Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UTİB'den tekstilde sosyal uygunluk hamlesi Haber

UTİB'den tekstilde sosyal uygunluk hamlesi

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), tekstil sektörünün değişen küresel ticaret kurallarına uyum sağlaması ve ihracatçıların uluslararası denetimlerdeki gücünü artırmak amacıyla 'Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Artırılması UR-GE Projesi'ni başlattı. BURSA (İGFA) - Tekstil sektörü, Türkiye ekonomisi için hammadde erişimi, üretim kabiliyeti ve tasarım gücüyle stratejik önemini korurken; günümüzde küresel rekabetin kuralları "sosyal uygunluk" ve "etik üretim" ekseninde yeniden yazılıyor. Uluslararası alıcıların artık sadece kaliteli ürün değil, aynı zamanda insan haklarına saygılı ve adil çalışma koşullarını belgeleyen sosyal uygunluk standartları talep etmesi üzerine harekete geçen UTİB, sektörün bu dönüşümüne rehberlik edecek önemli bir adım daha attı. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülecek olan “Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Artırılması UR-GE Projesi”nin İhtiyaç Analizi Raporlaması Açılış Çalıştayı çevrimiçi ortamda gerçekleştirildi. Proje ile firmaların sosyal uygunluk denetimlerine hazırlık süreçlerinin iyileştirilmesi, kurum içi uzmanların yetiştirilmesi ve küresel pazarlardaki yeni tedarik zinciri yasalarına tam uyum sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamındaki faaliyet maliyetlerinin yüzde 75’i ise devlet desteği ile karşılanacak. Açılış toplantısına, tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve UR-GE programına katılım sağlayan firmaların temsilcileri katıldı. Toplantı kapsamında, proje sürecinin temel yapı taşlarından biri olan ihtiyaç analizi raporlaması ve yol haritası hazırlanması hakkında katılımcı firmalara kapsamlı bilgilendirme yapıldı. UR-GE projesi kapsamında firmalara ihtiyaç analizi ve raporlama hizmeti sunan Think Great Insights’ın kurucusu, ekonomist Dr. Tülay Güzel tarafından gerçekleştirilen sunumda; eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin nasıl şekillendirileceği ve firmaların ihracat odaklı gelişim süreçlerine nasıl katkı sağlayacağı detaylı şekilde aktarıldı. Dr. Güzel sunumunda, “UR-GE projelerinde oluşturulan ihtiyaç analizi raporu, firmaların sosyal uygunluk ve çevresel kapasite başta olmak üzere mevcut yapılarını doğru analiz etmelerine ve ihtiyaçlarına uygun bir gelişim yol haritası oluşturmalarına imkân tanıyor. Yapılan ihtiyaç analizi sayesinde firmalar; hangi alanlarda güçlenmeleri gerektiğini net bir şekilde görebiliyor, eğitim ve danışmanlık süreçlerini kendi önceliklerine göre şekillendirebiliyor. Sosyal uygunluk, sürdürülebilirlik, üretim süreçlerinin geliştirilmesi, tasarım ve trend odaklı yaklaşımlar ile dijital dönüşüm gibi birçok başlıkta planlanan danışmanlık ve eğitim faaliyetleri, firmaların kurumsal altyapılarını güçlendirirken ihracat pazarlarına daha hazırlıklı ve rekabetçi şekilde açılmalarını sağlıyor. Bu kapsamlı ve değerli sürecin hayata geçirilmesinde başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere, UTİB’e ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, süreci verimli ve uyum içinde gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı Haber

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, üretimden diplomasiye, eğitimden sosyal sorumluluğa uzanan geniş bir yelpazedeki faaliyetleriyle 2025 yılını “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak geride bırakıyor. BURSA (İGFA) - Bursa ekonomisinin lokomotif sivil toplum kuruluşlarından MÜSİAD Bursa’nın 2025 yılı performansını değerlendiren Şube Başkanı Alparslan Şenocak, küresel belirsizliklerin gölgesinde geçen bir yılda, sadece zorlukları konuşmak yerine çözüme odaklandıklarını belirtti. Şenocak, “Bugün ana kadememiz ve dinamik Genç MÜSİAD teşkilatımızla birlikte, Bursa’nın üretim ve yatırım iklimine güven veren, her geçen gün büyüyen güçlü bir aileyiz. Yıl boyunca üyelerimizin ticaret hacmini geliştirecek stratejik adımlar atarken, toplumsal dayanışmayı da asla ihmal etmedik” dedi. “KOOPERATİFÇİLİĞİ GÜNÜMÜZE UYARLAYARAK YENİ BİR BAKIŞ SUNUYORUZ” 2025 yılında yürütülen çalışmalara değinen Başkan Şenocak, “Bir yandan iş dünyamızın çözüm arayışlarını somut başlıklarda derinleştirdik; diğer yandan gençlerimizi dönüşümün merkezine aldık” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUİMER) iş birliğiyle gerçekleştirilen Kooperatif Çalıştayı’na da değinen Şenocak, “Gerçekleştirdiğimiz güç birliğiyle akademiyi ve iş dünyasını aynı zeminde buluşturarak, kooperatifçilik modelini, ortaklık kültürü ve girişim sermayesi perspektifiyle günümüze uyarlıyoruz. 2025 sonunda düzenlediğimiz çalıştayda da, kişilerin birbiriyle dayanışmasını ve iş birliğini esas alan, konut ve iş yeri ediniminden sosyal kooperatifçiliğe uzanan yenilikçi yaklaşımları ele aldık. Kooperatifçilik anlayışına modern bir bakış açısı getirerek yeni bir kapı aralıyoruz. 2026’da bu konuyu çalıştaylar ve ortak çalışma başlıklarıyla güçlendirerek, sahada uygulanabilir modelleri çoğaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. GENÇLER SAHADA, SANAYİYLE YAN YANA ECOLOGICS projesine de değinen Şenocak, “Bu projede gençlerimiz dijital dönüşüm eğitimlerinin yanı sıra sanayi firmalarımızla eşleşerek sahaya indi, gerçek problemler üzerinde çalıştı. Sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve dijital dönüşüm başlıklarında geliştirilen öneriler, Bursa sanayisinin dönüşüm gündemine doğrudan temas etti. 2026’da hedefimiz bu modeli büyütmek ve daha fazla genci, daha fazla işletmeyi sürecin doğal paydaşı haline getirmektir” dedi. Gençliğin enerjisinin Bursa’nın üretim tecrübesiyle buluşmasının kendileri için stratejik bir başlık olduğunu vurgulayan Şenocak, Genç MÜSİAD’ın Bursa’da gerçekleştirdiği 54. Genel İdare Kurulu toplantısına değinerek, “Bu organizasyonla Bursa’nın girişimcilik iklimini Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç iş insanlarımızın vizyonu ve heyecanıyla aynı zeminde buluşturduk.Açılışa T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımı da gençliğe verilen önemi ortaya koydu. 2026’da Genç MÜSİAD’ımızın 3T odaklı buluşmalarını ve iş geliştirme çalışmalarını daha fazla desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. “ULUSLARARASI TEMASLARLA TİCARİ BAĞLANTILARIMIZI GENİŞLETTİK” Şube diplomasisi ve uluslararası temasların 2025 gündeminde geniş yer tuttuğunu belirten Şenocak, üyelerin yeni pazarlara erişimi için yıl boyu B2B odaklı şube ziyaretleri gerçekleştirdiklerini vurguladı. "Anadolu Ekonomi Diplomasisi" kapsamında Suudi Arabistan Büyükelçisi Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr’ı Bursa’da ağırlayarak yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade eden Şenocak, Almanya’ya düzenlenen 25 kişilik heyet ziyaretiyle de Münih-Nürnberg-Berlin hattında fuar katılımları ve B2B görüşmeleriyle önemli ticari bağlantılar kurduklarını belirtti. “DÜŞÜNEN VE STRATEJİ ÜRETEN BİR İŞ DÜNYASI HEDEFLİYORUZ” Yıl boyunca yürütülen “Müstakil Düşünceler” konferans serisi ve Sektör Kurulları Buluşmalarıyla, üyelerin gündemi doğru okumalarını ve sahadan gelen ihtiyaçların ortak akılla değerlendirilmesini önemsediklerini belirten Başkan Şenocak “Ticaretin yanında düşünen ve strateji üreten bir iş dünyası hedefliyoruz. Bu istişare kültürümüzün önemli duraklarından birinde de Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulumuzun ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Gümen’i üyelerimizle bir araya getirdik; sektördeki güncel gelişmeleri ve çözüm başlıklarını değerlendirdik.” ifadelerini kullandı. Eğitim ve insan kaynağı alanında yürüttükleri çalışmalara değinen Şenocak, Meslek Lisesi Hamilik Projesi kapsamında 2025’te okul ziyaretleri ve konferanslar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Okul yönetimlerimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle istişareler yaptık; hamisi olduğumuz okulların öğrencilerini teknik gezilerle iş dünyasıyla buluşturduk” dedi. 2026 VİZYONU: REKABET, DÖNÜŞÜM, DAYANIŞMA 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şenocak, “Önümüzdeki dönemde üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, finansmana erişim ve maliyet yönetimi başlıklarında yol gösterici çalışmalarımızı güçlendireceğiz. İhracat bağlantılarımızı B2B odaklı programlarla daha da genişletirken, şube diplomasisi ve ekonomi diplomasisi hattını yeni iş birlikleriyle büyüteceğiz. BUİMER ile yürüttüğümüz kooperatifçilik çalışmalarını daha somut çıktılarla ileri taşıyacak; ECOLOGICS gibi gençliği yeşil ve dijital dönüşümle buluşturan projeleri genişleterek Bursa’da kurduğumuz iş birliği modelini geliştirmeyi sürdüreceğiz. Karz-ı Hasen ve Zimem Defteri gibi dayanışma mekanizmalarımızla da gönül birliğimizi daha güçlü şekilde yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İzmir İtfaiyesi’ne “Geleceğe Nefes Özel Ödülü” Haber

İzmir İtfaiyesi’ne “Geleceğe Nefes Özel Ödülü”

Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri töreninde, “Geleceğe Nefes Özel Ödülü” doğaya duyarlı çalışmaları nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na verildi. İZMİR (İGFA) - Boğaziçi Üniversitesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri, Güney Kampüs’teki Albert Long Hall’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Sürdürülebilirlik alanında fark yaratan çalışmaları görünür kılmayı ve çevre bilincini yaygınlaştırmayı amaçlayan organizasyonda, akademi, kamu ve özel sektör temsilcileri ile çevre gönüllüleri “yeşil gelecek” vizyonunda buluştu. Törende “Geleceğe Nefes Özel Ödülü”, doğaya duyarlı çalışmaları nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na verildi. Ödül törenine İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz ile birlikte ilgili şube müdürleri katıldı. Ödülü teslim alan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, bu anlamlı ödüle layık görülmekten büyük onur ve gurur duyduklarını söyledi. 2025 yılının, yangınlar, sel ve su baskınları gibi afetler nedeniyle İzmir için oldukça zorlu geçtiğini belirten Korkmaz, çok sayıda acil durumda görev yapan itfaiye personelinin özverili mücadelesine dikkat çekti. Zorlu süreçlerde sahada fedakârca görev yapan tüm yöneticilere ve meslektaşlarına teşekkür eden Korkmaz, “Havası, suyu, toprağı ve ormanları tertemiz bir İzmir için 7/24 çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Törende, 17 farklı kategoride yılın çevreye duyarlı kişi ve kurumları belirlendi. 450 bin halk oyu ile jüri değerlendirmesinin sonucunda seçilen isimlere ödülleri takdim edildi.

Turizm dünyası İzmir'de buluştu Haber

Turizm dünyası İzmir'de buluştu

Türkiye’nin önemli turizm etkinliklerinden biri kabul edilen TTI İzmir-19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, turizmin tüm paydaşlarını bir araya getirdi. 12 bin 527 yerli ve yabancı sektör profesyonelinin ziyaret ettiği fuar, katılımcılara göre son yılların en verimli organizasyonlarından biri olarak değerlendirildi. İZMİR (İGFA) - T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğiyle Fuar İzmir’de gerçekleştirilen TTI İzmir-19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, Türkiye’nin 59 ilinden 11 bin 505 yerli ve Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Asya ile Afrika’dan gelen 64 ülkeden bin 22 yabancı olmak üzere 12 bin 527 ziyaretçiyi ağırladı. Bakanlık temsilcileri, valilikler, odalar, seyahat acenteleri, tur operatörleri, oteller, konaklama tesisleri, havayolu firmaları ve turizm teknolojisi şirketlerinin bir araya geldiği fuarda, birçok iş birliği anlaşması yapıldı ve şehirler kendi turizm değerlerini tanıtma şansı buldu. Bu yıl, Sürdürülebilirlik Ortağı olarak Green Destinations, Vizyon Ortağı olarak ise BookingAgora’nın bulunduğu TTI İzmir; Türk Hava Yolları’nın ulaşım sponsorluğunda düzenlenen uluslararası iş görüşmeleri, paneller ve etkinliklerle sektörün yeni dönem stratejileri üzerine odaklanılan bir platform oluşturdu. 139’u yabancı olmak üzere toplamda 381 katılımcıya yer verilen fuarda, katılımcılar değerlendirmelerde bulundu. “BU YIL YENİDEN BİR HARMAN DOĞDU” Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Orhan Belge, bu yıl fuarın önceki yıllara göre daha yoğun bir ilgi gördüğünü belirtirken, “TTI İzmir’i ilk yılından beri izleyen biri olarak bu sene dikkate değer bir hareketlilik fark ettim. Stant yerleşimleri, ziyaretçi profili ve toplantı yoğunluğu belirgin şekilde artmış görünüyor. Turizm, insan temasına dayalı bir sektör. Yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutmuyor. Bu sıcaklık bu yıl yeniden hissedildi. İzmir için fuar çok önemli; 20. yıl etkinliğinde çok daha büyük bir fuar bekliyoruz” şeklinde konuştu. SKAL İzmir Başkanı ve İzmir Palas- Kilim Otelleri Genel Müdürü Aydın Tokbaş, üç günlük etkinliğin özellikle ilk iki gününde yoğun profesyonel katılım olduğunun altını çizerek, “30 yılı aşkın süredir turizm sektöründeyim. TTI İzmir’de bulunmaktan çok memnunum. Bu yıl özellikle görüşmelerin kalitesi göze çarptı. Seyahat acenteleri, oteller, tur operatörleri; herkes somut iş bağlantılarına odaklanmıştı. SKAL İzmir olarak gerçekleştirdiğimiz Turizmin Yıldızları Ödül Töreni ile etkinliğe renk kattık. İzmir turizminin nabzı burada atıyor. Başka bir İzmir yok, başka bir fuarımız da yok. Turizmin kanaat önderleri olarak İzmir turizmini ve fuarı geliştirmek adına hem dernek hem de otelci olarak elimden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğim. 2026’da daha fazla katılımcının ve profesyonelin olduğu daha iddialı bir atmosfer bizi bekliyor” ifadelerini kullandı. “ULUSLARARASI HAVAYOLU VE OTEL TEMSİLCİLERİ İZMİR’İN DEĞERİNİ ANLADI” Bu yıl fuara vizyon ortaklığı destek veren BookingAgora’nın Kurucu Ortağı Murat Kahraman, yılın en verimli etkinliklerinden birinin gerçekleştiğini belirtti. Kahraman, “Yaklaşık 40 hava yolu şirketi ve 40’tan fazla otel ve destinasyon yönetim ofisini İzmir’de ağırladık. Fuarda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda birçok uluslararası marka İzmir’in potansiyeline hayran kaldı ve ülkemize tanıtım gezileri düzenlemek için ilgi gösterdi. Çoğu ‘Önümüzdeki sene daha güçlü bir şekilde geri döneceğiz, İzmir’i bu kadar bilmiyorduk’ dedi. Bu geri dönüşler, iş birliklerimizin yönünün doğruluğunu gösteriyor. TTI İzmir ile yürüttüğümüz vizyon ortaklığını gelecek sene ve fuarın 20. yılında daha da ileri taşımak için çalışmalara başladık. Daha büyük markaların İzmir’de bulunması için görüşmelerimizi sürdürüyoruz ve gelecek yıl da desteğimizi sürdüreceğiz” dedi. Bosna Hersek merkezli Anatolia Balkan Tour Operasyon Müdürü Edip Kurtoviç, fuarın beklentilerini fazlasıyla karşıladığını söyleyerek, “İzmir’de büyük bir Balkan kökenli nüfus olduğunu biliyorduk, fakat bu denli yoğun bir profesyonel ilgi beklemiyorduk. İlk günden itibaren dolu bir program yürüttük. Belediyeler ve dernekler ortak tur paketleri geliştirmek için taleplerini ilettiler. Önümüzdeki yıl Bosna Hersek’ten daha geniş bir heyetle burada olacağız” dedi.

TechXtile Challenge’da finale kalan projeler belli oldu Haber

TechXtile Challenge’da finale kalan projeler belli oldu

7. yıl dönümünü kutlayan TechXtile Challenge Tasarım Yarışması'nın yarı final süreci başarıyla sonuçlandı; bu yılki katılımcılar verimlilik odaklı projelerini jüri karşısına çıkararak sunumlarını gerçekleştirdiler. BURSA (İGFA) - T.C. Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından düzenlenen 7. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması'nda Değerlendirme Kurulu, online bir toplantı ile finale çıkacak projeleri seçti. Bu yıl "Verimlilik" temasıyla hazırlanan yarışma kapsamında, katılımcıların iş modellerini geliştirmelerine katkı sağlamak amacıyla "Girişimcilik Nedir?", "Nasıl Melek Yatırımcı Olunur?", "Liderlik ve Motivasyon", "Sunum Geliştirme" gibi kapsamlı seminerler düzenlendi. Seminerlerin ardından Değerlendirme Kurulu, Level-Up ve Scale-Up kategorilerindeki projeleri değerlendirdi. Projeler, 4'er dakikalık sunumlarla yapılabilirlik, satılabilirlik, ölçeklenebilirlik, teknoloji-inovasyon boyutu ve ekip yetkinliği konularında ele alındı. “TECHXTİLE CHALLENGE, TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN DÖNÜŞÜMÜNDE ÖNEMLİ BİR ROL OYNUYOR” UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, yarışmanın tekstil sektörüne sağladığı katkıların artarak devam ettiğini belirtti: “7 yıldır aralıksız sürdürdüğümüz bu program, tekstil sektörünün yenilikçi kapasitesini artıran stratejik bir yapıya dönüştü. Tekstil sektörü, en hızlı dönüşüm geçiren alanlardan biri. Sürdürülebilirlik, ileri teknoloji kullanımı, verimlilik artışı, akıllı tekstiller ve dijitalleşme gibi konular artık sektörün merkezinde. Yarışmanın tematik yapısı, eğitim imkanları ve Level-Up ile Scale-Up kategorileri, girişimcilerin gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren değerli bir çerçeve sunmakta.” “EĞİTİMLER VE GÜÇLÜ İŞ AĞI BU PROGRAMIN ÖNEMLİ DEĞERLERİ” Program dahilinde düzenlenen seminerlerin önemine değinen Engin, “Girişimcilerin bu seminerlere aktif katılımı, geri dönüşleri uygulamaları ve projelerini yeniden şekillendirmeleri, elde edilen sonuçların kalitesini önemli ölçüde artırmaktadır. Bir fikri büyütmek, onu etkili bir şekilde ifade etmek ve pazara uygun hale getirmek; işte bu süreçte TechXtile Challenge güçlü bir yönlendirme mekanizması sunuyor. Bu yarışmanın en önemli katkılarından biri sunduğu iş ağıdır. Sektör liderlerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve genç girişimcileri bir araya getirmek, bir ekosistem yaratmak anlamına gelir. TechXtile'ın gerçek değeri buradan geliyor. Bugünün projelerini yarının başarı hikayelerine dönüştüren bir platform yaratıyoruz.” ifadesini kullandı. “DÜNYADA TEKSTİL ALANINDA EN GENİŞ KAPSAMLI PROGRAMI YÜRÜTÜYORUZ” TechXtile Challenge Program Koordinatörü Ufuk Batum, yarışmanın uluslararası düzeyde ilgi gördüğünden bahsederek, “TechXtile Challenge, tekstil alanında girişimcileri destekleyen kapsamlı bir gelişim programına dönüştü. Her yıl daha fazla girişimci ve yatırımcıyı kendine çekiyor; hatta yurt dışından bile katılmak isteyen ekipler çıkıyor. Bu, burada geliştirdiğimiz modelin uluslararası anlamda bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Diğer benzer programlarda katılımcıların yatırım alması 4-5 yıl sürebilirken, biz 2. yıldan itibaren yatırım alan, büyüyen ve piyasa değerini artıran girişimler çıkardık. Bu yıl ayrıca daha önceki dönemlerden mezun olan finalistlere ara jüride yer alarak sürece dahil olma fırsatı sunduk.” dedi. FİNAL 26 MART'TA GERÇEKLEŞECEK Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenen finalistler, yarışmanın sonraki aşamasında mentorluk desteğiyle projelerini geliştirmeye devam edecek ve 26 Mart 2026'da düzenlenecek finalde projelerini Final Jürisi'ne sunacaklar. 7. TECHXTİLE CHALLENGE’IN LEVEL-UP KATEGORİSİNDE FİNALE KALAN 8 PROJE: 1. Carbycelium 2. Fabric Guard 3. Gardeasy – Dijital Gardırop Yönetimi ve Minimal Yaşam Asistanı 4. İnovatif Atkı Tutucusu 5. Lactobra – Akıllı Masaj, Termoterapi ve Veri Analitiği Destekli Emzirme Sütyeni 6. SFDDS- Smart Fabric Defect Detection System 7. Terapötik Balmumu Sargısı 8. Trace-Tex 7. TECHXTİLE CHALLENGE’IN SCALE-UP KATEGORİSİNDE FİNALE KALAN 8 PROJE: 1. Akıllı Hasta Yatağı ve Modüler Yatak Pedi 2. Combinup 3. Guartec 4. Pan-C 5. Refabric AI 6. Sürdürebilirsin (Sustainers.Co) 7. Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetim Sistemi 8. Tekstil Üretiminde Yapay Zeka ile Verimlilik

Bakanı Bolat: AB Yeşil Mutabakatı'na uymak zorundayız Haber

Bakanı Bolat: AB Yeşil Mutabakatı'na uymak zorundayız

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye'nin AB Yeşil Mutabakatı'na uyacağını ifade ederek, "Rekabet gücümüzü muhafaza etmek ve ihracat pazarlarımızı geliştirebilmek için bu mutabakata riayet etmemiz gerekmektedir" şeklinde konuştu. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ankara'da gerçekleştirilen 2. Uluslararası Çevre İletişim Zirvesi'nde Türkiye'nin çevresel performansının artık yalnızca sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda doğrudan rekabet gücü açısından da önemli olduğunu belirtti. Bakan Bolat, AB Yeşil Mutabakatı kapsamında özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve döngüsel ekonomi uygulamaları ile uyum sağlamak için çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Bakanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan habere göre, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik, hidrojen ve çimento gibi sektörlerin bu süreçten etkileneceğini açıklayan Bolat, Türkiye-AB yüksek düzeyli iklim diyaloğu ve teknik istişarelerle sürecin koordineli bir şekilde yürütüldüğünü belirtti. Türkiye'nin ilk İklim Kanunu'nun TBMM'de kabul gördüğünü hatırlatan Bolat, "Yeşil Mutabakat'a Uyum Projesi Desteği Programı" ile firmaların yeşil dönüşüme uyumuna destek sağlandığını ve finans kurumlarında yeşil ve dijital dönüşüm paketleri oluşturulduğunu söyledi. Bakan Bolat, Türkiye'nin AB ile yakın temas halinde olduğunu ve SKDM'ye uyum sürecinde teknik mevzuat çalışmaları üzerinde aralıksız çalışıldığını ifade etti.

8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi'nde sürdürülebilir gelecek tartışıldı Haber

8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi'nde sürdürülebilir gelecek tartışıldı

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) tarafından “Sıfırın İnşası: Riskten Fırsata” temasıyla düzenlenen zirve, kamu ve özel sektör temsilcilerini çevresel ve toplumsal sürdürülebilirlik için bir araya getirdi. İSTANBUL (İGFA) - İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde gerçekleşen zirvede, Türkiye’nin yeşil dönüşümü ve düşük karbonlu yapı sektörü için kritik konular masaya yatırıldı. ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı, yeni yapılarda yüksek performans standartlarının uygulanması, mevcut binalarda yenileme programlarının hızlandırılması, enerji ve karbon performansının şeffaf raporlanması, finansman araçlarının yaygınlaştırılması ve veri ile teknik kapasitenin güçlendirilmesi gibi beş acil dönüşüm alanına dikkat çekti. Zirvede 40’a yakın uzman, “Riskten Fırsata: Ufukta Ne Var?”, “Gayrimenkulün Yeşil Vizyonu”, “İklim Finansmanında Riskler ve Fırsatlar”, “Sürdürülebilirlik için Akıllı Çözümler” ve “Mimar Gözüyle Sürdürülebilirlik” oturumlarında görüşlerini paylaştı. Katılımcılar, sürdürülebilir şehirleşme, yeşil finansman modelleri, dijitalleşmiş akıllı çözümler ve mimari uygulamalar üzerinden Türkiye’nin çevresel ve ekonomik fırsatlarını tartıştı. Zirveye bu yıl 450’ye yakın katılımcı ve 100’ün üzerinde kurum ve kuruluş katıldı. Panelistler, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, yeşil dönüşümün önündeki regülasyon, finansman ve veri eksikliklerinin hızla giderilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de 2. el alışveriş dönüşümün parçası oldu... Her 2 kişiden 1'inin tercihi ikinci el Haber

Türkiye’de 2. el alışveriş dönüşümün parçası oldu... Her 2 kişiden 1'inin tercihi ikinci el

Türkiye'de bir ilk olan "İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi" çalışmasının sonuçları açıklandı. Araştırma, Türkiye'deki katılımcıların yüzde 45'inin son bir yılda ikinci el ürün aldığını gösteriyor. İSTANBUL (İGFA) - sahibinden.com, KONDA ile birlikte gerçekleştirdiği Türkiye'deki ilk “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasının sonuçlarını yayımladı. 28 ilde, 2 bin 700 kişi üzerinde yapılan araştırma, Türkiye'de ikinci el alışverişin yaygınlaştığını ve sürdürülebilirlik bilinciyle örtüştüğünü ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 45'i, son bir yıl içinde giysi, mobilya, cep telefonu veya beyaz eşya gibi ürünleri ikinci el olarak alıp sattı. sahibinden.com'un CEO'su Burak Ertaş, "İkinci el alışveriş artık toplumda yerleşik bir alışkanlık halini aldı. Katılımcıların yarısı bu zincirin bir parçası, bu da döngüsel ekonominin benimsenmiş olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu. KONDA'nın Genel Müdürü Aydın Erdem, "İkinci el alışveriş, bilinçli tüketim ve çevre duyarlılığıyla harmanlanarak yeni bir norm haline geldi. Genç ve eğitimli kesim bu davranışın normalleşmesine öncülük ediyor" ifadelerini kullandı. Araştırma, ikinci el alışverişin tek seferlik bir olay olmadığını, her dört kişiden birinin aylık olarak bu alışverişi yaptığını gösteriyor. Bu gruptaki kişiler ortalama 35 yaşında, dijital platformları yoğun kullanan ve üniversite mezunu bireylerden oluşuyor. Değişen sosyal algı da dikkat çekiyor: "İkinci el düşük statü göstergesidir" diyenlerin oranı yüzde 17'ye düşerken, ikinci el kullanıcıları "tasarruflu, çevreye duyarlı ve tarz sahibi" olarak değerlendiriliyor. En popüler kategoriler arasında cep telefonları ve aksesuarları (yüzde 54), bilgisayar ve tablet (yüzde 45), giyim ve ayakkabı (yüzde 42) ve elektrikli ev aletleri (yüzde 41) yer alıyor. Kadınlar, anne-bebek ürünleri, giyim ve mobilya almayı tercih ederken; erkekler elektronik ürünlere daha fazla yöneliyor. Araştırma, genç nesil tarafından online platformlardan tercih edilen ikinci el alışverişin, daha yaşlı gruplar tarafından geleneksel kanallardan yapıldığını da gösteriyor. Güven faktörü önemli: Katılımcıların yüzde 83'ü satıcının güvenilir olması durumunda, yüzde 82'si ise ürünün arızasız olması veya garanti/iade imkanının bulunması durumunda alışveriş yapıyor. Özetle, Türkiye'de ikinci el alışveriş ekonomik bir fırsat olmanın ötesine geçerek çevresel ve toplumsal bir bilinçle bütünleşmiş durumda. İsrafın azalması, geri dönüşüm ve bilinçli tüketim eğilimleri, ikinci el ürünlerin sürdürülebilir yaşamın merkezinde yer aldığını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.