Hava Durumu

#Trakya

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trakya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sebze ve Meyve Toptancı Hali temeli atıldı Haber

Sebze ve Meyve Toptancı Hali temeli atıldı

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Çorlu’daki sebze-meyve tedarik zincirini düzenli, hijyenik ve verimli hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini attı. TEKİRDAĞ (İGFA) - Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, “Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yalnızca Çorlu’ya değil, tüm bölgeye hizmet edecek bu modern halimizin temelini atıyoruz.” dedi. BÖLGENİN TİCARET VE TARIM ALTYAPISINI GÜÇLENDİRECEK TESİS Konuşmasına, “Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek başlayan Candan Başkan, “Adaylığımız döneminde Çorlu Belediye Başkanımız Ahmet Sarıkurt ile birlikte esnafımızı ziyaret ettiğimizde yaşadıkları sıkıntıları bizlerle paylaşmışlardı. Biz de onlara sebze-meyve toptancı halini hayata geçireceğimizin sözünü vermiştik. Bugün hem Çorlu’muza hem hem de bölgemize hizmet edecek, Çorlu Yeni Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini atmanın gururunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. ÇORLU’DAN TRAKYA’YA UZANAN HİZMET Temeli atılan tesis ile bölgenin önemli bir ihtiyacının karşılanacağına vurgu yapan Başkan Yüceer, “Bu tesis yalnızca Çorlu’ya, değil, Tekirdağ’a ve tüm Trakya’ya hizmet edecek. Burada üretici, esnaf ve tüketici buluşacak. Yıllık 50 bin tonun üzerinde işlem yapılmasını bekliyoruz. Şu anda bölgemizde üretilen yaş sebze ve meyve miktarı 136 bin tonun üzerinde. Tüketim ise günlük yaklaşık 500 ton, yıllık yaklaşık 183 bin ton seviyesinde. Bu hal binası bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayacak.” dedi. ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE GÜÇLÜ ZİNCİR Tüm projelerin hem üretici hem de tüketici gözetilerek hayata geçirildiğini vurgulayan Candan Başkan, şöyle konuştu: “Göreve geldiğimizde şunu söyledik: ‘Sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de düşünmeliyiz. Sadece üretici ve tüketici değil, esnaf da bizim için çok önemli.’ Bu nedenle amacımız; esnafın işini kolaylaştırmak, üretim gücünü artırmak, şehrimizin ticaretini büyütmek ve her ilçemizi ihtiyacı olan yatırımlarla buluşturmak. Çünkü inanıyoruz ki; üreten çiftçi, kazanan esnaf ve memnun vatandaşla Tekirdağ’ı büyütebiliriz. Bugün bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyor, bu önemli yatırımın Çorlu’muza, Tekirdağ’ımıza ve Trakya’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” 37 BİN 600 METREKARELİK ALANA SAHİP OLACAK Çorlu Sebze ve Meyve Toptancı Hali, 37 bin 600 metrekarelik bir parsel üzerinde yer alıyor. İki blok halinde tasarlanan hal binasında toplam 30 dükkân bulunacak. Her dükkân 97 metrekare net alana sahip olup ayrıca 15 metrekarelik bir asma kata sahip olacak. Çorlu Hıdırağa Mahallesi’nde düzenlenen temel atma törenine Cumhuriyet Halk Partisi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ile milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

SOL Parti’den Keşan Belediyesi’ne 'Nükleer Santral' başvurusu Haber

SOL Parti’den Keşan Belediyesi’ne 'Nükleer Santral' başvurusu

SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya Nükleer Santral Projesi’nin iptali için Keşan Belediyesi’ne dilekçe verdi. İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, konunun Mart ayı meclis gündemine alınmasını talep etti. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya’da yapılması planlanan nükleer santral projesine karşı resmi girişim başlattı. İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, hazırlanan dilekçenin Keşan Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ne teslim edildiğini, ayrıca Edirne İl Genel Meclisi Başkanlığı’na da PTT aracılığıyla gönderildiğini açıkladı. Dilekçede, Trakya Nükleer Enerji A.Ş.’nin internet sitesinde Kırklareli Kıyıköy-Kışlacık mevkiinde yer seçiminin onaylandığı ve sahada sismik ile meteorolojik çalışmaların başladığının belirtildiği ifade edildi. Proje alanının, 1/100.000 Ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nda içme ve kullanma suyu koruma alanları, orman alanları ve tarım arazileri içerisinde kaldığı vurgulandı. Açıklamada, yaklaşık 13 bin 830 dönümlük alanda yapılacak çalışmaların orman varlığına, tarım alanlarına ve Karadeniz kıyı ekosistemine zarar vereceği öne sürülerek, projenin bölgesel bir “eko-kırım” niteliği taşıdığı savunuldu. Ayrıca projenin, halkın katılımı sağlanmadan ve gerekli çevresel ile sağlık etki değerlendirmeleri yapılmadan ilerletildiği iddia edildi. Enerji arz fazlası bulunduğu belirtilen Türkiye’de yeni bir nükleer santral projesine ihtiyaç olmadığı görüşüne yer verilen dilekçede, projenin ulusal egemenlik ve çevresel güvenlik açısından riskler barındırdığı ifade edildi. SOL Parti Keşan İlçe Başkanlığı, Trakya Nükleer Santral Projesi’nin Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Mart ayı toplantı gündemine alınarak iptal edilmesi yönünde karar alınmasını talep etti.

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor Haber

DSİ Bölge eski müdür yardımcısı Erkin'den sert uyarı: Ergene 45 yıldır canlılara telafisi mümkün olmayan zarar veriyor

Hüseyin Erkin, Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin "tarımı gölgede bırakan, adalet duygusunu zedeleyen ve gereksiz bir yatırım" olduğunu ifade ederek sanayicilere "Öncelikle arıtma sorumluluğunuzu yerine getirin" diye seslendi. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - DSİ'den emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Meriç Nehri ve Ergene havzasındaki kirlilik sorunuyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Meriç’in Bulgaristan’dan gelen kolunun kısmen kirli olduğunu belirten Erkin, Ergene’nin ise 4. sınıf — yani en kirli su kategorisinde yer aldığına dikkat çekti. 45 yıllık sanayi kaynaklı kirliliğin bölge halkı ve tüm ekosistem için "geri dönülemez zararlar" yarattığını dile getirdi. “SANAYİCİ PARA HARCAMAZKEN, DEVLET DE GÖZ ARDI EDİYOR” Erkin, Ergene Vadisi’ndeki bazı sanayi tesislerinin yeraltı sularını çekerek kirlettiğini ve birçoğunun herhangi bir arıtma işlemi yapmadan Ergene’ye deşarj ettiğini belirterek, “Gelişmiş ülkelerde proses suyu geri dönüştürülüp tekrar kullanılırken, bizde sanayiciler arıtma maliyetlerinden kaçınmakta. Yönetimler de sanayicilere ayrıcalık tanıyarak çevresel zararlara göz yummaktadır.” dedi. 2007’de sanayi tesislerinin su ihtiyacını karşılamak için planlanan Yoncalı Barajı projesinin "maliyetli olduğu" gerekçesiyle sanayiciler tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Mevcut arıtma tesislerinin etkin bir biçimde çalıştırılması gerekirken, Marmara Denizi’ne Derin Deşarj Projesi’nin uygulamaya alındığını söyleyen Erkin, bazı fabrikaların yeni arıtma tesislerine dahi bağlantı kurmadığını ifade etti. Yeraltı sularının azalmasıyla gündeme gelen Meriç’ten sanayiye su taşıma projesinin kabul edilemez olduğuna değinerek, “25 milyar TL’den fazla maliyetli proje tarımı geri plana itip sanayiye su taşımayı hedeflemekte. Bu haksız ve gereksiz bir yatırımdır. Ergene’yi yıllarca kirleten sanayinin tahribatının bedelini kim ödeyecek?” şeklinde konuştu. “SANAYİ SUYU TARIMIN ALTERNATİFİ OLMAMALI” Çakmak Barajı üzerinden sanayiye su sağlama planının ciddi bir risk içerdiğini belirten Erkin, Meriç’ten yılda 227 milyon m³ su çekileceğini hatırlattı. Bu suyun öncelikle tarımsal kullanım için değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, “İklim değişikliği zaten tarımı olumsuz etkiliyor. Trakya topraklarının sulanabilme potansiyeli bu kadar yüksekken, sanayi amacıyla Meriç’ten su çekilmesi tarıma büyük zarar verir.” şeklinde konuştu. Aynı bütçeyle Edirne’nin sulama yatırımlarının çoğunun tamamlanabileceğini vurguladı. Açıklamasının sonunda "doğru bir su yönetimiyle Meriç’in tüm sektörlere yeteceğini" savunan Erkin, projeye karşı çıkışını, “Bölgenin suyu önce tarıma tahsis edilmelidir. Sanayiciler gerekli olan suyu kendi projelerini finanse ederek sağlamalıdır. Bölgede yaşayanlara olan borç, geciken sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla ödenebilir.” ifadeleriyle sonlandırdı.

İpsala Pirinci'ne AB tescili... Trakya’nın ilk ve tek AB coğrafi işaretli ürünü Haber

İpsala Pirinci'ne AB tescili... Trakya’nın ilk ve tek AB coğrafi işaretli ürünü

Edirne'nin Keşan Ticaret ve Sanayi Odası yıllardır sürdürdüğü girişimlerin sonucunda önemli bir başarıya imza attı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından daha önce coğrafi işaret tescili yapılan İpsala Pirinci, artık Avrupa Birliği tarafından da Coğrafi İşaret Tescili alarak koruma altına alındı. Bu gelişme ile Trakya, Avrupa Birliği tarafından tescillenen ilk ve tek ürününe sahip oldu. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Türkiye'nin başlıca pirinç üretim bölgelerinden olan İpsala Ovası, verimli toprakları sayesinde ülkenin pirinç ihtiyacının yaklaşık dörtte birini karşılamakta. Keşan TSO’nun gerçekleştirdiği tescil ve tanıtım faaliyetleri sonucunda İpsala Pirinci’nin kalitesi, üretim metodu ve yöresel özgünlüğü uluslararası alanda tanınmış oldu. Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, AB Coğrafi İşaret Tescili almanın bölge için tarihi bir başarı olduğunu vurgulayarak, “Bu tescil bir ürünün değil, tüm bölgenin değerinin kabulüdür. Trakya Üniversitesi’nin analizleriyle bilimsel olarak da kalitesi kanıtlanan İpsala Pirinci, Avrupa tarafından tescillenmiş güçlü bir marka olmuştur. Ayrıca Trakya’nın AB Coğrafi İşaret alan ilk ve tek ürünü olması ayrı bir gurur kaynağıdır.” şeklinde konuştu. ARTAN İHRACAT POTANSİYELİ Keşan TSO, tescilin ötesinde, İpsala Pirinci’nin hem iç hem de dış pazarlarda tanıtımını artırmak amacıyla fuarlarda, sektör platformlarında ve uluslararası tanıtım etkinliklerinde aktif olarak yer alıyor. Bu çabalar neticesinde ürünün marka değerinin ve ihracat potansiyelinin önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Şapçı, katkı sağlayan tüm kuruluşlara teşekkürlerini sunarken, özellikle önceki dönem Oda Başkanı ve Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’nun desteklerinin çok değerli olduğu üzerinde durdu. “İPSALA PİRİNCİ DÜNYA’DA BİRİNCİ” Şapçı, bu tarihi ödülün üreticilere daha yüksek katma değer kazandıracağını belirterek, “Bu başarı, ortak bir vizyonun ve bölgesel dayanışmanın somut bir göstergesidir. ‘İpsala Pirinci Dünya’da Birinci’ mottosu artık uluslararası düzeyde tanınan bir gerçek olmuştur.” dedi.

Marmara ve Ege’de fırtına bekleniyor Haber

Marmara ve Ege’de fırtına bekleniyor

Son hava durumu tahminlerini Meteoroloji Genel Müdürlüğü yayınladı, bu bilgilere göre ülkemizin kuzey, iç ve batı bölgeleri parçalı bulutlu, yer yer çok bulutlu olacak. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye'nin kuzey, iç ve batı kesimlerinde parçalı, bazı yerlerde çok bulutlu hava hakim olacak. Gece saatlerinde Güney Ege kıyıları ve Balıkesir'in batı kesimlerinde yerel sağanak yağışlar beklendiği, diğer bölgelerde ise havanın az bulutlu ve açık olacağı öngörülüyor. Rüzgarın; Marmara'nın batısı ve Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatıdan güçlü bir şekilde (40-60 km/saat) eseceği, Trakya bölgesinde ise zaman zaman kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde etkili olacağı beklentisi var. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun kuzeyinde ise sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis görülecek. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyredeceği ve önemli bir değişiklik yaşanmayacağı tahmin ediliyor. Genel olarak rüzgar güney yönlerden, Güneydoğu Anadolu'da kuzey yönlü hafif ve yer yer orta kuvvette, Marmara’nın batısı ve Kuzey Ege kıyılarında ise kuvvetlice (40-60 km/saat), Trakya'da ise yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde esmesi beklenmektedir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI : Marmara'nın batısı ve Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatı yönlerinden kuvvetli (40-60 km/saat) rüzgar beklenmekte, Trakya'da ise bazı yerlerde kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiği için oluşabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli ve dikkatli olunması gerekiyor.

“Görkemli Hatıralar” Uzunköprü’de Haber

“Görkemli Hatıralar” Uzunköprü’de

Halk TV ekranlarının sevilen programı “Görkemli Hatıralar”, geçtiğimiz Cumartesi günü Trakya’nın kalbinde, tarih ve kültür şehri Uzunköprü’de çekildi. Serhan Asker’in sunumuyla canlı yayınlanan programa, Edirne Milletvekili Baran Yazgan ve Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin ev sahipliği yaptı. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Program boyunca Ergene Nehri’nin kirliliği, Uzunköprü’nün tarihi yapıları, yöresel lezzetleri ve müziği konuşuldu. Başkan Ediz Martin, kentin tanıtımı açısından bu tür yayınların büyük önem taşıdığını belirterek, “Uzunköprü’nün sesi, değerleri ve güzellikleri Türkiye’ye duyuruldukça, geleceğe olan umudumuz da büyüyor,” dedi. Adını Mimar Muslihiddin’in 15. yüzyılda inşa ettiği dünyanın en uzun taş köprüsünden alan Uzunköprü, program boyunca tarihî atmosferiyle izleyicilere eşsiz kareler sundu. Osmanlı mirası yapılar, Muradiye Camii ve çevresindeki tarihî sokaklar, kentin geçmişten bugüne uzanan kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. MÜZİK VE RİTİMLE YAŞAYAN BİR KENT Uzunköprü’nün kültürel yüzünü yansıtan sahnelerde, Uzunköprü Belediyesi Kadın Ritim Grubu ile yerel sanatçılar sahne aldı. Canlı performanslar ve yöresel ezgilerle izleyenlere keyifli anlar yaşatıldı. Programın ilerleyen dakikalarında Hotead Halk Oyunları Topluluğu, Trakya’ya özgü halk danslarını sergileyerek büyük beğeni topladı. Renkli kıyafetler ve coşkulu sahne performansı, Uzunköprü’nün kültürel zenginliğini yansıtan unutulmaz bir tablo oluşturdu. Programda Uzunköprü’nün zengin mutfağı da geniş yer buldu. Osmanlı’dan günümüze ulaşan tarihi Muradiye Çorbası, meşhur Uzunköprü köftesi, verimli topraklarında yetişen pirinç ve ayçiçeği, kentin sofralara kattığı lezzetlerin başında geldi. Ayrıca, kadın emeğini ekonomiye kazandıran Uzunköprü Çağdaş Kadınları Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından üretilen yerel ürünler, hem program ekibinin hem de izleyenlerin büyük ilgisini topladı. Bu lezzetlerin ve üretim hikâyelerinin ekranlara taşınması, Uzunköprü’nün tanıtımına güçlü bir katkı sundu. “DOĞANIN VE KÜLTÜRÜN YAN YANA YAŞADIĞI ŞEHİR” Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Ergene Nehri kirliliğine ayrıldı. Başkan Ediz Martin, yıllardır süren çevre mücadelesine dikkat çekerek, “Ergene yalnızca bir nehir değil, Trakya’nın yaşam damarlarından biridir. Onu korumak, geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı. Çekimler sonrasında Uzunköprülü vatandaşlar program ekibiyle ve konuklarla bir araya geldi. Renkli anların yaşandığı buluşmada, halkın ilgisi büyük oldu. Günün sonunda, Uzunköprü hem tarihiyle hem kültürüyle hem de misafirperverliğiyle Türkiye’ye kendini tanıttı.

Enez Gönüllüleri Gala Gölü için ayağa kalktı Haber

Enez Gönüllüleri Gala Gölü için ayağa kalktı

Enez’de doğaya ve yaşam alanlarına duyarlı yurttaşlar, Gala Gölü Milli Parkı’nı tehdit eden rüzgâr enerji santrali (RES) projesine karşı bir araya geldi. Enez Belediyesi toplantı salonunda düzenlenen geniş katılımlı bilgilendirme toplantısında, “Gala Gölü’ne dokunma!” çağrısı yankılandı. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Toplantıya Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, belediye meclis üyeleri, Kartopu Derneği, Enez Gönüllüleri, İl Genel Meclis Üyesi, bölge köylerinin muhtarları, eski dönem milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve Keşan Kent Konseyi İklim ve Çevre Meclisi üyeleri katıldı. Katılımcılar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “ÇED gerekli değildir” kararına karşı hukuki mücadele başlatılması yönünde oy birliğiyle karar aldı. Bu karar, Trakya’nın nefes alanı olan Gala Gölü Milli Parkı’nı koruma yolunda atılmış kararlı bir adım olarak değerlendirildi. “DOĞAYI SAVUNMAK GELECEK KUŞAKLARA BORCUMUZDUR” Toplantıda yapılan konuşmalarda, Gala Gölü’nün yalnızca Enez için değil, tüm Türkiye’nin ortak mirası olduğuna vurgu yapıldı. Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, “Biz enerjiye değil, yanlış yere yapılan enerjiye karşıyız. Gala Gölü, kuşların, sazlıkların, suyun ve sessizliğin evidir. Bu doğayı korumak, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük emanettir.” sözleriyle duyarlılığı dile getirdi. Toplantı sonrası Enez Gönüllüleri, STK’lar ve kent konseyi temsilcileri ortak açıklama yaparak, doğa tahribatına karşı hukuki, bilimsel ve toplumsal tüm yolların kullanılacağını bildirdi. Keşan Kent Konseyi Çevre Meclisi üyeleri ise “Gala Gölü yalnız değildir. Bu göl, sadece bir su birikintisi değil; yaşamın, dayanışmanın ve umutların sembolüdür.” mesajını verdi. Yöre halkı, çevreciler ve gönüllüler, “Gala Gölü’ne dokunma!” sloganıyla Edirne’den Ankara’ya, Ankara’dan Brüksel’e kadar uzanacak bir farkındalık mücadelesi başlatmaya hazırlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.