Hava Durumu

#Platformu

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Platformu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Platformu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz Haber

Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10. Millî İrade İftarı programında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen 10. Millî İrade İftarı programına katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlarken, geleneksel iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşları olmak üzere millet, coğrafya ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Gönüllü teşekküllerin temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti. Millî İrade Platformu'nun tüm üyelerinin Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, Türkiye'de ve dünyanın farklı köşelerinde yapılan hayır ve hasenatın kabul olmasını Allah'tan niyaz etti. Platform üyelerinin Kadir Gecesi'ni de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı'nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten amin diyeceğinize inanıyorum. 'Devamı devlet, nasibi cennet, bekayı iman, rızayı Rahman' Cenabı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, sıratı müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruzi mahşerde de Peygamber Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. "İSLAM COĞRAFYASININ BU MÜBAREK GÜNLERDE ACIYLA GÖZYAŞIYLA ANILMASI BİZLERİ MÜTEESSİR EDİYOR" Ramazanın barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla gözyaşıyla çatışmalarla savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor." Türkiye'nin komşusu İran'dan Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye kadar coğrafyanın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıya kalındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Çocukların, çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın -soruyorum- tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, birçok ülkede yaşanan zulme dünyanın sessiz ve duyarsız kaldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa'da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimlerin kimi zaman baskıya kimi zaman şantaja boyun eğdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler, İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi, tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz." "SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN'İ UNUTMUYORUZ" Bugün Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşinin, gönül ve kültür coğrafyasının her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Arakan'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmî kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki kardeşleri başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlinde olduklarının altını çizerek, "Millî İrade Platformu öncülüğünde 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız" diye konuştu. Şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Millî İrade Platformu'nu tebrik ederek, "Cenabı Allah sizlerden razı olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece mazlum ve müstazafların değil yaklaşık 13 yıldır millî iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum, teşekkür ediyorum. 100'ü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bünyanun mersus hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah'ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık. İnşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz." "MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliği güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bakınız, biz hükûmet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye'nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu. Uzun ince bir yola revan olduklarını, uzun soluklu bir mücadele için kollarını sıvadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm çabamız, Üstat Necip Fazıl'ın 'İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan. Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan" dediği mukaddes ve muazzez davamızın muzaffer olması içindir" ifadelerini kullandı. "DAHA ÇEVİK, ATILGAN OLMAMIZ GEREKEN YENİ BİR DÖNEME GİDİYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum, tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme gidiyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstat'ın ifadesiyle 'Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik yetiştirmektir' Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak, bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek, nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak, işte o zaman görevimizi layıkıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir." Sivil toplum kuruluşlarından gençlere sahip çıkmalarını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenabı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. İftar sofrasında ekmeklerini paylaşanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.

UCLG Dünya Konseyi’nden Gazze'ye destek Haber

UCLG Dünya Konseyi’nden Gazze'ye destek

UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın girişimleriyle kurulan “Gazze İçin Şehirlerin Platformu”na Çin’de düzenlenen UCLG Dünya Konseyi’nde birçok ülkeden şehir yöneticileri imza vererek destek oldu. KONYA (İGFA) - UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay öncülüğünde Gazze’ye destek olmak için oluşturulan “Gazze İçin Şehirlerin Platformu”na, Çin’in Şiyan kentinde yapılan Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG) Dünya Konseyi’nde farklı coğrafyalardan belediye başkanları imza atarak destek verdi. UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UCLG Genel Kurulu’nun sonunda yaptığı konuşmada tüm siyasi amaçlardan uzak, yalnızca insani bir sorumlulukla başlattıkları “Gazze için Şehirlerin Sesi Platformu”ndan bahsederek, “Dünyanın dört bir yanındaki belediye başkanlarını tek bir çatı altında toplayarak Gazze ve Filistin için ortak bir ses oluşturma çağrımın ardından Sayın Carlos Martinez, Sayın Bekhe Stofile ve Sayın Paola Pabon ve Barselona şehrine bu platforma olan desteklerini beyan ettiler. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Genel Sekreterimiz Sayın Emilia Saiz’e de desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Amacımız yaşanmasını asla istemediğimiz olaylar karşısında şehirlerimizi tek bir çatı altında toplamak, olası savaş ve çatışmalarda şehirlerin yok olmasını engellemek ya da yeniden inşası için ortak bir ses oluşturmaktır. Bugün gündemimiz Gazze olsa da bizler, barış yanlısı belediye başkanları olarak tüm dünya genelinde şehirlerin sesi olabilmek için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. BAŞKANLAR ORTAK BİLDİRİYE İMZA ATTI Konuşmanın ardından platforma desteğini açıklayan Konya ile birlikte; Soria, Pichincha, Güney Afrika Yerel Yönetim Birliği (SALGA), Barcelona, Tahran, Fransa Belediyeler Birliği MERCOCIUDADES, Trabzon, Flacma, TBB, Asya Belediye Başkanları Forumu, GALGA, Al Birhe, Selçuklu, SALGA Kadın Komitesi başkanları ortak bildiriye imza attı. BARIŞ VE YENİDEN YAPILANMA İÇİN EYLEM ÇAĞRISI UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın girişimleriyle kurulan “Gazze için Şehirlerin Sesi Platformu” oluşumunun Barış ve Yeniden Yapılanma İçin Eylem Çağrısı metni şöyledir: UCLG Dünya Konseyi’ne “Bridge for Cities 2025” buluşması kapsamında katılan ve bu belgeyi imzalayan yerel liderler, barışın savunulmasında ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesinde oynadıkları temel rolün bilincindedir. İnsanlık için ortak geleceğimizin temel taşlarını oluşturan İnsanlar, Gezegen ve Hükumet ilkeleri doğrultusunda şekillendirilen “İnsanlığın Geleceği İçin Pakt” çerçevesinde; hak temelli yaklaşımı, sürdürülebilir kalkınmayı ve güçlü yerel yönetişimi odağa alan kapsamlı bir dönüşüm sürecini yerelden inşa etmeye kararlıyız. Bu çerçevede şu hususlar dikkate alınmaktadır: * Barış, sivil halkın korunması ve temel insan hakları saygı, yerel ve küresel düzeydeki eylemlere yön vermesi gereken vazgeçilmez ilkelerdir. Yerel yönetimler de küresel jeopolitik bağlamda öncü bir rol üstlenmelidir. * Silahlı çatışmalar kentsel toplulukları doğrudan ve yıkıcı bir şekilde etkilemektedir. Bu yıkım ortamlarında şehirler günlük yaşamın yeniden inşası, kamu hizmetlerinin sağlanması, sosyal uyumun güçlendirilmesi ve kurumsal toparlanmanın sağlanması için kilit aktörlerdir. Şehirlerin bu rolu insanlar ve bölgelerin eşitliğini sağlamada vazgeçilmezdir. * Gazze’nin; son yıkımın ardından yeniden inşası, ancak bölgeler arası dayanışma, iş birliği ve koordinasyon ile mümkündür. Bütün bunları göz önünde bulunduran biz yerel yönetim liderleri, şehirler arasında teknik, sosyal ve kentsel iş birliğini pekiştirerek yeniden yapılanma süreçlerini desteklemek üzere “Barış ve Yeniden Yapılanma için Kentler Aksiyonu”nu hayata geçiriyoruz. Bu aksiyonun ilk ve en önemli faaliyeti olan Cities Voice for Gaza Platformu, tüm dünyanın vicdanını sınayan derin bir trajedinin izlerini silmeyi hedeflemektedir. Özellikle son bir yıl içinde tanıklık ettiğimiz yıkım; açlıktan ölen çocuklar, yerle bir edilen mahalleler, hedef alınan hastaneler, yalnızca Gazze’nin değil, tüm insanlığın acısıdır. Şehirlerin Gazze için yardım projelerini ve destek çağrılarını tek bir platform altında toplayarak yerelden küresele dayanışma hareketi olan bu platformun hedefleri şunlardır: * Yerel ve bölgesel çabaları, çok taraflı kuruluşlar ve uzman ajanslarla yakın iş birliği içinde uluslararası düzeyde koordine etmek. * Bilgi ve teknik kapasite paylaşımını kolaylaştırmak. * Yerel katkıların uluslararası yeniden yapılanma çerçeveleriyle uyumlu olmasını sağlayarak, ademi merkeziyetçi ve dayanışmacı iş birliğini harekete geçirmek. * Kent diplomasisini güçlendirerek, barış kültürünü, birlikte yaşamı ve yerel çok taraflılığı stratejik eylemlerin merkezine yerleştirmek. Amacımız, UCLG’nin temsil ettiği küresel hareketin mirası üzerine inşa ederek, üyelerimiz arasında mevcut mekanizmalarımız aracılığıyla iş birliğini teşvik etmek; böylece yalnızca Gazze’nin yeniden inşasına katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda dünyanın diğer bölgelerinde edindiğimiz deneyimleri de uygulamaktır. İmzalayan şehirler, diğer yerel ve bölgesel yönetimleri bu platforma katılmaya davet etmekte; bölgeler arası iş birliğinin toplulukların yeniden inşası, hakların yeniden tesisi ve barış içinde bir geleceğin güvence altına alınmasında temel bir dayanak olduğunu vurgulamaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.