Hava Durumu

#Yoksulluk

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlar daha mutlu, yaşam umudu yüksek... Mutluluk oranı tüm yaşlarda arttı Haber

Kadınlar daha mutlu, yaşam umudu yüksek... Mutluluk oranı tüm yaşlarda arttı

TÜİK’in 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre, mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Kadınlar erkeklerden daha mutlu olurken, evli bireyler evli olmayanlara göre daha yüksek yaşam memnuniyeti gösterdi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma, bireylerin mutluluk düzeyi, yaşam memnuniyeti ve kamu hizmetlerinden duyulan memnuniyetin yanı sıra toplumun gelecek beklentilerini de ortaya koydu. 2025’te mutlu olduğunu belirten erkeklerin oranı yüzde 51,4’e yükselirken, kadınlarda bu oran yüzde 55,1 oldu. Mutluluk oranındaki en yüksek artış, 55–64 yaş grubunda kaydedildi; bu yaş grubunda mutluluk yüzde 47,5’ten yüzde 54,6’ya çıktı. Tüm yaş gruplarında mutluluk artışı gözlemlenirken, 18–24 yaş grubunda yüzde 54,4, 25–34 yaş grubunda yüzde 53,6, 35–44 yaş grubunda yüzde 52,9, 45–54 yaş grubunda yüzde 50,8, 65 yaş ve üzerindekilerde ise yüzde 54,3 olarak gerçekleşti. Evli bireylerin mutluluk oranı yüzde 56,9 iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46,6 olarak ölçüldü. Evli erkeklerin yüzde 54,2’si, evli kadınların ise yüzde 59,6’sı mutlu olduğunu belirtti. MUTLULUĞUN KAYNAĞI AİLE VE SAĞLIK Bireylerin mutluluk kaynağı en çok aileleri (yüzde 69) olurken, bunu çocukları (yüzde 15,6), kendisi (yüzde 4,8) ve eşi (yüzde 3,9) takip etti. Mutluluğu sağlayan değerlerde ise sağlıklı olmanın önemi öne çıktı (yüzde 64,9), ardından sevgi (yüzde 14,7), başarı (yüzde 9,8), para (yüzde 7,7) ve iş (yüzde 2,7) geldi. Kendi geleceklerinden umutlu olan bireylerin oranı yüzde 67,1 olarak belirlendi. Erkeklerde yüzde 67,1, kadınlarda ise yüzde 67,2 olarak ölçüldü. ORTALAMA YAŞAM MEMNUNİYETİ 5,7 Bireylerin ortalama yaşam memnuniyeti 2024 ve 2025 yıllarında değişmeyerek 5,7 olarak kaydedildi. 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnuniyet yüzde 74,1 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Bunu sırasıyla ulaştırma (yüzde 71,3), sağlık (yüzde 69,4), Sosyal Güvenlik Kurumu (yüzde 64,5), adli hizmetler (yüzde 60,5) ve eğitim (yüzde 58,7) takip etti. EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI Araştırmaya göre, 2025 yılında toplumun en önemli sorunu hayat pahalılığı (yüzde 31,3) olarak öne çıktı. Bunu yoksulluk (yüzde 16,5) ve eğitim (yüzde 16,1) izledi.

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur Haber

TÜED Uludağ: Emekliler devlet bankalarında mahsur

Emeklilerin kredi yükü nedeniyle kamu bankalarına mahkûm edildiğini dile getiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe verenler, emekliyi çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” dedi. BURSA (İGFA) - Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

CHP'li Sarıgül’den sert deprem çıkışı:  Soruyorum, Erzincan depreme hazır mı? Haber

CHP'li Sarıgül’den sert deprem çıkışı: Soruyorum, Erzincan depreme hazır mı?

CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı basın açıklamasında iktidarın çelişkili açıklamalarına dikkat çekerek, “Erzincanlı yastığa başını rahat koyabilecek mi, mesele budur" dedi. ERZİNCAN (İGFA) - CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, CHP Erzincan İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında depreme hazırlık, yatırımlar ve kentin kronik sorunlarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Erzincan İl Başkan Vekili Ali Aras’ın da katıldığı toplantıda konuşan Milletvekili Sarıgül, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde “Allah milletimize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın” dedi. Depremin siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan CHP'li Sarıgül, iktidar temsilcilerinin Erzincan’ın depreme hazırlığı konusunda çelişkili açıklamalar yaptığını belirtti. Sarıgül, “Erzincanlıya ‘depreme en hazır il’ deniliyor, Cumhurbaşkanına ise ‘10 bin bağımsız bölüm riskli’ deniliyor. Soruyorum: Erzincan depreme hazır mı, değil mi?” ifadelerini kullandı. “Gerçekleri konuşmak zorundayız” diyen Mustafa Sarıgül, “Benim Erzincanlı hemşerim kafasını yastığa rahat koyacak mı, koymayacak mı? Mesele budur” diye konuştu. Bu arada hızlı tren, bitmeyen yol ve tünel projeleri, sulama yatırımları ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikleri de gündeme getiren CHP'li Sarıgül, bu soruların polemik değil Erzincan’ın gerçek sorunları olduğunu belirterek, “Bu soruları sormazsam Erzincanlı benden hesap sorar” dedi. İktidara sert sözlerle yüklenen Sarıgül, “Can Erzincanlı size her yetkiyi verdi. Siz Erzincanlıya işsizlik, yoksulluk ve geçim sıkıntısı verdiniz. Erzincan bütçelerde görmezden gelindi, ses etmediniz” ifadelerini kullandı. CHP'li Sarıgül, konuşmasını, “Can Erzincan sahipsiz değil, babanızın çiftliği hiç değil. Can Erzincan’da, devleti temsil eden Sayın Valimizdir. Memurlar millete hizmet etmekle yükümlüdür. Şunu kimse unutmasın, keser döner, sap döner, gün gelir, hesap döner" diyerek noktaladı.

TÜED Uludağ: Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor... Acil müdahale şart! Haber

TÜED Uludağ: Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor... Acil müdahale şart!

TÜED Uludağ Şubesi, emekli maaşlarının enflasyon karşısında eriyip gittiğine vurgu yaparak, açlık ve yoksulluk sınırlarının maaşları aştığını belirterek hükümeti derhal harekete geçmeye çağırdı. BURSA (İGFA) - Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, enflasyon oranlarının sahadaki durumla uyuşmadığını vurgulayarak, “Mutfaktaki yangın giderek büyüyor, tencereler boş kalıyor. Hızlı bir müdahale gerekli” şeklinde konuştu. Pars, özellikle kış mevsiminde mali yüklerin hızla arttığını ve emeklilerin ekonomik zorluklarının giderek arttığını belirtti. TÜED’in hesaplarına göre açlık sınırı, en az 2 emekli maaşını; yoksulluk sınırı ise 6 emekli maaşını karşılıyor. GERÇEK ENFLASYON RESMİ VERİLERİN ÖTESİNDE Kasım ayı enflasyon verileriyle ilgili olarak Pars, TÜİK’in verilerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak, "TÜİK’e göre Kasım ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0,87, yıllık yüzde 31,07 arttı. Ancak ENAG verilerine göre bu artış aylık yüzde 2,13, yıllık yüzde 56,82 oldu" ifadelerini kullandı. “Sokağın enflasyonu neredeyse yüzde 120 seviyesine ulaştı” diyen Pars, "Her gün tüm ürünlere zam yapılıyor, ve akaryakıt fiyatları maliyetleri daha da yükseltiyor. Yeni yıl için emekli maaşlarına yüzde 13 zam bekleniyor; bu da 2026’da en düşük emekli maaşını 19 bin TL seviyesine çıkaracak fakat bu miktar bugünkü asgari ücretin altında kalıyor” ifadelerini kullandı. KIŞ AYINDA EMEKLİLER ZORLANABİLİR Kenan Pars, 4 kişilik ailenin açlık ve yoksulluk sınırlarına dikkat çekerek, "Açlık sınırı 29 bin 827 TL, yoksulluk sınırı 97 bin 158 TL. En düşük emekli maaşı ise yalnızca 16 bin 881 TL. Bu durum, emeklilerin kışı zor bir şekilde geçireceğini gösteriyor. Sesimize kulak verin; emeklilerin enflasyon karşısında ezilmemesi için acilen seyyanen zam ve intibak kanunu talep ediyoruz” dedi. Pars, emekli maaşlarının enflasyon oranından bağımsız bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini savunarak, emekli ile devlet arasındaki farkın giderek arttığını belirtti.

Hayat 09.05'te iki dakikalığına durdu! Haber

Hayat 09.05'te iki dakikalığına durdu!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87’nci yıl dönümünde İzmir’de düzenlenen törenlerle anıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda hayat 09.05’te iki dakikalığına durdu. Başkan Cemil Tugay, “Atatürk’ün hayalindeki Türkiye bu değil; ona layık olmak için her şeyi yeniden düşünmeliyiz” dedi. İZMİR (İGFA) -Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 87’nci yıl dönümünde İzmir’de saygı, sevgi ve özlemle anıldı. Kent genelinde gün boyu sürecek anma etkinliklerinin ilki, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunma ve saygı duruşu töreniyle başladı. Törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Programa milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, askeri ve mülki erkânın yanı sıra çok sayıda İzmirli katıldı. 09.05’TE HAYAT DURDU Saatler 09.05’i gösterdiğinde İzmir’in dört bir yanında hayat durdu. Sirenlerin yankılandığı kentte taşıtlar durdu, vatandaşlar sokaklarda, meydanlarda ve iş yerlerinde iki dakikalık saygı duruşunda bulundu. Körfezdeki İZDENİZ gemileri de sirenleriyle anmaya eşlik etti. “ATATÜRK’ÜN HAYALİNDEKİ TÜRKİYE BU DEĞİL” Törenin ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Atatürk’ün bıraktığı mirasa sahip çıkmanın önemine vurgu yaparak, “Ülkemiz 87 yıldır bir hüzün yaşıyor. Yeri doldurulamadı, hiçbir zaman doldurulamaz. Atatürk’ün hayalindeki Türkiye bu değil. Bugün bir öz eleştiri yapmamız gerekiyor. Yoksulluk, işsizlik, eğitimdeki kalite düşüşü... Bunları düzeltmek hepimizin görevi. Ona layık olmak için daha çok çalışmalıyız.” dedi. Başkan Tugay, Atatürk’ün millet bilincini, eşit yurttaşlık haklarını ve demokrasiyi bu ülkeye kazandırdığını hatırlatarak, “O, dünyanın en büyük liderlerinden biri. Bizlere düşen görev, onun ideallerini yaşatmak ve Cumhuriyet’i daha ileri taşımaktır” ifadelerini kullandı.

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin “Dayanışma Sofrası”na Milano’dan ödül Haber

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin “Dayanışma Sofrası”na Milano’dan ödül

Bursa Nilüfer Belediyesi, 90 ülkeden 300 şehrin yarıştığı Milano Paktı Ödülleri 2025’te “Sosyal ve Ekonomik Eşitlik” kategorisinde Özel Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediyesi’nin dayanışma ve sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” projesi, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP) kapsamında düzenlenen Milano Paktı Ödülleri 2025’te, Nilüfer Belediyesi “Sosyal ve Ekonomik Eşitlik” kategorisinde Özel Mansiyon Ödülü kazandı. Ödül, 13–17 Ekim tarihleri arasında Milano’da düzenlenen MUFPP Küresel Forumu’nda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e takdim edildi. Bu yıl 90 ülkeden 300 şehrin 621 iyi uygulama ile başvurduğu Milano Paktı Ödülleri, dünya genelinde gıda politikaları alanındaki en yenilikçi ve etkili projeleri onurlandırıyor. Nilüfer Belediyesi’nin pek çok sosyal destek modelini tek çatı altında birleştiren “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası”, bütüncül yaklaşımı ve toplumsal faydasıyla jürinin dikkatini çekerek bu prestijli ödüle layık görüldü. GIDA DAYANIŞMASINDA DİJİTAL VE BÜTÜNCÜL MODEL 2024 yılında başlatılan “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” projesi, kentte dayanışma kültürünü güçlendirmeyi ve yoksulluk, gelir eşitsizliği ile sosyal dışlanma gibi sorunlara karşı kalıcı çözümler üretmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında; Nilüfer Kent Lokantası, Nilbel Kafeler ve Aşevi aracılığıyla uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya erişim sağlanıyor. Ayrıca üniversite öğrencilerine yönelik çorba dağıtımları ve sınav dönemlerinde kütüphane ile gençlik merkezlerindeki ikramlar sürdürülüyor. İhtiyaç sahibi ailelerin yararlandığı Halk Kart uygulaması ile doğrudan gıda desteği sunuluyor. Dayanışmayı teknolojiyle buluşturan “Nilüfer Her Yerde” mobil uygulaması üzerinden yürütülen çevrimiçi Askıda Yemek Sistemi, “veren elin alan eli görmediği” bir yardımlaşma modeli oluşturuyor. Proje aynı zamanda yerel üreticilerle iş birliği yaparak gıda israfını önleyen ve kaynakları verimli kullanan sürdürülebilir bir sistem kuruyor. Bu yönüyle hem sosyal hem çevresel etkileriyle örnek bir dayanışma modeli olarak öne çıkıyor. “BU ÖDÜL NİLÜFER’İN DAYANIŞMA KÜLTÜRÜNE VERİLMİŞTİR” Ödülü tüm Nilüferliler adına aldığını dile getiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Bu ödül, Nilüfer’in dayanışma kültürünün uluslararası alanda da takdir gördüğünün en güzel göstergesi” dedi. Başkan Şadi Özdemir, şöyle devam etti: “Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, her vatandaşımızın güvende ve değerli olduğunu bildiği bir kent yaratmayı hedefliyoruz. ‘Nilüfer’in Dayanışma Sofrası’ projemiz yalnızca bir yardım mekanizması değil, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir modeldir. Bu ödülü, iyiliği bulaşıcı kılan Nilüfer halkı adına almaktan büyük bir onur duyuyorum. Sosyal belediyecilik anlayışımızla halkımızın yanında olmaya, yenilikçi projeler üretmeye devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.