Hava Durumu

#Tüi̇k

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracat ve ithalat arttı; dış ticaret açığı genişledi Haber

İhracat ve ithalat arttı; dış ticaret açığı genişledi

TÜİK verilerine göre Kasım 2025’te ihracat yüzde 1,3, ithalat yüzde 2,6 arttı. Dış ticaret açığı aylık bazda yüzde 6,3 yükseldi. TÜİK verileri, 2025 Kasım ayında dış ticarette artışın sürdüğünü ancak ithalattaki daha hızlı yükselişin dış ticaret açığını büyüttüğünü ortaya koydu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2025 yılı Kasım ayında genel ticaret sistemine göre ihracat bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,3 artarak 22 milyar 536 milyon dolar, ithalat ise yüzde 2,6 artışla 30 milyar 518 milyon dolar oldu. Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 6,3 artarak 7 milyar 508 milyon dolardan 7 milyar 982 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın aynı ayındaki yüzde 74,8 seviyesinden yüzde 73,8’e geriledi. OCAK–KASIM DÖNEMİNDE ARTIŞ SÜRDÜ 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde ihracat yüzde 3,6 artışla 247 milyar 23 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,7 artarak 329 milyar 698 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 12,6 artarak 82 milyar 674 milyon dolara çıktı. Kasım ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat yüzde 3,2 artarak 21 milyar 396 milyon dolara yükseldi. Aynı kalemlerde ithalat ise yüzde 6,0 artışla 23 milyar 250 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı 1 milyar 854 milyon dolar olarak hesaplandı. Ekonomik faaliyetlere göre Kasım ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,2 oldu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 4,5, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,7 olarak kaydedildi. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA’YA Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1 milyar 855 milyon dolar ile Almanya oldu. Almanya’yı Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Irak izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,9’unu oluşturdu. İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Kasım ayında ithalatta ilk sırayı 4 milyar 153 milyon dolar ile Çin aldı. Çin’i Rusya Federasyonu, Almanya, İsviçre ve ABD takip etti. İlk beş ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,6’sını oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre Kasım ayında ihracat bir önceki aya göre yüzde 2,2, ithalat ise yüzde 1,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış yıllık artış ise ihracatta yüzde 4,6, ithalatta yüzde 6,1 olarak gerçekleşti. ÖZEL TİCARET SİSTEMİNE GÖRE VERİLER Özel ticaret sistemine göre Kasım ayında ihracat 20 milyar 630 milyon dolar, ithalat ise 29 milyar 491 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 12 artarak 8 milyar 861 milyon dolara yükseldi.

Yoksulluk 2025'te geriledi... En düşük yoksulluk çekirdek aile olmayan hanelerde Haber

Yoksulluk 2025'te geriledi... En düşük yoksulluk çekirdek aile olmayan hanelerde

TÜİK’in 2025 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları Araştırması'na göre, göreceli yoksulluk oranı azalma gösterdi. Medyan gelirin yüzde 50’sine göre belirlenen yoksulluk oranı yüzde 13,0’a düşerken, maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 olarak belirlendi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları Araştırması bulgularını yayımladı. 2024 yılı gelir bilgileri temel alınarak yapılan hesaplamalar, toplum genelinde yoksulluk göstergelerinde hafif de olsa bir gerileme olduğunu ortaya koydu. Medyan gelirin yüzde 50’si baz alınarak hesaplanan göreceli yoksulluk oranı, geçen yıla kıyasla 0,6 puanlık bir azalma ile yüzde 13,0 seviyesine indi. Medyan gelirin yüzde 60’ına göre belirlenen yoksulluk oranı yüzde 20,6, yüzde 40’a göre yüzde 6,2, yüzde 70’e göre yüzde 28,7 olarak tespit edildi. EN DÜŞÜK YOKSULLUK ORTAYA AİLE OLMAYAN HANELERDE Hane halkı tipine göre en düşük yoksulluk oranı, çekirdek aile bulunmayan hanelerde yüzde 3,9 olarak saptandı. Tek kişilik hanelerde yoksulluk oranı yüzde 5,4 olurken, tek çekirdek aileden oluşan hanelerde bu oran yüzde 12,9 olarak kayıtlara geçti. Geniş aile yapısına sahip haneler ise yüzde 17,5 ile en yüksek yoksulluk oranına sahip grup oldu. EĞİTİM SEVİYESİ YOKSULLUKTA ETKİLİ Eğitim durumlarına göre bakıldığında, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i yoksul kabul edildi. Lise altı eğitimlilerde yoksulluk oranı yüzde 13,0, lise ve dengi okul mezunlarında yüzde 7,5 iken, yükseköğrenim mezunları yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip oldu. Ekonomik nedenlerle en az 7 temel ihtiyacını karşılayamayanları içeren maddi ve sosyal yoksunluk oranı, 2025 yılında yüzde 11,9 olarak hesaplandı. Bu oran önceki yıla göre 1,4 puanlık bir düşüş anlamına geliyor. DEVAMLI YOKSULLUK ORANI YÜZDE 13,6 Son dört yılı kapsayan panel verilerine göre elde edilen sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 olarak belirlendi. Nüfusun yüzde 3,9’u dört yıl boyunca yoksulluktan çıkamazken, yüzde 75’i bu süreçte yoksulluk yaşamamış. Göreceli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) yüzde 14,5 ve TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) yüzde 14,3 olarak açıklandı. En düşük oran ise TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) yüzde 4,6 ile kayıtlara geçti. NÜFUSUN YÜZDE 27,9’U RİSK ALTINDA Yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski taşıyan bireylerin oranı yüzde 27,9 olarak belirlendi. Bu oran, 0-17 yaş aralığında yüzde 36,8’e dek çıkarken, 65 yaş üstünde yüzde 22,8 seviyesinde tespit edildi. KONUT VE GEÇİM SIKINTILARI DEVAM EDİYOR Araştırmaya göre nüfusun yüzde 28,8’i konutlarında ciddi yapısal sorunlarla baş ederken, yüzde 27,9’u ısınma sorununu çözemiyor. Yüzde 56,4’lük bir kesimin borç ya da taksit yükümlülüğü bulunuyor. Ev sahipliği oranı ise 2025’te yüzde 57,1 olarak bildirildi. Kiracı olanların oranı yüzde 27 iken, kira ödemeden yaşayanların oranı yüzde 15 olarak kayıtlarda yer aldı.

KOBİ’ler ekonominin can damarı... 2024’te 3,9 milyon girişim faaliyette Haber

KOBİ’ler ekonominin can damarı... 2024’te 3,9 milyon girişim faaliyette

TÜİK verilerine dayanarak, Türkiye’de KOBİ’lerin toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturduğu ve istihdam ile ihracata ciddi oranlarda katkı sağladığı açıklandı. 2024 yılı içerisinde KOBİ'ler tarafından yapılan 1.417 patent başvurusunun 615 tanesi onaylandı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı için Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ) İstatistiklerini yayımladı. Buna göre, sanayi ve hizmet sektörlerinde aktif olan 3 milyon 928 bin işletme KOBİ kategorisinde yer almakta ve toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturmaktadır. KOBİ’ler, toplam istihdamın yüzde 68,5’ini, personel maliyetlerinin yüzde 43,5’ini, cironun yüzde 44,1’ini, üretim değerinin yüzde 39,8’ini ve faktör maliyetiyle katma değerin yüzde 41,2’sini sağlamaktadır. Sektörel dağılıma göre, KOBİ’lerin yüzde 35,1’i ticaret, yüzde 15,3’ü ulaştırma ve depolama, yüzde 12,1’i ise imalat sanayiinde faaliyette bulunmaktadır. 2024 yılında orta ölçekli işletmelerde çalışan başına katma değer 969 bin TL iken, küçük ölçekli işletmelerde bu değer 558 bin TL, mikro işletmelerde ise 175 bin TL olmuştur. İmalat sanayi KOBİ’lerinin yüzde 54,8’i düşük teknoloji kategorisinde, büyük ölçekli işletmelerde ise bu oran yüzde 41,5 olarak tespit edilmiştir. KOBİ DOĞUM ORANLARI VE İSTİHDAMA ETKİSİ 2024 yılında KOBİ doğum oranı yüzde 15,9 olarak belirlenirken, bu yeni KOBİ’lerin yüzde 17,3’ü mikro ölçekli işletmelerden gelmekte ve istihdamdaki payları yüzde 12,4’tür. Küçük ve orta ölçekli girişimlerin doğum oranları ise sırasıyla yüzde 4,7 ve yüzde 4,2 olarak belirlenmiştir. KOBİ’ler, 2024 yılında toplam ihracatın yüzde 29,6’sını, ithalatın ise yüzde 15,9’unu gerçekleştirmiştir. Mikro girişimler ihracatın yüzde 2,4’ünü, küçük girişimler yüzde 10,7’sini, orta ölçekli girişimler ise yüzde 16,5’ini oluştururken, KOBİ ihracatının yüzde 59,4’ü ticaret, yüzde 34,3’ü imalat sanayi ürünlerinden kaynaklanmıştır. İthalatta ise, KOBİ’lerin payı yüzde 65,6 ticaret, yüzde 25,8 sanayi olarak kaydedilmiştir. AR-GE VE PATENT ÇALIŞMALARI 2024 yılı boyunca KOBİ’ler, toplam Ar-Ge harcamalarının yüzde 28,8’ini yaparken, Ar-Ge personelinin yüzde 43,7’sini de istihdam etmiştir. Aynı yıl içerisinde KOBİ’ler 1.417 patent başvurusu gerçekleştirmiş, 615 patent ise tescil edilmiştir. Küçük ölçekli işletmeler başvuru sayısında önde gelirken, orta ölçekli işletmeler tescil sayısında başı çekmiştir. TÜİK’in açıkladığı veriler, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyarken, sanayi ve hizmet sektörlerine yaptıkları istihdam, üretim ve ihracat katkılarıyla ülke genelinde ekonomik büyümenin önemli unsurlarından biri olduklarını göstermektedir.

Teknogirişimlerin yüzde 13'ü kadın girişimci... En büyük engel yüksek maliyetler Haber

Teknogirişimlerin yüzde 13'ü kadın girişimci... En büyük engel yüksek maliyetler

TÜİK'in 2024 Teknogirişim Araştırması, Türkiye'deki teknoloji odaklı girişimlerin büyük oranda özkaynakla sürdürüldüğünü, kadın girişimci oranının düşük olduğunu ve yüksek maliyetlerin büyümeyi engelleyen başlıca faktör olduğunu belirtti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen 2024 Teknogirişim Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Bu araştırma, Türkiye'deki KOBİ statüsündeki teknoloji tabanlı girişimlerin yapısını, karşılaşılan güçlükleri ve performanslarını ortaya serdi. Verilere göre, teknogirişimlerin kurucu veya en fazla hisseye sahip etkin ortaklarının yüzde 87,1'i erkeklerden, yalnız yüzde 12,9'u kadın girişimcilerden oluşmaktadır. Kadın girişimciler arasında lisansüstü eğitim oranının nispeten yüksek olduğu görülürken, genel olarak kurucu ortakların büyük bir kısmının lisans veya daha üstü eğitim düzeyine sahip olduğu tespit edildi. Kurucuların eğitim alanlarına bakıldığında, mühendislik, imalat ve inşaat yüzde 49,7 ile başı çekti. İş deneyimi açısından ise özel sektör ve girişimcilik ön planda. Kurucuların yüzde 37,4'ünün yurt dışında eğitim aldığı veya iş tecrübesine sahip olduğu belirtildi. Teknogirişimlerdeki personelin yalnızca yüzde 31'inin kadın olduğu ve 2024 yılında firmaların yaklaşık yarısının nitelikli personel alımı yapmaya çalıştığı, ancak bunların yüzde 34,1'inin yüksek maaş talepleri ve nitelikli aday eksikliği nedeniyle zorlandığı ortaya çıktı. Araştırmaya göre, teknogirişimlerin en önemli finansman kaynağı özkaynaklar olmaya devam etti. Başlangıçta bu oran yüzde 89,7 iken, 2024 yılında yüzde 79,0 olarak belirlendi. Girişimlerin yüzde 54,4'ü yeni finansman arayışına girerken, çoğunun gelen yatırım tekliflerini yetersiz bulduğu belirtildi. İşlemleri zorlaştıran en önemli faktör yüzde 80,8 ile yüksek maliyetler olarak görülmektedir. Bunu özkaynak yetersizliği ve finansmana erişim sorunları takip etmektedir. Dijitalleşme tarafında, teknogirişimlerin yüzde 22,2'sinin e-satış gerçekleştirdiği, yurtdışı e-satışlarda ve ihracatta Avrupa Birliği'nin başta geldiği tespit edildi. Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerin ihracat oranı (yüzde 25,6), Ar-Ge yapmayanların neredeyse iki katı olarak belirlendi. Son olarak, teknogirişimler 2022-2024 döneminde ekonomik performansı artırmanın en önemli unsuru olarak yenilikçi teknoloji sunmayı gösterdi. İyi müşteri ilişkileri ve deneyimli ekipler de rekabet avantajının ana bileşenleri arasında sayıldı.

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri belli oldu... Ana sanayide en yüksek artış dayanıksız tüketim mallarında Haber

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri belli oldu... Ana sanayide en yüksek artış dayanıksız tüketim mallarında

TÜİK’in açıkladığı Kasım ayı verilerine göre Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi aylık yüzde 1,02, yıllık yüzde 31,19 artış gösterdi. En yüksek yıllık artış madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre endeks, bir önceki aya göre yüzde 1,02 artarken, geçen yılın Aralık ayına kıyasla yüzde 30,01, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 31,19 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 25,67 olarak gerçekleşti. Sanayinin iki ana sektöründe yıllık bazda artışlar dikkat çekti. Madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe YD-ÜFE yüzde 40,75 artarken, imalat sanayinde yıllık artış yüzde 31,02 oldu. Ana sanayi gruplarına bakıldığında yıllık bazda en yüksek artış dayanıksız tüketim mallarında görüldü. Bu grupta fiyatlar yüzde 38,38 artarken, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 36,70, ara mallarında yüzde 28,24, sermaye mallarında yüzde 29,75 ve enerjide yüzde 22,00 artış kaydedildi. Aylık değişimler incelendiğinde ise YD-ÜFE imalat ürünlerinde yüzde 0,99 arttı. Madencilik ve taş ocakçılığında aylık artış yüzde 2,82 olurken, imalat sanayinde yüzde 0,99 artış gerçekleşti. Ana sanayi gruplarında aylık bazda en yüksek artış yüzde 4,65 ile enerji grubunda yaşandı. Dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,46, ara mallarında yüzde 1,03, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,37 ve sermaye mallarında yüzde 0,14 artış görüldü. Açıklanan veriler, ihracata yönelik üretim yapan sektörlerde maliyet artışlarının sürdüğünü ortaya koydu.

Tarımsal girdiler yüzde 33,66 arttı... Veteriner harcamaları yine zirvede! Haber

Tarımsal girdiler yüzde 33,66 arttı... Veteriner harcamaları yine zirvede!

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Ekim ayında aylık yüzde 2,04, yıllık ise yüzde 33,66 oranında yükseldi. Veteriner harcamalarında dikkate değer bir artış yaşandı. ANKARA (İGFA) - TÜİK, 2025 yılı Ekim ayına dair Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini paylaştı. Veriler, Tarım-GFE'nin bir önceki aya göre yüzde 2,04, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 33,66 arttığını ortaya koydu. Endeks, Aralık ayı ile karşılaştırıldığında yüzde 29,06 yükselirken, yıllık ortalama artış oranı yüzde 32,30 olarak belirlendi. Ana harcama gruplarına bakıldığında; tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin aylık bazda yüzde 2,12 artış gösterdiği, tarımsal yatırımlar için katkı sağlayan mal ve hizmetlerde ise bu oranın yüzde 1,57 olduğu görüldü. Yıllık bazda ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 34,79, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde ise yüzde 27,19 artış yaşandı. Alt gruplar incelendiğinde, en fazla artış veteriner harcamalarında gerçekleşti. Veteriner harcamaları, yıllık yüzde 64,33 artışla en yüksek artışı kaydederken, aylık bazda ise yüzde 5,61 artış ile ilk sırada yer aldı. Bu veriler, tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerindeki artışın sürdüğünü ve üreticiler üzerindeki maliyet baskısının devam ettiğini gösterdi.

Sosyal korumaya 2024’te 4,96 trilyon TL harcandı Haber

Sosyal korumaya 2024’te 4,96 trilyon TL harcandı

TÜİK'in paylaştığı verilere göre, 2024 senesinde sosyal koruma harcamaları, bir önceki yıla oranla yüzde 84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar TL'ye ulaştı. Harcamaların önemli bir bölümü emekliler ve yaşlılar için yapıldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait sosyal koruma istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, sosyal koruma harcamaları geçen yıla kıyasla yüzde 84,1 artışla 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL olarak gerçekleşti. Sosyal koruma yardımları, harcamaların yüzde 98,2'sini oluşturarak 4 trilyon 875 milyar TL seviyesine çıktı. Sosyal koruma yardımlarında en büyük pay, 2 trilyon 276 milyar TL ile emekliler ve yaşlılara yapılan ödemelere ait olurken, hastalık ve sağlık hizmetleri harcamaları 1 trilyon 528 milyar TL ile ikinci sırada geldi. Sosyal koruma harcamalarının GSYH içerisindeki payı yüzde 11,1 olurken, sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise yüzde 10,9 olarak belirlendi. Risk gruplarının dağılımına göre, emekli ve yaşlılar yüzde 5,1 ile en yüksek paya sahipken, onları yüzde 3,4 ile hastalık/sağlık bakımı ve yüzde 1,1 ile dul/yetim harcamaları takip etti. Sosyal koruma yardımlarının yüzde 11,3'ü şartlı, yüzde 62,5'i nakdi olarak gerçekleştirildi. Şartlı yardımların en büyük bölümünü yüzde 51,2 ile aile ve çocuk yardımları oluşturdu. Nakdi yardımlarda, emekliler ve yaşlılar yapılan ödemeler yüzde 74,2 ile en yüksek oranı alırken, bunu yüzde 16,1 ile dul/yetim yardımları ve yüzde 4,1 ile aile/çocuk yardımları izledi. Sosyal koruma gelirlerinde devletin katkısı yüzde 41,8 ile en büyük payı alırken, işverenlerin katkısı yüzde 29,4, bireylerin sosyal katkıları ise yüzde 21,6 olarak kaydedildi. Sosyal koruma kapsamında maaş alan kişi sayısı 2024 yılında 17 milyon 477 bine, maaş yardımlarının sayısı ise 18 milyon 344 bine yükseldi. 2023 yılına göre kişi sayısındaki artış yüzde 3,5 oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.