreslerinde yapılan aramalarda paketlenmiş halde 100 bin ABD doları ele geçirildi. Başsavcılık, hırsızlıkla bağlantılı olduğu değerlendirilen firari 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, soruşturmanın ise tüm yönleriyle titizlikle devam ettiğini açıkladı.

Mersin’de yatağa bağımlı hastalara ücretsiz nakil hizmeti Haber

Mersin’de yatağa bağımlı hastalara ücretsiz nakil hizmeti

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nın vatandaşlara sunduğu ‘Hasta Nakil Ambulansı’ hizmeti, yatağa bağımlı hastaların ücretsiz olarak hastaneye veya evden eve nakillerini sağlıyor. MERSİN (İGFA) - Halk Sağlığı ve Denetim Şube Müdürlüğü koordinesinde hizmet veren Ambulans Servisi’nin merkezde ve ilçelerde verdiği hizmet, hasta ve hasta yakınları tarafından memnuniyetle karşılanıyor. 11’i merkezde ve 5’i ilçelerde olmak üzere toplam 16 hasta nakil ambulansı ile hizmet veren servisin bünyesinde, 1 adet de acil yardım ambulansı bulunuyor. BÜYÜKŞEHİR’İN 16 HASTA NAKİL AMBULANSI, MERKEZ VE İLÇELERDE GÖREV BAŞINDA Merkezde ve ilçelerde vatandaşların sağlık hizmetleri ve konforu için çalışan Hasta Nakil Ambulans Servisi, yapılan planlama ile gün içinde randevularla hareket ediyor. Gerekli ekipmanlar ve uzman sağlık personeli refakatinde gerçekleştirilen nakil hizmetinden, yatağa bağımlı veya oksijen desteği alması gereken vatandaşlar ücretsiz yararlanabiliyor. 44 sağlık personeli ile vatandaşların yanında olan servis, 2019 yılından bu yana 85 bin hastaya hizmet verdi. Merkez ilçeler dışında yaşayan vatandaşlar, planlama ile hareket eden ekiplerin nakil hizmeti için bir gün önceden randevu oluşturabiliyor. Ekipler, hastaların tedavi süreçleri bittikten sonra yine evlerine güvenli bir şekilde naklini sağlıyor.

Geleceğin mühendis kızları, yaratıcılığı İzmir'de teknolojiyle buluşturdu Haber

Geleceğin mühendis kızları, yaratıcılığı İzmir'de teknolojiyle buluşturdu

İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen “STEAM Club – Kız Çocukları için Mühendislik” projesi, altı aylık yoğun maratonun ardından final programıyla sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, final etkinliğine katılarak geleceğin mühendis kızlarıyla bir araya geldi. İZMİR (İGFA) - Kentimiz İzmir Derneği’nin sosyal girişimi olan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen Kontak-Yenilikçi Öğrenme Merkezi yürütücülüğünde, mühendislik alanında kız çocuklarının gelişimini destekleyen “STEAM Club – Kız Çocukları için Mühendislik” projesi başarıyla tamamlandı. Temmuz ayında başlayan altı aylık yoğun program, coşkulu bir final etkinliğiyle sona erdi. İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen final programına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay da katılarak kız çocuklarıyla bir araya geldi. 75 KIZ ÇOCUĞU, LOJİSTİKTE YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER ÜRETTİ Küresel güç teknolojileri alanında lider şirketlerden Cummins’in iş birliği ve GlobalGiving’in finansal desteğiyle yürütülen projeyle, 75 ortaokul öğrencisi kız çocuğuna ulaşıldı. Kız çocukları; bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik (STEAM) disiplinlerini kapsayan 60 saatlik atölye programını tamamladı. Projenin bu yılki teması, lojistik sektöründeki ihtiyaçlara odaklanarak “Lojistikte Yenilikçi Çözümler” olarak belirlendi. Katılımcı takımlar, Cummins İzmir profesyonellerinin mentörlüğünde, gelişmiş sensörler ve programlama teknikleri kullanarak ileri seviye otonom robotlar geliştirdi. Bu süreç, kız çocuklarının yalnızca teknik becerilerini değil, aynı zamanda karmaşık problem çözme, planlama ve strateji geliştirme yeteneklerini de ileriye taşıdı. TEKNOLOJİ, SANAT VE EĞLENCE DOLU BİR FESTİVAL Projenin final etkinliği, yalnızca bir turnuva olmanın ötesine geçerek sanatın güçlü biçimde entegre edildiği, dolu dolu bir festivale dönüştü. Çocukların robotik sunumlarının yanı sıra sahne performansları, müzik ve danslarla zenginleşen bu yaratıcı festival; takım çalışmasının, paylaşmanın ve birlikte öğrenmenin değerini coşkuyla kutladı. Finalde ortaya konan yüksek düzeyde yaratıcılık ve güçlü takım ruhu, kız çocuklarının mühendislik ve teknoloji alanındaki sınırsız potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Kontak-Yenilikçi Öğrenme Merkezi Koordinatörü Halis Hakyemezoğlu, projenin geldiği noktaya ilişkin şunları kaydetti: “Bu yıl hem ulaştığımız kız çocuğu sayısı hem de ürettikleri robotların teknik derinliği açısından çıtayı yükselttik. Özellikle sanat ve eğlenceyi programa dâhil etmemiz, çocukların süreçten aldığı keyfi ve kendilerini ifade etme biçimlerini zenginleştirdi. Onların enerjisi ve yaratıcılığı, mühendislik alanında daha fazla kadının yer alması gerektiğine dair inancımızı pekiştiriyor.”

Bursa Büyükşehir'den 'Deprem Sığınma Ünitesi' projesi tanıtıldı Haber

Bursa Büyükşehir'den 'Deprem Sığınma Ünitesi' projesi tanıtıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı hazırlıklı kent hedefiyle geliştirdiği “Deprem Sığınma Ünitesi Projesi”ni kamuoyuna tanıttı. Proje, deprem anında can kaybını en aza indirmeyi hedefliyor. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı hazırlıklı, insan hayatını önceleyen ve dirençli bir kent hedefi doğrultusunda afet anlarında güvenli, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmak amacıyla hayata geçirilen “Deprem Sığınma Ünitesi Projesi” sunum çalıştayı kamuoyuna tanıtıldı. Burkent Genel Müdürü İnan Keser, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra bir refleks olarak ortaya çıktığını belirterek, projenin toplum için geliştirilmiş sosyal bir proje olduğunu söyledi. "Amacımız, deprem anında zaman kazanmak ve can kaybını en aza indirmektir" diyen Keser, kentsel dönüşümün uzun vadeli bir süreç olduğunu ancak bu proje acil eylem niteliğinde olduğunu kaydetti. Türkiye genelinde yaklaşık 31 milyon konutun 6 milyonunun risk altında olduğunu ifade eden Keser, Bursa’da ise 100 bine yakın konutun deprem riski taşıdığını vurgulayarak, projenin bilimsel temellere dayandığını, İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yapılan testler sonucunda ünitenin yüksek dayanım gösterdiğini belirtti. BİLİMSEL TESTLER VE TEKNİK ÖZELLİKLER Deprem Sığınma Ünitesi’nin statik ve dinamik testlerden geçirildiğini aktaran Keser, ünitenin yaklaşık 400 tonluk yük taşıma kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Üniteye eklenen 800 kilogramlık ağırlığın bina taşıyıcı sistemine olumsuz bir etkisi bulunmadığını da vurgulayan Keser, “Yaptığımız analizlerde, binaya eklenen yükün risk artırma oranının yüzde 1’in altında olduğunu gördük. Bu nedenle ünitenin yapısal açıdan güvenli olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur” dedi. BOZBEY: “DEPREME HAZIRLIK BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR” Toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise depremin yalnızca deprem anıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, önleyici tedbirlerin hayati önem taşıdığını ifade etti. “Depremden korkmak değil, depreme hazırlıklı olmak zorundayız" diyen Bozbey, deprem öncesinde alınacak tedbirler, can kayıplarının önlenmesinde en önemli unsur olduğunu ifade ederek, Bursa’nın yüksek deprem riski taşıyan bir kent olduğunu hatırlattı. Bozbey, Bursa Ovası’nda her yıl yaklaşık 6 santimetrelik bir çökme yaşandığına dair bilimsel verilerin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, planlama ve kentsel dönüşüm çalışmalarının bilim ışığında yürütülmesinin önemine dikkati çekti. Deprem sığınma ünitelerinin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir güvenlik aracı olduğunun vurgulandığı çalıştayda, projeye kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları ve özel sektör temsilcilerinin destek verdiği belirtildi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Ulutek, İnşaat Mühendisleri Odası, AFAD ve çeşitli üniversitelerin projeye katkı sunduğu ifade edildi. Program sonunda konuşmacılar, deprem sığınma ünitesinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, projenin geliştirilerek devam edeceğini belirtti. Yetkililer, “Bir canı kurtarmak bile bu projenin ne kadar değerli olduğunu göstermektedir” mesajını verdi.

Bursa Yıldırım’da kentsel dönüşüm çalışmaları yerinde görüldü Haber

Bursa Yıldırım’da kentsel dönüşüm çalışmaları yerinde görüldü

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, özel sektör iş birliğiyle gerçekleştirilen Piremir ve Mollaarap’taki kentsel dönüşüm projelerini denetledi. BURSA (İGFA) - Bursa’da Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Belediyesi’nin desteğiyle devam eden Piremir ve Mollaarap mahallelerindeki kentsel dönüşüm projelerini yerinde inceledi. Yıldırım'da kentsel dönüşümün bir gereklilik olduğunu belirten Başkan Yılmaz, ilçede 27 mahallede 29 farklı projenin sürdüğünü ifade etti. Yıldırım’ın zaman kaybına tahammül edemeyeceğine vurgu yapan Başkan Yılmaz, “Strüktürel sorunlar ve planlama eksiklikleri nedeniyle dönüşüm süreçleri sekteye uğruyordu. Bu durum yalnızca bizim değil, tüm Türkiye’deki kentsel dönüşüm çabalarının karşısındaki en büyük engeldi. Bu sorunun çözümüne öncülük ettik ve dönüşümün önündeki engelleri kaldırdık. Bu düzenlemeyle 5 binden fazla depreme karşı dayanıklı ve konforlu konut inşa ettik. Süreçte her bölgenin gereksinim ve beklentilerine göre çeşitli modeller geliştirdik. Aralarında hem bizim üstlendiğimiz hem de özel sektör tarafından yürütülen projeler bulunuyor” dedi. ULAŞIM VE YEŞİL ALANLAR KAZANDIRIYORUZ Piremir’deki dönüşüm çalışmalarının özel sektör tarafından Yıldırım Belediyesi’nin liderliğinde yürütüldüğünü belirten Başkan Yılmaz, "Piremir’de aşamalı olarak 250 konut yapacağız. Bu projemiz tamamlanınca örnek teşkil edecek ve yeni projelere hız katacak. Pek çok çalışmamızda olduğu gibi burada da yalnızca binaları yenilemiyoruz, yeni ulaşım aksları, parklar ve yeşil alanlar kazandırıyoruz” dedi. Mollaarap’ta 940 metrekarelik alanda sürdürülen dönüşümde ise riskli yapıların da dahil olduğu 4 bağımsız birimi yıktıklarını aktaran Başkan Yılmaz, "Burada 45 konut inşa edilecek ve her daireye otopark imkânı sağlanacak. Mollaarap, Piremir gibi bölgelerde dar, çıkmaz sokaklar, merdivenli yollar mevcut. Bu, zaman zaman sorun yaratıyor. Yeni planlamada bu yolların yerini geniş ve erişilebilir caddeler alacak. Bölgemizi sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve parklarla marka değeri yüksek bir yer haline getireceğiz. Kentsel dönüşüm girişimimiz her geçen gün büyüyor. Yıldırım’ı yeniden inşa ediyoruz. 2029’a kadar 30 bin konut üretmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.