Hava Durumu

#Yapay Zeka

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İGF Genel Başkanı Mesut Demir: Böyle giderse 5 yıl içerisinde medya kalmaz! Haber

İGF Genel Başkanı Mesut Demir: Böyle giderse 5 yıl içerisinde medya kalmaz!

2020 yılında kurulan İnternet Gazetecileri Federasyonu, kuruluşunun 6’ncı yıldönümünü kutluyor. İGF Genel Başkanı Mesut Demir, medyaların geleceği için radikal kararlar alınarak uygulanması gerektiğini, aksi halde önümüzdeki 5 yıl içerisinde medya kalmayacağını açıkladı. BURSA (İGFA) - İnternet Gazetecileri Federasyonu (İGF) Genel Başkanı Mesut Demir, yaptığı açıklamada, İGF’nin 6’ncı kuruluş yıldönümünün üye dernekler ve gazeteciler için hayırlı olmasını diledi. İGF’nin kuruluşundan bu yana medyaların ve gazetecilerin geleceği için önemli adımlar attıklarının altını çizen Başkan Mesut Demir, “Özellikle internet yasasının çıkarılması konusunda federasyon olarak ciddi adımlar atmıştık. Henüz eksikliklerin giderilmemesine karşılık internet yasası bir nevi internet medyalarına can suyu olmuştu. Günümüz koşullarında sosyal medya gerçeğini de göz önüne alırsak, internet medyalarının geleceği ile ilgili ciddi kaygılar oluşturulmaktadır.” dedi. “SOSYAL MEDYAYA KARŞI MEDYALARIMIZIN HAKLARI KORUNMALI” Türkiye’nin internet yasası konusunda 15 yıl geç adım attığını, pandemi süreci bu yasanın hızlı çıkmasını tetiklediğine vurgu yapan Demir, “İnternet yasasında oluşan eksiklikler, İletişim Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu başta olmak üzere ilgili kurumlar tarafından biran önce giderilmelidir. Medya konusunda alınması gereken radikal kararlar biran önce alınmalı ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde önümüzdeki 5 yıl içerisinde ne yazılı medya, ne internet medyası kalmaz, sosyal medya ile vatandaşlarımız haber almaya devam eder. Sosyal medyada yapılan her haber, video, gerçek olmayabilir. Nitekim, karşımıza yapay zeka ile oluşturulan gerçeğe yakın videolar, halkı yanlış bilgilendirmekte, dezenformasyon oluşturmaktadır. Bunun önüne geçmek için medyalara güvenin tazelenmesi, internet yasasının yeniden düzenlenmesi ve gerekli denetimlerin yapılması şarttır. Gelişmiş ülkelere göre medya konusunda en az 15 yıl geriden gidiyoruz. Basın meslek örgütleri, medyaların temel sorunlarına yönelik adımları maalesef atmamakta, İGF gibi kurumların attıkları adımları da engellemek için uğraşmaktadır. Medyalarımız, bağlı bulundukları mesleki örgütlerini bu konuda artık zorlamalıdır. Meslek örgütleri birlik ve beraberlik için hareket etmek, masanın etrafında toplanmak zorundadır.” diye konuştu. “BASIN MESLEK ODASI, ÜLKENİN VE MEDYANIN GELECEĞİDİR” Medya ve çalışanlarının en büyük sorununun ülkemizde Basın Meslek Odası olmaması olduğuna dikkat çeken Başkan Mesut Demir, “Medyanın sorunlarının tek çözümü basın meslek odasının kurulmasıdır. Sosyal medyalardan yayılan yazılar ve videolar, ülkemizde her kurumu, kişiyi tehdit etmektedir. Bazı vatandaşlarımız, sosyal medyada çıkan her habere inanmayıp, güvendiği ve takip ettiği yerel internet medyalarından haberi doğrulamaya çalışmaktadır. Eğer sorunlara çözüm bulunmazsa, medyalarımız sosyal medyaya yenik düşecektir. Bu durum, her kurum için önüne geçilemez bir tehdit olacaktır. Ülkemizin ve medyalarımızın geleceği için basın meslek odası şarttır.” ifadelerini kullandı. “MERDİVENALTI HABER SİTELERİ MERCEK ALTINA ALINMALI” Basın İlan Kurumu’na mesleki açıdan büyük sorumluluk düştüğünü de dile getiren Mesut Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Basın İlan Kurumu, medyalarımıza ilan vermekle yükümlü bir kurumdur. Teknoloji ve günümüz şartlarına göre, dijitalleşmede birçok eksik yanları bulunan Basın İlan Kurumu, bu durumları düzeltmek için mesleki kuruluşlardan destek almak, yerel medyaların sorunlarına kulak vermesi gerekmektedir. Bugün Türkiye genelinde resmi reklam alan internet medyalarının denetimi maalesef Basın İlan Kurumu tarafından yapılamamaktadır. Özellikle resmi ilan ve resmi reklam alan haber sitelerinin denetimi kaçınılmazdır. İstihdam ve ekonomik açıdan ciddi sorun yaşayan medyaların merdivenaltı internet haber sitelerinden temizlenmesi gerekmektedir. Basın savcılıkları, mevkute beyannamesini herkese rahatlıkla vermektedir. Gerekli inceleme ve kurum görüşü alınmadan verilen mevkute beyannameleri, merdivenaltı haber sitelerinin çoğalmasına neden olmaktadır. Gerek adli merciler, gerekse ilgili kamu kurum ve kuruluşları, el birliğinde bu denetimleri yaparak, şartlara uygun olmayan haber sitelerinin kapanmasını ve ülkemizde yayının engellenmesini sağlamalıdır. Sosyal medyadan sayfa açıp haksız reklam alan ve vergi ödemeyen sayfaların da vergi denetimine tabi tutularak kapatılması için adımlar atılması, yerel medyalarımızın güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle İnternet Gazetecileri Federasyonumuz üyesi dernek, temsilcilik, medyalar ve çalışanlarının 6’ncı kuruluş yıldönümünü kutluyor, sağlık ve esenlikler dolu nice yıllar diliyorum.”

Dijital dönüşümde küresel finans yeniden yazılıyor Haber

Dijital dönüşümde küresel finans yeniden yazılıyor

Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto paralar, tokenizasyon ve merkez bankası dijital paralarının dünya genelindeki finansal sistem yapısını kalıcı bir şekilde dönüştürdüğünü ifade etti. İSTANBUL (İGFA) - Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, küresel finansal sistemin 2026 itibarıyla tarihsel öneme sahip bir dönüşüm içerisine girdiğini dile getirerek, dijital finans altyapılarının artık deneysel bir süreç olmaktan çıkarak sistemin ana unsuru olduğunu belirtti. Kripto varlıklar, sabit değerli kripto varlıklar, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu, merkez bankası dijital paraları (CBDC), yapay zeka tabanlı finansal altyapılar ve dijital kimlik çözümlerinin finansal mimarinin temel ögeleri haline geldiği üzerinde durdu. Dünya çapındaki organizasyonlar ve global piyasa verilerinin, dijital finans dönüşümünün ödeme sistemlerinden sınır ötesi para transferlerine, sermaye piyasalarından finansal güvenliğe kadar geniş çaplı bir yeniden yapılanmaya dönüştüğünü gösterdiğini belirten Vatansever, bu sürecin finansal altyapının işleyiş yöntemini yeniden tarif ettiğini söyledi. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, kripto varlıkların toplam piyasa değerinin 2025 yılı itibarıyla 3,5 trilyon doları aştığını hatırlatan Vatansever, kripto varlıkların faaliyet alanlarının artık sadece bireysel yatırımcılarla sınırlı olmadığını; bankalar, ödeme kuruluşları, varlık yönetim şirketleri ve geniş ölçekli finansal kuruluşların bilanço ve risk yönetimi süreçlerinin de ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti. Bu gelişmenin, kripto varlıkların finans dünyasının çevresinden merkezine doğru ilerlediğini gösterdiğine dikkat çekti. Sabit değerli kripto varlıkların dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Vatansever, Reuters ve Bloomberg verilerine göre bu varlıkların toplam piyasa değerinin 2025 ortası itibarıyla 250 milyar doları aştığını, günlük işlem hacimlerinin ise bazen 70–100 milyar dolar aralığına ulaştığını aktardı. IMF hesaplamalarının, sabit değerli kripto varlıkların yıllık işlem hacminin 2024’te yaklaşık 23 trilyon dolar seviyesine yükseldiğini gösterdiğini dile getirdi. Bu büyüklüğün, küresel ödeme sistemlerinin neden yeniden yapılandırıldığının da bir kanıtı olduğunu belirten Vatansever, IMF ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) analizlerine göre küresel sınır ötesi ödeme hacminin 1 katrilyon dolara yaklaştığını ve mevcut sistemlerin hız, maliyet ve şeffaflık açısından zorluk içinde olduğunu vurguladı. Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) analizlerine de değinen BİDER Başkanı Şenol Vatansever, sabit değerli kripto varlıkların yüzde 99’dan fazlasının ABD doları referanslı olduğunu, Finansal İstikrar Kurulu’nun (FSB) ise bu varlıkların finansal istikrara katkı sağlayabilmesi için sağlam rezerv yapıları, şeffaf raporlama ve etkin düzenleyici gözetim gerektiğine dikkat çektiğini belirtti. Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunun da dijital finans dönüşümünün önemli konularından biri olduğunu ifade eden Vatansever, tahvil, fon, emtia, gayrimenkul ve karbon kredileri gibi varlıkların blokzincir altyapılarında dijitalleştirilmesinin piyasalarda erişimi genişlettiğini, likiditeyi artırdığını ve işlem maliyetlerini azaltığını söyledi. Reuters projeksiyonlarına göre tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıklarının orta vadede trilyon dolarlık bir piyasa kapasitesine ulaşmasının beklendiğini kaydetti. Kamusal alanda ise merkez bankası dijital paralarının öne çıktığını söyleyen Vatansever, dünya genelinde 130’dan fazla ülkenin CBDC çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu ülkelerin küresel GSYH’nin yaklaşık yüzde 98’ini temsil ettiğini bildirdi. Bazı ülkelerde dijital paraların sınırlı bir şekilde kullanıldığını, birçok ülkede ise pilot projelerin devam ettiğini aktardı. Dijital finans dönüşümünün güvenlik açısından da önem arz ettiğini belirten Vatansever, uluslararası raporların kripto varlıklar ve dijital ödemelerle ilişkili dolandırıcılık vakalarının arttığını ortaya koyduğunu ifade etti. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve sentetik kimliklerin, düzenleyici uyum ve veri paylaşımını daha da kritik hale getirdiğinin altını çizdi. Yapay zekânın finansal verimlilik açısından belirleyici bir rol oynadığını dile getiren Vatansever, McKinsey ve BIS analizlerine göre yapay zekâ destekli otomasyon çözümlerinin operasyonel maliyetlerde yüzde 30–40 oranında düşüş imkanı sunduğunu söyledi. Şenol Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto varlıklar, merkez bankası dijital paraları ve tokenizasyonun artık geçici akımlardan öte olduğunu belirterek, uluslararası verilerin dijital finans altyapısının kalıcı biçimde dönüştüğünü açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. Vatansever, 2026 ve sonrasında dijital finans dönüşümünde belirleyici faktörün hızdan çok güven, düzenleyici uyum ve gerçek ekonomik değer üretimi olacağını sözlerine ekledi.

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı Haber

MÜSİAD Bursa 2025’i “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak tamamladı

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, üretimden diplomasiye, eğitimden sosyal sorumluluğa uzanan geniş bir yelpazedeki faaliyetleriyle 2025 yılını “Atılım ve Dayanışma Yılı” olarak geride bırakıyor. BURSA (İGFA) - Bursa ekonomisinin lokomotif sivil toplum kuruluşlarından MÜSİAD Bursa’nın 2025 yılı performansını değerlendiren Şube Başkanı Alparslan Şenocak, küresel belirsizliklerin gölgesinde geçen bir yılda, sadece zorlukları konuşmak yerine çözüme odaklandıklarını belirtti. Şenocak, “Bugün ana kadememiz ve dinamik Genç MÜSİAD teşkilatımızla birlikte, Bursa’nın üretim ve yatırım iklimine güven veren, her geçen gün büyüyen güçlü bir aileyiz. Yıl boyunca üyelerimizin ticaret hacmini geliştirecek stratejik adımlar atarken, toplumsal dayanışmayı da asla ihmal etmedik” dedi. “KOOPERATİFÇİLİĞİ GÜNÜMÜZE UYARLAYARAK YENİ BİR BAKIŞ SUNUYORUZ” 2025 yılında yürütülen çalışmalara değinen Başkan Şenocak, “Bir yandan iş dünyamızın çözüm arayışlarını somut başlıklarda derinleştirdik; diğer yandan gençlerimizi dönüşümün merkezine aldık” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUİMER) iş birliğiyle gerçekleştirilen Kooperatif Çalıştayı’na da değinen Şenocak, “Gerçekleştirdiğimiz güç birliğiyle akademiyi ve iş dünyasını aynı zeminde buluşturarak, kooperatifçilik modelini, ortaklık kültürü ve girişim sermayesi perspektifiyle günümüze uyarlıyoruz. 2025 sonunda düzenlediğimiz çalıştayda da, kişilerin birbiriyle dayanışmasını ve iş birliğini esas alan, konut ve iş yeri ediniminden sosyal kooperatifçiliğe uzanan yenilikçi yaklaşımları ele aldık. Kooperatifçilik anlayışına modern bir bakış açısı getirerek yeni bir kapı aralıyoruz. 2026’da bu konuyu çalıştaylar ve ortak çalışma başlıklarıyla güçlendirerek, sahada uygulanabilir modelleri çoğaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. GENÇLER SAHADA, SANAYİYLE YAN YANA ECOLOGICS projesine de değinen Şenocak, “Bu projede gençlerimiz dijital dönüşüm eğitimlerinin yanı sıra sanayi firmalarımızla eşleşerek sahaya indi, gerçek problemler üzerinde çalıştı. Sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve dijital dönüşüm başlıklarında geliştirilen öneriler, Bursa sanayisinin dönüşüm gündemine doğrudan temas etti. 2026’da hedefimiz bu modeli büyütmek ve daha fazla genci, daha fazla işletmeyi sürecin doğal paydaşı haline getirmektir” dedi. Gençliğin enerjisinin Bursa’nın üretim tecrübesiyle buluşmasının kendileri için stratejik bir başlık olduğunu vurgulayan Şenocak, Genç MÜSİAD’ın Bursa’da gerçekleştirdiği 54. Genel İdare Kurulu toplantısına değinerek, “Bu organizasyonla Bursa’nın girişimcilik iklimini Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç iş insanlarımızın vizyonu ve heyecanıyla aynı zeminde buluşturduk.Açılışa T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımı da gençliğe verilen önemi ortaya koydu. 2026’da Genç MÜSİAD’ımızın 3T odaklı buluşmalarını ve iş geliştirme çalışmalarını daha fazla desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. “ULUSLARARASI TEMASLARLA TİCARİ BAĞLANTILARIMIZI GENİŞLETTİK” Şube diplomasisi ve uluslararası temasların 2025 gündeminde geniş yer tuttuğunu belirten Şenocak, üyelerin yeni pazarlara erişimi için yıl boyu B2B odaklı şube ziyaretleri gerçekleştirdiklerini vurguladı. "Anadolu Ekonomi Diplomasisi" kapsamında Suudi Arabistan Büyükelçisi Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr’ı Bursa’da ağırlayarak yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini ifade eden Şenocak, Almanya’ya düzenlenen 25 kişilik heyet ziyaretiyle de Münih-Nürnberg-Berlin hattında fuar katılımları ve B2B görüşmeleriyle önemli ticari bağlantılar kurduklarını belirtti. “DÜŞÜNEN VE STRATEJİ ÜRETEN BİR İŞ DÜNYASI HEDEFLİYORUZ” Yıl boyunca yürütülen “Müstakil Düşünceler” konferans serisi ve Sektör Kurulları Buluşmalarıyla, üyelerin gündemi doğru okumalarını ve sahadan gelen ihtiyaçların ortak akılla değerlendirilmesini önemsediklerini belirten Başkan Şenocak “Ticaretin yanında düşünen ve strateji üreten bir iş dünyası hedefliyoruz. Bu istişare kültürümüzün önemli duraklarından birinde de Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulumuzun ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Gümen’i üyelerimizle bir araya getirdik; sektördeki güncel gelişmeleri ve çözüm başlıklarını değerlendirdik.” ifadelerini kullandı. Eğitim ve insan kaynağı alanında yürüttükleri çalışmalara değinen Şenocak, Meslek Lisesi Hamilik Projesi kapsamında 2025’te okul ziyaretleri ve konferanslar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Okul yönetimlerimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle istişareler yaptık; hamisi olduğumuz okulların öğrencilerini teknik gezilerle iş dünyasıyla buluşturduk” dedi. 2026 VİZYONU: REKABET, DÖNÜŞÜM, DAYANIŞMA 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şenocak, “Önümüzdeki dönemde üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, finansmana erişim ve maliyet yönetimi başlıklarında yol gösterici çalışmalarımızı güçlendireceğiz. İhracat bağlantılarımızı B2B odaklı programlarla daha da genişletirken, şube diplomasisi ve ekonomi diplomasisi hattını yeni iş birlikleriyle büyüteceğiz. BUİMER ile yürüttüğümüz kooperatifçilik çalışmalarını daha somut çıktılarla ileri taşıyacak; ECOLOGICS gibi gençliği yeşil ve dijital dönüşümle buluşturan projeleri genişleterek Bursa’da kurduğumuz iş birliği modelini geliştirmeyi sürdüreceğiz. Karz-ı Hasen ve Zimem Defteri gibi dayanışma mekanizmalarımızla da gönül birliğimizi daha güçlü şekilde yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 Ege Ordusu ve DEÜ’den “Yapay Zekâ ve İnsan” paneli Haber

 Ege Ordusu ve DEÜ’den “Yapay Zekâ ve İnsan” paneli

Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ortaklığı ile gerçekleştirilen "Yapay Zekâ ve İnsan: Savunma Sanayi Perspektifi" panelinde, yapay zekânın modern savaş stratejilerine etkileri, savunma sanayinde yerelleşme hedefi ve insan-makine etkileşimi kapsamlı bir şekilde tartışıldı. İZMİR (İGFA) - Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından organize edilen "Yapay Zekâ ve İnsan: Savunma Sanayi Perspektifi" paneli düzenlendi. Ege Ordusu Komutanlığında yapılan panele; Orgeneral İrfan Özsert, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, akademisyenler ve askeri personel iştirak etti. Panelin açılış konuşmasını yapan Orgeneral İrfan Özsert, değerli katkılarından dolayı Dokuz Eylül Üniversitesi'ne teşekkür ederek, yapılan bilgilendirmelerin askeri personel ve akademik camia arasındaki ilişkileri güçlendireceğini, Türk askerinin daha donanımlı bireyler olarak yetişmesine olanak sağlayacağını belirtti. “GELECEKTEKİ ÇATIŞMALARDA ÜSTÜNLÜK, YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİYLE BELİRLENECEK” Özsert, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Günümüzde savaş alanlarında yapay zekâ destekli insansız hava araçları, geleneksel caydırıcılık unsurlarını yitirmiştir. Ukrayna-Rusya arasındaki bu çatışma, yapay zekâ deneylerine dönüşmüş ve yapay zekâların savaşı haline gelmiştir. Yapay zekâ destekli, minimum insan müdahalesine ihtiyaç duyan silahlar savaşın doğasını kökten değiştirmiştir. Gelecekteki muharebelerde üstünlük, silahların gücünden çok yapay zekâların yeteneklerine göre belirlenecektir." “YAPAY ZEKÂNIN KARAR VERME YETENEĞİ, İNSAN KADAR GÜÇLÜ DEĞİL” Panelin açılış sunumunu gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, "Yapay Zekâ ve İnsan Fizyolojisi" başlıklı sunumunda yapay zekânın insan ve savunma sanayine etkileri üzerine yorumlarda bulundu. Yapay zekânın başlangıcı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgiler sunan Prof. Dr. Yılmaz, yapay zekânın veri, enformasyon ve bilginin bir araya gelmesiyle oluştuğunu dile getirdi. Yapay zekânın en önemli eksikliklerinden birisinin, karar verme mekanizmasının insan kadar güçlü olmaması olduğunu ifade ederken, insan beyninin karar verme süreçlerindeki üstünlüğüne dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’ın ardından panele çevrim içi olarak bağlanan Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Millî Teknoloji Genel Müdürlüğünün adının "Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü" olarak değiştiğini hatırlattı. Uzun, yapay zekânın sosyal, akademik ve askerî alanlarda etkin kullanımına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Panelde akademisyenler tarafından şu sunumlar yapıldı: Prof. Dr. Mehmet Kuntalp: Agentic Yapay Zekâ ve Savunma Amaçlı Kullanımı Prof. Dr. Derya Birant: Yapay Zekâ ve İnsan Aktivitesi Tanıma Prof. Dr. Yavuz Şenol: Giyilebilir Kablosuz Çoklu Sensör İzleme Sistemi ve Derin Öğrenme ile Aktivite Tanıma Prof. Dr. Güleser Kalaycı Demir: Yapay Zekâ Tanımlı Anomali Tespiti ve Kestirimci Bakım Prof. Dr. Arif Engin Çetin: Yapay Zekâ Tabanlı Biyomedikal Uygulamalar Doç. Dr. Ufuk Nalbantoğlu: Sürü Zekâsı, Öz Organizasyon ve Sürü Otonomisi Doç. Dr. Burçin Özsaydan: Otonomi İçin Takviyeli Öğrenme – Derin Sinir Ağları Aracılığıyla Geliştirilmiş Yöntemler Doç. Dr. Serhat Tozburun: Yapay Zekâ Destekli Görüntü Analizi HATIRA OBJESİ SUNULDU Etkinlik, Orgeneral İrfan Özsert tarafından DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ve sunum yapan akademisyenlere katkılarından dolayı hatıra objeleri sunulması ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı büyük ödülleri sahiplerini buldu... Erdoğan'dan kültür ve sanat vurgusu Haber

Cumhurbaşkanlığı büyük ödülleri sahiplerini buldu... Erdoğan'dan kültür ve sanat vurgusu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, küresel trendlerin millî kimlik ve kültürü göz ardı ettiğinde yüzeysel kalacağını vurgulayarak, "Kendi yerli ve millî kültür değerlerimizi evrensel bakış açılarıyla birleştirerek tekrar üretmeliyiz" dedi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde yer aldı. Konuşmasında, kültür ve sanatın toplumların varoluş mücadelesindeki önemine de dikkat çeken Erdoğan, küreselleşmenin beraberinde getirdiği kültürel tek tipleşmeye karşı güçlü bir duruş göstermeye çağırdı. Millî kimliği, ahlakı ve değerleri dışlayan her türden yaklaşımın kalıcı olamayacağını vurgulayan Erdoğan, "Derinlikten yoksun, günlük üretilip tüketilen işlerle bu küresel fırtınaya direnemeyiz. Kendi kültürel köklerimizden beslenen sanat, bu tek tipleşmeyi yıkacak bir dalga kıran işlevi görecektir" dedi. https://twitter.com/RTErdogan/status/2001725400087716246 Sanatın ayrıştırıcı değil, bütünleştirici bir güç olduğunu belirten Erdoğan, Türk kültür ve sanat mirasının dünya medeniyetine katkılarını yüzyıllardır sürdürdüğünü söyledi. Yapay zekâ ürünlerinin hız kazandığı şu dönemde özgünlük ve derinliğin daha da önem kazandığını dile getiren Cumhurbaşkanı, konuşmasını kültürel, sanatsal ve bilimsel camiaya bir çağrıyla tamamlayarak, "Evrensele açılırken yerli kalmayı başaran, eleştirirken yıkıcı olmayan bir yaklaşımı benimseyerek bu mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz" dedi. Törende, Bilim ve Kültür dalında Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, Resim dalında Yalçın Gökçebağ, Müzik dalında Yalçın Tura, Anadolu Arkeolojisi dalında Prof. Dr. Fahri Işık ve Fotoğraf dalında Gazze'de görev yapan AA foto muhabiri Ali Jadallah ödül almaya hak kazandı. Erdoğan, Gazze'de yaşanan olaylara da değinerek, Filistin'deki zulmün unutulmaması için kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini ve yaşamını yitiren gazetecilere rahmet dilediklerini söyledi.

Otomotivde 2026 uyarısı! Rekabet; veri, yazılım ve karbon üzerinden Haber

Otomotivde 2026 uyarısı! Rekabet; veri, yazılım ve karbon üzerinden

İTO 52. Komite Başkanı Saim Aşçı, 2026’yı otomotiv sektörü için “kırılma yılı” olarak tanımladı. Aşçı, üretim ve stok odaklı yapının yerini yazılım, veri ve sürdürülebilirliğin aldığına dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - İTO 52. Komite Kara Taşıtları, Yedek Parçaları ve Ekipmanları Başkanı Saim Aşçı, otomotiv ve aftermarket sektörünün önümüzdeki dönemde köklü bir dönüşüm yaşayacağını belirtti. Aşçı’ya göre sektör artık yalnızca üretim ve stok yönetimiyle değil; veri, yazılım, karbon ölçümü ve çevik tedarik kabiliyetiyle rekabet ediyor. İçten yanmalı motor merkezli tedarik zincirlerinin yerini hibrit ve yazılım yoğun bir ekosistemin aldığını vurgulayan Aşçı, “Parça artık tek başına ürün değil; parça, hizmet ve veri birlikte yeni rekabet alanını oluşturuyor” dedi. Güç elektroniği, batarya teknolojileri ve yazılım tabanlı çözümlerin belirleyici olacağını ifade etti. “2026 BİR KIRILMA YILI” 2026’yı sektör açısından kritik bir eşik olarak değerlendiren Aşçı, yapay zekâ destekli satın alma, karbon ayak izi ölçümü ve sürdürülebilir lojistik uygulamalarının artık zorunluluk haline geldiğini söyledi. Küresel satın alma birlikleri, özel markalı ürünlerin yaygınlaşması ve distribütörlerin ölçek ekonomisiyle güçlenmesi de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Aynı zamanda Motor Aşin’in CEO'su olan Aşçı, 2026 stratejisini üç sütun üzerine kurduklarını belirterrek, küresel satın alma konsorsiyumlarıyla tedarik gücünü artırmak, sürdürülebilir ve düşük karbonlu tedarik zinciri oluşturmak ve özel markalı ürün portföyünü büyütmek olarak sıraladı. Şirketin, depo otomasyonu ve ERP entegrasyonuyla tüm süreçlerde şeffaflığı artırmayı hedeflediği belirtildi. “ELEKTRİKLİ ARAÇLAR SERVİSİ BİTİRMEZ, DÖNÜŞTÜRÜR” Elektrikli araçların servis ihtiyacını azaltmayacağını, aksine dönüştüreceğini vurgulayan Aşçı, batarya, inverter ve şarj sistemleri gibi alanlarda yeni bir servis ve parça yetkinliği doğduğunu söyledi. Bu dönüşümün aftermarket sektörü için önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti. Aşçı’ya göre 2026’da en büyük fırsatlar; satın alma gücünün konsolidasyonu, özel markalarla küresel rekabet ve ERP entegre finansal çözümler olacak. Döviz dalgalanmaları, lojistik maliyetler, jeopolitik riskler ve dijital dönüşüme ayak uyduramayan firmalar ise sektörün başlıca riskleri arasında yer alıyor. Aşçı, 2026’yı “doğru veri, doğru iş birlikleri ve güçlü yönetişimle sürdürülebilir büyümenin yılı” olarak gördüklerini söyledi.

Couchbase AI Services, kuruluşlara yapay zeka ajanları üzerinde kontrol sağlıyor Haber

Couchbase AI Services, kuruluşlara yapay zeka ajanları üzerinde kontrol sağlıyor

Yapay zeka tabanlı veritabanı platformu; operasyonel verileri, vektörleri ve modelleri birleştirerek, kuruluşların yüksek performanslı yapay zeka uygulamalarını güvenli ve yönetilebilir bir şekilde büyük ölçekte çalıştırmasını sağlıyor. ABD (İGFA) - Yapay zeka dünyasındaki kritik uygulamalar için geliştirici veritabanı platformu olan Couchbase, kuruluşların güvenli ve yüksek performanslı bir şekilde yapay zeka ajanı uygulamaları oluşturmalarını, dağıtmalarını ve yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir yetenek paketi olan Couchbase AI Services'ın genel kullanıma açıldığını duyurdu. Verileri ve modelleri tek bir birleşik platformda bir araya getiren Couchbase, yapay zeka uygulamalarının prototip aşamasından üretim aşamasına geçmesini zorlaştıran karmaşıklıkları ortadan kaldırıyor. Couchbase Ürün ve Strateji Direktörü Barry Morris, konu ile ile ilgili düşüncelerini şu cümlelerle paylaştı: “Yapay zeka ajanlarını deneme aşamasından kullanım aşamasına geçirmek isteyen müşteriler, bunun için sağlam bir çözüme ihtiyaç duyuyor. AI Services ile geliştiricilere; güvenilir ve yüksek performanslı akıllı uygulamalar oluşturabilmeleri için uçtan uca bir platform sunuyoruz. Büyük ölçekte yapay zeka ajanı uygulamaları geliştiren müşteriler, Couchbase’e entegre edilmiş yapay zeka yetenekleri sayesinde basitleştirilmiş bir süreçten yararlanabiliyor.” GELİŞTİRİCİLERİN İHTİYAÇ DUYDUĞU HER ŞEY TEK BİR PLATFORMDA Kuruluşlar, çeşitli veri türlerini entegre etmedeki zorluklar, herkese açık büyük dil modellerindeki güvenlik ile ilgili endişeler, yapay zeka halüsinasyonları riski ve hızla gelişen yapay zeka araçlarını yönetmenin karmaşıklıkları nedeniyle, üretken yapay zeka uygulamaları oluşturmada sürekli olarak yeni zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Couchbase, NVIDIA NIM mikro hizmetleri ve NVIDIA Nemotron modelleri için destek dahil olmak üzere, NVIDIA AI Enterprise entegrasyonu ile yapılandırılmış ve yapılandırılmamış veriler için veri işleme yeteneklerini birleştiren birleşik bir platformla bu zorlukları ele alıyor. Platform; otomatik vektör oluşturma, depolama ve arama, yönetişim ve izlenebilirlik için birleşik bir Agent Catalog’a ve oturumlar arasında bağlamsal etkileşimleri mümkün kılan akıllı yapay zeka ajan belleği özelliklerine sahip. Yerleşik yapay zeka işlevleri, doğrudan uygulamalar içinde SQL++ tabanlı analiz yapılmasına olanak tanıyarak güvenlik ve performansı büyük ölçekte korurken geliştirme sürecini kolaylaştırıyor. Bu hizmetler, geliştiricilerin büyük ölçekte güvenilir yapay zeka ajan sistemleri oluşturmasına olanak tanıyor. Couchbase, birden fazla veri kaynağı ve araç gerektiren yaklaşımların aksine tedarikçi karmaşıklığını ortadan kaldırıyor ve daha hızlı, daha uygun maliyetli LLM etkileşimleri için gecikmeyi azaltıyor. HER BİR YAPAY ZEKA ETKİLEŞİMİNE GÜVEN İNŞA ETMEK AI Services, kuruluşların otonom ajanların hassas verilerle güvenilir kararlar aldığından emin olmalarını sağlıyor. Geliştiricilerin yapay zeka etkileşimleri etrafında “guardrails” oluşturmalarını sağlayan yerleşik yönetişim ve doğrulama yetenekleriyle AI Services, eylemler gerçekleştirilmeden önce çıktıları kurumsal veriler ve iş kuralları ile karşılaştırarak doğrulabiliyor. Bu doğrulama çerçevesi, kuruluşların her kararın izlenebileceğini, denetlenebileceğini ve belirlenen politikalara göre doğrulanabileceğini bilerek yapay zeka ajanlarını güvenle kullanabilmelerini sağlıyor. Kuruluşlar, verileri ve modelleri tek bir platformda tutarak yapay zeka ajanı operasyonları üzerinde hız ve ölçek açısından tam anlamıyla kontrol sahibi haline geliyor. SWARM Engineering CTO'su Joe Intrakamhang, Couchbase AI Services ile ilgili düşüncelerini paylaştı: “SWARM Engineering olarak, tarım-gıda ve endüstriyel şirketlerin karmaşık tedarik zincirlerini, lojistik ve işgücü planlamasını yapay zeka kullanarak optimize ederek milyonlarca dolar tasarruf etmelerine yardımcı oluyoruz. Bu değeri sunmak için, yapay zeka geliştirmeyi daha hızlı ve daha güvenilir hale getiren bir veritabanı platformuna ihtiyacımız bulunuyor. Couchbase AI Services, tüm RAG sürecini kolaylaştırıyor ve bu da ekibimizin altyapı sorunlarıyla uğraşmak yerine tedarik zinciri sorunlarını çözmeye odaklanabileceği anlamına geliyor. Her şeyin tek bir platformda olması geliştirme hızımızı artırmakla kalmıyor, kurumsal müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu kontrol ve güvenliği de sağlıyor. İnsanları ve işleri etkileyen veya kritik öneme sahip planlama kararlarıyla uğraşırken, güvenebileceğiniz bir temele dayanan yapay zeka uygulamalarına gereksiniminiz var.” AI services şu anda kullanıma açık bulunuyor. AI Services’ın müşterilere yapay zeka ajanı tabanlı uygulamalar oluştururken nasıl yardımcı olduğu ile ilgili daha fazla bilgi almak için bu blog yazısına göz atabilir veya AI Services’ı bu adresten hemen denemeye başlayabilirsiniz. SEKTÖRDEN DESTEKLEYİCİ GÖRÜŞLER NVIDIA Kurumsal Yazılım Başkan Yardımcısı John Fanelli; “Kurumsal üretkenliğin yeni dönemi, yapay zeka ajanları tarafından yönlendirilecek gibi gözüküyor ve kuruluşlar, büyük ölçekli dağıtım için güvenlik, performans ve yönetişimi sağlayan yapay zeka altyapısına ihtiyaç duyacak. Couchbase'in NVIDIA NIM mikro hizmetlerini ve Nemotron modellerini birleşik geliştirici platformuna entegre etmesi, geliştiricilerin güvenilir ve üretime hazır yapay zeka ajanları oluşturma sürecini hızlandırıyor.” dedi. Arize AI İş Ortaklıkları Direktörü Başkanı Noah Smolen; “Couchbase ile birlikte kendi kendini geliştiren geri bildirim döngüleri oluşturarak ve çevrimiçi değerlendirmeler gibi özellikleri mümkün kılarak, geliştiricilerin yapay zeka ajanları oluşturma ve değerlendirme yöntemlerinde devrim yaratıyoruz. Müşterilerimiz, yeni nesil platformumuz Arize AX'i Couchbase'in birleşik geliştirici veritabanı platformuyla birlikte kullanarak RAG ve çoklu ajan sistemlerini güvenli bir şekilde büyük ölçekte dağıtıp izleyebiliyor.” şeklinde düşüncelerini dile getirdi. Unstructured.io CEO'su Brian Raymond; “İşletmeler artık yapılandırılmamış verilerinin çoğunu atıl durumda bırakmayı göze alamıyorlar. İş ortaklığımız, müşterilerin yapılandırılmamış verileri doğrudan Couchbase AI Services'e aktarmasını ve vektörleştirmesini sağlıyor. Yalnızca birkaç satır kod kullanarak belgeleri dönüştürebiliyor ve yüksek kaliteli RAG ve yapay zeka ajanları için gerekli güvenilir temeli sağlayabiliyoruz.” dedi. K2view CEO'su Ronen Schwartz ise şu cümleleri kullandı; “Kurumsal veriler, yapay zeka ajanı girişimlerini güvenli, üretime hazır ortamlara taşımak için kritik öneme sahip ve Couchbase AI Services bu yolculuk için gerekli temel yetenekleri sağlıyor. Ortaklığımız sayesinde müşterilerimiz, Couchbase kullanarak yüksek kaliteli veriler üretebiliyor ve bunları kurumsal kaynaklarla entegre edebiliyor. Böylelikle yapay zeka ajanları için gerekli temeli sağlayan, yönetilebilen ve gizliliği koruyan veri kümeleri oluşturabiliyorlar. EK KAYNAKLAR Couchbase, üretim düzeyinde yapay zeka ajanı geliştirmek isteyen geliştiriciler için docs.couchbase.com/ai adresinde kapsamlı belgeler, öğretici kaynaklar ve referans mimariler sunmaktadır. Couchbase Hyperscale Vector Index'in, bağımsız milyar ölçekli benchmark testinde MongoDB'ye kıyasla nasıl çığır açan bir performans ve hız sunduğunu öğrenmek için bu adresi ziyaret edebilirsiniz. Bu isteğe bağlı web yayınına kaydolarak, neden bu kadar çok müşterinin MongoDB'den Couchbase'in birleşik geliştirici veritabanı platformuna geçiş yaptığını öğrenmek için bu webcast’e kayıt olabilirsiniz. COUCHBASE HAKKINDA Geleneksel veritabanı çözümleri, sektörler yapay zekayı benimsemek için yarışırken çok yönlülük, performans ve uygun fiyat açısından gittikçe artan taleplere yanıt vermekte zorlanıyor. Couchbase, yapay zeka dünyasındaki kritik uygulamalar için tasarlanan geliştirici veri platformu Capella ile sektöre liderlik ediyor. Couchbase; işlemsel, analitik, mobil ve yapay zeka iş yüklerini sorunsuz, tam olarak yönetilen bir çözümde birleştirerek geliştiricilere ve kurumlara tam esneklikle birlikte uygulama oluşturma ve ölçeklendirme gücü veriyor. Buluttan uca ve aradaki her şeye kadar olağanüstü performans, ölçeklenebilirlik ve maliyet verimliliği sunuyor. Couchbase, kuruluşların inovasyonun kapısını aralamasına, yapay zeka dönüşümünü hızlandırmasına ve nerede olursa olsun müşteri deneyimlerini yeniden tanımlamasına olanak tanıyor. Couchbase'in neden kritik günlük uygulamaların temeli olduğunu www.couchbase.com adresini ziyaret ederek ve bizi LinkedIn ve X'te takip ederek keşfedebilirsiniz. Couchbase®, Couchbase logosu ve Couchbase ürünleriyle ilişkili isimler ve markalar Couchbase, Inc. şirketinin ticari markalarıdır. Diğer tüm ticari markalar ilgili sahiplerinin mülkiyetindedir.

Now Is Yours: Huawei Mate X7'yi yenilikçi ürünlerden oluşan yeni bir seriyle piyasaya sürüyor Haber

Now Is Yours: Huawei Mate X7'yi yenilikçi ürünlerden oluşan yeni bir seriyle piyasaya sürüyor

Huawei bugün "Unfold the Moment" temalı bir etkinlikte yeni amiral gemisi yenilikçi cihazlarını tanıttı. Bu cihazlar arasında HUAWEI Mate X7 akıllı telefon, HUAWEI FreeClip 2 kulaklık, HUAWEI WATCH ULTIMATE DESIGN saat ve HUAWEI MatePad 11.5 S tablet yer alıyor. PRNewswire / DUBAİ, BAE (İGFA) - Sınırları aşan tasarım anlayışıyla HUAWEI Mate X7, şık ve dayanıklı bir yapıya sahip olup, üst düzey akıllı telefon görüntüleme özellikleriyle dikkat çekiyor. HUAWEI FreeClip 2, açık kulaklı dinleme deneyimini yeni bir seviyeye taşıyor. HUAWEI WATCH ULTIMATE DESIGN, estetiği mühendislik ve performansla birleştirerek kullanıcıların dünyayı daha iyi keşfetmelerini sağlıyor. HUAWEI MatePad 11.5 S, yüksek çözünürlüklü, göz yorgunluğunu azaltan bir ekran ve kesintisiz yaratıcılık deneyimi ile yaratıcılar için tasarlandı. Huawei Tüketici İş Grubu Pazarlama ve Satış Hizmetleri Başkanı Zhu Ping, Huawei'nin teknolojiyi hayatın içine daha fazla entegre ederek dünya çapındaki kullanıcılarla birlikte yol almaya devam edeceğini belirtti. "Kullanıcı ihtiyaçlarını anlamak ve bunlara yanıt vermek suretiyle, tüketicilerin teknolojiyi her anlarını daha iyi anlatmak için kullanmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. Amacımız sadece üstün ürün deneyimleri sunmak değil, her kullanıcı için en önemli anları yakalamalarına olanak tanımaktır." dedi. HUAWEI MATE X7: YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR Mate X7, "Zaman-Uzay Kapısı" konsepti ve 1.600 yıllık Çin ipek dokuma geleneğinden esinleniyor. Telefon, nano fiber kaplamalı Brokar Beyazı, Bulutsu Kırmızı ve Siyah vegan deri seçenekleriyle sunuluyor. Mate X7, Huawei'nin ince fakat güçlü görüntüleme özelliklerine sahip ilk katlanabilir telefonu. Gelişmiş True-to-Color Kamera %43 daha iyi renk doğruluğu sunarken Ultra Aydınlatma HDR Kamera, Ultra Geniş Kamera ve Telefoto Makro Kamerası ile birleşiyor. 17,5 EV'ye kadar Ultra Aydınlatma HDR Video desteği sayesinde hem parlak hem de karanlık ortamlarda net detaylar yakalanıyor. Dayanıklılığı ön planda tutan cihaz, Kunlun Camdan yapılmış dış ekran, Gelişmiş Hassas Menteşeler ve 3 Katmanlı Ultra Güvenilir Yapı ile güçlendirilmiştir. 3.550 mm² SuperCool VC & Graphene Isı Yayma Sistemi ve 5.600 mAh pil ile stabil performans ve tüm gün pil ömrü sunar. HUAWEI FREECLIP 2: DİKKAT ÇEKİCİ BİR MODA PARÇASI HUAWEI FreeClip 2 kulaklıkları, açık kulak teknolojisini modern tasarımla birleştirip moda bir aksesuar olarak sunan kulak klipsi tasarımında geliyor. FreeClip 2 tüm gün kullanıma uygundur ve geleneksel Mavi, Beyaz, Siyah renk seçeneklerinin yanı sıra uluslararası pazarda yeni olan Pembe Altın renginde mevcuttur. Sadece 5,1 g ağırlığındaki kulaklıklar konfor ve güvenli kullanım sağlar. FreeClip 2, yüksek enerjili çift sürücü birimleri ve önceki modele göre on kat daha hızlı işleme sunan NPU AI işlemcisi sayesinde net, dinamik ses ve çağrı kalitesi sağlar. IP57 toz ve suya dayanıklılık ve 38 saatlik pil ömrü ile her şartta uzun süreli kullanım imkan verir. HUAWEI WATCH ULTIMATE DESIGN: YENİ HEDEFLERİ KEŞFEDİN Yeni HUAWEI WATCH ULTIMATE DESIGN, zirkonyum bazlı sıvı metal kasa ve mor-altın titanyum alaşımlı kayışla birlikte ilk kez 18 ayar altın içeren mor seramik çerçeveli yeni bir Royal Gold Edition sunuyor. Saat, su altı iletişim yetenekleri ve su geçirmezlik sistemi ile derin deniz dalgıçlarına özel özellikler sunuyor. Yapay zeka destekli gürültü engelleme, hassas konumlandırma ve gelişmiş eSIM teknolojileri ile birçok ortamda güçlü bağlantılar sağlar. TruSense sistemi, güçlü X-TAP teknolojisiyle daha kapsamlı sağlık takibi sunar[1]. HUAWEI MATEPAD 11.5 S: İLHAM VEREN YARATICILIK HUAWEI MatePad 11.5 S, olağanüstü netlik ve göz konforu sunmak amacıyla tasarlanmıştır. PaperMatte ekran, geleneksel mat ekranların eksikliklerini gidererek gözler için nazik bir görüntüleme deneyimi sunar. MatePad 11.5 S, kağıtsız çalışma için tasarlanmış M-Pencil Pro kalem ve manyetik klavye ile birlikte gelir. Önceden yüklü Huawei Notes uygulaması geniş fırça ve şablon seçenekleri sunar. GoPaint uygulaması statik fikirleri canlandıran animasyon araçları sağlar. Wondershare Filmora, video yaratıcılarına iş akışlarını kolaylaştıran kısayollar sunar ve WPS Office paketi, üst düzey belge, sunum ve veri işleme sunar. Huawei, bu yeni lansmanın tüketicileri merkezde konumlandırma taahhüdünü yansıttığını ve "Now Is Yours" marka önermesiyle daha fazla insanın teknolojik ilerlemenin faydalarından yararlanmasını sağlamayı umduğu açıklandı. [1] Bu ürün tıbbi bir cihaz değildir ve teşhis veya tedavi amacıyla kullanılmamalıdır. [2] Bu ürün tıbbi bir cihaz değildir ve teşhis veya tedavi için kullanılmamalıdır.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Eğitimde yeni iş modelleri geleceğimizi belirleyecek Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Eğitimde yeni iş modelleri geleceğimizi belirleyecek

BTSO’nun düzenlediği eğitim sektörü istişare toplantısında, küresel değişimlere uyacak yenilikçi eğitim modelleri ve sektörün güncel sorunları ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) 59. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda sektör mensuplarının yoğun katılımıyla yapıldı. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Üyesi İsmail Güler ile özel okullar, kurslar ve anaokullarından birçok temsilci katıldı. Toplantıda ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanı Gökhan Kuzu ve Baş İş Müfettişi Volkan Avcı, eğitim sektöründeki denetim süreçlerine ilişkin soruları cevapladı. “EĞİTİM, KALKINMAYI GELİŞMEYE TAŞIYAN EN TEMEL UNSUR” Toplantının açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, eğitimin toplumların dönüşümündeki merkezî rolünü vurguladı. Rekabet gücü yüksek bir toplum oluşturmak için güçlü ve yenilikçi bir eğitim sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirten Burkay, “Toplumun kültürel ve ekonomik alanda gelişmesi için eğitim en temel unsurdur. Günümüzde eğitim sektöründeki bina, servis ve yemek gibi giderlerin oranı yüzde 50'ye yaklaştı. Yapay zekâ öğretmenlik kavramını tamamen değiştiriyor. Geleceği şekillendirebilecek yeni eğitim modellerine ihtiyaç var.” dedi. Bilgi aktarmanının yanı sıra bilgi üretme kapasitesinin de kritik önem taşıdığını vurgulayan Burkay, gelecek 50 yıl için rekabetçi eğilimlere hazırlık amacıyla yetkinlik geliştiren eğitim modellerinin oluşturulmasının gerektiğini ifade etti. Küresel ekonomik dengelerde nüfusun kritik rolüne dikkat çeken Burkay, Çin örneğini vererek, “Çin, bu ekonomik gücünü nüfusuna borçlu. Geçen yıl 1 trilyon dolar dış ticaret fazlası verdiler. Bu, dünya ticaretinin yüzde 5’i demek. Bizim de gelecek için gerekli insan kaynağını yetiştirmemiz elzem. Eğitimde yapılacak atılımlar burada hayati önem taşıyor.” diye konuştu. EĞİTİM KONSEYİ BAŞKANI BİNGÖL: “2026 ÖZEL ÖĞRETİMDE GÜVEN TAZELEME YILI OLARAK BELİRLENDİ” Bu arada Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Bursa’nın sadece sanayi ve ticarette değil, eğitimde de öncü olduğunu belirterek, kentte özel öğretim kurumlarında 75 bin öğrencinin öğrenim gördüğünü söyledi. 2026’yı "güven tazeleme yılı" ilan etmeyi planladıklarını açıklayan Bingöl, Nisan 2026’da Uludağ’da kapsamlı bir Eğitim Zirvesi düzenleyeceklerini belirterek, Burkay’ın sektöre sunduğu destek için teşekkür etti. TALEP DÜŞÜYOR, OKUL SAYISI ARTIYOR Toplantıda söz alan Komite Üyesi İsmail Güler, eğitimde arz-talep dengesinin son yıllarda çarpıcı biçimde değiştiğini belirtti. Güler’in sunduğu verilere göre, anaokulu öğrenci sayısı 2022–2023 dönemindeki 373 binden, 2025–2026 döneminde 218 bine düşerken, anaokulu sayısı 4253’ten 4282’ye yükseldi. İlkokul birinci sınıf öğrenci sayısı, aynı dönem içinde 102 binden 75 bine geriledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.