Tokat'ta Psikoterapist Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyete bozukluğunun etkilerini değerlendirerek, bu durumun hem zihinsel hem de fiziksel belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtti. Dere, psikoterapinin yanı sıra yoga, egzersiz gibi yöntemlerin önemine dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 07.01.2026 13:56
Haber Güncellenme Tarihi: 07.01.2026 14:11
Kaynak:
IGF
Teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmeyle birlikte psikolojik sorunların görünümü de değişim gösteriyor. Tokat'ta kliniği bulunan Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyetenin hem normal bir duygu hem de müdahale gerektiren bir bozukluk şeklinde karşımıza çıkabileceğini aktardı.
TOKAT (İGFA) - Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, son dönemde en sık karşılaşılan psikolojik sorunlardan biri olan anksiyete bozukluğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dere, anksiyetenin bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkileyebileceğini belirterek, bu sorunun korku, endişe ve huzursuzluk gibi duyguların ani ve yoğun bir biçimde ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi.
ANKSİYETE FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE ORTAYA ÇIKABİLİR
Dr. Dere, anksiyetenin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Gerginlik hissi, yoğun endişe ve kan basıncı artışı gibi belirtilerin sıklıkla gözlendiğini vurgulayan Dere, bazı durumlarda anksiyetenin normal bir duygu olarak kabul edilebileceğini ifade etti.
BAZI DURUMLARDA ODAKLANMAYA YARDIMCI OLABİLİR
Anksiyetenin sürekli olumsuz algılanmaması gerektiğini belirten Dere, bu duygunun zaman zaman kişiye enerji sağlayarak odaklanma yeteneğini artırabileceğini ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırabileceğini söyledi. Ancak, bu konuda sınırların iyi çizilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
PSİKOTERAPİ VE DESTEKLEYİCİ YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR
Tedavi sürecine dair görüşlerini paylaşan Dr. Dere, psikoterapinin önemli bir rol oynadığını belirtti. Konuşma terapisi ve ilaç tedavisine ek olarak yoga, egzersiz ve meditasyon gibi yöntemlerin de tedavi sürecine katkıda bulunabileceğini ifade eden Dere, anksiyetenin kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Bu süreçte psikoterapistin rolünün etkin olduğu belirtildi.
Tokat’ta çalışan Dr. Gülşah Esin Dere, dijitalleşen dünyada dijital yaşamın anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Sürekli uyarana maruz kalmanın kaygı seviyelerini artırabileceğini belirten Dere, ileri yaşlarda daha ciddi sorunlarla karşılaşmamak için genç yaşlarda psikoterapi desteği almanın kalıcı çözümler sunduğunu ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çağın illeti anksiyete ve kaygı hastalık mı?
Tokat'ta Psikoterapist Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyete bozukluğunun etkilerini değerlendirerek, bu durumun hem zihinsel hem de fiziksel belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtti. Dere, psikoterapinin yanı sıra yoga, egzersiz gibi yöntemlerin önemine dikkat çekti.
Teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmeyle birlikte psikolojik sorunların görünümü de değişim gösteriyor. Tokat'ta kliniği bulunan Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, anksiyetenin hem normal bir duygu hem de müdahale gerektiren bir bozukluk şeklinde karşımıza çıkabileceğini aktardı.
TOKAT (İGFA) - Psikoterapist Uzman Dr. Gülşah Esin Dere, son dönemde en sık karşılaşılan psikolojik sorunlardan biri olan anksiyete bozukluğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dere, anksiyetenin bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkileyebileceğini belirterek, bu sorunun korku, endişe ve huzursuzluk gibi duyguların ani ve yoğun bir biçimde ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi.
ANKSİYETE FİZİKSEL BELİRTİLERLE DE ORTAYA ÇIKABİLİR
Dr. Dere, anksiyetenin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Gerginlik hissi, yoğun endişe ve kan basıncı artışı gibi belirtilerin sıklıkla gözlendiğini vurgulayan Dere, bazı durumlarda anksiyetenin normal bir duygu olarak kabul edilebileceğini ifade etti.
BAZI DURUMLARDA ODAKLANMAYA YARDIMCI OLABİLİR
Anksiyetenin sürekli olumsuz algılanmaması gerektiğini belirten Dere, bu duygunun zaman zaman kişiye enerji sağlayarak odaklanma yeteneğini artırabileceğini ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırabileceğini söyledi. Ancak, bu konuda sınırların iyi çizilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
PSİKOTERAPİ VE DESTEKLEYİCİ YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR
Tedavi sürecine dair görüşlerini paylaşan Dr. Dere, psikoterapinin önemli bir rol oynadığını belirtti. Konuşma terapisi ve ilaç tedavisine ek olarak yoga, egzersiz ve meditasyon gibi yöntemlerin de tedavi sürecine katkıda bulunabileceğini ifade eden Dere, anksiyetenin kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Bu süreçte psikoterapistin rolünün etkin olduğu belirtildi.
DİJİTAL DÜNYANIN KAYGI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Tokat’ta çalışan Dr. Gülşah Esin Dere, dijitalleşen dünyada dijital yaşamın anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Sürekli uyarana maruz kalmanın kaygı seviyelerini artırabileceğini belirten Dere, ileri yaşlarda daha ciddi sorunlarla karşılaşmamak için genç yaşlarda psikoterapi desteği almanın kalıcı çözümler sunduğunu ifade etti.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler