Hava Durumu

#Yapı Güvenliği

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Yapı Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli'de Başiskele Kavşağı’nın silueti ortaya çıkıyor Haber

Kocaeli'de Başiskele Kavşağı’nın silueti ortaya çıkıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele Kavşağı Koridor Projesi’nde tam yol ilerliyor. Sahada yürütülen imalatlarla birlikte projenin silueti artık gözle görülür şekilde ortaya çıkmaya başladı. Yüzde 54 seviyesine ulaşan proje, D-130 Karayolu’nda ulaşımı daha hızlı, düzenli ve güvenli hâle getirecek. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Başiskele Kavşağı Koridor Projesi’nde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Sahada yürütülen imalatlarla birlikte projenin silueti artık gözle görülür şekilde ortaya çıkmaya başladı. Kavşak düzenlemesinin en önemli unsurlarından biri olan köprü ayakları ve taşıyıcı sistemler hızla yükselirken, köprü yaklaşımlarında gerçekleştirilen dolgu imalatları da büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. GEOFOAM DOLGU YÖNTEMİ DİKKAT ÇEKİYOR Çalışma sahasında özellikle köprü yaklaşımlarında uygulanan Geofoam dolgu imalatları dikkat çekiyor. Katmanlar halinde yerleştirilen özel dolgu blokları, ulaştıkları yükseklikle sahada kademeli bir yapı oluştururken görsel olarak da dikkat çekici bir görüntü ortaya koyuyor. Yükselen dolgu kütleleri ve köprü ayaklarıyla birlikte projenin nihai formu, sahada net biçimde hissedilmeye başladı. Projede tercih edilen Geofoam dolgu yöntemi sayesinde imalatlar çok daha hızlı ve kontrollü şekilde gerçekleştiriliyor. Hafif yapısı sayesinde zemine binen yükü önemli ölçüde azaltan Geofoam aynı zamanda yapım sürecinin hızlanmasına da katkı sağlıyor. Geleneksel dolgu yöntemlerine kıyasla oldukça hafif olan bu malzeme sayesinde hem yapım süreci hız kazanıyor hem de yapı güvenliği açısından daha kontrollü bir imalat gerçekleştiriliyor. Başiskele Kavşağı Koridor Projesi, kullanılan Geofoam dolgu miktarıyla dünya çapında bir rekora imza atıyor. Tek seferde ve tek bir proje kapsamında kullanılan Geofoam miktarı bakımından dünya birincisi olan proje, yalnızca bölgesel bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda mühendislik uygulamaları açısından uluslararası ölçekte dikkat çeken önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor. D-130 Karayolu ile Ömer Türkçakal Bulvarı’nın İzmit istikametini birbirine bağlayacak yeni bağlantı kolunda da çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Toplam 862 metre uzunluğundaki bağlantı kolu tamamlandığında, bölgedeki trafik akışını önemli ölçüde rahatlatacak ulaşım düzenlemelerinden biri olacak. KÖPRÜLER ETAP ETAP İLERLİYOR Proje kapsamında güzergâh üzerinde iki ayrı köprü inşa ediliyor. Bu köprülerden biri D-130 Karayolu üzerinden geçerken, diğeri ise Yuvacık Bağlantı Yolu (Hoca Ahmet Yesevi Caddesi) üzerinden ulaşımı sağlayacak şekilde planlandı. D-130 Karayolu üzerinde yer alan köprünün ayaklarına ait betonarme imalatları tamamlanırken, diğer köprüde ise çalışmalar etap etap ilerliyor. Bu köprünün bir ayağının imalatı tamamlanırken, diğer ayakta ise fore kazık imalatları devam ediyor. SAHİL YOLU BAĞLANTILARI KAVŞAKTAN AYRILIYOR Başiskele Kavşağı Koridor Projesi’nde tamamlanma aşamasına gelen yeni bağlantı kolu sayesinde sahil yolu trafiği Yuvacık Kavşağı’ndan ayrılarak doğrudan yeni güzergâh üzerinden sağlanacak. Böylece bölgedeki ulaşım daha hızlı, düzenli ve akıcı hale gelecek. Bu bölgede gerçekleştirilen Geofoam dolgu imalatlarının büyük bir bölümü tamamlanırken, imalatı tamamlanan bölgelerde dolgu üzerinde üstyapı imalatları başladı. Hafif ve hızlı uygulanabilen Geofoam dolgu sistemi, imalatların planlanan takvime uygun olarak hızla ilerlemesini sağlıyor.

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır Haber

İzocam: Yalıtım, yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırımdır

Türkiye’nin lider yalıtım üreticisi İzocam, 1-7 Mart Deprem Haftası'nda binaların depreme dayanıklılığı için yalıtım uygulamalarının önemine dikkat çekti. İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil; can güvenliği için yapılması gereken stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, ülkemizde her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında düzenlenen Deprem Haftası’nda, “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajıyla yapı güvenliğinin artırılmasında yalıtımın önemine dikkat çekti. Depreme hazırlığın ertelenebilecek bir maliyet değil, doğrudan can güvenliğiyle ilgili temel bir öncelik olduğunu vurgulayan İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, “Türkiye’deki mevcut yapı stokunun deprem gerçeği ışığında, kapsamlı ve entegre bir bakış açısıyla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Deprem riskine karşı gerçek ve kalıcı bir risk azaltımı ancak önleyici ve bütüncül bir yaklaşımla mümkündür. Yapı güvenliği; malzeme kalitesi, doğru uygulama ve yapı fiziği performansının birlikte ele alınmasını zorunlu kılar. Temelden çatıya kadar doğru yalıtım çözümleriyle desteklenmeyen bir yapının, bütüncül anlamda güvenli kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Yalıtım uygulamalarının, çoğu zaman enerji tasarrufu ve konfor başlığı altında ele alınmasına karşın yapı dayanıklılığı açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdal Bozok, standartlara uygun şekilde tasarlanmış ve doğru uygulanmış bir yalıtım sistemi, yapı elemanlarını dış etkilere karşı koruyarak binaların uzun vadeli performansını güvence altına alındığını söyledi. Özellikle yapı elemanlarında oluşan yoğuşmanın zaman içinde bina güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bir risk unsuru olduğunu ifade eden Bozok, "Ara kesitlerde yoğuşan su; taşıyıcı sistemlerdeki donatıların korozyona uğramasına, kesitlerinin azalmasına ve buna bağlı olarak yük taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde düşmesine neden olabilmektedir. Ayrıca yapı bileşenleri içerisinde biriken su, soğuk mevsimlerde donarak, sıcak mevsimlerde ise buharlaşarak beton bütünlüğünün bozulmasına ve çatlakların oluşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle doğru tasarlanmış bir yalıtım sisteminde, yoğuşan suyun aynı yıl içinde güvenli şekilde buharlaşması büyük önem taşımaktadır ve standartta yapılan hesaplamalar ile yoğuşacak suyun kütlesi sınırlandırılarak yapılar güvence altına alınmaktadır. Duvarlarda ve döşemelerde oluşabilecek yoğuşma ve rutubet gibi olumsuz etkilerin önlenmesi, korozyon, donma–çözülme gibi yapısal zayıflamaların önüne geçer ve taşıyıcı sistemin uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Dolayısıyla yalıtım yalnızca enerji faturalarını düşüren bir uygulama değildir; yapının sağlığını koruyan ve deprem anındaki performansını destekleyen tamamlayıcı bir unsurdur. Depreme dayanıklı bir gelecek için sessiz ama stratejik bir güvenlik katmanıdır. Bu nedenle yalıtımın hem yeni inşa edilen hem de mevcut binalarda yapı güvenliği için ertelenmemesi gereken bir yatırım olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu. RİSKLİ YAPI STOĞUNA SAHİP BÖLGELERDE DÖNÜŞÜM HIZ KAZANMALI Aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkemizde, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların önemli bir bölümünün hem deprem güvenliği hem de enerji performansı açısından güncel mevzuat ve standartların gerisinde kaldığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu tablo karşısında riskli yapı stokuna sahip bölgelerde dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Kentsel dönüşümün ise yalnızca yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Bozok, “Gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm; enerji verimli, sürdürülebilir, dayanıklı ve uzun ömürlü yapılar inşa etmeyi kapsamalıdır. Deprem güvenliği ile enerji performansı birbirinden bağımsız düşünülemez. Toprak altı uygulamalarda kullanılan yüksek basma mukavemetine sahip ekstrüde polistiren (XPS) yalıtım levhaları, yapıyı su ve mekanik yüklere karşı koruyarak taşıyıcı sistemin performansını destekler. Cephe sistemlerinde tercih edilen nitelikli ve standartlara uygun camyünü ve taşyünü ürünler hem enerji verimliliğini artırmakta hem de yangın güvenliği açısından önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle, bilimsel verilerle desteklenen doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama pratiklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Nitelikli yalıtım çözümlerinin dönüşüm projelerinde standart bir uygulama haline gelmesi güvenli ve sürdürülebilir bir yapı stoğu oluşturmanın temel şartıdır” dedi. YENİ STANDARTLAR, UZUN VADELİ YAPI PERFORMANSINI DESTEKLİYOR 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile enerji performansına ilişkin yeni düzenlemelerin sektörde kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlattığını belirten İzocam Satış ve Pazarlama Direktörü Erdal Bozok, bu değişimin yalnızca enerji tasarrufunu artırmakla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda yapıların uzun vadeli dayanıklılığına ve performansına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalarda gerçekleştiğini, bu tüketimin büyük bölümünün ise ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğunu hatırlatan Bozok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji verimliliği yüksek ve doğru yalıtılmış binalar; ekonomik, çevresel ve yapısal açıdan çok daha güçlü bir performans sergiler. Daha az enerji tüketen, karbon salımı düşük ve dayanıklılığı yüksek bir yapı stoku oluşturmak, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemiz için yalnızca bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Tüm bu nedenlerle, deprem riskini konuşmakla yetinmemeli, riskleri azaltacak somut adımları hayata geçirmeliyiz. Depreme hazırlık ertelenebilecek bir maliyet kalemi değil; can güvenliğini önceleyen, uzun vadeli bir yatırımdır. Doğru malzeme seçimi, standartlara uygun uygulama ve güncel mevzuata tam uyumla güçlendirilmiş yapılar, yalnızca bugünün değil, yarının da güvencesini oluşturur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.