Hava Durumu

#Rehberlik

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Rehberlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehberlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZKİTAP öğrencilerin buluşma noktası oldu Haber

İZKİTAP öğrencilerin buluşma noktası oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, yetişkinler kadar öğrencilerin de yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. İzmir ve çevre ilçelerden fuara gelen öğrenciler, sabah erken saatlerden itibaren alanı doldurarak söyleşi ve imza etkinliklerine katılıyor, stantlarda kitapları inceleyip seçimlerini yapıyor. İZMİR (İGFA) - İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı yoğun ilgi görüyor. Fuara öğretmenleriyle birlikte gelen öğrenciler, yazarlarla tanışma fırsatı bulurken; öğretmenler de bu ortamın çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmada önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Öğrencilerin ilgi alanlarına göre kitap seçmesi ve fuar atmosferinin bir parçası olması, etkinliğin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Fuara öğrencileriyle birlikte katılan öğretmenler de etkinliğin önemine dikkat çekiyor. İzmir Şehir Koleji sınıf öğretmeni Şevkiye İş, “Bugün ilkokul grubu öğrencilerimizle birlikte kitap fuarını ziyaret ettik. Stantları gezdik, öğrencilerimiz kitapları inceleyerek okumak istediklerini seçti ve yazarlarına imzalattı. Öğrencilerim buradan büyük bir memnuniyetle ayrılıyor; kitap okumayı sevdirmek adına son derece değerli bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Mesleğimde 46’ncı yılımı yaşıyorum ve çocuklarımla birlikte burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi. “ÖĞRENCİLERİN GELİŞİMİNE KATKI SAĞLAYACAĞINA İNANIYORUM” Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Edebiyat Öğretmeni olarak görev yapan Mine Baysal, öğrencilerin okumaya olan ilgisini artırmak ve onları daha fazla okumaya teşvik etmek amacıyla okul olarak fuara geldiklerini belirterek, “Okulumuzda da her sınıfta dönem boyunca en az iki kitap okutuyoruz. Öğrencilerimiz İZKİTAP Fuarı’na gelmek için oldukça istekliydi; biz de onların gelişimine katkı sağlayacağına inandığım için getirdik. Okumanın bireysel gelişim kadar toplumun kalkınması açısından da büyük önem taşıdığına inanıyorum. Bu nedenle bu tür fuarların düzenli olarak yapılmasının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Didim Valiler Ortaokulu’ndan Onur Bolulu, “Fen Bilimleri öğretmeniyim. Fuarın heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. Önceden belirlediğimiz kitaplar vardı; onları almak için buradayız. Kitap fuarlarını, öğrencilerimizin gelişimine katkı sağlaması ve kitap okuma alışkanlığı kazandırması açısından çok değerli buluyorum. Bu atmosferin bir parçası olmaktan hepimiz büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Didim Valiler Ortaokulu Müdür Yardımcısı Gonca Akkaya da her yıl öğrencileriyle birlikte bu fuarı ziyaret etiklerini belirterek, “Hem öğrencilerimiz hem de öğretmenlerimiz bu geziden büyük heyecan ve mutluluk duyuyor. Okul olarak kitap okumanın değerini bilen öğrencilere sahip olmaktan gurur duyuyoruz. İZKİTAP Fuarı’nın Kültürpark’ta düzenlenmesi bizleri ayrıca memnun ediyor. Açık alanda, güzel hava ve yeşillikler içinde bu renkli stantları gezmek, kitapları incelemek oldukça keyifli bir deneyim sunuyor. Öğrencilerimizin kendi harçlıklarıyla kitap almaları, ebeveynlerinden bağımsız şekilde seçim yapabilmeleri ve karar verme becerilerini geliştirmeleri açısından bu ortamı çok kıymetli buluyorum” şeklinde konuştu. “BÜYÜK HEYECANLA GELDİLER” Karşıyaka Selçuk Yaşar Alaybey Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Nilüfer Öğüt, “Bugün öğrencilerimle birlikte fuarı ziyaret ediyoruz. Daha önce öğrencilerime Mavisel Yener’in ‘Mavi Zamanlar’ kitabını okutmuştum. Fuar kapsamında öğrencilerimiz, yazarla tanışma fırsatı buldu; kitaplarını imzalattı ve birlikte fotoğraf çektirdi. Öğrencilerim zaten kitap okumayı çok seviyor; bu nedenle kitaplara karşı ilgileri oldukça yüksek. İZKİTAP’a da büyük bir heyecanla geldiler. Bu fuar sayesinde ilgi alanlarına göre kitapları keşfetme ve okuma fırsatı buluyorlar. Biz öğretmenler de bu süreçte onlara rehberlik ediyoruz” dedi.

Aile olmanın gücü Bursa Osmangazi’de konuşuldu Haber

Aile olmanın gücü Bursa Osmangazi’de konuşuldu

Bursa Osmangazi Belediyesi’nin aile içi iletişimi güçlendirmek, ebeveynlik becerilerini desteklemek ve aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığını artırmak için 5 hafta boyunca düzenleyeceği Ana Baba Okulu, “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” semineriyle başladı. BURSA (İGFA) - Günümüz dünyasında değişen sosyal şartlar, dijital hayatın etkileri, ekonomik ve kültürel dönüşümler, aile yapısını yeni sınamalarla karşı karşıya bırakıyor. Bu süreçte aile içi iletişimi güçlendirmek, ebeveynlik becerilerini desteklemek ve aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığını artırmak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Bu ihtiyacı hisseden Osmangazi Belediyesi, Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği (BURADDER) ile ortak bir projeye imza attı. Bursa Osmangazi Belediyesi’nin 5 hafta boyunca Cumartesi günleri düzenleyeceği Ana Baba Okulu, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” semineriyle start aldı. Düzenlenen seminerde aile danışmanı Dilek Erol, Dr. Mesut Cevdet Yavuz ve psikolog Enes Yeşilağaç tarafından ebeveynlik, çocuğun hayatına yön veren temel bir sorumluluk alanı olarak ele alındı. Anne ve babanın tutumlarının kişilik gelişimi ve davranış biçimleri üzerindeki etkisinin değerlendirildiği seminerde, aile içinde kurulan ilişkinin çocuğun özgüvenine, sorumluluk duygusuna ve hayata bakışına nasıl yansıdığı üzerinde duruldu. Sevgi ile sınır arasındaki dengenin öneminin tartışıldığı programda çocuğa sözle değil, davranışla rehberlik etmenin etkisi incelendi. “AİLELERİN 2 HAFTADA BİR MUTLAKA TOPLANMALARI GEREKİR” Hata yapma, sonuçlarla yüzleşme ve sorunlarla baş etme becerisinin kazandırılmasında ailenin rolünün değerlendirildiği “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” konulu seminerde konuşan Aile Danışmanı Dilek Erol, “Etkinliğe katılanlara aile içi iletişim konusunda atölye çalışmaları yaptırdım. Katılımcılarla, zihin okuma yöntemiyle tam olarak konuşmadan her aile üyesinin birbirini anlaması yerine, iletişime geçildiğinde her iki taraf için de sonucun çok daha iyi olduğunu konuştuk. Demokratik aile toplantısını anlattım. Her ailenin, her hafta veya iki haftada bir belirlediği günde, tıpkı bir yönetim kurulu toplantısı gibi aynı ciddiyette toplanması gerektiğini; birbirlerine beklenti, hedef ve sorunlarını yazmaları gerektiğini ifade ettim” şeklinde konuştu. “AYNI OLMAK DEĞİL UYUMLU HAREKET EDEBİLMEK ÇOK ÖNEMLİ” Ailenin tarihçesinden başlayarak bugüne kadar sohbet ettiklerini belirten Dr. Mesut Cevdet Yavuz, “İşin hukuki ve duygusal kısmına değindiğimiz noktalar oldu. Bu konularla ilgili örnekler verdik. Seminere katılanlar bizi sabırla dinlediler. Seminerde aile ve evlilik kavramının geçmişten bugüne nasıl geliştiğini ve değiştiğini konuştuk. Biz eğitimi davranış değişikliği hedefli olarak kabul ediyoruz. Bunu başarabilirsek oranları değiştirme imkanımız olacaktır. Temelde insanlar aynı olmayı önemsiyorlar; ancak aynı olmak değil, uyumlu hareket edebilmek çok önemlidir” ifadelerini kullandı. “BU PROJE BİZİM İÇİN ÇOK ANLAMLI” Osmangazi Belediyesi ile birlikte güzel bir proje olan Ana Baba Okulu’nun ilk oturumunu gerçekleştirdiklerini söyleyen Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği Başkanı Nüket Bozkurt da, “Bu proje bizim için de çok anlamlıydı. Aileyi ve bireyleri bu kadar önemserken, bu anlamda yapılan çalışmaların ciddi şekilde amaca hizmet etmesi için farkındalık oluşturabilecek her türlü projede biz de var olabilmek için buradayız. Bu duyarlılığı için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” dedi. “AİLE OLMAK TOPLUMUMUZDA KOLAY GÖZÜKEN ÇOK ZOR BİR DİNAMİK” Katılımcılarla ilişkiler içindeki duyguları konuştuklarını aktaran Psikolog Enes Yeşilağaç ise, “Empati, öfke kontrolü, sabır ve şefkatin, ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya çalıştık. Aile olmak bizim toplumumuzda kolay gözüken çok zor bir dinamik. Aile içinde çok fazla travma ve yaralarımız var bunları susturuyoruz. Bunlarla alakalı dinamikleri konuşup neyi daha güzel ve faydalı hale getirebiliriz onu anlatmaya çalıştık. Osmangazi Belediyesi’ne böyle bir program tertip ettiği için teşekkür ederiz” açıklamalarında bulundu.

Denizli Büyükşehir’den üreticiye sahada destek Haber

Denizli Büyükşehir’den üreticiye sahada destek

Denizli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve hayvancılıkla uğraşan küçük ölçekli üreticilerin verimliliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Mahallemde Veteriner Danışmanlık Hizmeti” projesinde yeni dönem başvuruları başladı. Başvurular, 3 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. DENİZLİ (İGFA) - Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayvancılık sektöründe bilinçli üretimi teşvik etmek ve hayvan sağlığını korumak amacıyla geçtiğimiz yıl hayata geçirilen projenin ikinci dönemi 10 ilçede start alıyor. Proje kapsamında belirlenen şartları taşıyan üreticilere uzman veteriner hekimler tarafından ücretsiz teknik destek sağlanacak. UZMAN DESTEĞİ ÜRETİCİNİN AYAĞINA GİDİYOR Projeyle, 5 büyükbaşa kadar hayvanı olan küçük ölçekli işletmelere; hayvan sağlığı, bakımı, beslenmesi ve aşılama takvimi gibi kritik konularda danışmanlık verilecek. Belediyenin uzman veteriner hekimleri, Mayıs ayı itibarıyla işletmeleri yerinde ziyaret ederek üreticilerin sorularını yanıtlayacak ve modern hayvancılık teknikleri konusunda rehberlik edecek. SON BAŞVURU TARİHİ 3 MAYIS 2026 Başvuru şartlarını taşıyan ve projeden yararlanmak isteyen üreticiler, 3 Mayıs 2026 tarihine kadar başvurularını Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin resmi web sitesi www.denizli.bel.tr üzerinden online olarak veya DESKİ İlçe Hizmet Birimleri üzerinden gerçekleştirebilecek.

BTSO Akademi’de veri temelli vergi gözetimi semineri Haber

BTSO Akademi’de veri temelli vergi gözetimi semineri

BTSO Akademi kapsamında düzenlenen seminerde, yüksek gelir gruplarında veri temelli vergi gözetimi ve gönüllü uyum süreci ele alındı; uzmanlar sürecin denetim değil, rehberlik ve bilgilendirme odaklı olduğunu vurguladı. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Akademi tarafından düzenlenen “Yüksek Gelir Gruplarında Veri Temelli Vergi Gözetimi ve Uyum Programı: Hukuki Sınırlar, Risk Analizi ve Savunma Stratejileri” semineri iş dünyasının ilgisini çekti. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda, Denetim Direktörü Onur Kandiloğlu, Vergi Avukatı Şebnem Becce Özdemir ve Yeminli Mali Müşavir Mustafa Arıcı konuşmacı olarak yer aldı. Seminerde, veri temelli uyum sürecinin mükelleflere risk tespiti ve önleyici rehberlik sağladığı, klasik vergi incelemelerinden farklı olarak gönüllülük esasına dayalı bir uygulama olduğu vurgulandı. Kandiloğlu, “Sistem, mükelleflerin kendi kayıtlarını önceden gözden geçirmesine ve gerekli düzeltmeleri yapmasına imkân tanıyor. Bu bir denetim değil, uyum ve rehberlik sürecidir” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Batmaz, eğitimlerin amacını “Üyelerimizin güncel mevzuat süreçlerine hızlı adapte olmalarını sağlamak, riskleri fırsata çevirmelerine rehberlik etmek ve rekabet güçlerini korumalarını desteklemek” şeklinde özetledi. Batmaz, veri temelli denetimin şeffaf ve adil bir sistem inşasına katkı sağladığını belirtti. Yeminli Mali Müşavir Arıcı ise yeni modelin merkezinde “sinyalleme” mekanizmasının yer aldığını ve dijital erken uyarı sistemleri sayesinde mükelleflerin potansiyel riskleri önceden görüp düzeltme yapabildiğini söyledi. Vergi Avukatı Özdemir de sürecin hukuki boyutlarına değinerek, gönüllü uyumun teşvik edildiği, mükelleflerin süreç boyunca belgelerini kayıt altına almalarının önem taşıdığına dikkat çekti. Seminere Vergi Denetim Kurulu Bursa Denetim Daire Başkan Yardımcıları, BTSO meclis ve komite üyeleri, meslek mensupları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Program soru-cevap bölümü ile tamamlandı ve katılımcılara uyum süreciyle ilgili önemli bilgiler aktarıldı.

Okuldaki cinayete Eğitim-İş Ağrı Şubesi’nden sert tepki! Haber

Okuldaki cinayete Eğitim-İş Ağrı Şubesi’nden sert tepki!

İstanbul Çekmeköy’de Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çevik’in okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirmesi, Türkiye genelinde olduğu gibi Ağrı’da da derin üzüntü ve geniş yankı uyandırdı. AĞRI (İGFA) - Eğitim-İş Ağrı Şube Başkanı Hüseyin Akboğa, acı olay sonrası yaptığı değerlendirmede, “Bir öğretmen görev yaptığı yerde devletin koruması altında hissedemiyorsa, o noktada kamu otoritesinden bahsetmek mümkün değildir” dedi. 44 yaşındaki öğretmenin, eğitim kurumunda hayatını kaybetmesinin kabul edilemez bir trajedi olduğunu vurgulayan Akboğa, bu tür olayların izole vakalar olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. Uzun süredir okula devam etmeyen bir öğrencinin, herhangi bir engelleme olmaksızın okula girebilmesinin, okul güvenliği açısından ciddi bir eksikliği ortaya koyduğunu belirtti. Daha önce yapılan rehberlik görüşmelerine ve tutanaklara rağmen gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmamış olmasının, açık bir ihmal durumu olduğunu ifade eden Akboğa, durumun sorumlularca ivedilikle araştırılması gerektiğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Akboğa, “Kaç öğretmenimizin daha canı alınacak? Okullardaki güvenlik zafiyetlerinin bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenlerimiz her ders başında hayatından endişe ederek mi görev yapacak?” sorularını sordu. Şiddetin temelinde, öğretmene karşı saygısızlığın ve itibarsızlaştırmanın yattığını belirten Şube Başkanı Hüseyin Akboğa, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir milletin medeniyet seviyesi, öğretmenlerine verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatarak, öğretmenlerin toplumdaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eğitim-İş Ağrı Şubesi olarak taleplerini sıralayan Akboğa; eğitimde şiddetin kökenlerinin bilimsel araştırmalarla belirlenmesini, “Eğitimde Şiddeti Önleme Yasası” çıkarılmasını, tüm okullarda etkin güvenlik protokollerinin uygulanmasını ve eğitimciler ile ilgili uzmanların katılımıyla oluşturulacak kapsamlı bir eylem planının hayata geçirilmesini talep etti. Suçluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğini belirten Akboğa, şiddeti özendiren medya yayınlarının yakından takip edilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.

BTÜ’den geleceğin uçuş teknolojileri için termal koruma Haber

BTÜ’den geleceğin uçuş teknolojileri için termal koruma

BTÜ öğrencileri, TUSAŞ iş birliğiyle yürüttükleri projede, geleceğin uçuş teknolojileri için ısıya dayanıklı malzemeler geliştiriyor. Proje sonunda elde edilecek sonuçlarla geliştirilecek bu malzemelerin, gelecekte çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında kullanılabilmesi hedefleniyor. BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğrencileri Busenaz Seçilmiş, Hakan Kenar ve Salim İskeçeli’nin hazırladığı proje, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından desteklenen Lift Up Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Tezi Projesi kapsamında kabul edildi. “Süpersonik ve Hipersonik Uygulamalar İçin Yüksek Sıcaklık Dayanımlı Kompozitlerin Geliştirilmesi” başlıklı proje ile çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında karşılaşılan aşırı sıcaklığa ve zorlayıcı koşullara dayanabilecek yeni malzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Genç mühendis adaylarına akademik olarak Prof. Dr. Hasan Kotan ve Dr. Öğretim Üyesi Burak Küçükelyas rehberlik ederken, sanayi danışmanlığını TUSAŞ’tan Doç. Dr. Mete Bakır üstleniyor. AMAÇ UÇUŞ ESNASINDA ZORLU KOŞULLARA DAYANACAK MALZEME GELİŞTİRMEK… Proje hakkında bilgi veren öğrenciler, özellikle süpersonik ve hipersonik uçuşlarda kullanılan araçların çok yüksek sıcaklıklara ve ağır yüklere maruz kaldığını belirtti. Mevcut malzemelerin bu şartlarda yetersiz kalabildiğine dikkat çeken ekip, amaçlarının bu zorlu koşullara dayanabilecek daha güçlü ve güvenli malzemeler geliştirmek olduğunu ifade etti. Çalışma kapsamında, yüksek sıcaklığa dayanıklı özel alaşımlar geliştirilecek ve bu malzemelerin dayanımını artırmak için seramik esaslı katkılar kullanılacak. Bu sayede malzemelerin hem ısıya hem de dış etkilere karşı daha uzun ömürlü hâle getirilmesi amaçlanıyor. Öğrenciler, elde edilecek sonuçların gelecekte çok yüksek hızlarda uçan hava ve uzay araçlarında kullanılabileceğini ve Türkiye’nin yerli malzeme üretim gücüne önemli katkı sağlayacağını belirtti. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin henüz lisans düzeyindeyken savunma ve havacılık gibi stratejik alanlara yönelik projelerde yer almasının gurur verici olduğunu belirtti. Rektör Çağlar, “Üniversite olarak öğrencilerimizi yalnızca teorik bilgiyle değil, sanayinin gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek projelerle yetiştirmeyi önemsiyoruz. TUSAŞ iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, genç mühendis adaylarımızın ülkemizin havacılık ve uzay hedeflerine somut katkı sunabileceğini gösteriyor. Öğrencilerimizi ve onlara rehberlik eden akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Ali Ural: “Her yazar kendi sesini bulmalı” Haber

Ali Ural: “Her yazar kendi sesini bulmalı”

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Kasım ayı kültür sanat etkinlikleri çerçevesinde şair ve yazar Ali Ural'ı okurları ile buluşturdu. SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kasım ayı kültür sanat etkinlikleri içinde organize edilen “Usta Çırak Ekseninde Yazarlık” söyleşisi, Ofis Sanat Merkezi'nde yapıldı. Şair ve yazar Ali Ural'ın konuşmacı olarak yer aldığı program, edebiyat ve kültür tutkunlarının ilgisini çekti. Ural, “Her yazar kendi sesini bulmalı ve yazma sürecini sabırla devam ettirmelidir. Usta-çırak ilişkisi yazara bu süreçte rehber olabilir ve ilham kaynağı olabilir. Ben de ustalarımdan aldığım ilham ile çıraklık dönemimi geçirdim ve yazmaya devam ettim" şeklinde konuştu. USTALARIMDAN ALDIĞIM İLHAM İLE YAZMAYA DEVAM ETTİM Söyleşide Ali Ural, yazarlık süreci, usta-çırak ilişkilerinin edebiyat dünyasındaki yeri ve katılımcılar için önerilerini paylaştı. Ural, konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Yazmak bir yolculuktur, her yazar kendi tınısını bulmalı ve bu süreci sabırla sürdürmelidir. Ustalardan alınan rehberlik bu süreçte ilham olabilir. Ben de çıraklık yıllarım boyunca ustalarımdan aldığım ilhamla yazmayı sürdürdüm" dedi. ONUN YÖNLENDİRMESİ OLMASAYDI Ural, kendi tecrübelerinden de örnek sunarak, bir yazarın kariyerinin ilk adımlarında karşılaştığı güçlükleri ve ustalarının geri bildirimlerinin önemini belirtti: "İlk şiirlerimi okunurken ustam bana eleştiri yerine yol gösterici oldu. Onun rehberliği olmasaydı bugün farklı bir yolda olabilirdim" dedi. Söyleşi esnasında katılımcılar, yazarla bire bir etkileşimde bulunma şansı yakaladılar. Etkinlik boyunca salonda yoğun bir etkileşim gözlemlenirken, Ural zaman zaman katılımcılara çeşitli önerilerde bulundu. ETKİNLİKLER DEVAM EDİYOR Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, söyleşiye yoğun ilgi gösteren tüm sanatseverlere teşekkür edilerek, Kasım ayı boyunca sürecek olan kültür sanat etkinliklerine tüm vatandaşların davetli olduğu belirtildi.

Ahmet Taner Kışlalı Güzelbahçe’de anıldı Haber

Ahmet Taner Kışlalı Güzelbahçe’de anıldı

Eski Kültür Bakanı, gazeteci, yazar, akademisyen Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın katledilişinin 26.yılında Güzelbahçe’de büstü önünde anıldı. İZMİR (İGFA) - İzmir 'de Güzelbahçe Ahmet Taner Kışlalı Kavşağı’ndaki büstü önünde düzenlenen törene Güzelbahçe Belediye Başkanvekili Çağlayan Bilgen, CHP İlçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Güzelbahçeliler katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. ‘BİLİMİN VE ÖZGÜR DÜŞÜNCENİN SEMBOLÜ’ Onu öldürenler, onun bedenini susturmuş olabilir, ama düşüncelerini, eserlerini, Cumhuriyet’e olan bağlılığını susturamadılar, susturamayacaklarını söyleyen Güzelbahçe Belediye Başkanvekili Çağlayan Bilgen‘‘Bugün burada, fikirleriyle, kalemiyle, ilkeleriyle Türk aydınlanma mücadelesine ömrünü adamış bir değerimizi Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı katledilişinin 26. yılında saygı, özlem ve minnetle anmak için toplandık. Ahmet Taner Kışlalı; bir akademisyen, bir gazeteci, bir yazar, bir siyasetçi olmanın çok ötesinde, Cumhuriyet’in aklını ve vicdanını temsil eden bir aydındı. Yaşamı boyunca düşünmekten, yazmaktan, sorgulamaktan ve doğruları söylemekten asla vazgeçmedi. Karanlığın, gericiliğin, cehaletin karşısında hep bir meşale gibi durdu. Kışlalı, yalnızca bir kişi değil; aydınlanmanın, bilimin ve özgür düşüncenin sembolüdür. Onun fikirleri, bugün hâlâ bizlere rehberlik ediyor; demokrasiyi, laikliği ve insan haklarını savunma kararlılığımızı güçlendiriyor. Onu öldürenler, onun bedenini susturmuş olabilir. Ama düşüncelerini, eserlerini, Cumhuriyet’e olan bağlılığını susturamadılar, susturamayacaklar. Bizler Güzelbahçe’de, Cumhuriyet’in, bilimin, laikliğin ve çağdaşlığın ışığında, onun mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Her yıl burada, bu büstün önünde, onun aydınlanma mücadelesini hatırlamak; gelecek nesillere bu bilinci aktarmak bizim görevimizdir. Bu vesileyle, Başta Ahmet Taner Kışlalı olmak üzere, demokrasi, özgürlük ve Cumhuriyet uğruna yaşamını yitiren tüm aydınlarımızı saygıyla, rahmetle anıyorum. Işıkları hiç sönmesin” diye konuştu. Konuşmanın ardından anma töreninde bulunan katılımcılar Ahmet Taner Kışlalı Büstü’ne karanfil bıraktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.