Hava Durumu

#Uludağ

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Uludağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, TBMM’de görüşülen Milli Parklar Kanunu değişiklikleriyle Uludağ’ın madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açılma olasılığına karşı ortak bir bildiri yayınladı. BURSA (İGFA) - Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunması amacıyla ortak bir basın metni yayınladı. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler tarafından okunan metinde, TBMM’de değerlendirilmekte olan kanun teklifinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm sektörlerinin kullanımına sunabilecek potansiyele sahip olduğu belirtildi. Metinde, milli parkların sadece doğal güzellikleri değil, aynı zamanda su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Bildiride, Uludağ Milli Parkı’na ilave turizm tesisleri inşa edilmesi ve ulaşım ağını genişletmek amacıyla asfalt yolların açılması planlandığına işaret edilerek, kaçak yapıların “değerlendirme” gerekçesiyle yasal hale getirilme riski bulunduğu belirtildi. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yatırımları ve kentleşme baskısı altında olumsuz etkilendiğinin altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve benzersiz türleri bölgenin can damarı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşıladığı ifade edildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehlikeye attığını ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdiğini vurgulayarak, “Bursalıların görüşleri alınmadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlerin eline bırakılamaz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa birlikte var olur. Uludağ Milli Parkı yok olursa Bursa da yok olur” mesajını iletti. Açıklamaya imza koyan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuki ve toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

BTSO Meclisi Bursa Business School’da Toplandı Haber

BTSO Meclisi Bursa Business School’da Toplandı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide değişim ve dönüşüme karşı geliştirdikleri stratejik hamleleri değerlendirerek, “İşletmelerimizin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetleridir.” dedi. BURSA (İGFA) - BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi. “MEKANLAR BETONLA DEĞİL İÇİNDEKİ FİKİRLERLE BÜYÜR” Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. “Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik.” diyen İbrahim Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. “TEKSTİLDEN VAZGEÇME LÜKSÜMÜZ YOK” Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.” KFA FUARCILIK İLE SAVUNMA SANAYİNDE KÜRESEL ROL BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, “IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ” Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. MECLİS BAŞKANI ALİ UĞUR’DAN İŞ DÜNYASINA YARDIM TEŞEKKÜRÜ Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur Haber

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur

Emeklilerin kredi yükü nedeniyle kamu bankalarına mahkûm edildiğini dile getiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe verenler, emekliyi çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” dedi. BURSA (İGFA) - Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu ve yatırım hedeflerini paylaştı Haber

BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu ve yatırım hedeflerini paylaştı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Aralık Meclis Toplantısı’nda 2026 bütçesi oy birliğiyle kabul edilirken, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, 2030 vizyonunu yüksek katma değer, teknoloji derinleşmesi, sürdürülebilir ihracat ve yeşil dönüşüm ekseninde açıkladı. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı değerlendirmeleri yapıldı, 2026 yılı hedef ve beklentileri paylaşıldı ve BTSO’nun 2026 bütçesi meclis üyelerinin oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, toplantıda yaptığı konuşmada, 2013’ten bu yana gerçekleştirilen makro projeler ve ekonomik birikimin Bursa’yı yeni bir kulvara taşıdığını vurguladı. Burkay, “Elde ettiğimiz birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz” dedi. Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini ve bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktararak, Nefes Kredisi, döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok girişimde BTSO’nun etkili rol oynadığını belirtti. TEKNOSAB VE YÜKSEK TEKNOLOJİ HAMLESİ Sanayide yüksek katma değer ve rekabet gücünün önemine dikkat çeken Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın dört yıl gibi kısa sürede altyapısını tamamladığını ve 19 firmanın üretime başladığını açıkladı. TEKNOSAB’da istihdam edilen kişi sayısının yeni fabrikaların açılmasıyla 10 bine ulaşması öngörülüyor. Ayrıca Lojistik Teknopark projesinin temelinin 2026’nın ilk çeyreğinde atılacağı bildirildi. Başkan Burkay, BTSO’nun bugüne kadar 250’den fazla yurt dışı fuarına imza attığını ve 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Savunma sanayi ve ev tekstili gibi alanlarda uluslararası fuar organizasyonlarının başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Burkay, UR-GE projeleri, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarıyla 1.700’e yakın firmanın yeni pazarlara açıldığını aktardı. İnsan kaynağı dönüşümüne dikkat çeken Burkay, BTSO Akademi, BUTGEM ve MESYEB ile eğitim çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. BURSA BUSİNESS SCHOOL VE GUHEM İLE GELECEĞE YATIRIM Uludağ’da hayata geçirilen Bursa Business School ve GUHEM projelerinin, iş dünyası dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını söyleyen Burkay, projenin Uludağ’ı eğitim ve kongre turizminin merkezi haline getireceğini vurguladı. 2030 VİZYONU VE ŞEHİR FONU Burkay, 2030 vizyonunu yüksek katma değer, teknoloji derinleşmesi, sürdürülebilir ihracat ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillendirdiklerini belirterek, “Bursa’yı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Şehir Fonu ve Dijital Dönüşüm Merkezi ile yeni nesil yatırımların önünün açılacağı bilgisini paylaşan Burkay, mekânsal planlama ve KOBİ OSB projelerinin de önümüzdeki dönemde öncelikli gündem maddeleri olacağını kaydetti.

İnegöl Belediyesi YTÜ akademisyen ve öğrencini ağırladı Haber

İnegöl Belediyesi YTÜ akademisyen ve öğrencini ağırladı

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim görevlileri ve öğrencileri, üzerinde çalıştıkları “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusuna ilişkin araştırma ve inceleme gezisi için İnegöl’e geldi. BURSA (İGFA) - Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Yarıyılında yürütülmekte olan Planlama 7 dersi kapsamında, “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusu ele alındı. Bu kapsamda dersin yürütücü ekibinde yer alan 3 profesör, 1 doçent ve 3 araştırma görevlisi ile 58 öğrencinin katılımıyla İnegöl’e araştırma ve inceleme gezisi gerçekleştirildi. İNEGÖL BELEDİYESİ EV SAHİPLİĞİ YAPTI Araştırma ve inceleme gezisine ilişkin destek almak adına İnegöl Belediyesi ile iletişime geçen Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine, İnegöl Belediyesi ev sahipliği yaptı. Hem şehir gezisi hem de şehre dair brifinglerin verildiği bir tanıtım toplantısı düzenlendi. İnegöl Belediyesi hizmet binasında bulunan konferans salonunda düzenlenen buluşmada; İnegöl Belediyesi adına İşletme ve İştirakler Müdürü Özgür Yıldız şehre dair bir tanıtım gerçekleştirdi. Ardından İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, İTSO Genel Sekreteri Yalçın Ertaş ve İMİDER Başkanı Eyüp Selçuk Bozoklu sektörel ve ekonomik faaliyetlere ilişkin sunumlar yaptı. Sunumlar öncesi misafirlere hoş geldiniz demek adına bir açılış konuşması yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehre dair anekdotlar da paylaştı. İnegöl’e dair söyleyebilecek çok şey olduğunu kaydeden Başkan Taban, “Ben iki dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyorum. Geçmiş dönem Belediye Başkanlarımızla da görüştüğümde, sizce İnegöl nedir? Siz ne gördünüz döneminizde? Tavsiyeleriniz ne olur diye sorduğumda ortak cümle İnegöl benim dönemimde çok hızlı büyüdü oldu. Ve İnegöl’ün sürekli arkasından koştuk ifadelerini duydum. Bunu kendime indirgediğimde, ben de şu anda İnegöl’ün arkasını toparlamaya çalışır durumda hissediyorum. Şehir planları yıllar önce yapılmış, ancak tabi sanayileşmeyle beraber şehirde 3 OSB oluşmuş, beraberinde de göçler düzenli olarak devam etmiş. Şehrimizin yıllık 4-5 bin dolayında büyüme hızı var. Her yıl şehre bu kadar nüfus ilave olarak geliyor. Bu insanların konut ihtiyacı, altyapıları, beraberinde ulaşım imkanları, eğitim, sağlık, spor, rekreatif alanlar gibi imkanların sağlanması lazım. Bu anlamda İnegöl’ün hızlı büyüme trendinin de devam ettiğini görüyoruz. 2020 yılında yaptığımız 15 yıllık çalışmalarda, 2035 yılında İnegöl’ün 485 bin nüfusa erişeceğini gördük. Araç sayısının da yaklaşık 163 bin sayısına ulaşacağını tespit ettik. Buna göre de arka planda organize olmaya çalışıyoruz” dedi. İNEGÖL’DE TURİZM VE GASTRONOMİ DE GÜÇLÜ İnegöl’e dışarıdan bakıldığında insanların güçlü bir ekonomi, ihracat yapan, güzel mobilyalar üreten bir sanayi şehri gördüğünü hatırlatan Başkan Alper Taban, “İnegöl’de aslında turizm de var. Uludağ’ın yamacında olduğumuzdan burada çok ciddi kaynak suları var. Yine şehrimizin 1065 km2’lik yüzölçümünün yüzde 50’si ormanlarla kaplı. Yüzde 30’u tarım alanları, kalan yüzde 20’lik kısım da yaşam alanı. Böyle bir coğrafya. Aynı zamanda birinci sınıf koruma planlarında yer alan bereketli topraklara sahip bir ova İnegöl. Turizm alanında da doğa turizmi öne çıkıyor. İkinci olarak kaplıcalarımızla sağlık turizmi yönüyle fırsatların olduğunu görüyoruz. Üçüncü olarak da gastronomi açısından uygun bir yer olduğu ifade edildi. Bu başlıklar altında bizler de çalışmalarımızı yürütüyoruz” diye konuştu. Başkan Taban, İnegöl Belediyesi olarak akademik çalışmalara önem verdiklerine de dikkat çekerek; “Bugün buraya gelişiniz, alacağınız bilgiler sizin için fırsat olur. Araştırmayı çok önemsiyorum. Doğru kaynağa erişmek için çabalamak lazım. Üniversiteler de bu iş için çok büyük fırsat. İnegöl Belediyesi olarak YÖK Başkanlığımıza bir yazı gönderdik göreve geldikten sonra, tez çalışması olan öğrencilerimizi İnegöl’e odaklayabilmek için bir çağrı yaptık. Öğrencilerimiz İnegöl adına bir araştırma yapmak isterlerse onlara burada birtakım destekler vereceğimizi ifade etmiştik. Rehber, araç, konaklama, maddi destekler gibi… Ben sizlerin de burada olduğunuz için teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Açılış konuşmasının ardından sunumlarla devam eden program sonrası, Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine şehir turu gerçekleştirildi. İnegöl araştırma ve inceleme gezisi programı gün boyu devam etti.

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli Haber

CHP'li Sarıbal: Pamukta alım fiyatları 40 TL'nin altına düşmeli

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretimindeki düşüş ve maliyetlere dikkat çekerek, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini, aksi halde ithalatın artacağını ve yerli üreticinin zarar göreceğini belirtti. Gümrük Birliği'ni eleştiren Sarıbal, Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlattı. BURSA (İGFA) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, pamuk üretiminde yaşanan düşüşe ve çiftçilerin artan maliyet yüküne dikkati çekti, pamuk alım fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini vurguladı. Pamuk hasadı GAP, Çukurova ve Ege bölgelerinde başlarken, bu yıl kuraklık nedeniyle verimin ciddi ölçüde düştüğünü, üreticilerin ise düşük fiyatlar karşısında ayakta kalmakta zorlandığını ifade eden Sarıbal, “AK Parti döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Sadece 2025 yılında 800 bin ton ithalat yapıldı, 1 milyon 357 bin dolar ödendi. Çiftçi emeğinin karşılığını alamazsa pamuk üretiminden uzaklaşacak, ithalat daha da artacaktır” dedi. Pamukta yaşanan istikrarsızlığın nedenlerinden birinin de üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu söyleyen Sarıbal, Tariş, Çukobirlik ve Antbirlik gibi kooperatif birliklerinin kamu desteği eksikliği nedeniyle piyasadaki etkilerini kaybettiğini ifade etti. 2024/2025 sezonunda 467 bin hektar alandan 830 bin ton lif pamuk elde edildiğini, ancak ABD Tarım Bakanlığı’nın raporuna göre bu yıl üretimin yüzde 19 düşerek 700 bin tona gerileyeceğini ifade eden Milletvekili Sarıbal, bu gerilemede düşük fiyatlar, yetersiz su kaynakları ve artan kuraklık gibi nedenlerin etkili olduğunu kaydetti. GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI YENİDEN ELE ALINMALI Pamukta dış ticaret dengesinin Türkiye aleyhine olduğunu belirten Sarıbal, “AKP döneminde toplam pamuk ihracatı 2,2 milyon ton, ithalat ise 18,8 milyon ton oldu. İhracattan 4,2 milyar dolar gelir sağlanırken, ithalat için 33,8 milyar dolar ödendi. Pamuk, AB-Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünü olarak işlem görmekte ve gümrük vergisinden muaf tutulmaktadır. Bu nedenle yerli üretici korunamamakta, pamukta dışa bağımlılık artmaktadır. Gümrük Birliği Anlaşması yeniden gözden geçirilmeli ve pamuk tarım ürünü statüsünde değerlendirilmelidir” dedi. TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ MERAK EDEN BURSA’YA BAKSIN! Öte yandan AK Parti’nin Meclis’e sunduğu Milli Parklar ve Kültür Alanlarını Düzenleyen Kanun Teklifine değinen Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Teklifin özellikle 5. maddesi, doğa koruma ilkelerini zayıflatabilecek ifadeleriyle dikkat çekiyor. Bu düzenleme, korunan alanlarda kamu yararı bahanesiyle doğa koruma ilkelerinin istisnalarla delinmesine zemin hazırlıyor. Bu maddeyle milli parkın içinde otel, spa, dinlenme tesisi gibi yapılar, ‘termal su kullanımı’ bahanesiyle inşa edilebilir. Böylece korunan alanların ekolojik bütünlüğü, su döngüsü ve doğal habitatı ciddi biçimde tehdit altına girer” diye konuştu. Bursa’daki su krizi üzerinden yaşanan ekolojik yıkımı da anlatarak “Bursa’nın barajlarını besleyen su havzaları maden ve sanayiyle delik deşik edildiğini öne süren Milletvekili Sarıbal, "Uludağ’ın suları şirketlerin tesislerine indirildi. ‘Su şehri’ Bursa, suyu en pahalı kullanan şehir haline geldi. Barajlardaki doluluk oranı yüzde 0,5’e düştü, kent 12 saatlik su kesintileriyle yaşıyor. Bu yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin geleceğinin fotoğrafıdır. Çünkü suyun olmadığı yerde tarım, tarımın olmadığı yerde yaşam yoktur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.