Hava Durumu

#Egzersiz

Haberler Güncel Haber Gündem Haberler | habergüncel.com.tr - Egzersiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egzersiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı? Haber

Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı?

Teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmeyle birlikte psikolojik sorunların görünümü de değişim gösteriyor. Tokat'ta kliniği bulunan Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyetenin hem normal bir duygu hem de müdahale gerektiren bir bozukluk şeklinde karşımıza çıkabileceğini aktardı. TOKAT (İGFA) - Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, son dönemde en sık karşılaşılan psikolojik sorunlardan biri olan anksiyete bozukluğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dere, anksiyetenin bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkileyebileceğini belirterek, bu sorunun korku, endişe ve huzursuzluk gibi duyguların ani ve yoğun bir biçimde ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi. ANKSİYETE FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE ORTAYA ÇIKABİLİR Dr. Dere, anksiyetenin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Gerginlik hissi, yoğun endişe ve kan basıncı artışı gibi belirtilerin sıklıkla gözlendiğini vurgulayan Dere, bazı durumlarda anksiyetenin normal bir duygu olarak kabul edilebileceğini ifade etti. BAZI DURUMLARDA ODAKLANMAYA YARDIMCI OLABİLİR Anksiyetenin sürekli olumsuz algılanmaması gerektiğini belirten Dere, bu duygunun zaman zaman kişiye enerji sağlayarak odaklanma yeteneğini artırabileceğini ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırabileceğini söyledi. Ancak, bu konuda sınırların iyi çizilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. PSİKOTERAPİ VE DESTEKLEYİCİ YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR Tedavi sürecine dair görüşlerini paylaşan Dr. Dere, psikoterapinin önemli bir rol oynadığını belirtti. Konuşma terapisi ve ilaç tedavisine ek olarak yoga, egzersiz ve meditasyon gibi yöntemlerin de tedavi sürecine katkıda bulunabileceğini ifade eden Dere, anksiyetenin kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Bu süreçte psikoterapistin rolünün etkin olduğu belirtildi. DİJİTAL DÜNYANIN KAYGI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Tokat’ta çalışan Dr. Gülşah Esin Dere, dijitalleşen dünyada dijital yaşamın anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Sürekli uyarana maruz kalmanın kaygı seviyelerini artırabileceğini belirten Dere, ileri yaşlarda daha ciddi sorunlarla karşılaşmamak için genç yaşlarda psikoterapi desteği almanın kalıcı çözümler sunduğunu ifade etti.

İşte kışın hasta olmamak için 10 etkili önlem Haber

İşte kışın hasta olmamak için 10 etkili önlem

Türkiye’de kış döneminde acil servislere başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle gerçekleşiyor. Uzmanlar, basit önlemlerle hastalıklardan korunmanın mümkün olduğunu belirtiyor. İSTANBUL (İGFA) - İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kış aylarında grip, soğuk algınlığı, RSV, COVID-19, zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşma riskinin yaz aylarına göre üç kat arttığını söyledi. Nedeni ise kapalı alanlarda uzun süre kalınması ve bağışıklık sisteminin soğuk havada zayıflaması. Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, kişisel hijyen ve yaşam tarzı alışkanlıklarıyla enfeksiyonlardan korunmanın mümkün olduğunu vurgulayarak, kış aylarında dikkat edilmesi gereken 10 temel kurala dikkat çekti: Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının: Sinema, AVM ve toplu taşıma gibi alanlarda uzun süre kalmamaya özen gösterin; gerekirse maske kullanın. Haftada en az 3 kez yürüyüş yapın: Düzenli egzersiz bağışıklığı güçlendiriyor ve solunum yolu enfeksiyonlarını yüzde 30 oranında azaltıyor. Odaları günde 3 kez havalandırın: 10–15 dakikalık kısa havalandırmalar, virüslerin yayılımını büyük ölçüde engelliyor. Aşılarınızı tamamlayın: Grip, COVID-19 hatırlatma ve risk grubundaki kişiler için pnömokok aşıları korunmada kritik öneme sahip. Eve geldiğinizde ellerinizi yıkayın: Virüslerin büyük kısmı eller yoluyla bulaşıyor; su ve sabunla en az 20 saniye yıkamak riski yüzde 40–50 azaltıyor. Boyun ve burun bölgesini koruyun: Termal içlik ve atkı kullanmak mukozayı koruyarak enfeksiyon riskini düşürüyor. Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun: Düzenli uyku, bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırıyor ve viral enfeksiyonlara karşı koruyor. Bağışıklığı güçlendiren beslenme düzeni uygulayın: Sebze, meyve, balık, yoğurt ve probiyotik gıdalar, C vitamini, D vitamini, çinko ve omega-3 alımı bağışıklığı destekliyor. Odaları nemlendirin: Kuru hava virüslerin tutunmasını kolaylaştırıyor; nemlendirici cihaz veya gece odada bardak su bulundurmak faydalı. Yüz yüze konuşmalarda en az 70 cm mesafe: Maske kullanımı, ortak eşyaların paylaşılmaması ve hastaların ayrı odalarda kalması bulaşmayı önlüyor. Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, “Bu basit önlemler, kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını ciddi oranda azaltabilir. Kişisel hijyen, düzenli uyku, dengeli beslenme ve doğru havalandırma ile bağışıklık güçlü tutulmalıdır” dedi.

İstanbul'un en hareketli ilçesi Tuzla Haber

İstanbul'un en hareketli ilçesi Tuzla

İBB Spor İstanbul’un 39 ilçenin fiziksel aktivite oranını ölçtüğü araştırmasının sonuçları belli oldu. 2024 Fiziksel Aktivite Araştırması’na göre İstanbul’u en hareketli ilçesi Tuzla oldu. Şehrin ortalama hareketlilik oranı ise 2.2 puanlık artışla yüzde 37.1’e yükseldi. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul tarafından hazırlanan 2024 Fiziksel Aktivite Araştırması’nın sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre İstanbul’un fiziksel aktivite oranı 2023’e göre 2.2 puan daha artarak, yüzde 37.1’e yükseldi. Araştırmanın ilk yapıldığı 2020’ye göreyse İstanbul’un hareketlilik oranı yaklaşık 3 kat artarak, yüzde 13,2’den yüzde 37.1’e çıkmış oldu. Araştırmaya göre İstanbul’un en hareketli ilçesi Tuzla oldu. Spor İstanbul Fiziksel Aktivite Araştırması, 39 ilçede toplam 11 bin 534 kişiyle yüz yüze ve hane ziyaretleri şeklindeki görüşmelerle yapıldı. İlçe ilçe İstanbul’un hareket haritasını ortaya koyan araştırmada, katılımcılara haftada kaç dakika egzersiz yaptıkları, en çok hangisini tercih ettikleri, nerede ve hangi amaçla yaptıkları gibi çok sayıda soru yöneltilirken, egzersiz yapamayanlara da nedenleri soruldu. Araştırmada cinsiyet ve yaş gruplarına de dağılımlar da yapıldı. PROF. DR. DONUK: “ÇOK GENİŞ KATILIMLI BİR ARAŞTIRMA” Fiziksel Aktivite Araştırması’nı değerlendiren İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk, halk sağlığının korunması sürecinde bilimsel veriye dayalı politikaların önemine dikkat çekerek “Beşincisini yayımladığımız Fiziksel Aktivite Araştırması kapsamında 2024 yılında 11 bin 534 kişiyle yüz yüze görüşmeler ve hane ziyaretleri yaptık. Bu sayıyla oldukça geniş bir örneklem kitlesine ulaştık. Günümüzde birçok kamuoyu araştırması 2-3 bin kişiyle yapılırken, biz İstanbul’un fiziksel aktivite düzeyini ilçe ilçe, cinsiyet ve yaş gruplarına göre ayrıntılı biçimde ortaya koyduk. Katılımcılara haftalık egzersiz sürelerinden en sık tercih ettikleri aktivitelere, egzersiz yapma motivasyonlarından yapamama nedenlerine kadar geniş bir yelpazede sorular yönelttik ve kapsamlı veriler elde ettik” ifadelerini kullandı: “İSTANBUL’UN HAREKETLİLİĞİ ARTIYOR AMA YOLUMUZ DAHA UZUN” İstanbul’un hareketlilik oranının yüzde 37,1’e yükselmesinin önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Donuk, “2023’te bu oran yüzde 34,9’du. Araştırmanın ilk yılı olan 2020’de ise yalnızca yüzde 13,2 seviyesindeydi. Bugün gelinen noktada 73 tesisimizde ve 300’ün üzerindeki açık alanda yürüttüğümüz etkinliklerin bu artışta önemli bir payı bulunuyor. İstanbul’un hareketlilik düzeyi yükseliyor, ancak kat etmemiz gereken mesafe hâlâ oldukça uzun. Muadil Avrupa kentlerinde bu oranlar yüzde 50’nin üzerindedir. Bu nedenle hem kamu hem de özel sektörün, kent sakinlerinin fiziksel aktiviteye erişimini kolaylaştıracak olanakları artırması büyük önem taşıyor” dedi. 150 DAKİKA EGZERSİZ YAPANLAR İKİ KAT ARTTI Dünya Sağlık Örgütü’ne göre haftada bir 150 dakika ve üstü -örneğin tempolu yürüyüş- fiziksel aktivite yapan insan, hareketli sayılmaktadır. Buna göre İstanbul’da kadınların yüzde 35,3’ü, erkeklerin ise yüzde 39,3’ü düzenli fiziksel aktivite yaparak, hareketli sınıfına giriyor. Düzenli fiziksel aktivite yaptığını söyleyen kişilerin yüzde 66’sı haftada 150 dakika ve üstü egzersize vakit ayırıyor. Bu 2023’te bu oran sadece yüzde 38,7’ydi. Araştırmaya göre en az egzersiz yapanlar 65 yaş üstü, en hareketliler ise 18-25 yaş aralığındaki kişiler oldu. İstanbullulara sportif faaliyetlerini en sık yaptığı yerler sorulduğunda ise yüzde 64,6 ile park vb. açık alanlar yanıtı başı çekiyor. İkinci sırada yüzde 46,2 ile spor merkezleri yer alırken, üçüncü sırada yüzde 35,7 ile sokaklar bulunuyor. Araştırmaya göre yaş ilerledikçe spor merkezinde çalışma alışkanlığı azalırken, sokaklar ve park gibi açık alanlarda egzersiz yapma eğilimi artıyor. Kapsamlı araştırma verileri, coğrafi özellikleri ve nüfus yoğunluğu açısından farklı dinamiklere sahip Çatalca gibi ilçelerde ise fiziksel aktivite oranlarının İstanbul ortalamasının altında seyrettiğini gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.